Felaketin en acı kareleri…

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nce desteklenen Kastamonu Gazeteciler Cemiyeti (KGC) tarafından sel felaketi ile ilgili düzenlenen“Bir Fotoğraf, Binlerce Hikâye” fotoğraf sergisinin ilki İstanbul Bağcılar Belediyesi’nin ev sahipliğinde açıldı.

Felaketin en acı kareleri…
banner72

Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi'nde cumartesi günü açılan ve dün de açık kalan serginin açılışına Vali Avni Çakır, Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu, Bağcılar Kaymakamı Mustafa Eldivan, Bağcılar Belediye Başkanı hemşehrimiz Abdullah Özdemir, KAS-DER Bağcılar Şube Başkanı Mahir Karakaş, Pınarbaşı Belediye Başkanı Şenol Yaşar, Kastamonu Kalkınma Vakfı Başkan Vekili Remzi Gür, İşadamı İsmail Erşahin, İMES Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akar, AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı Rüstem Tüysüz ve Başkan Yardımcısı Nihat Ağademir, KAS-DER Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Çelebi, Bozkurt Çiçekyayla Dernek Başkanı Şevki Çiftçi, Eyüpsultan Belediyesi Belediye Meclis Üyesi Emine Çelik, Vedat Tek Kültür Merkezi Müdürü İlknur Aynan, Tüm Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu Teşkilat Başkanı Hidayet Yünsel, İşadamı Mehmet Umur, Kastamonu Entegre Pazarlama Grup Müdürü Tunç Emre Esin ve Kurumsal İletişim Birim Müdürü Emre Karaaslan’ın da aralarında olduğu davetliler katıldı.

KGC Başkanı Erkan Yılmaz, serginin açılışında yaptığı konuşmada, sel felaketinin boyutunu ve meydana getirdiği kayıpları hatırlatarak; “Hafızalarımızdan silinmeyen o kara günlerin en büyük tanıklarından birisi de şüphesiz bölgede çekilen fotoğraflardı. İşte o fotoğraflar arasından seçilen 50 fotoğraf karesi ile bugün gelinen son durumu gösteren 10 fotoğraf karesi bugün İstanbul Bağcılar’da sergileniyor. Bu sergimizle, hem yaşanan büyük acının unutulmamasını, hem de farkındalık sağlamayı amaçlıyoruz” dedi.

Açılışta sırasıyla bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, Bağcılar Kaymakamı Mustafa Eldivan, Kastamonu Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu ve Vali Avni Çakır birer konuşma yaptı.

ÖZDEMİR; “EV SAHİPLİĞİ YAPMAKTAN GURUR DUYUYORUM”

Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir de açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi:

 “Ben Kastamonu’da doğmuş, 10 yaşıma kadar orada yaşamış, sonrasında İstanbul’a göç etmiş bir ailenin ferdiyim. Memleketimizin yeri her zaman yüreğimizde yeri ayrıdır. O açıdan da her yaz bir cenaze falan da olmazsa mutlaka çocuklarımla birlikte gidiyoruz. Bunu da devam ettirmek en büyük görevimiz ve borcumuz. Bu açıdan geçtiğimiz yıl Esenler Belediye Başkanımızla beraber, parti grup başkan vekilimiz ile beraber bölgeye selden birkaç gün sonra intikal ettik. Gerçekten çok üzücü bir manzaraları orada gördük. Bozkurt’a Kastamonu’ya gittiğimizde giderdik. Ziyarete gittiğimizde Bozkurt’u selden önceki halini de çok iyi bilirim, seli yaşayan Bozkurt’ta adeta kıyametin bir fragmanı orada görmüştük, üzücü bir manzara ile bizlerde orada karşı karşıya kalmıştık. Ama Elhamdülillah, cemiyet başkanımızın da ifade ettiği gibi devletimizin varlığını, hem valiliğimizle hem bütün kurumlarımızla, İçişleri Bakanımız ve diğer bakanlarımız bizzat yerinde olarak hissettirdi. Elhamdülillah çok hızlı bir toparlanmayı orada gördük. Beni mutlu eden diğer bir husus da şu oldu, gerçekten memleketimiz insanının ne kadar kadirşinas, ne kadar gözü tok olduğunu, ne kadar oradaki o insanlara karşı birer tane ihtiyacı olduğu kadarıyla aldığına şahit olduğumda gerçekten gurur duymamak mümkün değildi, bu açıdan da gerçekten memleketimizin insanının hamurunun ve mayasının ne kadar temiz olduğunu da bir kez daha görmüş olduk. Ben böylesine anlamlı ve güzel bir organizasyonu gerçekleştiren İçişleri Bakanlığımız Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğümüze,  Gazeteciler Cemiyetimize emeği ve katkısı geçen tüm herkese çok çok teşekkür ediyorum. Bağcılar Belediyesi olarak da ev sahipliği yapmış olmaktan duyduğum onuru ve gururu da özellikle ifade etmek istiyorum.”

ELDİVAN; “KASTAMONULULARLA BERABER OLMAK AYRI BİR HEYECAN YARATIYOR”

Bağcılar Kaymakamı Mustafa Eldivan ise; “Kastamonu’nun burada olması biz ziyadesiyle çok memnun ediyor. Daha önceden KAS-DER Bağcılar Şube Başkanımız Mahir Karakaş’la devam eden Kastamonu rüzgârı şimdi de belediye başkanımızın Kastamonulu olması ile birlikte Bağcılar’da artık Kastamonu rüzgarı daha da çok esmeye başladı. Sayın valimizle de Bakanlıkta zaten birlikte çalıştık, kıymetli bir valimiz, değerli bir abimiz. O açıdan bizde de Kastamonulularla beraber olmak ayrı bir heyecan yaratıyor. Kastamonu’da yaşanan sel felaketinden sonra kısa sürede yapılıp toparlanması devletimizin tamamının gücünü orada yansıtıyor. Milletimizin kadirşinaslığını yansıtıyor. Acılarla kısa sürede bu şekilde yaraların sarılması da Türk Milletinin bir başarısı olur diye düşünüyorum. O açıdan sadece Kastamonu’dan değil, Türkiye’nin her yerinden sel felaketinden etkilenen bölgelere yardım yapıldı. Karınca kararınca herkes elinden geldiğince yardımcı olmaya çalıştı. İnşallah Cenab-ı Allah sadece Kastamonu’ya değil memleketimizin her köşesinde bir daha bu afetlerin yaşanmamasını ben Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum” dedi.

VİDİNLİOĞLU: “BAZEN ACI BİLENE BİLENE BİZLERİ DE HAYATA ADAPTE EDER”

Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu da yaptığı konuşmada; “Burada hane sahibi gibi konuşuyoruz. Hemşehrimiz, Bağcılar’da Belediye Başkanı olduktan sonra artık burası da Üsküdar’a Kastamonu’nun bir parçası da Bağcılar’a kadar Kastamonu oldu. Eskiden teknoloji bu kadar yaygın değildi. Bazı anılar vardır ki, onları ölümsüzleştirmek lazım, bazı şeyleri hiç hatırımızdan çıkarmamamız lazım. Çünkü o bize bazı şeyleri mutlaka hatırlatır. Dolayısıyla fotoğraf da bunlardan bir tanesidir. Ama tabi bu fotoğrafların büyük çoğunluğu acının fotoğrafı. Allah’ım bir daha böyle acı yaşatmasın, tek duamız da o yönde. O gün sayın valimiz Devrekani’de kalmıştı, ben de sabah Pınarbaşı’ya gitmiştim. Pınarbaşı dönüşünde de sahilden felaket haberi geldi. Sayın valim Kastamonu’ya dönemiyor, ben Daday üzerinden gittiğim için biraz daha kolay oldu. Tabi ki Ankara’dan İçişleri Bakan Yardımcımız geliyor, yaklaşık 7-8 yerde tehlike geçirerek bölgeye birlikte ulaştık. İrtibat yerimiz benzinliğin içinde bir yerdi. Bir masa ve üç tane de sandalyede çalışmalara başladık. Bizlere gelenler kaybını söylüyor ama bu çok anlatılır bir şey değildi, hal çok kötüydü. Sel yer yer üçüncü katlara kadar çıkmış, su izleri oralarda belli oluyordu. Üç dört kat arabalar, tomruklar, sokaklardan geçiş mümkün değildi ve çok kısa sürede Allah hepsinden razı olsun, hem Sayın bakanlarımız, özellikle İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum, tüm ay boyu, hatta 35 günü geçen bir süre hep Bozkurt’ta kaldılar. Onun dışında bütün bakanlarımızda geldiler. Siyasi partilerimizden gelen heyetler oldu, bütün Kastamonu orada seferber oldu. Gurbetçilerimiz seferber oldular ama mayamızın ne kadar sağlam olduğunu ben o gün bir kez daha gördüm. Hakkâri’den Edirne’ye, Mersin’den Sinop’a her taraftan erzaklar yağdı ve sevinçli günlerde bir arada olmak kolay da hüzünde ve acıda asıl bir araya gelmek zor. Çok şükür bunu da o gün gördük. Tabi ki bu resimler de onun için çok anlamlı, hem acıyı hatırlamak hem de bundan sonramıza biraz daha dikkat etmemiz gerekir diye çünkü biliyorsunuz değişik platformlarda sayın bakanımızda açıklıyorlar. Artık yeni normallere alışmamız lazım. Tabi bu anlamda bize Belediye Başkanlarına da çok iş düşüyor. Yeni normallere göre de şehrin mutlaka dizaynını mutlaka ele geçirmemiz, ön ayak olmamız, bununla ilgili mutlaka çalışmalar yapmamız lazım ki bir daha böyle acılar yaşamayalım. Tedbir alabilecek durumda olalım. İnşallah bundan sonramızda böyle acılar yaşamadan daha güzel günlerde bir araya gelmiş oluruz. Böyle acıyı paylaştığımız fotoğraflarla değil de, düğünde, dernekte, halayda ve hemşehri gecelerinde inşallah bir araya geliriz ama tabi bunlarda hep hayatın içinde olan şeyler. Dolayısıyla bunları da yaşamak lazım. Bazen acı bilene bilene bizleri de hayata adapte eder. Dolayısıyla biz acılarımızla güzel şeyler çıkarmayı da biliriz. Çok şükür şükretmeyi bilen bir toplumuz. İnşallah acısız günlerde Türkiye’mizi çok daha iyi seviyelere taşırız. Cenabı Allah 2023’de de 2053’de de inşallah güzel çalışmalar yapmayı bize nasip eder. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

ÇAKIR; “DEVLETİMİZ BÜTÜN GÜCÜYLE SAHADA”

Son konuşmayı yapan Vali Avni Çakır ise: “11 Ağustos deyince hem benim insanı olarak hem de mesleki anlamdaki hayatımda çok farklı bir gün. Saatlerce konuşmayı bir fotoğrafla çok güzel bir şekilde burada zaten anlatıyor. Çok zorlu günlerdi, tabiri caizse küçük kıyamet yaşandı, tabi burada yaşanan afet o kadar büyüktü ki insanlar kusur aramayı sonlara bıraktı. Bizler de bıraktık, vatandaşımız da bıraktı, çünkü 500 yıllık tarihte böyle bir yağış görülmedi. Sıfır ila 50 kg arasında çok şiddetli yağış anonsu verilir, 50 ila 100 kg arasında da afet düzeyinde yağmur anonsu verilir. 100 kg üzeri afet riskidir. Kastamonu’da o gün 453 kg yağış düştü. Havzaya yağan bütün sular birleşti hepsi Bozkurt’tan denize döküldü. Buna insan eliyle yapılan yapıların dayanması çok zor. Öylesine büyük bir afet oldu ki dağlardaki ağaçları kökünden söktü getirdi. Ağaç toprağı tutar, erozyonu önler derler ama o ağaç dolu dağların nasıl böyle kum yığını gibi derelere yuvarlandığını da gördük. Önüne ne kattıysa getirdi köprüye dayadı köprüleri patlatıp baraj etkisi yapıp şehri bastı. Neticede olduktan sonra da Türkiye Cumhuriyeti Devletinin afet yönetimindeki en üst seviyedeki müdahalelerinden birisi başladı. 11 Ağustos’ta saat 17 gibi ben Bozkurt’a ulaştım, 5-6 saatlik çok ciddi bir yolculukla. Ama manzara neydi, sergideki fotoğraflarla göreceksiniz. Tabi bu aşamada artık olan oldu, süratli bir şekilde sağları kurtarmamız, çatılar, evler insanlarla dolu, hem havadan hem karadan hem elle bu insanların kurtarılması operasyonu ve yoğun bir süreç başladı. Neticede yaklaşık 4 hafta sonra biz Bozkurt’u çamurdan, bataktan Allah’ın izniyle hep beraber devletimizin, sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde, riyasetinde tüm bakanlarımız bizler yoğun bir çabayla Bozkurt’taki izleri ortadan kaybettik, bu süreç aslında çok zorlu bir süreç oldu. Kısa rakamlar da vermeye çalışayım; biz 30 bin kamyondan fazla malzemeyi çamuru ilçe dışına çıkardık hala devam ediyoruz bu rakam 70-80 binlere kadar ulaştı. İlçeye 10 binden fazla insan geldi, neticede Bozkurt’ta bu kadar insanın yemesi, içmesi, ihtiyaçları, bunların hepsinin müthiş bir planlaması da o süreçte yapıldı. Şehrin bütün kanalizasyon sistemi çökmüş, bütün altyapısı çökmüş, suları gitmiş, elektriği gitmiş ve orada yaşayan canlı bir nüfus var bu nüfusun hemen oradan tahliyesi insanların her türlü sağlık, gıda ihtiyaçlarının, psikolojik destek ve barınma ihtiyaçlarının karşılanması burada devletimiz müthiş bir aksiyon gösterdi. Ve Kıymetli basın mensuplarımız da zaten olayın ilk gününden son gününe kadar dönem dönem oradalardı, ilk günler çok yoğun bir şekilde gece-gündüz