Sağlıkçıların ‘şiddet’ isyanı

Sağlık-Sen Kastamonu Şubesi, Konya Şehir Hastanesinde görevi başında uğradığı silahlı saldırıda şehit edilen Dr. Ekrem Karakaya için Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi (KEAH) önünde basın açıklaması düzenledi.

Sağlıkçıların ‘şiddet’ isyanı
banner72

Hastane girişinde yapılan eyleme İl Sağlık Müdürü Dr. Yüksel Kutlu, Hak- İş Konfederasyonu Kastamonu Şube Başkanı Mustafa Çağlı, Şeker-İş Sendikası İl Temsilcisi Ali Çufadaroğlu, Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Nedim Afacan, Memur-Sen İl Başkanı İrfan Bakır, Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Orhan Sancaktaroğlu, Türk Eczacılar Birliği 2. Başkanı Ecz. İhsan Orkun Yılmaz, 26. Bölge Kastamonu-Çankırı-Karabük Eczacı Odası Başkanı Ecz. Ş. Şule Tüfekci, Kastamonu Aile Hekimleri Derneği Başkanı Serdar Arduç, Türk Sağlık-Sen Şube Başkanı Cengiz Büyükkapucu, Sağlık Sen Şube Başkanı Mehmet Öz, Kastamonu-Çankırı Tabip Odası Başkanı Dr. Yusuf Öztürk, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve diğer sağlık kuruluşları çalışanları katıldı.

ARDUÇ: “BU VEBAL KELLE HESABI YAPANLARINDIR”

Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Serdar Arduç, tepkisini dile getirirken; “Bir cani tarafından, meslektaşımız Dr. Ekrem Karakaya görevi başında şehit edilmiştir. Geride acılı bir eş ve iki güzel yavrusunu bırakmıştır. Öldüren caninin yanında bu aileye ömür boyu bir hayat borcu olan ve bu vebal altında ezilecekler bulunmaktadır. Bu vebal izin alamadan iki cümleyi dahi söyleyemeyen, her şiddet olayından sonra tweet atarak bu olayları sonuçlandırdığını zanneden, sağlıkta şiddet için bir yaptığını sanki bin yapmış gibi lanse edenlerdir. Bu vebal hekimliğini unutup, siyasi temsilci olduğunu düşünen her fırsatta tek amacının ceza vermek olduğunu sananlarındır. Bu vebal sivil toplum kurumu olup üye sayısı yarışına giren ama üyelerinin sorunlarının çözümünden uzak sadece kelle hesabı yapanlarındır. Bu vebal küçük olsun ama benim olsun deyip meslektaşlarının haklarını savunmayı unutup, legaliteden uzak yapıların sözcülüğünü yapanlarındır ama en büyük vebal bilge lider Aliya İzzet Begoviç’in ‘Savaş sonunda düşmanlarımızın değil dostlarımızın sessizliğini hatırlayacağız’ dediği, ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ mantığı ile hareket edip sessiz kalan yığınlarındır. Hekimler, tövbe haşa Allah değildir. Hepimiz kadere iman etmiş insanlarız, kaderde ölüm varsa yapacak hiçbir şey yoktur. Hekimler ve tüm sağlık çalışanları sizleri hayatta tutmak için canla başla çalışmaktadır. Bir hata olduğunu düşünüyorsanız kaba kuvvet ve orman kanunları ile değil hukuki yollarla aramalısınız. İnsan kaynağının yetersizliği, teknik ekipman yoksulluğu ve diğer imkansızlıkların kaynağı biz olmadığımız için bizden hesap sorma hakkınız da yoktur. Eğer hesap soracak birilerini arıyorsanız, oy verdiğiniz A, B, C, D partilerinin sorumlularından hesap sormalısınız. Meslektaşıma Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dilerim” dedi.

BÜYÜKKAPUCU: “ŞİDDET KANLI CİNAYETLERE DÖNÜŞMEKTEDİR”

Türk Sağlık-Sen Şube Başkanı Cengiz Büyükkapucu da, korkunç olayların yaşanmasının yaptırımların ne kadar ağır olması gerektiğini gösterdiğine işaret ettiğini belirterek şöyle konuştu; “Sağlıkta şiddete cezayı arttıran ve bu suçu kategorik bir suç olarak tanımlayan düzenleme hayata geçmiştir. Sağlıkta şiddetin kanlı bir vahşet olarak kendini gösterdiği bu olay tüm sağlık kurum ve kuruluşların bir an önce sıfır toleranslı alan ilan edilmesi gerektiğini, hiçbir silah veya suç aletinin bu kurumların bahçelerine bile alınmaması gerektiğini bizlere bir kez daha göstermektedir. Hastanede bir doktorumuz silahla katlediliyorsa atılması gereken çok adım vardır. Sağlık çalışanları şiddet sarmalından bir an önce kurtarılmalıdır. Hastaların hayata tutunmasına çalışırken hayatını kaybetme endişesi yaşamalarına sağlık çalışanların artık tahammül edecek sabrı kalmamıştır. Bu nedenle sağlıkta şiddet basit bir mesele değildir. Mutlaka çözüm üretilmesi gerek temel bir sorundur. Şiddet kanlı cinayetlere dönüşmektedir. Bu mesele sadece sağlık camiasının değil tüm Türkiye’nin meselesidir. Bu cinayet, bu katliam sözün bittiği yerdir. Önce Dr. Ersin Arslan sonra Dr. Kamil Furtun şimdi de Dr. Ekrem Karakaya saldırıya uğrayarak şehit oldular. Herkes şapkasını önüne koymalı ve gereği için üstüne düşeni yapmalıdır. Hepimizin başı sağ olsun.”

