MİRÂCİYE VE REGAİBİYE TEDAVÜLDEN KALKTI YERİNE MEVLİD VERSEK OLMAZ MI? MEVLİD’İN KASTAMONU NÜSHASI (2)

Dünden devam

Mirâciye ve Regaibiye Tedavülden Kalktı Yerine Mevlid Versek Olmaz mı?

Son Mirâchan Şakir Çetiner Hoca, şimdi rahmet-i Rahman’a kavuştu. Acaba o zaman bir kültür meraklısı, diyanetin bir vazifelisi veya TC Kültür Bakanlığımız hiç olmazsa Miâcnamenin okunduğu bir töreni filme almış, banda kaydetmiş midir? Keşke bu olmuş olsa da şimdi bizler bu kültür hazinemizden bir numuneyi seyredebilsek veya en azından dinleyebilseydik. Bunu ne kadar isterdim veya isterdiniz değil mi?

Mirâciye ve Regaibiye tedavülden kalkalı bir hayli oldu. Şimdilerde Mevlid ile idare ediyoruz. Allah (C.C.) geçinden versin ya o da bir gün tedavülden kalkar veya kaldırırlarsa işte o zaman ne yaparız/ne yaparsınız? Hiç düşündünüz mü? Olmaz, olmaz demeyin… Kültürel aşınmayı görmüyorsanız ya gafilsiniz yada gaflette ısrar edenlerdensiniz!..

Doğum, doğum yeri ve doğum zamanı anlamlarına gelen “mevlid”, Arapça kökenli bir kelimedir. Edebî bir tür olarak ise; Hz. Muhammed’in doğumunu anlatan manzum eserlerin genel adıdır. Mevlid türünde eserler Türk edebiyatında olduğu gibi diğer Müslüman milletlerin de edebiyatında; Arap, Fars ve Boşnak edebiyatlarında da görülmektedir. Bununla beraber İslâm dünyasında en fazla mevlid, Türk edebiyatında yazılmıştır. Tespit edilen Türkçe mevlid sayısı iki yüzden fazla olduğunu araştırmacılar kaydetmektedirler. Ancak Türk-İslâm kültüründe mevlid denildiğinde ilk akla gelen Süleyman Çelebi’nin kaleme aldığı Vesîletü’n-Necâd/kurtuluş Vesilesi ismini verdiği Mevlid-i Şerif’idir. Ancak, İslâmiyet tesiri altında gelişen Türk edebiyatında Osmanlı asırlarında şairlerimizin bu türe dâhil edebileceğimiz pek çok eser kaleme aldığını biliyoruz. Meselâ; Çorum’un Osmancık ilçesinden Abdülkadir Uslu’nun (Ö. 10 Şubat 1948) Mevlûd-ı Cedîd-i Şâh-ı Risâled adlı Mevlid’i 1910 yılında Amasya’da kitap olarak yayınlanmıştır (Gürel-Gürel, 1998:230). Türk edebiyatındaki mevlitlerden biri de Karavaşoğlu Muhammed’in kaleme aldığı Mevlid’dir. Bizim bu yazımızda tanıtacağımız da bu Mevlid’in Kastamonu nüshasıdır.

MİRÂCİYE VE REGAİBİYE TEDAVÜLDEN KALKTI YERİNE MEVLİD VERSEK OLMAZ MI? MEVLİD’İN KASTAMONU NÜSHASI (2)

Dr. Mehmet Malik Bankır-Doç. Dr. Abdullah Aydın; Karavaşoğlu Muhammed Mevlid Kastamonu Nüshası, Ankara 2020, Sonçağ yayını, 628 s.

Kütüphanelerde hem siyer hem de mevlid başlığıyla kaydedilmiş olan Karavaşoğlu Muhammed Mevlidi’nin çok sayıda yazma nüshası bulunmaktadır. Eserden bazı kısımların, müstakil olarak ayrıca istinsah edildiği/çoğaltıldığı görülmektedir. Bir zamanlar halk arasında yaygın olarak bilindiği ve okunduğu anlaşılan eserin şairine dair kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Eserdeki bilgilerden hareketle adının Muhammed, mahlasının/takma adının da Karavaşoğlu olduğu tespit edilen şairin on beşinci asırda yaşadığı tahmin edilmektedir.

