İnsan ve Toplum

YİĞİTLER GÖRDÜM

“Yarına İnananlara”

Namert köprüsünden geçmemek için, suda boğulmaya razı olmuş yiğitler gördüm. Başkasına el açmamak için, ocakta taştan aş pişiren yiğitler gördüm. Hazan mevsimi bekleyenlere karşı, hasat mevsimi yaşayan yiğitler gördüm. Ekini sam yeline verenlere karşı, dolgun başaklar bekleyen yiğitler gördüm. Günden nasibini almak için koşuşturanlara karşı, günlük nasibin peşinden koştuğu yiğitler gördüm. Sıcak döşeklerin buharında terleyenlere karşı, nemli toprakta yatmaya razı olan yiğitler gördüm. Önce mekân tanzimi yapanlara karşı, zaman tanzimi yapan yiğitler gördüm. Hazanla gelen bahara alkış tutanlara karşı, bir gül ile dahi olsa, geç gelen baharı tercih eden yiğitler gördüm.

Güle söylediği sözden dolayı “Maşuk Buldum” diyenlere karşı, “Bülbül Darılır” diye, name yırtan yiğitler gördüm. Bir name dahi yazmayanlara karşı, bülbül kesilen yiğitler gördüm. Elinde sazı olanlara karşı, dilinde sözü olan yiğitler gördüm. Dünün baykuş konmuş viranelerine karşı, bugünün bülbül öten mamurelerini yapan yiğitler gördüm. Düne alakasız kalanlara karşı, bugüne tavır koyan yiğitler gördüm. Dünün aceleci ve sabırsızlarına karşı, bugün ümitli ve sabırlı yiğitler gördüm.

Gece söylenenlere karşı, gündüzün bağrında uyumayı tercih eden yiğitler gördüm. Ömründe, gündüzün fazla olmasını isteyenlere karşı, gündüzü gecenin ağarmış saçları sayan yiğitler gördüm. Gündüzde sığınacak gölgelik bulamayanlara karşı, gün boyu sığınacak geceleri olan yiğitler gördüm. Gece uykuları gündüzde de devam edenlere karşı, seherle birlikte yola çıkan yiğitler gördüm. Geçmiş zamanın aldıklarına isyan edenlere karşı, gelecek zamanın vereceklerine övünmeyen yiğitler gördüm. Zamanın yoğurduklarına karşı, zamanı yoğuran yiğitler gördüm. “Zaman her şeyin ilacı” diyenlere karşı, zamana ilaç gibi gelen yiğitler gördüm. Yıllarını bir güne sığdıramayanlara karşı, günlerinin her birini yıllara sığdıran yiğitler gördüm. Her gününü bir an gibi yaşayanlara karşı, her anı bir gün gibi yaşayan yiğitler gördüm.

Dünyanın peşinde koşanlara karşı, dünyayı peşinden koşturan yiğitler gördüm. Hazinelerin üzerinde oturanlara karşı, yerdeki incilere bile tavrını değiştirmeyen yiğitler gördüm. Hayattan kaçanlara karşı, hayatın onlardan kaçtığı yiğitler gördüm. Güne kavuşmayı “Leyla” zannedenlere karşı, her günü “Mecnun” olan yiğitler gördüm.

Hayallerle avunanlara karşı, bin hayali bile bir gerçeğe tercih etmeyen yiğitler gördüm. Hasretle yolunu gözleyenlere karşı, gelip hal soran yiğitler gördüm.

Fikri iradesine mahkûm olanlara karşı, düşüncelerini salıveren yiğitler gördüm. Hatırlatmak için gayret edenlere karşı, hatırlanmayı unutan yiğitler gördüm. Verdiğini almayı düşünenlere karşı, verdiğini dahi unutan yiğitler gördüm. “Halk takdir etmiyor ki!” diyenlere karşı, “Hak takdir ediyor ya!” diyen yiğitler gördüm. “Hayattan bıktım” diyenlere karşı, hayatı bıktıran yiğitler gördüm. Vatanda gurbet hasreti çekenlere karşı, gurbette vatan hasreti çeken yiğitler gördüm. “Hatırlayamadım” diyenlere karşı, “Hatıramdan hayalini istesen de silemezsin” diyen yiğitler gördüm.

Ömrünü aramakla geçirenlere karşı, aramadan bulan yiğitler gördüm. Hakikati bildiği halde ilgisiz olanlara karşı, taraftarlığıyla yaşamayı tercih eden yiğitler gördüm. Tavıra karşı, tarz takınan yiğitler gördüm. Topuğu üzerine geri dönenlere karşı, yolları aşındıran yiğitler gördüm. Gölgeyle avunanlara karşı, asıllarında kaybolan yiğitler gördüm. Bir ömrü heder edenlere karşı, bir günü ömre bedel yiğitler gördüm. “Yol yakınken dönelim” diyenlere karşı, bu yola baş koyan yiğitler gördüm. “Kim kaldı ki?” diyenlere karşı, “Bizden başka kim var ki?” diyen yiğitler gördüm. Gönderilmeyi bekleyenlere karşı, gelmeyi tercih eden yiğitler gördüm. Bırakmayı düşünenlere karşı, bırakılmaya dahi razı olmayan yiğitler gördüm. Teslim olmayı bekleyenlere karşı, teslim etmeyi dahi düşünmeyen yiğitler gördüm.

Yağmur altında ıslanmayanlara karşı, havadan nem kapan yiğitler gördüm. Her şeyin sadece dilde kaldığı bir dönemde gelenlere karşı, gönüllerde kalmaya gelen yiğitler gördüm. Gönül yapıcı dahi olamayanlara karşı, iki gönül arasını yapmaya gelen yiğitler gördüm. Hayâ perdesini yırtanlara karşı, yüzündeki peçeyi dahi kaldırmayan yiğitler gördüm. “Sen çok büyüksün, ben çok küçüğüm!” diyenlere karşı, “Sen çok büyüksün, ben ise bir hiçim!” diyen yiğitler gördüm.

Külünü savurmaktan sakınanlara karşı, koru avucunda tutmaya çalışan yiğitler gördüm. Zayıf iradesinin arkasında sürüklenenlere karşı, iradesini arkasından sürükleyen yiğitler gördüm. Ölümden korkanlara karşı, ölümle hayatın kesintiye uğramasını hiçe sayan yiğitler gördüm. Durarak yaşamayı hayat zannedenlere karşı, yürüyerek ölmeyi tercih eden yiğitler gördüm. “Onlar bu diyara gelsin!” diyenlere karşı, “Biz o diyara gidelim!” diyen yiğitler gördüm. Kirpikleri dahi ıslanmayanlara karşı, göz kâsesi her gün dolup boşalan yiğitler gördüm.

“Bu yiğitleri görenleri gördüm!” diyenlere karşı, “Ben bu yiğitleri gördüm!” demeye çalışan yiğitler gördüm. Bu güne inandığınız gibi, o güne de inanın! Bugün “Görmek” yarın “İnanmak” demektir.

YORUM EKLE