Yeni 'el işi'

Bizler, bundan 10 yıl evvel; evlerimizde televizyon seyrederken, dostlarımıza ziyarete gittiğimizde elimiz boş kalmadı. Ha şimdi de kalmıyor ama şimdikiyle üretmiyor, tüketiyoruz.

Bazen telefonu elimize aldığımızda sosyal medyada gezinirken, birbirinden garip videolar, birbirinden ilginç paylaşımlar görüyoruz. Özellikle bizim nesil, teknoloji ve telefonla sonradan tanıştığı için, biraz da acemi kalmıyoruz değil…

Elimizden telefon düşmüyor, elimizden düşse de kulağımızın birini ona emanet ediyoruz. Bundan 10-20 yıl evvel, misafirliklerde elimizde meşgul olduğumuz el işleriyle çocuklarımıza, sevdiklerimize bir şeyler örerdik. Kimisi havlu kenarıyla meşgul olurken, kimimiz de torunlara bere örerdik. Şimdi ise, sosyal medyada vakit öldürmekten öte geçmiyoruz.

Eskiden sobanın etrafında toplanan aile bireyleri, bugün her odada bulunan petekle birlikte bağımsızlığını ilan ederken, bir de bunun üstüne telefon geldi mi 'demeyin keyfimize...'

Hali hazırda eşlerinin doğum günlerini bile yan yana olduğu halde sosyal medya hesaplarından kutlayan eşlerin olduğu, özel günlerin 'gösteri günleri'ne dönüştüğü günümüzde; her geçen gün birbirimizden uzaklaşıyoruz.

Sevgimizi bile dile getirirken, önce uzaya sinyalleri gönderiyor, oradan da karşımızdakinin telefona o imgeleri düşürüyoruz.

İletişim çağında iletişemiyor. Birbirimizi anlayamıyoruz.

Sizlerden ricam; kendimizi teknoloji diyetine başlatalım. Günde bir kaç saat olsa da; telefonlarımızı elimizden bırakıp, ailelerimizle, arkadaşlarımız 'saf vakit' geçirelim. Araya birilerinin girmesine izin vermeyelim.

Çok kısa bir süre için görüştüğümüz dostları, telefonumuzdan gelen bildirimlere heba etmeyelim.

Hani yazının başında dedim ya, eskiden 'el işi' örerdik diye, şimdi de teknolojik 'el işi'yle vakit geçiriyoruz.

YORUM EKLE