Bu kitabın üzerinde metin ve dil incelemesi çalışma yaparak yayına hazırlayan Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyeleri Dr. Mehmet malik Bankır ve Doç. Dr. Abdullah Aydın, eserin müellifi Karavaşoğlu Muhammed’in hayat hikâyesine dair bir bilgi bulunmadığını belirterek bu konuda şunları yazıyorlar:

“Eserde müellife dair bir isimden başka bilgi bulunmamaktadır. Eserine tevhid bölümüyle başlayan şair, kendine seslenerek Allah’ın büyüklüğünün kelimelerle anlatılamayacağını vurgulamaktadır. Harekeli olan metinden şairin adının ‘Muhammed’ olduğu anlaşılmaktadır:

Şun’ıyıla âleme oldu ayan

Kudretinden key nihan oldı nihan

 

Ayet oldı adını anmak zeban

Mühriyile diri durur tende can

 

İy Muhammed hamuş ol haddündeğül

Sen bu sözi söyleme hem epsem ol

 

Anun vasfı bilinmez kim nicedür

Ki vasf endişesinden ol yücedür

 

Aczünibilgil niyaz etgil ana

Ta ki rahmet kıla lutfından sana” (Bankır-Aydın, 2020:17).

 

Bankır ve Aydın, bu çalışmalarında Kastamonu Yazma Eserler Kütüphanesi KHK 3861 numarada Mevlûdu’n-Nebi başlığıyla kayıtlı olan yazma nüshayı incelemişlerdir. Bu çalışma girişten sonra üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde şair ve esere dair bilgiler verilmiş, ikinci bölümde eser dil özellikleri bakımından incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise transkripsiyonlu metin yer almaktadır.

Bu çalışmanın; giriş, birinci bölüm ve metnin1b ile 71a sayfaları arası Abdullah Aydın; ikinci bölüm ve 71b ile 136b sayfaları arası Mehmet malik Bankır tarafından hazırlanmıştır. Transkripsiyonlu metinde –gerektiğinde- hem anlam hem de aruz ölçüsü dikkate alınarak metin tamiri de yapılmıştır. Müstensihten/Arap harfli el yazısıyla çoğaltandan kaynaklanmış olabilecek bazı imla hataları aruz ölçüsüne uygun şekilde düzeltilmiştir. Eserde metin neşrinin yanı sıra dil özelliklerinin incelenmesine ayrıca önem verilmiştir. Dil incelemesi yapılırken kelimelerin ses, şekil bilgisi ve imla özellikleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca dil ve kültürümüzü ilgilendirdiği kadarıyla Arapça ve Farsça unsurlara da yer verilmiştir.

Yazımızın asıl gündeme getirmeye çalıştığı husus kültürel çoraklaşma sürecinde Miraciye ve Regaibeyelerin unutulduğu veya unutturulduğu ve bunlardan doğan boşluğun da şimdilik Mevlid ile doldurulduğu idi. Hemen hatırlatalım ki, mevlidlerde; İslâm peygamberi Hz. Muhammed(S.A.V.)’in Miraç mucizesinin bir bölüm olarak yer aldığını da görmekteyiz. Belki de en azından yapılması gereken veya dikkat edilmesi gereken Miraç Kandillerinde düzenlenen mevlid merasimlerinde bu bölümlerin öne çıkartılması olabilir diye düşünmekteyiz. Bu yazımıza konu olan Karavaşoğlu Muhammed Mevlidi’nin içinde de böyle bir bölüm bulunmaktadır. İşte bu bölümün başından birkaç beyit:

 

Sübhanelleziesrabi-abdihileylenmine’l-Mescidi’l-Harami ile’l-mescidi’l-Aksa

                              

Resul ullah’ata’birini sordum

Nedürma’nisite’vilini sordum

 

Resu’ullahdidi ya İbn-i Abbas

İşit gönlün yüzindekalmasu pas

 

Rebi’ül-evvel ayı kutlu ayda

Düşenbegicesidevletlü ayda

 

Yatsuyıashab-ile kıldum kodum

Vitre kim dünle turam kılamdidüm

 

GelübenÜmmehani’nün evinde

Karar aldım anun ben döşeğinde

 

