Gazze ile İslam kabuklarını değiştiriyor (2)

Gazze’ye baktığımız zaman akıllara en çok gelen ayet Ahzab Suresi’nin 23. ayeti olmaktadır. Bu ayetinde Cenab-ı Hakk buyuruyor ki; “Mü’minler içinde öyle yiğitler (mert ve metin, er kişiler) vardır ki, onlar Allah üzerine yaptıkları ahde (iman, itaat ve cihad sözlerine) sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirip, sözünü tutup (Hakk uğrunda canını vermiştir), kimi de (gönülden cenneti ve şehadeti umup) beklemektedirler. Onlar hiçbir vazgeçme ve yan çizme (bedel ve bahanesi) ile (Allah adına verdikleri sözlerini) değiştirmemişlerdir.

Allah'ın (c.c) Kur'an'da bildirdiği mü’min özellikleri vardır.  Gazze halkının bunları dünyaya gösteren bir halk olduğunu müşahade ediyoruz. Buna göre müminler ancak Allah'a kulluk ederler. O'ndan başka zihinlerinde ilahlaştırdıkları hiçbir varlık yoktur. (Fatiha, 1/1-7; Nisa, 4/36) hakikatini Gazzeliler göstermekte ve yaşatmaktadır. Onların dışındakilerin ise ne kadar çok Tanrıları olduğunu görüyoruz.

Gazzeliler’in tek güvenlerinin Allah olduğunu görüyoruz. (Bakara-2/249; Tevbe-9/25-26) Onların dışındakilerinin ise tek güvenlerinin ABD, İsrail, Nato olduğunu görüyoruz.

Gazzeliler’in Allah'tan başka hiç kimseden korkmadıklarını görüyoruz. (Ahzab, 33/39) Onların dışındakilerin ise Allah'tan başka herkesten korktuklarını görüyoruz.

Gazzeliler’in her halleri için Allah'a şükrettiklerini görüyoruz. Yaşadıkları darlıklar, sıkıntılar ya da bolluklar onlara herhangi bir üzüntü ya da böbürlenme vermiyor. (Bakara, 2/172; İsra, 17/3; İbrahim, 14/7) Onların dışındakiler ise İsrailoğlulları’nın Hz. Musa’ya söylediklerini hatırlatıyor: Doğru söylüyorsun ya Musa. Ama karnımızı Firavun doyuruyor. (Kasas-57)

Gazzeliler’in her şeyin Allah'tan olduğunun şuurunda olduğunu görüyoruz. Bu nedenle hiçbir olay karşısında telaşa kapılmıyorlar. Her zaman soğukkanlı ve tevekküllü davranıyorlar. Başlarına gelen herşeyi küçükten büyüğe büyük bir olgunlukla karşılıyorlar. (Tevbe, 9/51; Teğabün, 64/11; Yunus, 10/49; Hadid, 57/22) Onların dışındakilerin ise en büyük imkanlardan dahi şikayetçi oldukların görüyoruz.

Gazzeliler’in her anlarında tüm imkansızlıkların içinde sürekli Allah'ı andıklarını görüyoruz. Allah'ın her şeyi gören ve işiten olduğunun bilincinde olduğunu, Allah'ın sonsuz kudretini sürekli hatırlarında tuttuklarını görüyoruz. (Âl-i İmran, 3/191; Rad, 13/28; Nur, 24/37; A'raf, 7/205; Ankebut, 29/45) Onların dışındakilerin ise bütün kerameti kendilerinde ve oluşturdukları putlarında sandıklarını görüyoruz.

Gazzeliler’in tüm güçleriyle Allah adına inkarcılara, özellikle inkarcıların önde gelenlerine karşı büyük bir fikri ve fiziki mücadele verdiklerini, hiç yılmadan ve gevşemeden mücadelelerini sürdürdüklerini görüyoruz. (Enfal, 8/39; Hac, 22/78; Hucurat, 49/15; Tevbe, 9/12) Zulümden ve öldürülmekten korkmadıklarını görüyoruz. (Tevbe, 9/111; Âl-i İmran, 3/156-158, 169-171, 173; Şuara, 26/49-50; Saffat, 37/97-99; Nisa, 4/74) Onların dışındakilerin ise değer kavramının kalmadığını, tüm değerlerinin oluşturdukları yeni putları olduğunu ve her korkuyu yaşadıklarını görüyoruz.

Gazzeliler’in bütün yoksunluklarına rağmen hakkı söylemekten, gerçeği açıklamaktan çekinmediklerini görüyoruz. İnkar edenlerin, zalimlerin haklarında söylediklerine, alay ve saldırılarına aldırmadıklarını, kınayıcıların kınamasından korkmadıklarını görüyoruz. (Maide, 5/54, 67; A'raf, 7/2) Onların dışındakilerin ise bu şuurdan ne kadar uzak olduğunu görüyoruz.

Gazzeliler’in ağır baskılar altında olmalarına rağmen esirlere gösterdikleri kolaylıklarla bile ne kadar merhametli ve yumuşak huylu olduklarını görüyoruz. (Nahl, 16/125; Tevbe, 9/128; Hud, 11/75) Öfkelerine kapılmadıklarını, hoşgörülü ve bağışlayıcı olduklarını görüyoruz (Âl-i İmran, 3/134; A'raf, 7/199; Şura, 42/40-43) Onların dışındakilerin ise bu ruhtan ne derece uzak olduklarını görüyoruz.

Gazzeliler dünyada en uzun süre baskı ve zulüm görenlerin en başında gelen insanlardandır.(Şuara, 26/49, 167; Ankebut, 29/24; Yasin, 36/18; İbrahim, 14/6; Neml, 27/49, 56; Hud, 11/91) Buna rağmen Gazzeliler’in çok güvenilir insanlar olduğunu, son derece güçlü bir karakter ve kişilik sergilediklerini, tüm hareketleriyle etraflarına da güven telkin ettiklerini görüyoruz. (Duhan, 44/17-18; Tekvir, 81/19-21; Maide, 5/12; Nahl, 16/120) Onların dışındakilerinin ise kaç yüzlerinin olduğunu görüyoruz.

Devam edecek…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Av.Hamit Serdar Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Açıksöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Açıksöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Açıksöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Açıksöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kastamonu Markaları

Açıksöz Gazetesi, Kastamonu ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 012 37 98
Reklam bilgi

Anket Kastamonu'da sağlık hizmetlerinden memnun musunuz?
Tüm anketler