ÖZ: “NE ZAMANA KADAR GÖZ YUMULACAK?”

Sağlık- Sen Şube Başkanı Mehmet Öz ise; “Katliam aleti bir silah… Tablonun vahametini düşünebiliyor musunuz? Bir doktor, şifa dağıtılan bir merkezde, yani hastanede, hasta yakınının kurşunlarına hedef oluyor ve can veriyor. Hastalara şifa dağıtmak, can kurtarmak için alın teri döküyor ve karşılığını canıyla ödeyerek şehit oluyor… Biz sağlık çalışanları olarak bu duruma isyan ediyoruz. Saldırıyı lanetliyoruz ve can güvenliğimiz sağlansın istiyoruz. Açıkça buradan bir defa daha deklare ediyoruz; sağlık emekçilerinin can güvenliği artık sağlansın, aksi halde sağlık kuruluşlarında hizmet sunmak mümkün olmayacaktır. Hekiminden hemşiresine, teknisyeninden memuruna sağlık çalışanlarının onlarca sorunu bulunuyor ancak hiçbiri can güvenliği kadar sağlık kuruluşlarında kol gezen şiddet kadar can yakıcı değil. Bazen yaralanıyoruz, bazen hakaret, küfür ve tehditlere maruz kalıyoruz. Bazen sinip içe kapanıyoruz, meslekten soğuyoruz ve hatta çekip gidiyoruz. Tüm bunların yanı sıra ise her daim korku halinde yaşıyoruz. Böyle bir ortamda kutsal sağlık mesleğini nasıl aşk ve şevkle icra edelim? Daha ne zamana kadar sağlık kuruluşlarına elini kolunu sallayarak suç aletleriyle girmek serbest olacak? Öldürücü, yaralayıcı silah ve aletlerin içeri sokulmasına, ne zamana kadar göz yumulacak? Kaç canımız yitecek? Daha nice canlarımız acıyacak soruyoruz? Açıkçası 1 Milyon 200 bin sağlık emekçisi bu konuda laf değil icraat bekliyor artık. Başka Ekrem Hocalar ölmesin istiyoruz. Başka canlar yanmasın istiyoruz. İşimizi korkmadan, emniyet içinde yapmak istiyoruz. Bu kararlılığımızı siyasi iradeye göstermek içinde bugün, Türkiye genelinde iş bırakıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı bu konuda bize destek olmaya davet ediyoruz ve herkese de sağlık çalışanlarının bu ülkenin hayat sigortası olduğunu buradan bir daha hatırlatıyoruz. Şehit doktorumuza Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sağlık camiamıza sabır diliyoruz” diye konuştu.

TÜFEKÇİ: “SALDIRIYI LANETLİYORUZ”

26’ncı Bölge Kastamonu-Çankırı-Karabük Eczacı Odası Başkanı Ecz. Ş. Şule Tüfekçi ise sağlıkta şiddetin vahşete dönüştüğünü kaydederek; “Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları bir türlü kontrol altına alınamadığı gibi yaşanan şiddetin dozu da maalesef her geçen gün artmaktadır. 06.07.2022 tarihinde Konya Şehir Hastanesinde Kardiyoloji Servisinde görev yapan Doktor Ekrem Karakaya’nın bir hasta yakını tarafından silahla vurularak yaşamını yitirmesi, sağlıkta şiddet sorununun bambaşka bir seviyeye geldiğinin, artık bir vahşete dönüştüğünün kanıtı olmuştur. Bu vahşete seyirci kalınması ise asla mümkün değildir. Sağlık çalışanlarının artık hayatlarını tehdit eden bu sorunun bir an önce kalıcı çözümlerle kontrol altına alınması acil bir zorunluluktur. Doktor Ekrem Karakaya’nın yaşamını yitirmesine neden olan bu saldırıyı lanetliyoruz. Sağlık hizmeti sunmaya çalışırken görevi başında yaşamını yitiren Doktor Ekrem Karakaya’ya Allah’tan rahmet; yakınlarına ve tüm sağlık çalışanlarımıza başsağlığı diliyoruz. Bir daha böyle acıların yaşanmaması için her türlü önlemin acilen alınması gerektiğini bir kez daha haykırıyoruz” dedi.