Yaturken Cebre’il avazı geldi

Kanadınunüni pervazı geldi

 

Pes heman turdum ana virdüm selam

Hasstahiyyatlardahıdurgıl kıyam

 

Pes buyurdı-kim dileremdidi hem

Kim bu gice göklere basgıl kadem

 

Müşerref ola ta kim bu felekler

Yüzün görsün dua kılsun melekler (Bankır-Aydın, 2020:435)

                              

Edebiyat, dil, kültür ve medeniyet tarihimize katkı sunduğuna hiçbir şüphemizin olmadığı bu çalışma yapılırken sadece Kastamonu Yazma Eserler Kütüphanesindeki nüsha üzerinden hareket edilmiştir. İlerde bu eserle ilgili karşılaştırmalı ve tenkitli çalışmalar yapacaklar için; eserin Kastamonu nüshasının incelenerek yayına dönüştürülmüş olması önemlidir diye düşünüyoruz. Bir başka husus da bu çalışmayı yapan akademisyenlerimiz, Kastamonu Yazma Eserler Kütüphanesi koleksiyonunun bu alanlarda çalışacaklar için kaynaklar sunabilecek bir zenginlikte olduğu gerçeğini de vurgulamış olmaktadırlar.

Karavaşoğlu Muhammed Mevlidi’nin Kastamonu nüshasının tanıtımı vesilesiyle yeri geldi Osmançıklı Mevlidyazarı Kadriya (Abdülkadir Uslu)yu da andık. Onun vefatı da 10 Şubat 1948 tarihine rastlamaktadır. Hem Âşık Kadriya’yı hem de Karavaşoğlu Muhammed’i ve dahi Süleyman Çelebi başta olmak üzere Miraciye, Regaibiye ve Mevlit yazan ervahı da bir daha rahmetle anıyor bu vadide yeni eserler vereceklere de kolaylıklar diliyor dualar ediyoruz…

               

Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl

Muhammed’siz muhabbetten ne hâsıl

 

Velhasıl, Karavaşoğlu Muhammed Mevlidi’nin Arap Harfli Türkçe el yazmasının Kastamonu Nüshası üzerinde ciddi bir çalışma yaparak bu eserin okuyucuyla ve meraklısıyla buluşmasını sağlayan hocalarımıza ve bu çalışmayı kitap olarak yayınlayan Sonçağ yayınlarına teşekkür ederiz. Selam ve dualarımızla…

----------------------------------------           

KAYNAKÇA

Akar, Metin-Çetiner, Şakir (1980). “Yaşayan Tek Mirâchân Şakir Çetiner Bey’le Bir Mülâkat”, Yeni Divan, Haziran 1980, Yıl: 1, Sayı: 2, s.1-4.

Bankır, Mehmet Malik – Aydın, Abdullah (2020). Karavaşoğlu Muhammed Mevlid Kastamonu Nüshası, Ankara: Sonçağ yayını.

Gürel, Nazlı Rânâ-Gürel, Zeki (2016). Makedonya’daki Üniversiteler İçin Eski Türk Edebiyatı, Üsküp-Kuzey Makedonya: Yeni Balkan Yayınları.

GÜREL, Nazlı Rânâ ve Zeki GÜREL (1998), “Osmancıklı Âşık Abdülkadir Uslu (Kadrîyâ)”, Folkloristik: Prof. Dr. Dursun Yıldırım Armağanı, (Hazırlayanlar: Metin Özarslan-Özkul Çobanoğlu), Hacettepe Ü. Türk Dili ve Edebiyatı Türk Halkbilimi ABD., TDV Matbaası, An- kara, s. 225-240.

Uzun, Mustafa (2015). “Mi’râciyye”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Cilt:30, İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi Yayını.

Uzun, Mustafa İsmet (2007), “Regâibiyye”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Cilt:34, İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi Yayını. (SON)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç.Dr.Zeki Gürel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Açıksöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Açıksöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Açıksöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Açıksöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kastamonu Markaları

Açıksöz Gazetesi, Kastamonu ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 012 37 98
Reklam bilgi

Anket Kastamonu'da sağlık hizmetlerinden memnun musunuz?
Tüm anketler