Müzik indir

01 Mart 2021 Pazartesi

'Milletin cebinde para yok'

Üniversite mezunları işine (!) bakıyor

19 Ocak 2021, 10:26
Üniversite mezunları işine (!) bakıyor
Gülbahar Özdemir
 

Türkiye’de devlet ve vakıf olmak üzere 209 adet üniversite var. Her şehirde üniversitelerimiz bulunuyor. Hatta şehirleri geçtim, 5 bin nüfuslu ilçelerimizde bile fakültelerimiz, meslek yüksekokullarımız mevcut. Bu da milyonlarca üniversite öğrencisi, ihtişamlı ve devasa kampüsler, donanımlı binalar ve daha neler neler demek... Fakat üniversitelerin bolluğu ile yeni sorunlar da ortaya çıkıyor; üniversite mezunu işsizler… Artık ‘okuyor musun?’ diye sormak suç oldu. Herkes üniversite okuyor, bu da soru mu şimdi… 8 milyonu aşkın üniversite öğrencisinden bahsediyorum. Onca emekle, çalışıp, didinip her yıl yeni bir adla piyasaya sürülen sınavlara giriyor ve bir meslek sahibi olma ümidiyle üniversiteye başlıyor. Ama mezun olduktan sonra, ya mesleğini yapamıyor, ya da branşı dışında işlerde umut arıyor. ‘Ekmek aslanın ağzında’ tabiri az kalıyor; ‘ekmek aslanın midesinde’… Belgesellerden alışık olduğumuz Serengeti’deki mücadeleler gibi bir çarpışma başlıyor.  Okul bitiyor, yine bir sınav maratonu başlıyor, buyur buradan yak! Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) genç zihinler, aydınlık bir gelecek için ter döküyor. Gün geliyor bir baltaya sap olamıyor, eli boş kalıyor. Kimisi kendi branşını çoktan kafadan çıkarıyor; polislik, bekçilik, askerlik gibi herhangi bir üniversite mezunun başvurabildiği mesleklere yöneliyor. Kimisi de alanı dışında asgari ücretle bir işte çalışıyor. Sayısı her geçen gün artan zincir marketlere yeni neferler ekleniyor.Ya bu deveyi güdeceksin, ya da bu deveyi güdeceksin, başka bir şansın yok deniliyor…

***

Lakin burada bir istihdam problemi var. Artık üniversiteye ulaşmak, kazanmak, okumak, eskiye göre kolay… Bu durum eğitimdeki kalitesizliğin yanı sıra istihdam problemi de oluşturuyor. İlk başta dediğim gibi: 81 ilin hepsinde, alelade bir ilçede bile o üniversiteyi görebilirsiniz. Velhasıl, herkesi okutursan da onlara;‘bizim inşaat işçisine de ihtiyacımız var, marangoz da lazım, sanayi ustası da olur, temizlikçiye de ihtiyacımız var’ diyemezsin. Yani biz, üniversiteleri banknot şeklinde görmeyip de; bir eğitim üssü olarak bakarsak, hiçbir sorun olmayacak. Bir ilçeyi veya yeri kalkındırmak adına, canlandırmak amacıyla; üniversite kartını oynarsanız, işin içinden çıkamazsınız. Üniversite demek; gelecek demek. Ülkenin çarklarını döndürecek, yeni bireyler demek. Geleceğimize ne kadar umutla bakarsak; o kadar endişesiz yarınlara ulaşabiliriz.

***

Öğrenci, polisine ‘katil’ demez!

Üniversiteler neden dağın başına kuruluyor? Birçok nedeni var, bence en büyük nedenlerinden birisi de; gücü zapt etmek adına, kontrol açısından. Çünkü ülkemiz uzun zamanlar, üniversite karışıklıkları ve sokak eylemlerinden çok çekmiş... O nedenle üniversitelere her daim bir önyargıya maruz kalıyor. Öğrenci grupları, kitleler, örgütler ve nicelerini barındıran bu özerk yapı, tedirginlik oluşturuyor. Keşke üniversitelerimiz verilen eğitimlerle, başarılarla gündeme gelse…

Geçtiğimiz günlerde sözde Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri bir eylem tertip etmişler. Yeni “atanan” rektör nedeniyle… Melih Bulu, siyasi kimliğiyle olumsuz manada hem medyanın hem de belli bir kesimin hedefi haline geldi. Öğrencilerde doğal olarak bir tepki gösterdiler. Ancak eylemlere çeşitli gruplar, terör örgütü sempatizanları, DHKP-C militanları da serpiştirildi. Polisimize “katil” diyecek kadar ileriye giden, bu kendini bilmezlerle, yan yana eylemin içerisinde duran öğrenciler ne kadar masumdur? Benim bildiğim öğrenci, polisine katil demez! Bu protestolar rektöre ve onu atayana yapılır. Ancak bu, partizanlar ile kol kola mı yapılır? İlginç doğrusu… Ortada bir usulsüzlük olduğu aşikar, ancak orada gerçekten eylem yapan öğrencilerin olması gerekirdi. Bir takım marjinal örgüt, STK ve kuruluşların; ‘eylem mi var, hemen katılalım, ortalığı ayağa kaldıralım’ diyerek damladığı ve farklı bir doğrultuya giden bir eylem şeklinde olması gerçekten endişe verici. Sonuçta bir usulsüzlük var ise de, hak aramanın başka yolları da var. Seslerini duyurmak adına bir duruş ortaya koyulabilir. Olaysız, müdahalesiz sadece meselelerin gündeme taşındığı bir eylem yapmak, çok mu zor? Belli ki zor...

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV