‘Bilgi ve tecrübemi Kastamonu’ya taşıdım’

KASTAMONU’DA GİYİM SEKTÖRÜNÜN ÖNDE GELEN İSİMLERİNDEN ARDA ACAR:

‘Bilgi ve tecrübemi Kastamonu’ya taşıdım’

Kastamonu’da ‘giyim’ denince ilk akla gelen firmalardan olan ‘Arda Acar’ Mağazaları’nın sahibi iş adamı Arda Acar, kendi adıyla kurduğu mağazaların sektördeki başarı sırrını anlattı. İlk olarak 2006 yılında Barutçuoğlu AVM’de açtığı mağaza ile sektöre giren Acar, kısa zamanda Karabük, Safranbolu ve İstanbul’da da açtığı şubeler ile giyim sektöründe aranan markalar arasına girmeyi başardı.

Sektörüne tabandan girdiğini söyleyen Arda Acar; “Daha önce Ankara’da bir mağaza çalışanıydım. İlerleyen zamanda mağaza sorumlusu oldum ve daha sonra da 5-6 şubesi olan bir markanın mağazalar sorumluluğunu yaptım. Bilgi ve birikimimi Kastamonu’ya geldiğimde burada uyguladım ve başarılı oldum” dedi.

KARABÜK’TEN İSTANBUL’A, SAFRANBOLU’DAN KASTAMONU’YA 7 ŞUBE

Karabük Kares AVM, Safran Park AVM, Küçükçekmece Sefaköy Armoni Park, Zeytinburnu Olivyum AVM, Kastamonu Plevne Caddesi ve Kastamonu Kuzeykent’te açtığı mağazalar ile şube sayısını 7’ye yükselten Arda Acar, başarısının sırrını her zaman doğru ve dürüst çalışmak olarak nitelendirdi. Acar ayrıca, muhasebenin de çok önemli olduğunu vurgulayarak, giyim sektörünün yanı sıra kafe sektörüne de yatırım yaptıklarını, hali hazırda iki kafe markası ile çalıştıklarını, iki veya üç tane daha farklı illere şube açabileceklerini söyledi.

“BAYAN GİYİMİNDE MODA SIK SIK DEĞİŞİYOR”

Kafe sektörünün daha karlı ve daha kolay olduğunu söyleyen Arda Acar; “Kafede menü belli, çay, kahve vs... sattığınız ürünler belli. Bunun üzerinde çalışarak uzmanlaşabilirsiniz. ‘En iyisi nasıl yapabilirim’ bunu bularak vatandaşa sunabilirsiniz. Ancak bayan giyiminde her sezon, hatta her hafta değişen bir moda trendi var. Renkler, modeller değişiyor. Bunu yakalamak oldukça zor, yani menümüz belli değil, belli olmayan bir menü üzerinde çalışmakta oldukça zor” dedi.

“HEDEFLERİMİZ ARASINDA ‘ÇOK BÜYÜMEK’ YOK”

Günün koşullarına ayak uydurmanın çok zor olduğunu dile getiren Acar, hedefleri arasında çok büyük olmadığını, ancak elindekilere sahip çıkarak en iyi şekilde çalışmalarını gerçekleştireceklerini söyledi. Bayan giyim sektörünün günümüz koşullarında çok zor ve devamlı değişen modaya ayak uydurmanın zor olduğunu kaydeden Arda Acar; “Fiyat politikasını istikrarlı bir şekilde devam ettirmek çok güç. Hammaddeye ulaşmak her geçen gün daha da zorlaştı. Ülkemiz, maalesef hammadde açısından dışarıya bağımlı, bundan dolayı dolar kurundaki hareketlilik direkt sektörü etkiliyor, fiyatlarımıza yansıyor. Çok hareketli bir fiyat politikası izlemek zorunda kalıyoruz. Vatandaşımızın da alım gücü maalesef aynı şekilde yükselmiyor. Bu sebeple satışlarımızda da istikrarsızlık oluyor” ifadelerine yer verdi.

“BİZİ BURAYA KASTAMONULAR GETİRDİ”

Her türlü bayan giyim ve aksesuar ürününü bayanlara doğru zamanda, doğru fiyat politikası ile sunmaya çalıştıklarını ifade eden Acar, ‘Arda Acar’ markasının Kastamonu’ya farklı bir heyecan getirdiğini belirterek; “Bizi buraya Kastamonular getirdi. Bunu her zaman, her yerde dile getiririm ve bununla gurur duyarım. Onlar sayesinde yerel bir marka olduk ve dışarıya açıldık. Sunduğumuz ürünlerin neredeyse hepsini kendi etiketimiz ile ürettiriyoruz. 15 ile 40 yaş arasında hedef kitlemiz var. Bu yaş aralığındaki bayanlar, mağazalarımızda tişört, pantolon, kazak, hırka, mont, çanta ve aksesuar ürünleri bulabiliyor. Öz sermayesiyle işe devam eden, vadeli çalışmayan ender firmalardan biriyiz. Pandemi döneminde de bundan dolayı çok zarar görmedik. Kapanmalardan sonra kaldığımız yerden devam ettik” diye konuştu.

“HER İLE ŞUBE AÇABİLİRİZ”

Bugün geldikleri noktada her ile mağaza açabilecek düzeyde bilgi ve birikime sahip olduklarını vurgulayan işadamı Arda Acar, bunu sağlayabilecek ekonomik gücünün ve piyasada da o kadar güvenirliklerinin olduğunu ifade etti.

Acar, son olarak şunları söyledi; “Ancak bazen oturup düşünüyorum, ‘yapabilir miyiz’, ‘evet yapabiliriz’, ama bu sefer kendimize, ailemize ve çevremize zaman ayıramayacağız. Hayatımız hep iş oluyor. Bir salgın dönemi yaşadık, hala devam ediyor. Arkadaşlarımızı, eşimizi, dostumuzu kaybettik, bir sürü vatandaşımızı kaybettik. Sonra düşünüyorsunuz ‘ölümlü dünya, çok da yıpranmaya gerek yok, elimizdekilere sahip çıkalım, onların hakkını verelim yeter’ diyorsunuz.” (Doğru Eksen) Bu bir reklamdır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER