2022 SONA ERERKEN

2022 yılının son günlerini yaşıyoruz. Bu yazımızda geçirdiğimiz bu son yılın bir muhasebesini yapmak istiyorum.

18 Mart tarihinde 2023 metre uzunluğundaki Çanakkale Köprüsü hizmete girdi.

Koronavirüs yasakları kaldırıldı.

Rusya-Ukrayna savaşı devam etti. Türkiye savaşın sona ermesi için girişimlerde bulundu, tahıl krizinin çözümü için aracı oldu.

Orman yangınları 2022 yılında da devam etti. Fakat gerekli tedbirler alındığı için önceki yıl olduğu gibi ülke hazırlıksız yakalanmadı.

Yerli otomobil TOGG seri üretime başladı.

KPSS sınavı iptal edildi.

14 Ekim’de Amasra’da meydana gelen maden faciasında 42 madenci hayatını kaybetti.

13 Kasım’da Taksim’de meydana gelen terör saldırısında 6 vatandaşımız hayatını kaybetti. Güvenlik kuvvetlerimizin gerek yurt içinde gerekse sınırlarımız dışındaki terörle mücadelesi devam etti. Bu mücadele sırasında şehitler de verdik. Ülkenin bekası için hayatını kaybeden şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize de Yüce Allah’tan şifa ve sağlık diliyorum.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen 2 yıl 7 ay hapis cezası 2022 yılına damga vurdu. Bu karar hukukun verdiği kararlara siyasetin gölgesinin düştüğüyle ilgili tartışmaları alevlendirdi.

6 yaşındaki bir kız çocuğunun istismarı ve evlendirilmesi olayı, yıl içinin en çok tepki çeken ve cemaatleri tartışma konusu yapan olayı oldu.

Yılın son günlerinde Karadeniz’e yeni bir doğalgaz bulunduğu müjdesi verildi. İnşallah bu müjdelerin meyvelerini 2023 yılında millet olarak alır ve kendi doğalgazımızın devreye girmesiyle insanlarımızı rahatlatırız.

2022 yılı genellikle geniş halk kitlelerinin hayat pahalılığı altında bunaldığı, enflasyonun zirve yaptığı, vatandaşın bir numaralı derdinin “geçim” olduğu bir yıl oldu. Kasım ayı itibariyle tüketici fiyat endeksi yüzde 84, üretici fiyat endeksi yüzde 128 oldu. İktidar fahiş fiyatlar konusunda zincir marketleri suçlayıp cezalar uyguladıysa da sonuç değişmedi. Üreticilerin maliyet fiyatlarındaki aşırı artışlar raf fiyatlarına da anında yansıdı. Ekonomideki sıkıntıları bazı rakam ve örneklerle açıklamaya çalışacağım:

Resmi rakamlara göre işsizliğin yüzde 10, genç işsizliğin yüzde 20 olduğu, 1,5 milyon emeklinin 3.500 lira maaşla, halkın yüzde ellisinin 5.500 lira asgari ücretle geçinmek zorunda kaldıkları, büyük şehirlerde kiraların on bin lirayı geçtiği, büyük şehirlerde yaşayan ve kirada oturan insanların Anadolu şehirlerine tayin istemek zorunda kaldıkları, memur olmayanların, emeklilerin genellikle kendi illerine göç etmek zorunda kaldıkları söyleniyor. İlimizde bile artık bina satış fiyatları milyonlarla ifade ediliyor, kiralar 1.500-4.000 lira arasında seyrediyor.

Marketlere her gittiğimizde her ürünün fiyatının daha da arttığına şahit oluyoruz. Aynı marketten aynı marka aldığımız 600 gramlık bir peynir geçen ay aldığımızda 80 lira iken bu ay gittiğimizde 112 lira oluvermiş. Yani 1 kg. peynir 186 lira olup 1 kg. kırmızı et fiyatına yetişmiş. Aynı marketten geçen ay aldığımız bir firmanın 950 gramlık tereyağı 147 lira iken bu ay 212 lira oluvermiş. Fiyatları frenlemek için yurt genelinde şube sayısı çoğaltılan Tarım Kredi Kooperatifi şubesinde bir devlet kurumu olan Atatürk Orman Çiftliği’nin 500 gramlık tereyağı 119 liraya, 1 litre süt ise 24.95 liraya satılıyor.

Halk, Et ve Süt Kurumlarının önünde veya Halk Ekmek büfelerinde eti veya ekmeği piyasadan biraz ucuz almak için uzun kuyruklar oluşturuyor.

İlimizde girdiğim bir bakkala gelen hanım köy ekmeğinin fiyatını sordu. Bakkal “16 lira” deyince hanım alıp almamakta tereddüt etti. Bunun üzerine bakkal: “İsterseniz dünün ekmeği var. 12 liraya veriyoruz.” dedi. Hanım 12 liralık bayat ekmeği alarak işyerinden ayrıldı. Bu örnek halkın ekonomisinin ne durumda olduğunu göstermiyor mu?

Ankara’da bir AVM’yi gezerken vitrininde gördüğüm takım elbise ve ayakkabını fiyatını sorduğumda elbisenin 6.000 lira, ayakkabının ise 4.000 lira olduğunu söylediler. Yenilerini fiyatlarının aşırı artması sebebiyle eski elbiselerin tadilatını yapan terziler ve ayakkabı tamircileri yoğun iş sebebiyle fazla mesai yapmak zorunda kalıyorlar.

Artık insanların çoğu çoluk çocuğuyla bir lokantaya gidip yemek yiyemiyor, bir pazara gidip istediği gibi alışveriş yapamıyor, filesini gönlünce dolduramıyor.

Eczaneden ilaç alırken bir teyzemizin yüksek sesle şikâyeti üzerine bir gripinin fiyatının önceleri 1 lira iken daha sonra 3.5 liraya, geçtiğimiz günlerde ise 14 liraya yükseldiğini öğrendik.

Veliler artık okula giden çocuklarına harçlık vermekte zorlandıklarını, beslenme çantalarına bir şeyler koymak için sıkıntı çektiklerini ifade ediyorlar. Toplumda okula giden yavrularımıza devletin hiç olmazsa bir öğün yemek vermesi gibi bir istek var.

Elektrik ve doğalgaza gelen zamlar hem konutlarda oturan insanları, hem de işyeri çalıştıran insanlarımızı zorda bıraktı. Geçen yıl asgari ücrete ve memur, emekli maaşlarına yapılan zamlar piyasalardaki aşırı fiyat artışları sebebiyle birkaç ayda eriyip bitti.

2022 yılında sağlık sektöründe randevu alma çilesi ve bazı ilaçların bulunamama problemi yaşandı. Sağlıkçılara saldırı olayları devam etti. Doktorlarımızın ve gençlerimizin bazı ülkelere göçü sürdü.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu 2022 aralık ayına ait açlık sınırının 9.059 lira, yoksulluk sınırının 26.124 lira olduğunu açıkladı. 2023 yılı asgari ücreti ise 8.506 lira olarak belirlendi. Önümüzdeki hafta ilan edilecek aralık enflasyonu sonrasında da memur ve emeklilere yapılacak zamlar belli olacak. Memur ve emekliler vergi diliminin sabitlenmesini ve maaşlara ilan edilen asgari ücret oranında zam beklediklerini, en düşük memur ve emekli maaşının asgari ücret seviyesine gelmesini istiyorlar.

EYT konusunda yılın son günlerinde olumlu adım atıldı. Herhangi bir yaş sınırı olmadan 2 milyon civarında vatandaş emekli olabilecek.

2023 yılında yapılacak seçimler öncesinde mutlaka ekonominin düzeltilmesi için bazı tedbirler alınacak olmasına rağmen insanlarımızı zorlu bir kış beklemektedir. İnşallah 2023 yılında ülke düze çıkar, sorunlar çözülür, halkımız lâyık olduğu refah seviyesine ulaşır, yapılacak seçimler tartışmalara meydan vermeden huzur ve barış ortamında yapılır.

Okuyucularımın yeni yıllarını kutlar, sağlık ve mutluluklar diler, saygı ve sevgilerimi sunarım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Sayan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Açıksöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Açıksöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Açıksöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Açıksöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kastamonu Markaları

Açıksöz Gazetesi, Kastamonu ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 012 37 98
Reklam bilgi

Anket Kastamonu'da sağlık hizmetlerinden memnun musunuz?