8 Mart Dünya Kadınlar Günü

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün ilk başlangıcı 8 Mart 1857’de ABD’nin Newyork şehrinde meydana gelen bir olaya dayanıyor. 40 bin dokuma işçisinin başlattığı grevde çalıştıkları fabrikada mahsur kalan 129 kadın işçinin çıkan yangında ölmeleri, bu günün daha sonraki yıllarda Dünya Emekçi Kadınlar Günü adıyla kutlanmasına vesile oluyor. Daha sonra gün, Birleşmiş Milletler tarafından kabul ediliyor ve dünya genelinde Dünya Kadınlar Günü adıyla kutlanmaya başlıyor. Ülkemizde de 1921’den bu tarafa kutlanan Dünya Kadınlar Günü’nün amacı; insan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilinçlerinin geliştirilmesi; ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasıdır.

Ülkemizde her üç kadından biri şiddete maruz kalıyor. 2010-2017 yılları arasında 1915 kadın şiddet sonucunda hayatını kaybetmiş. Öldürülen her iki kadından birinin faili kadının eşi veya erkek arkadaşı olmuş. En az 237 cinayet kadınların güvenlik endişesiyle resmi bir başvuruda bulundukları halde işlenmiş.

2021 yılında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamasına göre: 2017’de 353, 2018’de 279, 2019’da 336, 2020’de 260; yine Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun açıklamasına göre de 2021 yılında 348, 2022 yılında 327 kadın, kadın cinayetlerinde hayatını kaybetmiş.

Kadına şiddetin türlerini ise “fiziksel, ekonomik, sözel, psikolojik ve cinsel şiddet olarak sınıflayabiliriz.

Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu’nun araştırmasına göre kadınların en önemli sorunu yüzde 77.8 oranıyla şiddet. Kadınların hayatından memnuniyet duymalarını sağlayan şeyse yüzde 97.2’yle çocukları... Ülkemizde erkekler eşlerine sadece evdeki tamirat işleri ve alışverişte yardım ediyorlar. Onun dışındaki işlerde hemen hemen hiç sorumluluk almıyor, hayatın müşterek olduğunu unutuyorlar. Kadınların yüzde 70.2’si hiç çalışmadığını söylüyor. “Çalışmak ister miydiniz?” sorusuna “hayır” diyenlerin oranıysa yüzde 72. Çalışmak isteyenler için de eş veya babanın izni gerekiyor. Katılımcıların yüzde 66.9’u iş hayatında fırsat eşitliği olduğuna inanmıyor.

Ülkemizde kadın erkek nüfusu eşit olduğu halde başta parlamento olmak üzere, kamuda, ticarette, işçi kesiminde büyük bir erkek hakimiyeti bulunmakta…

İstiklâl Savaşı’nda erkeğinin yanında hürriyet mücadelesi veren; kağnısının başında sırtına sardığı çocuğu ve elindeki üvendiresiyle kar, kış demeden büyük bir destan yazan, bizlerin bu topraklarda hür olarak yaşayabilmemiz için kanını döken, canını veren Şerife Bacıların, Halime Çavuşların torunları olan günümüz kadınları her şeyin en iyisine lâyıktır.İnanıyoruz ki kadınlarımız milletvekilliğinin de, doktorluğun da, ticaretin de, gazeteciliğin de, öğretmenliğin de en iyisini yaparlar. Yeter ki onların önü açılsın. Yollarındaki engeller kaldırılsın.

Ahmet Kutsi Tecer, aşağıdaki mısralarında diyor ki:

“Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna

Tenimde bir yara işler gibisin

Titrerim rüzgârlar keder vermesin

Anneler beşikten der çocuğuna

Acını görmesin gözü âlemde

Teselli demeksin bana son demde

Bütün ümitleri yel alır gider

Tomurcuk açılır sel alır gider

Anneler büyütür el alır gider”

Annelerin büyüttüğü, daha sonra elin alıp gittiği kızlar için kimsenin gözünün arkada olmadığı, çocuklarının mutlu bir hayatı olduğunu bildikleri için huzur içinde olan anne ve babalardan oluşan toplum sağlıklı bir toplumdur. Gezici Araştırma Şirketinin 2.864 kadın arasında yaptığı bir ankete göre kadınlarımızın yüzde 71.9’u “mutsuz” olduklarını ifade etmişlerdir. Ne zaman ki toplumumuzda kadınlarımızın bu kadar yüksek oranda verdikleri “mutsuzuz” cevabı” mutluyuz” olur, işte o zaman toplum huzurlu bir toplum olur.

Kadınların şiddete maruz kalmadığı, kadınların öldürülmediği, kadınların tecavüze uğramadığı, kadınların cinsiyetçi ayrımlara uğramadığı, toplumun bütün kesimlerinde kadınların eşit katılım ve çalışma ortamı buldukları günlerin bir an önce gerçekleşmesi dileğiyle bütün kadınlarımızın, özellikle deprem bölgesinde büyük zorluklara rağmen yaşama mücadelesi veren fedakâr kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlar; saygılarımı, sevgilerimi sunarım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Sayan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Açıksöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Açıksöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Açıksöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Açıksöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kastamonu Markaları

Açıksöz Gazetesi, Kastamonu ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 012 37 98
Reklam bilgi

Anket Kastamonu'da sağlık hizmetlerinden memnun musunuz?