‘2023, cumhuriyetimiz için bir varlık meselesi’

Zafer Partisi İl Başkanı Özcan Büyükşen, ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘2023, cumhuriyetimiz için bir varlık meselesi’
banner72

Zafer Partisi’nin birçok alanda çözüm önerisi olduğunu söyleyen Büyükşen, “Zafer Partisi, günümüzün Bandırma Vapuru'dur” dedi.

Ülkemizin çok zor ve tehlikeli bir dönem yaşadığına dikkat çeken İl Başkanı Büyükşen; “Bir yandan Türk ekonomisi serbest piyasa adı altında neo-liberal ideolojiye hizmetle batağa saplanmışken, 'yurtta barış, dünyada barış' politikasını terk eden, içeride uyguladığı kavga ve ayrıştırıcı dil ile seçmenini konsolide edip koltuk koruma derdine düşenler, dış siyasette de BOP'un eş başkanlığına soyunarak iktidar olup, komşumuz ulus devletlerin ABD tarafından küçük parçalara ayrılıp sömürülmesine hizmet etmişlerdir. Geldiğimiz noktada Suriye'de çıkarılan iç savaş sonucu Suriye’nin kuzeyinden getirilen 5,3 milyon Suriyeli sığınmacı ülkemize monte edilmiştir. Bunları ‘geri göndereceğiz’ vaadiyle alanlar, bugün göndermeyeceklerini açıkça söylemektedir. Uyguladıkları açık kapı politikasıyla içimize sokulan kaçak ve kayıtlı sığınmacı sayısı bugün 8 milyonu geçmiş durumda ve bu rakam ülke nüfusumuzun yüzde 10'u oranındadır. Ülkemiz 'örtülü bir istila'  ile karşı karşıyadır. Üstelik 900 bin sığınmacıya vatandaşlık verilmiş ve hala da verilmeye devam edilmektedir. Mardin’le Mersin arasındaki hatta 3 milyon kümelenen Suriyeli sığınmacılar burada çıkarılacak olan bir iç karışıklığın ana malzemesi olarak kullanılmaya hazır bekletilmektedir. Irak’ın kuzeydoğusunda sınırımızın hemen dibinde kurulan Irak Kürdistan Özerk Yönetimi, ardından Suriye'nin kuzeydoğusundan bombalanıp, Türkiye’ye gönderilen halkın boşalttığı alana yerleşen PKK ve PYD kontrolündeki yapılanmayla, İran ve Türkiye’den kopartılacak parçalarla oluşturmak istedikleri birleşik Kürdistan projesinin hem askeri hem de sosyo-kültürel alt yapı çalışmaları hızla devam etmektedir” dedi.

“SURİYELİLERİ 1 YILDA ÜLKELERİNE GÖNDERECEĞİZ”

Zafer Partisi’nin ekonomi, sanayi, teknoloji, tarım, eğitim, sağlık alanlarında çözüm önerileri olduğunu söyleyen Özcan Büyükşen; “Partimiz, her iki ittifakın tekelinde olan ana akım medyanın ambargosuna rağmen bulabildiği tüm mecralarda bu projelerini milletimizle paylaşmaktadır. Ancak Zafer Partisi’nin önceliği beka tehdidi olarak gördüğü Suriyeli sığınmacıların ülkelerine Türkiye’nin dostları olarak dönmesini sağlamaktır. Milletimiz yetki verdiğinde tüm sığınmacıları 1 yıl içinde ülkelerine göndereceğine söz vermektedir. Gönüllü-gönülsüz gidiş, entegrasyon ya da vatandaş yapmak Zafer Partisi’nin asla kullanmayacağı yollardır. Bize göre bu yollara girenler hürriyet ve itilaf zihniyetinin devamıdır. Biz ise İttihat-Terakki, Kuva-yı Milliye ve tam olarak Atatürk ruhundan geliyoruz. ‘Atatürk çizgisinde Türk milliyetçisiyiz’ dediğimiz ve 1924 Anayasasının ruhu olan ulus devlet yapısına ve Türk Milleti kimliğine sahip çıktığımız için bize ‘ırkçı ve orta çağ zihniyetli’ diyenlerin imzaladıkları, karanlık mahfillerce hazırlanan 6+1’lik mutabakat metninde, Kurtuluş Savaşı sürerken yapılan, yerel yönetimlere muhtariyet (özerklik) veren, saltanat ve hilafet devam ederken kabul edilen 1921 Anayasasına nasıl güzellemeler yaptıklarını, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra yapılan ve ulus devletin temellerini atan, Türk Milleti tanımını anayasasının öznesi haline getiren 1924 anayasası ve sonraki anayasaları dar kalıplı bulanların HDP ve diğer terör işbirlikçileriyle aynı noktada nasıl buluştuklarını gördük, okuduk” dedi.

“TÜRKÇÜLÜĞÜMÜZÜ YARGILATMAYACAĞIZ”

Büyükşen, şöyle devam etti; “Bize orta çağ zihniyetli diyenlerin Türk milliyetçilerinin omuzlarına binerek geldikleri makamlara oturunca ilk önce o milliyetçileri silkelediklerini de unutmuyoruz. Tıpkı bir zamanlar ‘gömlek değiştirdik’ diyerek kurdukları partilerinden, önce ulusalcıları, sonra liberalleri silkeleyen ve günümüzde siyasal İslam yüzlerini net olarak gördüklerimiz gibi. Kendine ‘hürriyetçi’ deyip, federasyon isteyen ayrılıkçılarla, Dersim lobicileriyle, ‘milliyetçilik bölücülüktür’ diyenlerle can ciğer olanların ne Atatürk’ü ne de cumhuriyeti anlayamayacakları açıktır. Emperyalistlere diz çöküp, ideallerine sahip çıkmada dik duramayanların Türkiye Cumhuriyeti'ni yaşatmada ve yeniden yeşertmede ne kadar dirayetli olacağını da milletimizin takdirine bırakıyoruz. Ancak; ılımlı İslam senaristlerinden figüranlık alanlara da Türklüğümüzü, Türkçülüğümüzü yargılatmayacağız. Çanakkale’de, Anafartalar’da şehit düşenler, Samsun’da, Amasya, Erzurum, Sivas, Ankara’da kurtuluş için boğuşanlar, Sevr’i Lozan’da yırtanlar ne kadar ırkçıysa biz de o kadar ırkçıyız. Ülkemizin örtülü istilasına, kaynaklarının sömürülmesine ve milletimizin çaresiz bırakılmasına sessiz kalmayacağız. Şehit dedelerinin kahraman ruhunu taşıyan değerli Kastamonulu hemşehrilerim; önümüzdeki ilk seçim 29 Ekim 2023'de 100. yılını kutlayacağımız cumhuriyetimiz için bir varlık meselesidir. Değerlendirmelerinizi yaparken ve kararınızı verirken evlatlarınızın nasıl bir ülkede yaşamasını istediğinizi düşünüp hareket etmek, bir parti taraftarlığından öte Cumhuriyetimizin ilelebet yaşaması ve vatanın bütünlüğüne sahip çıkılması kararlılığı ile siyaseti dizayn etmek sizlerin iradesindedir. Bu iradeyi en doğru biçimde kullanacağınıza inancımızla sizleri, günümüzün Bandırma Vapuru olarak gördüğümüz Zafer Partisi’nin Samsun yolcuları olmaya davet ediyorum.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER