Uyku sorunları

Uykuyla ilgili sorunların sayısız kaynağı olabilir. Yetersiz fiziksel aktiviteden depresyona, alkol kullanımından fazla mavi ekran maruziyetine, çeşitli ilaçların kullanımından uyku apnesine, kaygı bozukluklarından kronik tıbbi hastalıklara (nörolojik, kardiyovasküler, solunumsal, endokrinolojik vs), bipolar bozukluktan vardiyalı işlerde çalışmaya varana kadar geniş bir yelpazede yer alan nedenlerden bahsetmek mümkündür. Bu kadar farklı etken görülebilmesi nedeniyle uyku sorunlarının tedavisi de değişkenlik göstermektedir. Tek bir uyku sorunu ve tek bir tedaviden bahsedilemez.

Uyku ilaçlarının ancak basit davranışsal önerilerle çözülmeyen uyku sorunlarının hızlı ve geçici tedavisinde ilgili hekimin önerisi ile kullanılması gerek. Zira uyku ilacı önerilen psikiyatrik durumların çoğunda, uyku bozukluğunun asıl nedeni mevcut psikiyatrik bozukluğun (depresyon, kaygı bozukluğu, bağımlılık, şizofreni, bipolar bozukluk gibi) ta kendisidir. Bu nedenle asıl psikiyatrik bozukluğun tedavi edilmesi uyku bozukluğunun da ortadan kalkmasını sağlar. Böylece sıklıkla, uyku ilaçlarının uzun süreli kullanılmasına gerek kalmaz.

Uyku ilaçları sinir sistemi üzerine etki eden ilaçlardır. Bu ilaçlar beynin uykuyla ilişkili alanlarındaki sinir hücrelerinin çalışma hızını yavaşlatarak ve beyindeki doğal kimyasalların düzeylerini değiştirerek etki yapmaktadır. Bu ilaçların etkilerinin başlama süreleri, etkilerini sürdürme süreleri ve etkilerinin sonlanma süreleri birbirinden farklılık göstermektedir. Kullanan kişinin genetik özellikleri, yaşı, başka ilaç kullanıyor olup olmadığı, başka bir tıbbi hastalığı olup olmadığı, alkol/madde bağımlılığı olup olmadığı, gebelik/emzirme durumu olup olmadığı, ağır bir işte çalışıp çalışmadığı, araç kullanıp kullanmadığı gibi birçok farklı özellik hekim tarafından değerlendirilerek ilaç seçimi yapılmaktadır. Tüm ilaçlarda olduğu gibi uyku ilaçlarında da yanlış ve bilinçsiz ilaç kullanımı faydadan çok zarara neden olabilmektedir.

İlaçlar belli bir amaca yönelik olarak laboratuvar ortamında üretilmiş, vücudun doğal yapısında bulunmayan kimyasallardır. Uyku ilaçlarının eş dost tavsiyesi ile kullanımının sonuçları tahmin edilenden ağır olabilmektedir. Bu ilaç grubu temel olarak sinir sistemi üzerine etki ettiği için dikkat ve uyanıklığı bozmaktadır. O nedenle kişi sabah uyansa bile hala dikkat/odaklanma bozukluğu sürebilmekte yani artık (kalıntı) etki yaşanabilmektedir. Algılama ve harekete geçme yavaşladığı için kazalar ve zihinsel performansta azalma görülebilmektedir.

Bu ilaçlar, diğer birçok ilaçta olduğu gibi kalp ve karaciğer üzerine olumsuz etkiler yapabilir. Hepsi olmasa bile uyku ilaçlarının bazıları bağımlılık yapabilmektedir. Yine hekim önerisi olmadan kullanılan uyku ilaçlarının bazıları, başka ilaçlarla veya alkol ile etkileşebilmektedir. Alkol ile birlikte kontrolsüzce kullanılan uyku ilaçlarının ölüme yol açması mümkündür. Gebe ya da emziren kadınlarda uyku ilaçları bebeğe zarar verebilmektedir. Diğer yandan bazı uyku ilaçları mevcut psikiyatrik hastalığı kötüleştirebilmekte veya görünür olmayan psikiyatrik hastalıkları tetikleyebilmekte yani açığa çıkarabilmektedir.

YORUM EKLE