13 Ağustos 2020 Perşembe

YETER..!

24 Temmuz 2020, 10:40
YETER..!
Tuğçe Yerdelen
Kadın cinayetleri, kadına şiddet kısaca yaşananlar beni Nazım Hikmet Ran'a götürdü. Ne diyordu usta;                                                                                                                       "Ve kadınlar  
Bizim kadınlarımız;
Korkunç ve mübarek elleri
ince küçük çeneleri, kocaman gözleriyle 
anamız, avradımız, yarimiz...
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen,
ve dağlara kaçırıp uğruna hapis yattığımız,
kadınlar, 
bizim kadınlarımız…"
Kaç oldu saydınız mı? Ben sayamadım. Kaç kadın katledildi, vahşice, kaç? Türk Dil Kurumu (TDK)'ya baktım şimdi, bu acının tarifi var mı diye, bulamadım. Üzülüyorum desem az, canım yanıyor desem az, ne desem az. Ne zaman bitecek kadın cinayetleri? Asıl sorulması gereken soru belki de şu; kadın cinayeti, kadına şiddet, kadına zulüm bitecek mi? Tek suçu kadın olmaktı 27 yaşındaki Pınar Gültekin'in. Ne kadar güzel gülüyordu, tüm kadınlar gibi. Eski sevgili tarafından önce boğuldu, ardından elleri ve ayaklarından iple sarılarak varilin içine konuldu sonrasında da üzerine benzin döküp yakıldı. Bir insanın aklına sığmayacak kadar, hani ancak filmlerde bu olur dediğimiz şey yaşandı. Gerilimle, korku arası... İçim acıyor.. İşin daha da trajik yönü aynı gün bir kadın cinayeti daha yaşandı. Seher Fak öldürüldü, hem de oğlu tarafından. Annesini vuran oğul, cinayet sebebini ise: "Ben İstanbul'da yaşamak istiyordum, o ise Antalya'da. Bu yüzden tartışma çıktı. Ben de öldürdüm" diyerek açıkladı. Bir cana kıymak bu kadar basit işte. 

BAKAN SELÇUK'A ALKIŞ

Yaşananların ardından Milli Eğitim Bakanı (MEB) Prof. Dr. Ziya Selçuk, şu açıklamayı yaptı: "Kadına, çocuğa, insana şiddete hayır... Hayvanlara, tabiata şiddete hayır... Bunu bir imla kuralı öğretir gibi, 2 kere 2 dört eder gibi, gün 24 saattir, der gibi... Ekmek gibi, su gibi öğrenmemiz, öğretmemiz; şefkati, merhameti, sevgiyi nefes gibi teneffüs etmemiz lazım." 
Sayın Bakanımız Selçuk'un söylemini çok takdir ettim. Nihayetinde kökeni şiddetten gelen, cinayetlere bir bütün olarak bakmış. Umarım Bakanımız Ziya Selçuk'un dediği gibi; şefkati, merhameti ve sevgiyi öğreniriz. Fakat bunun içinde bir şeyler yapmalıyız. Mesela sanatçılarımıza çok görev düşüyor, özellikle kadın sanatçılarımıza. Bir araya gelip kamuoyu oluşturabilirler. Üzerinden prim yapmayacakları, reklama dönmeyecek sahiden meselenin çözümüne yönelik bir çalışma, yapılabilir. Yoksa sosyal medya üzerinden "tüh, vah" demenin ne anlamı var. Eğer cinayetler "tüh, vah" demekle çözülseydi, tüm Türkiye hep bir ağızdan "tüh, vah" derdik. Ama yorum yaparak, sözde acı göstermeleriyle bu durum çözülmez. Ayrı ayrı kadın derneklerinin, platformların açıklamalarıyla da bu durum çözülmez. Radikal ve gerçekçi çözüm bulunmalı. Hiç değilse cezalar ağırlaşmalı, caydırıcılığı artmalı ki cinayetlerin önüne geçilebilirsin. Bir gün ama yakın gelecekte bir gün olsun bu, öyle bir Türkiye'de uyanalım ki cinayetlerin kara bulutu ülkemizi terk etsin…

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV