Zayıf notlar ve psikoloji…

Akademik başarıdaki düşüş, baştan beri devam eden akademik başarısızlık ve dolayısıyla da zayıf notlar çocukta bazı psikolojik rahatsızlıkların habercisi olabilir. Durum genelde bu kadar basit olmasa da bu psikolojik sorunları ‘Nörogelişimsel sorunlara bağlı görülen akademik sorunlar’ ve ‘bazı ruhsal hastalıklara ikincil gelişen akademik sorunlar’ olarak ikiye ayırmak mümkün olabilir.

Nörogelişimsel hastalıklar arasında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), özgül öğrenme güçlüğü (disleksi, disgrafi, diskalküli) ve zeka gerilikleri (entelektüel yetersizlikler) gibi durumların sayılabilir.

Bu problemler çocuğun odaklanma, dikkat, yeni bilgiyi algılama ve anlama, yeni bilgiyi kaydetme, edinilen bilgiyi kullanabilme gibi yürütücü işlevlerini ve entelektüel kapasitesini bozarak akademik yetersizliklere neden oluyorlar. Genelde nörogelişimsel hastalıklara bağlı akademik problemler ilkokulun ilk yıllarında görülürler yani sonradan ortaya çıkmazlar. Bazen çocuğun zekası normal veya normalin üzerinde ise ilkokul dönemindeki dersler çok zorlayıcı olmadığı için DEHB ve öğrenme bozuklukları ilkokulda gözden kaçabilir. Ancak ne zaman dersler zorlaşır ve branş dersleri ile birlikte sayısı artarsa o zaman ortaokul gibi daha ileri dönemlerde bu problemler baş gösterebilirler.

Takıntılar…

Bazı ruhsal hastalıklarda odaklanma ve konsantrasyon sorunları ikincil olarak gelişebilir. Örneğin depresyon, yoğun kaygı bozukluğu veya ileri düzeyde takıntı bozukluklarında zorlayıcı düşünceler nedeniyle çocuğun kendini bir konu üzerinde yoğunlaştırabilmesi oldukça zordur. Kesin bir kural olmamakla birlikte ruhsal sorunlara ikincil gelişen akademik problemlerin ortaokul ve lise gibi daha ileri dönemlerde karşımıza çıktığı söylenebilir.

Nörogelişimsel bir probleme bağlı olarak akademik sorunlar yaşayan çocuklarda genelde çocuk ne kadar çabalarsa çabalasın yeterli başarıyı elde edemediği için böyle bir yaklaşım çocukta yetersizlik/becerisizlik hissinin gelişmesine, özgüven problemlerine ve ikincil psikolojik sorunlara yol açacaktır. Başka bir ruhsal soruna bağlı olarak örneğin depresyon, kaygı, takıntı gibi sorunlar yaşayan çocuklarda ise böyle bir yaklaşım benzer şekilde olumsuz kendilik algısının gelişmesine neden olmakla birlikte uygun psikiyatrik tedavinin atlanarak mevcut psikiyatrik hastalığın ilerlemesine ve klinik tablonun kötüleşmesine yol açabilir.

Doğru değerlendirilen yaz tatili fayda sağlayabilir

DEHB ve disleksi gibi sorunlara bağlı olarak akademik problemler yaşayan çocuklarda yaz tatilinin değerlendirilmesi önemli. Bu çocuklar, uygun bir psikiyatrik tedavinin de kullanılıyor olması koşulu ile birebir eğitimden ve özel konu anlatımlarından çok faydalanırlar. Bu nedenle yaz tatilinde alınacak bir özel eğitim, sorunlu alanlara odaklanan bir kurs veya özel ders desteği çocuğun yaşıtları ile arasını kapatmasında kritik öneme sahiptir. Ruhsal hastalıkları nedeniyle akademik problemler yaşayan çocuklarda ise yaz tatili, mevcut ruhsal hastalığın etkin tedavisi ve yeni eğitim öğretim yılına sağlıklı bir ruhsal durum ile başlamak için çok değerli bir zaman aralığı olarak ele alınabilir.

YORUM EKLE