RAMAZAN VE ORUÇ

Ramazan selamdır, esenliktir

Ramazan sukunettir, sekinettir, olgunluktur.

Ramazan kardeşliktir, dayanışmadır, paylaşmadır

Ramazan Kur’an ayıdır

Sözcük olarak ramazan ‘Yaz sonunda yağıp yeryüzünü tozlardan temizleyen yağmur’ manasında er ramza kelimesinden veya ‘güneş ışınlarından taşların yanıp kızması anlamında er ramaz kelimesinden alınmıştır. Yağmurun yeryüzünü yıkayarak temizlemesi gibi , kızgın yerin oraya basan ayakları yakması gibi ramazan ayı da müminleri o şekilde günahlarından temizler, kötülüklerini yakar yok eder. Bizlerde niyet edelim bu Ramazan ayında bizi bu dünyaya saplanmaya iten tüm süfli duygulardan, ruhumuzu Rahmana yükseltmemize engel olan ayağımızdaki tüm prangalardan kurtulalım. Rahmet yağmurlarında yıkayıp paklayalım yüreklerimizi. Bu prangalar nelerdir diye sorarsan;

Kibir bir prangadır. “Müslüman kardeşini hor görmesi kişiye kötülük olarak yeter.” (Müslim, Birr 32; Ebû Davud, Edeb 35; Tirmizî, Birr 18) buyurmuştur Allah Rasulü... Dön de bir bak nefsine kendini kaf dağında görenlerden misin yoksa? Bu ramazan yokla kendini, zerrece kibir bulursan tövbe suyuyla yıka kendini.

Asıl amacımızı unutmak bir prangadır: Bu dünyaya neden geldiğini bilememek, ne uğruna yaşadığının farkına varamamak en ağır prangalarımızdandır. Sadece dünya zevklerini hedef almak, bedenini besleyip ruhunu unutmak prangadır. Beslemediğin beden nasıl zayıflarsa, manevi gıdalarla beslenmeyen ruh da sıkışır kalır beden hanende. Ramazan aç kalmış ruhunu doyurmak için en büyük fırsattır unutma. Kamil mümin olma yolunda irade eğitimine girilen bir aydır ramazan. İrademizi kullanarak bedenimizi tuttukça ruh yükselişe geçer, özgürleşir, ötelere kanat açar.

Hesapsızlık prangadır: Kendimizi hesaba çekme ayıdır ramazan. Hesap deyince aklımıza sadece alış veriş, para pul hesapları mı geliyor yoksa? İnsan öncelikle kendi ile hesaplaşmalı. Sakin bir ortamda kendini hesaba çekerek sormalı. Neyi mi? Ey nefsim nereye gidiyorsun, neden hiç ölmeyecek gibi yaşıyorsun, neden ahireti unutup yaratılış gayenin dışında işlerle meşgulsün? Senden gayrısının acısına, derdine tasasına ne kadar ilgilisin? Kendi ihtiyaçlarına açık olan gözlerin çevrendeki insanların ihtiyaçlarına da açık mı? Yoksa başkalarının ayıp ve kusurlarına açık olan gözlerin, kulakların ve dilin onların ihtiyaçlarına, dertlerine, acılarına karşı kör, sağır ve dilsiz mi?

“Elalem ne der” anlayışı prangadır: Allah için yapanlardan mısın, yoksa elalem ne der diye yapanlardan mı? Fiillerini, niyetlerini bir sorgula. Başkasının sözleri, senin hakkındaki düşünceleri senin için Allahın ne dediğinden daha önemliyse eğer, bu ramazan niyet et kır içindeki o elalem putunu ibrahimce. Sadece Allahın rızası için çalışanlardan ol.