ÖZTÜRK: “SİYASİ İKTİDARI DEFALARCA UYARDIK”

Sağlık, emek ve meslek örgütleri olarak bu şiddet sarmalının genişlemesi karşısında birçok kez uyarılarda bulunduklarını dile getiren Kastamonu-Çankırı Tabip Odası Başkanı Dr. Yusuf Öztürk; “Üzgünüz, öfkeliyiz! 6 Temmuz 2022 tarihinde Konya Şehir Hastanesi’nde, görev yaptığı esnada hasta yakını tarafından uğradığı silahlı saldırı sonucunda katledilen Dr. Ekrem Karakaya’yı kaybetmenin derin üzüntüsü ve aynı zamanda öfkesi içindeyiz. Biz sağlık, emek ve meslek örgütleri olarak; bu şiddet sarmalının genişlemesi karşısında siyasi iktidarı defalarca uyardık. Sağlıkta şiddetin münferit bir olgu olmadığını, bunun toplumsal ve politik bir sorun olduğunu, gerekçeleriyle birlikte tekrar tekrar ifade ettik. Sağlık kurumlarında meydana gelen silahlı saldırıların artışı nedeniyle bu konuda önlemler alınmasını ve 6136 sayılı yasada değişiklik yapılmasına ilişkin yasa teklifleri önerdik. Ancak tüm uyarılarımız görmezden gelindi, bilinçli bir yaklaşımla şiddetin kaynağı toplumsal bağlamından koparılarak sorun bireylere indirgendi. Sorumlular bu durumu arada bir kınamak dışında bir adım atmadı. Kınamanın bir işe yaramadığı ve sağlıkta şiddet olgusunun çığırından çıktığının bakanlık da farkında olacak ki; sağlıkta şiddet istatistiklerinin yer aldığı “Beyaz Kod” verileri tüm ısrarlarımıza ve konuya dair dava açmamıza rağmen nedense toplumla paylaşılmamaktadır. Sorumluların bu yaklaşımı yeniden bir cinayetle sonuçlandı” ifadelerini kullandı.

“MÜCADELEMİZİ YÜKSELTEREK HESAP SORACAĞIZ”

Oda Başkanı Öztürk, şöyle devam etti; “Sağlık emekçilerine en ufak bir zarar gelmesine tahammülümüz yoktur. Şiddet daha öncede defalarca belirttiğimiz gibi, öngörülebilir ve önlenebilir toplumsal bir sorundur ve sorun çözmeye niyetli bütünlüklü politikalarla aşılabilecektir. Güvenli çalışma alanı sağlamak siyasal iktidarın sorumluluğundadır. Sağlık Bakanı başta olmak üzere sorumluluğunu yerine getirmeyen yetkililer derhal istifa etmelidir. Bizler bu konuda, yaşam hakkımız ve güvenli çalışma koşulları için, gücümüzü; her yerde, her koşulda, hep birlikte göstermeye hazır olduğumuzu bir kere daha belirtiyoruz. Bu çerçevede bugün ve yarın ülke genelinde iş bırakıyoruz. Şiddet karşısında ki taleplerimize kulak tıkayanlardan, söylemleri ve politikalarıyla şiddeti teşvik edenlerden mücadelemizi yükselterek hesap soracağımızı bir kez daha ifade ediyoruz.”

KUTLU: “ACIMIZ BÜYÜK”

İl Sağlık Müdürü Dr. Yüksel Kutlu da, Kastamonu’da sağlığı bir adım daha ileriye götürmek için hep beraber bir gayret içerisinde olduklarının altını çizerek; “Milletimizin başı sağ olsun. Bu toplumsal bir sorun ve bununla ilgili çözüm önerilerini sivil toplum kuruluşları demokratik bir şekilde beyan ettiler. Bununla ilgili tedbirlerin alınacağı kanaatindeyim.  Bu gerçekten bir katliam. Bunun üzerine daha fazla söyleyecek çok şey var belki ama öfkemiz ve tepkimizi güzel bir şekilde birlik ve beraberlik içerisinde göstermiş olduk. Bizleri yalnız bırakmayan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza, sendikalarımıza, hekim arkadaşlarımıza, özel sektörde çalışanlara, eczacılarımıza diğer sağlık çalışanlarımıza, yöneticilerimize çok teşekkür ediyorum. Umarım bundan sonra ne hekimimizin ne hemşiremizin ne de sağlık çalışanlarımızın ne bir kamu görevlisinin başına bu tür bir olay gelmez. Bu ilin sağlık yöneticisi olarak buradaki hastanede hekimlerimizin ne derecede cansiparane çalıştıklarını bizzat şahidim ve herkes de şahidi bunun. Covid sürecinde olsun diğer olaylarda olsun, yoğun bakımda çalışanlarımız, kardiyoloji servisinde çalışan arkadaşlarımız, hekimlerimiz ve hemşerilerimiz hepimiz biriz ve hepimiz bütünüz. Hepimiz de bu sağlık sistemi içerisinde çalışıyor ve Kastamonu ilimizin, ülkemizin sağılığını geliştirmeye gayret sarf ediyoruz. Acımız büyük” diye konuştu. (CNGHaber)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER