Şükürlerle içelim suyumuzu…

"İçtiğiniz suyu düşündünüz mü? Onu buluttan siz mi indirdiniz yoksa biz miyiz indiren? Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretmeli değil misiniz?” (Vâkıa 56/68-70.)

Rabbimiz, Yüce Kelamını okuyup geçen, üzerinde düşünmeyen kullar istemez. Düşünmemizi, kafa yormamızı, akıl etmemizi ister. Bu sebeple bizleri Kur’an’da ki pek çok ayette düşünmeye sevk eder. Allah’ın yarattıklarına bakıp üzerinde düşündüğümüzde tefekkür sevabı alır, aynen ibadet halinde gibi sevap kazanırız.

Rabbimizin bizleri düşünmeye sevk ettiği ayetlerden biri de Vakıa Suresi 68-70. ayetlerdir. “İçtiğiniz suyu düşündünüz mü? Onu buluttan siz mi indirdiniz yoksa biz miyiz indiren? Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretmeli değil misiniz?“ buyuruyor Rabbimiz…

Haydi gel dostum birlikte Rabbimizin sorusuna cevap verelim, gel seninle düşünelim; İnsanların, hayvanların, canlıların onsuz yapamayacağı şey su. Dünya üzerindeki dolaşımı, dönüşümü bambaşka bir bahis... Bugün seninle onun yeryüzüne inişini konuşalım.

Ortalama bir kümülüs bulutunun kütlesi 300 tondur. O pofuduk pofuduk pamuk gibi gördüğümüz bulutlar aslında hiç de öyle pamuk gibi değil yani. Peki 300 ton yağmur birden başımızdan aşağı boşalsaydı halimiz nice olurdu düşünsene?

Rabbimiz merhameti ile nasıl da 6 mm çapında parçacıklara ayırıyor. 6 mm, evet minicik ancak yukarıdan bırakılan bir cisim yer çekiminin tesiri altında hızı artarak yere düşer. Normalde birkaç bin metre yukarıdan düşen bir cismin kurşun hızı ile düşüp delici tahripkar olması lazım. 

Ama yağmur damlaları hiç de zarar vermiyor. Peki onları yavaşlatan kim? Bizlere merhamet ederek onları birbirine değmeden yeryüzüne indiren kim? Kurşun gibi inmesine mani olan ne? Yağmur damlalarının şekli sürtünme kuvvetinden en iyi etkilenecek şekilde yaratılmış, sürtünmenin etkisiyle yağmur tanesi adeta paraşüt açmış gibi yavaşça iner yeryüzüne. 

Onu indiren, bu şekle sokan, bizlere zarar vermeyip faydalanmamızı sağlayan Rabbimize sonsuz hamd olsun. Dileseydik onu tuzlu yapardık diyor Rabbimiz. O halde şükretmeli değil miyiz? İçimi ne kadar hoş, lezzeti ne kadar güzel. Gel her içişimizde şükürlerle içelim suyumuzu…

Atallah İskenderiye’nin sözlerini alıp düşünce ufkumuzu daha da genişletelim: “Suyu rahmetiyle bol ve tatlı olarak yaratan, günahlarımız sebebiyle onu acı ve tuzlu yapmayan Allah’a hamd olsun.”

Ataullah İskenderi

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatıma Melek Karabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Açıksöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Açıksöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Açıksöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Açıksöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kastamonu Markaları

Açıksöz Gazetesi, Kastamonu ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 012 37 98
Reklam bilgi

Anket Kastamonu'da sağlık hizmetlerinden memnun musunuz?