Tıka basa dolu bir mide prangadır. Empati kendimizi karşımızdakinin yerine koyarak onu anlamak ve anladığımızı ona hissettirmektir. Açlık yaşayan insan¸ açlık yaşayan insanın acısını daha iyi hissedebilir. En azından kendi bedeninde açlığı hissetmekle¸ dünyada milyonlarca aç insanı daha iyi anlayabilir. Onlara yardım eli uzatma mecburiyeti duyabilir. Bu açıdan sosyal onarıcı bir fonksiyonu da vardır orucun. Mısır’ın kıtlık yıllarında, Hz. Yusuf un bütün zahire ve erzak ambarları elinde olduğu halde, üç günde bir yemek yediği ve sebebini soranlara; "Benim karnım tok olursa, zahire almaya gelen zavallılara acıyabilir miyim?" dediği nakledilir. Tok açın halinden anlamaz demiş atalar. Bu Ramazan mideyi boşaltıp ruhu doyurma vakti…

“Oruç bir kalkandır. O halde oruçlu kötü söz söylemesin. Oruçlu kendisiyle çekişip kavga etmek isteyen kişiye ‘ben oruçluyum, ben oruçluyum’ desin...” Buharî, Savm,2, II, 226; Müslim, Sıyam,163. I,807; Ebû Davud, Savm, 25. II,768. Kalkanını kuşan her türlü kötülüğe karşı. Öfke ateşine, kötü sözlere, gıybete dedikoduya, riyaya yalana karşı, seni dibe çeken ne ise kaldır oruç kalkanını. Dilini sadece yemeğe içmeye karşı tutma, kalp kırmaya karşı da tut kendini. Kötülük orucu da tut. Bir tokmak gibi insanların gönül hanelerini yıktığın bir dilin varsa bu ramazan söz ver ve yıktığın gönülleri imar etmeye bak. Gönüller yapmaya geldik diyen Yunus misali gönüller yap.“Kim yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmazsa Allah, onun yemesini-içmesini bırakmasına hiç değer vermez” Buhârî, Savm, 8; II,228; Ebû Davud, Savm, 25. II,767.buyuran Allah rasulünün sözleri çınlayıp dursun kulaklarında.

Oruç, nimetleri vereni hatırlayarak O'na olan teşekkür borcunu ödemektir. Çünkü her zaman her istediğini yiyebilen insan, oruç tutmakla nimeti vereni hatırlar, onun rızası için el uzatmaz nimetlere ve manevî bir şükür yapmış olur.

Oruç bir irade terbiyesidir. Oruç kesintisiz bir ibadettir ve acıkma, susama gibi insani ihtiyaçlarımız sebebiyle devamlı olarak kendisini hatırlattır bize. Allahın huzurunda olduğumuzu daima hatırlatan bir ibadettir. Oruçlu insan hazırlanan yemeklere el sürmez bilir ki Allah ile beraberdir, Allah'ın gözetimindedir. Oruç eğitimiyle bizlerin oruçtaki bu bilinç düzeyini tüm yaşantımıza taşıması hedeflenir. Gıybet, dedikodu yapacağımızda, haramlara dalacağımızda Allahın gözetimi altında olduğumuz bilincini sürdürmeyi bilmeliyiz. Ramazan ayında alıştığımız bu günahlara karşı kendini koruma hali bir ömre yayılmak üzere verilmiş bir alıştırmadır aslında. Ben ramazan ayında bunu başardıysam bir ömür kendimi günahlara karşı tutabilirim demektir lisanı hal ile. Ramazan mektebine girelim ve bizi dibe çeken ne varsa bırakıp, bizi yükseklere götürecek ne varsa yanımıza alalım inşallah. Rabbimizin rızasına ereceğimiz, hayırlarla dolduracağımız, kötü olan özelliklerimizi ardımızda bırakıp hayırlı özellikler kazanarak yolumuza devam edeceğimiz bir Ramazan geçirmek duasıyla...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatıma Melek Karabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Açıksöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Açıksöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Açıksöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Açıksöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kastamonu Markaları

Açıksöz Gazetesi, Kastamonu ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 012 37 98
Reklam bilgi

Anket Kastamonu'da sağlık hizmetlerinden memnun musunuz?