oradalardı yapılan çalışmaları gördü. Orada müthiş bir özveri ile çalıştık, kim vali kim kaymakam kim bakan sahada belli değildi. Neticede devlet olarak orada afet yönetimiyle ilgili farklı bir çığır açtık. Bundan sonraki afet yönetimini farklı bir aşamaya çıkardık. Doğal afetleri engelleyemezsiniz, hasarını engelleyebilirsiniz dolayısıyla biz müdahale afetlerdeki müdahale kabiliyetimizi farklı aşamalara getirdik. Sonuç olarak zorlu bir süreç geride kaldı, Allah’a şükür. Şu anki manzaradan sizlere bahsedeyim. Şu an Abana ve Bozkurt’un sanayi siteleri yüzde 98 seviyelerine geldi. İnşallah yakın bir süreçte hak sahiplerine teslim edeceğiz. Sentetik çim sahası ve halı sahası yüzde 70 seviyelerine geldi önümüzdeki ay teslim edilecek. Şehir meydanına çıkan yaklaşık 80 metre açıklıktaki Muazzam, devasa köprümüz bitti şu an taşıt trafiği yapılıyor ama ufak tefek eksikleri var ama kullanımda. Diğer köprülerimizin yapımları da hızla devam ediyor. Çarşıdaki dükkânların yapımı hızla devam ediyor. Kaymakamlık hizmet binamız bitme seviyesine geldi. TOKİ konutlarımız çok hızlı şekilde ilerliyor. Bu ay içerisinde örnek daire oluşturuyoruz. 7-8 bloğun kabası bitti. Okullarımız ve yurdumuzla ilgili yapım süreci hızlı bir şekilde devam ediyor. Biz afetin hemen ardından bölgemize gelen sayın Cumhurbaşkanımıza ziyaretinde bir söz vermiştik, inşallah kendilerinin de desteğiyle yıl dönümünde hasarın büyük bir oranda giderileceğini söylemiştik. Devletimiz bütün gücüyle sahada, sadece mevsimsel sıkıntılara bağlı olarak çalışmalarda gecikmeler yaşadık. Memleketimiz öyle ağır bir kış mevsimi geçirdi ki bu sene 3 metreyi bulan ciddi kar yağışları oldu, son 50-60 yılın en ağır kış mevsimini yaşadık. Havaların düzelmesiyle beraber çok hızlı bir şekilde çalışmalara başladık. İnşallah yazın memleketinize geldiğinizde halkımıza söz verdiğimiz gibi Bozkurt’un inşasında çok ciddi bir aşamaya geldiğimize sizler de şahitlik edeceksiniz. Fazla söze gerek yok fotoğraflar anlatacak. Allah benzer afetlerden tüm ülkemizi ve insanlığı uzak tutsun, tekrar hayatını kaybeden, hem Sinop’ta hem Kastamonu’da hem de Bartın’da vatandaşlarımız hayatını kaybetti, hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Allah bir daha böyle afetler yaşatmasın. Cemiyet Başkanımız Erkan beyin şahsında da tüm gazetecilerimizi tebrik ediyorum, tarihe not düştüler” diye konuştu.

SERGİ, 25 HAZİRAN’DA ANKARA, 11 AĞUSTOS’TA BOZKURT…

"Bir Fotoğraf Binlerce Hikâye" sergisi, 25 Haziran'da Ankara Kızılay Metro Sanat Galerisi'nde, sel felaketinin yıl dönümü olan 11 Ağustos'ta da Bozkurt'ta ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. (Bülten)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER