'Kastamonu’yu kitre bebeklerle tanıtmak istiyorum'

El sanatları çalışmaları yapan Sümeyra Maden, kitre bebekler ile Kastamonu’yu tanıtmak istiyor

'Kastamonu’yu kitre bebeklerle tanıtmak istiyorum'

 

'Kastamonu’yu kitre bebeklerle tanıtmak istiyorum'

El sanatları çalışmaları yapan Sümeyra Maden, kitre bebekler ile Kastamonu’yu tanıtmak istiyor.  2012 yılından bu yana el sanatları üzerine çalışmalar yapan Maden, atölyesinde kitre bebekler üretiyor. Ürettiği oyuncak bebeklerin tamamen yöresel ürünlerden olduğunu anlatan Maden, Sinop, Kastamonu, Erzurum gibi yörelere ait el yapımı bebekler yaptığını dile getirdi. Yaptığı el işi bebekleri şu anda satmadığını kaydeden Sümeyra Maden, farklı el sanatları ürünleri de yaptığını söyledi.

“AZDAVAY BEBEĞİNİ YERİNDE DOKUMAK İSTİYORUM''

İlk kitre bebeğini üniversite yıllarında yaptığını aktaran Maden, daha iyi tasarlanmış bebekler yapmak için uğraş verdiğini kaydederek; “Tüm kumaşları araştırıyorum. Bayburt yöresine has bir dokumayı alıp üzerine ebru çalışması yaptım. Özel bir dokuma olduğu için de alabilmek için çok uğraştım. Kumaş araştırmasına giriyorum. Bulabildiğim en iyi kumaşları temin edip onlarla çalışmak için çabalıyorum. Kumaşları düz bulup üzerlerine işlemeler yapıyorum. Kısa bir süre önce işlediğim Sinop bebeğinin üzerinde kullandığım keçi yününden kumaş ve dokuma 100 yıllık. Azdavay bebeğini gidip yerinde dokumak istiyorum. Şu anlık bir proje daha var. Yöresel bir çalışma olarak Araç’tan bir aile fotoğrafı istendi, onu kitre bebeklerle yapacağız. Bebek yapımında daha güzel durduğu için hazır saç kullanıyorum. Sinop, Kastamonu, Erzurum gibi ülkemize ait yöresel çalışmaların yanı sıra farklı ülkelere ait çalışmaları da geliştirmeyi düşünüyorum” dedi.

“AMACIM KADINLARA DESTEK OLMAK”

2012 yılında mesleğine başladığını söyleyen Maden, 2018’den bu yana ise üniversite öğrencilerine ders verdiğini anlattı. Öğrencilere el işi hediyelikler yapmayı öğrettiğini ifade eden Sümeyra Maden; “İhtiyacı olup kimseye söyleyemeyen, kendi kazancıyla bir yerlere gelmeye çalışan bir sürü öğrencim var. Onları gördükçe bir şeyler yapmak istedim. Destek olunacaksa bu şekilde olunması gerekiyor. Atölyeden elde ettiğim kazancın bir kısmını da ihtiyacı olan insanlara ulaştırmayı düşünüyorum. Ben verdiğim derslerden kazandığım ücretin de çoğunu ihtiyacı olan insanlara ulaştırmaya ya da hediyeleşmede kullanmaya çalışıyorum. Çünkü insanlarımız artık hediyeleşmeyi unuttu. Benim amacım ev hanımı olup mesleği olmayan, eşi zorunlu şartlarda çalışan ve mevsimlik işler bulabilen kadınlara destek olmak” diye konuştu.

“ÖĞRENCİLERİM, KENDİLERİNE HAYRET ETTİ”

Kitre bebek çalışmalarına çevreden olumlu tepkiler geldiğini aktaran Maden; “Aynı şekilde hâlâ görüştüğüm hocalarım, kurs arkadaşlarım, meslektaşlarım, çevremdeki insanlardan da güzel destekler gördüm. İnsanın olduğu yerde saymak yerine daha fazla istemesi gerekiyor. Yapmak, başarmaya giden yoldur. İnsan başarmayı istedikten sonra bir şeyler yapabilir. Kendinin farkında olmayan, bu tarz çalışmalar yapamayacağını düşünen öğrencilerimin yapabildikleri şeyler karşısında kendilerine hayret ettiklerini gördüm. Ben kitre bebekler üzerinden satışa henüz başlamadım ama seramikleri ebruyla kaplayıp satışa sunmuştum. Çocuklar için seramik üzerine ebru çalışması kâğıttan daha kolay oluyor” ifadelerini kullandı.

“KİTRE BEBEK GELENEKSEL KALMALI”

İlk kursunu ebru üzerine açtığını belirten Sümeyra Maden, şunları söyledi; “İlk önce ortaokul öğrencilerine kurs verdim. Sıkıldıklarını görünce onların da sevebileceği farklı bir şeyler yapmak istedim ve sevdirdim. Hâlâ görüştüğüm, kurs isteyen öğrencilerim var. Belli meslekler vardır, sadece onun üzerine gidilmesi gerekir. Ama bazı mesleklerde de sadece birinin üzerinde kalırsanız ne öğrenciye sevdirebilirsiniz, ne de o mesleği yapabilirsiniz. Bazı, gelenek olarak kalmamalı. Ebru tekniğiyle suyun üzerinde resim yapan hocalarımız var. Kastamonu’da yalnızca gelenekseller üzerinde durulduğunu gördüm. O işlemeleri, desenleri bir objenin üzerinde kullandığınızda gelenekselliğe zarar gelmiyor aslında. Ama kitre bebek geleneksel kalmalı. Kumaşından, ayakkabısına kadar araştırılıp geleneksellik üzerinde devam etmeli, ben de bunun için çabalıyorum. Etli ekmek yapan Kastamonu kadını, geleneksel aile yapısı gibi çalışmalar da yapacağım. Hem Kastamonu’yu tanıtmak, hem de yöresel değerleri daha fazla ve çeşitleriyle duyurmak olacak. Kültürümüzde gündemde olan geleneksel şeylerden çok daha fazlası var.” (Zehra Beyza Güler)

Güncelleme Tarihi: 19 Mart 2021, 10:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER