Gazze ile İslam kabuklarını değiştiriyor (7)

“Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın denizi mavi olsa ne yazar, olmasa ne…” diyordu Cahit Zarifoğlu. Hassas bir yürek, rakik bir kalp çocukların korkutulmasını bırakın, ağlamasını bırakın, katledilmesini bırakın, ürkütülmesinden bile rahatsız olurdu, oluyordu. Gazze’de ise değil ürkütülmek, kendi ağırlıklarının yüz katı bin katı bombalar altında parçalanmış cesetleri dahi bulunamayan çocukları arıyoruz/çocuklara ağlıyoruz. 

Siyonist katillerin Gazze soykırımında 7.ay tamamlanmak üzere. Geçen 7 aya rağmen Gazze’de ölümü, parçalanmış cesetleri, hastane bahçesindeki katliamı, yardım almaya giden bombalananları, amacı sadece tedavi etmeye çalışmak olan doktorların, sağlıkçıların katledilişini, dünyayı haberdar etmek isteyen basın mensuplarının öldürülüşünü, çocukların, annelerin, babaların vuruluşunu bir film seyreder gibi seyrediyoruz. Yaralı olduğu halde kardeşini teselli eden Gazzeli çocuk kadar güven veremeyen koca koca orduları olan sözde Müslüman devletlerin acizliğini seyrediyoruz. Konuşmaktan başka bir marifeti olmayan sözde yöneticilerin, kukla yönetimlerin acizliklerini seyrediyoruz.

Resmi olarak görünen 35 binden fazla katledilmiş, 100 binden fazla yaralanmış, 1 milyondan fazla yerinden edilmiş insan sayısını bir istatistikî rakam gibi söylemesi çok kolay. Bunun manasını birde annesini, babasını, eşini, dostunu, evladını, arkadaşını kaybetmiş, çaresizlikten evini barkını terk etmek zorunda kalmış Gazze’nin yiğitlerine sormak lazım. Nasıl bir acı? Bugün Gazzeliler vuruluyor. Oradaki bir avuç yiğit ise yalnız bırakılmalarına rağmen Siyonist katillere meydan okuyor. Gazze’de her bir beden tohum gibi toprağa düşerken yeni nesli ise filizlendiriyor. Katliamın içinde doğup bombalarla dünyaya gözünü açan, daha yürümeden elini, kolunu, gözünü kaybeden o minik bedenler kutsi cihadı mutlaka devam ettireceklerdir.

Çeçen cihadının şehir liderlerinden Şamil Basayev diyordu ki; “Bacısı bir kâfir tarafından tecavüze uğramamış; evlâdı, kâfir tarafından gırtlağı kesilmemiş bir kişi cihadı anlayamaz.” Nitekim satılmış liderleriyle 2 milyarlık korkak Müslüman alemi hala Gazze’yi anlayamadı. Hala şuursuz Müslümanlar kafasına inecek bombadan başka bir şeyden anlamayan Siyonist katillere beddua etmeye devam ediyor. İşinin, iktidarının, imkanlarının, keyfinin bozulmasını istemeyen şuursuz Müslümanların Gazze diye bir derdi zaten yok, böyle birşeyde beklemiyoruz. Az bir vicdan taşıyanlar ise Gazze’ye dua etmeye devam ediyor. O zaman neden yazıyoruz. Çünkü Siyonist bir zulüm var. Bizim de elimizden bunu duyurmaktan başka bir şey gelmiyor. Bu zulmü hatırlatmaktan, unutturmamaktan başka bir şey gelmiyor. Çünkü inancımız Müslüman Müslümanın kardeşidir, şerefidir, canıdır, namusudur diyordu. Onun için Müslümanım diyen kardeşine sahip çıkmak zorundaydı. Ama Gazze’ye, yaşadığımıza ve seyrettiğimize baktığımızda kardeşin Habil mi yoksa Kabil mi olduğunu da bilmek gerekiyormuş. Yoksa nereden bilebilirdik İsrail tarım şirketi Haifa’nın Türkiye ayağını oluşturan  firmanın sahibinin bir Türk vekil olduğunu. Ya da İsrail’in elektriğinin, suyunun, çeliğinin, çimentosunun, patlayıcısının, yiyeceğinin, en stratejik malzemelerinin buradan gittiğini. Bunları unutmamak için yazmak gerekiyormuş. Çünkü İsrail özellikle çocukları vuruyor. Hastaneleri vuruyor. Okulları, evleri, camileri, kiliseleri vuruyor. Hatta o kadar ki bebeklere ve çocuklara karşı savaşıyor. Çünkü ekseri insan psikolojisinde herkes biliyor ki; çocuklarını ellerinden alırsanız hayatını elinden alırsınız. İmtihanın şuurundaki Gazzeliler ise imanlarından taviz vermeden bu acıların hepsini sıradan insanın kaldıramayacağı büyüklükte bir olgunlukla karşılıyorlar.

Müslümanlar Gazze’yi izlemekle yetinirken ABD’de üniversitelerde akademisyenler ve öğrenciler Gazzeliler’in yanında olduklarını göstermek için protestolar düzenliyorlar. Birkaç gün öncesinde dünyanın önde gelen üniversitelerinden Yale Üniversitesi öğrencileri gözaltına alındılar. Biriken halk ise genç protestoculara alkışlarıyla destek oldular. Emory Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı Noelle McAfee ise tutuklandı. Avrupa başkentlerinde de Filistin’e destek gösterileri durmadan devam ederken, Türkiye’de de görüyoruz ki İsrail’i protesto etmek kolay değilmiş. Protesto edecekseniz gözaltına alınmayı göze alacaksınız.

Elbette ki kendi peygamberlerine acımayarak ikindi vaktiyle akşam vakti arasında 300 tane peygamberi katleden bir kavimden merhamet beklemiyoruz. Sadece mazlumların çığlıklarının gökkubbeyi siyonistlerin ve ikiyüzlü devlet yönetimlerinin başına geçireceği günü bekliyoruz.

Devam edecek…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Av.Hamit Serdar Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Açıksöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Açıksöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Açıksöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Açıksöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kastamonu Markaları

Açıksöz Gazetesi, Kastamonu ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 012 37 98
Reklam bilgi

Anket Kastamonu'da sağlık hizmetlerinden memnun musunuz?