banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
18 Ekim 2019 Cuma

Yıldız Akdemir’in eseri: KASTAMONU HİKÂYELERİ

18 Haziran 2019, 10:33
Yıldız Akdemir’in eseri:  KASTAMONU HİKÂYELERİ
Mehmet SAYAN

Yıldız Akdemir, Daday ilçemizin Akpınar Köyü’nde doğdu. İlkokul ve ortaokulu Araç’ta, liseyi Karabük’te bitirdi. Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Bölümü’nden 1977 yılında inşaat mühendisi olarak mezun oldu. Mezun olur olmaz üniversite ikinci sınıftan itibaren burs aldığı İller Bankası Genel Müdürlüğü’nde inşaat mühendisi olarak çalışmaya başladı. Memur dernekleri ve İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi yönetim kurulunda görev yaptı. 24 yıllık bir çalışma hayatından sonra emekli olarak Balıkesir’in Edremit İlçesi Altınkum Beldesi’ne yerleşti. “Cumhuriyete ve halkıma olan borcumu yazarak ödemek istiyorum” diyen Yıldız Akdemir’in Kategori Yayıncılıktan çıkan ilk eseri “Kastamonu Hikâyeleri”(1) Nisan 2019’da yayınlandı.

10 hikâyeden oluşan eser, Yıldız Akdemir’in önsözü ile başlıyor: “İnsanlığı doğuran kadını, kendisiyle yüzleştirme çabasıdır bu yazdıklarım. Kadınlara içeriden eleştiridir bu kitap” diyen Akdemir, yöresel dil kullanması ile ilgili olarak da: “Şiveye yabancı olanların okuma ve anlamada zorlanacaklarını biliyorum. Hatırım için buna katlanacaklarını umuyorum” diyerek bir nevi özeleştiri yapmış.



1983 yılında ilk “Şehit Şerife Bacı” hikâyesini yazarak Şerife Bacı’yı Kastamonu ve Türkiye kamuoyuna tanıtan, Kastamonu’nun en güzel meydanına Atatürk ve Şerife Bacı Anıt’ının dikilmesine, yurdun değişik illerinde yaklaşık otuz yere Şerife Bacı adının verilmesine vesile olan birisi olarak Şerife Bacı hikâyesinin değişik versiyonlarının yazıldığını gördükçe mutlu oluyorum. Bu eserde de Yıldız Akdemir’in yerel şiveyi kullanarak yazdığı “Şerife Bacı Bize Bakıyor” başlıklı bir hikâye var.

“Kahraman Akpınar, Sizindir Kırkpınar” hikâyesinde köylerinin suyunu almak isteyenlere karşı köylü hanımların direnişi işlenmiş. “Davullu Zurnalı Düğün ve İnsanlığın Ölümü” hikâyesinde Huriye’nin şanssız evliliği ve çektikleri; “Küçük Kız Ağlıyor”, “Yaktın Anam, Yaktın Beni” ve “Kayığımın Ayakları Balta Yarası” hikâyelerinde  yörenin orman köylerinde geçen kahramanlarının genellikle orman köylüleri ve ormancılar olduğu olaylar konu edilmiş.

“Daş Düşebülü Ayu Çıkabülü” hikâyesinde Osman’ın avlanma sırasında bulduğu ayı yavrusunu evine getirip, ona bakması, bağlanması, ama şikâyet üzerine yavruyu almaya gelen görevlileri ikna edip yavruyu bulduğu yere bırakması, ertesi gün yavruyu bıraktığı yere gittiğinde yavruyu donmuş olarak bulmasının üzüntüsü anlatılmış.” Akdemir, bu hikâyeyle ilgili olarak: “Kastamonu’nun haritada yerini bilmeyenin bile haberdar olduğu “Daş düşebülü ayu çıkabülü” esprisine bir göndermedir bu öyküm” diyor.

“Oğlunun Yürüdüğü Yolda, Soluduğu Havayı Öpen Kadına Saygı” hikâyesi, güzel ve sürükleyici bir hikâye. Bu hikâyede yazar, köylerimizdeki örf ve âdetleri, düğünleri işlemiş.  Sakine ile Hikmet evlendirilir. Ama gerdek gecesi Hikmet’i bir sürpriz beklemektedir. Sakine’nin başı keldir. O gece sonrasında Sakine’den evde herkes memnundur, herkes O’nu sevmektedir. Ama damat gelinden soğumuştur. Hikmet, askere gider ve babasına: “Dönüşümde Sakine’yi evde görmek istemiyorum” der. Hikmet askerde iken Sakine, ilk gecenin hatırası bir erkek çocuk doğurur. Ama bu çocuk bile Hikmet’i yumuşatamaz. Çocuğa Nahit adı konulur. Olanları öğrenen Sakine’nin babası, Sakine’yi alır ve baba evine götürür. Ama Nahit baba evinde kalmıştır… Yıllar sonra Nahit, görev yaptığı yerde o güne kadar hiç görmediği annesi ile ilgili gerçekle yüzleşir…

“Haykıra haykıra Susan Kadın” Gülistan’ın hikâyesidir. Gülistan, görev yaptığı hastanede hasta olarak yatan dokuz yaşındaki Hilâl’i sever ve O’nunla yakından ilgilenir. Hilâl’in oda arkadaşı Ayşe’nin dayısı pasta ustası İsmail sık sık yeğenini ziyaret gelir. Bu ziyaretler sırasında Gülistan ve İsmail yakınlaşır ve birlikte olmaya başlarlar. Gülistan, bir tesadüf eseri gittiği Gülhane Parkı’nda İsmail’i eşi ve çocuklarıyla görür. Gülistan’ı gören İsmail, elini eşinin omzuna atar ve Gülistan’a nisbet edercesine arsızca güler. O an Gülistan’ın gözlerinden iki damla yaş süzülür ve oradan uzaklaşır.

Yıldız Akdemir’i bu güzel eser için kutluyor ve yeni eserlerini bekliyoruz…

(1)   Kastamonu Hikâyeleri / Yıldız AKDEMİR

Kategori Yayıncılık / Örnek Mh. Udi Hasan Bey Sokak no: 27 D. 2

 Ataşehir- İstanbul  

 Tel: 0532 293 73 27/ Mail: kategoriyayincilik@gmail.com

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV