Müzik indir

19 Ocak 2021 Salı

‘Halk perişan halde’

‘Türkiye’nin yaralarını saracağız’

DEMOKRASİ ve Atılım (DEVA) Partisi Olağan 1’nci Kastamonu İl Kongresi, Genel Başkan Ali Babacan ve parti teşkilatının önemli isimlerinin katılımıyla gerçekleştirildi

23 Kasım 2020 Pazartesi 10:20
‘Türkiye’nin yaralarını saracağız’
 

KASTAMONU İL KONGRESİNDE KONUŞAN DEVA PARTİSİ GENEL BAŞKANI ALİ BABACAN:

‘Türkiye’nin yaralarını saracağız’

DEMOKRASİ ve Atılım (DEVA) Partisi Olağan 1’nci Kastamonu İl Kongresi, Genel Başkan Ali Babacan ve parti teşkilatının önemli isimlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Belediye Konferans Salonu’nda yapılan kongrede; DEVA Partisi’nin ilimizdeki yapılanmasının ilk il başkanı, tek liste ile seçime giren Hüseyin Canal oldu. Kongreye; Genel Başkan Ali Babacan, Ülkem Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şefik Elmacı, CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin, İYİ Parti İl Başkan Yardımcısı Neşet Alturan, DEVA Partisi’nden önemli isimler ve çok sayıda partili katıldı. Divan Başkanlığını Bünyamin Ünlü, yardımcılığını ise Emre Altun’un yaptığı kongrede katip üyeliklerini de DEVA Partisi Karabük İl Başkanı Yusuf Aydın ve Yasemin Salcı gerçekleştirdi.

CANAL; “MEVCUT HÜKÜMET UMUT VAAT ETMİYOR”

Kongrede ilk olarak; DEVA Partisi İl Başkanı seçilen Hüseyin Canal konuştu. Ülkede sorunların ve umutsuzlukların çoğaldığını vurgulayan İl Başkanı Canal; “Olağanüstü günlerden geçiyoruz. Dünya tarihinin yüzyıllar içinde yaşadığı felaketleri beklide 21’nci yüzyılın ilk çeyreğine sığdırmış bulunmaktayız. İsterse Türkiye özelinde isterse de Kastamonu özelinde bakıldığı zaman azımsanmayacak meselelerle karşı karşıya olduğumuz inkar edilemez bir gerçektir. Geçmişte ülkemizde bir takım problemlerle baş etmesini bildik ancak sorunların artarak süreceğine dair umutsuzlukların çoğaldığını ve insanların kaygılı olduğuna şahitlik etmekteyiz. Bu aşamada mevcut hükümet maalesef bir umut vaat etmiyor. Hukuk reformu söyleminin gerçekleşmesini can-ı gönülden istiyoruz. Ancak aynı sözler 2019 seçimlerinin Mart ayı öncesinde de söylenmişti. Bugüne kadar bir adım atılmadı bilakis mahkemeler üzerindeki baskılar artarak devam etti” dedi.

BABACAN; “BU ÜLKE; MAFYA BABALARIYLA, SUÇ ÖRGÜTLERİYLE YÖNETİLEMEZ”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise, AK Parti’nin 18 yıl önce ‘altta kalanlar’ adına yola koyularak geniş bir kesimin desteğini aldığını belirtti ve şu şekilde devam etti; “Peki geniş toplum kesiminin gerçekte istediği Türkiye acaba bugünkü Türkiye miydi? Bugünkü Türkiye’nin hayalini mi kuruyordu iktidar partisini destekleyenler? Mafyanın, çetelerin, suç örgütlerinin ulu orta tehditler savurduğu bir ülke miydi istedikleri? Bakın, daha birkaç gün önce, küçük ortağın talebiyle cezaevinden çıkması sağlanan bir suç örgütü yöneticisi, bir siyasetçiyi hedef aldı. Suçluluğu mahkemelerce sabit bulunmuş bir suç örgütü yöneticisi bir siyasetçiyi tehdit etti. Çok ağır hakaretlerde bulundu. Ardından ne oldu? Her konuda hemen anında açıklama yapan Cumhurbaşkanından bir ses duydunuz mu? Duymadınız. Çünkü iktidarın küçük ortağı hızlı bir şekilde suç örgütü yöneticisine sahip çıktı. Açıkça suç işleyen birine arka çıktı. Hakkı, hukuku, adaleti unuttuklarını biliyorduk da böyle apaçık şekilde suçtan yana, suçludan yana tavır alacaklarını düşünemezdik. Bu ülke; mafya babalarıyla, suç örgütleriyle yönetilemez arkadaşlar. Çok açık söylüyoruz: Meşru siyasi yollarla, halkın oylarıyla seçilmiş kişilerin tehdit edilmesine, hele hele böyle suç örgütü yöneticileri tarafından tehdit edilmelerine göz yummayacağız.”

“EKONOMİYİ BATIRDILAR”

Ülke ekonomisinin son 20 yılın en kötü döneminde olduğunu savunan Babacan; “Milletimiz fakirleşiyor. Enflasyon durdurulamıyor. Merkez Bankası rezervleri tükendi. Bu memleketin 130 milyar dolardan fazla dövizini, kendi şahsi inatları uğruna çöpe attılar, üstüne bir de 44 milyar dolar borçlandılar. En son rakamlar arkadaşlar, Merkez Bankası’nın döviz rezervi eksi 44 milyar dolar, düşünün. Merkez Bankası açıyor kasayı gösteriyor “bak dövizim var” diye ama bu dövizden 44 milyar dolar daha fazla piyasaya borcu var. Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde Merkez Bankası Başkanını değiştirdiler. Ardından Hazine ve Maliye Bakanı ortadan kayboldu. Şaka değil ha, hâlâ nerede olduğunu kimse bilmiyor. Bakan bir anda buharlaştı. Tabii Cumhurbaşkanının yakın akrabası olunca, tek soru sorulamadan ne oldu ne bitti anlaşılmadan kaybolma lüksü de var. Ama biz bunu kabul etmeyiz arkadaşlar. Önce ne oldu Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi Türkiye’de yürürlüğe girdi, uygulanmaya başlandı. Yine aynı günlerde en yakın akraba hazinenin başına getirildi ve iki yılda ülkenin ne halden ne hale geldiğini, esnafımızın nasıl perişan olduğunu, emeklimizin, memurumuzun işçimizin, çalışanlarımızın gelir seviyesinin nasıl kaybolduğunu hep beraber görüyoruz, izliyoruz. Devletin hazinesinin başında duran kişi, bir anda yok olamaz. Kaybolamaz. Ekonomiyi batırdılar, şimdi de bir bakanı ortadan kaybedip bu işi unutturalım diyorlar” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞ ENFLASYONU GAYET İYİ BİLİYOR”

Dünyadaki bütün merkez bankaları içerisinde en yüksek faizi uygulayan merkez bankalarından birisinin Türkiye Merkez Bankası olduğunu savunan Ali Babacan, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Faizler sıfır, eksi bilmem ne, Türkiye’de tam yüzde 15 ödeniyor şu anda. E hani faiz enflasyona sebep oluyordu? Ne oldu? Enflasyon düşük mü? Bakın buraya gelmeden önce, Kastamonu merkezde şöyle bir esnafımızla selamlaştık, dolaştık. Lokanta sahibi, restoran sahibi arkadaşlardan duyduğum ifade şu; ‘Bir teneke yağ, tam iki katına çıktı fiyatı.’ Enflasyon yüzde 11, yüzde 12 TÜİK öyle açıklıyor. Dalga geçiyorlar inanın. Esnafımız, TÜİK’in açıkladığı yüzde 11, yüzde 12 enflasyonla dalga geçiyor. ‘Kimi aldatacaklar?’ diyorlar, ‘kime anlatacaklar?’ diyorlar. ‘Biz yaşıyoruz, ben aldığım malzemenin fiyatını biliyorum, ödediğim parayı biliyorum.’ Onlar kendi evine artık alışveriş etmiyor olabilir ama vatandaşımız kendi evlerinin alışverişini kendileri yapıyor, onun için enflasyonu gayet iyi biliyor. Kaç tane Merkez Bankası başkanını görevden aldınız, kaç bakana iftiralar attınız. Meydanlarda yuhalattınız. Şimdi neden faizi arttırıyorsunuz? Enflasyon çok düşüktü de enflasyon daha da yükselsin diye mi faiz arttırdınız? Çünkü ne diyordunuz; Yıllardır inatla, ısrarla ‘faiz sebeptir, enflasyon sonuçtur,’ diyordunuz. Yani faizi düşür enflasyon da düşer. O zaman niye düşürmediniz faizi?”

“EKONOMİYİ ŞAHSİ İNATLARI, HIRSLARI UĞRUNA DİBE ÇAKTILAR”

Merkez Bankasındaki döviz rezervlerini, mevcut hükümetin azalttığını iddia eden Babacan; “Yangın büyüyünce de ne oluyor? Bir bardak suyla sönecek yangın, artık tankerler dolusu sularla ancak söndürülüyor, sonunda da arkaya koca bir enkaz kalıyor. Değerli arkadaşlar, Merkez Bankasındaki döviz rezervlerimizi erittiler. O rezervler bir kişisel inat uğruna harcanacak kadar ucuz muydu?
O rezervler, bu milletin alın teriydi. Bu milletin helal kazancıydı. Bir inat uğruna öylece yakılabilir mi, kül edilebilir mi? İki yılda, Partili Cumhurbaşkanı, yakın akraba beraberce yaptılar bu işi. Ama yaktılar, yok ettiler, kül ettiler. ‘Ekonomimiz uçuyor’ diyenlerin bizzat kendileri, ekonomiyi işte böyle şahsi inatları, hırsları uğruna dibe çaktılar. Değerli arkadaşlar, bir başka önemli problem de israf. Bu devlet kaynaklarının israfı var ya, işte bu ülkeyi bu hale düşürdü. Bakın ben ve arkadaşlarım bıraktığımızda, toplam bütçe açığı bu devletin 24 milyar liraydı, bu yıl ne kadar biliyor musunuz? 239 milyar lira. 10 kat bütçe açığı var bu ülkenin şu anda. Niye? Beceriksizlik, israf ve kötü yönetim” dedi.

“ÜLKEMİZİN DOĞRU VE İYİ YÖNETİMİ İÇİN DEVA PARTİSİ HAZIR”

Tüm Türkiye’de DEVA Partisi yapılanmasının büyüdüğünü dile getiren Ali Babacan, şu ifadeleri kullandı; “Bu milletin çalışkan ve fedakâr evlatları, DEVA Partisi’nin genç kadroları, ehliyet ve liyakat sahibi kadroları bu ülkeyi layık olduğu şekliyle yönetecek. Türkiye’de hukukun üstünlüğünü tesis edecek kadroların DEVA Partisi kadroları olduğunu tüm Türkiye biliyor. Bugünkü iktidar da biliyor. Türkiye’de toplumsal barışı sağlayacak kadroların DEVA Partisi kadroları olduğunu da tüm Türkiye biliyor. Bugünkü iktidar da biliyor. Türkiye’nin ekonomisini düzeltecek kadroların, DEVA Partisi kadroları olduğunu tüm Türkiye biliyor. Bugünkü iktidar da biliyor. Bugünkü iktidar, ekonominin ve hukukun iyi dönem örneklerini verirken hep bizim işin başında olduğumuz günlerden bahsediyor. Kimse merak etmesin, ülkemizin doğru ve iyi yönetimi için, halkımızı refaha erdirmek için, DEVA Partisi hazır.”

“DAHA KÖTÜ GÜNLER BİZİ BEKLİYOR”

Salgın sürecinin iyi yönetilemediğini de savunan Genel Başkan Babacan; “Çok açık söylüyorum; korona virüs salgını, pandemi dönemi bu ülkenin her alanda iflas ettiğini çok acı şekilde bize gösteriyor. Vaka sayısı açıklanmıyor. Kaç kişini her gün bu hastalığa yakalandığı bilgisi kimseyle paylaşılmıyor. Dünyada böyle bir ülke daha yok arkadaşlar. Üzülerek bir kez daha tekrar ediyorum: acil ve etkili tedbirler alınmadıkça daha kötü günler bizi bekliyor. Hazineyi boşaltıp, ülkeyi borç batağına soktukları için, pandeminin zararlarını telafi etmek için ekonomik önlem de alamıyorlar. Gelişmiş ülkeler gibi ‘siz yeter ki sağlığınızla ilgilenin’ diyerek hibeler, destekler veremiyorlar. Bildikleri sadece borç vermek. Esnafın zaten borcu var, vergi ödemesi var. Vadeler çok kısa, ilave kredi veriliyor faiz var ve vadeler çok kısa. Bu eski borçların, özellikle küçük işletmeler için eski borçların çok uzun vadeye yayılması lazım. Üstelik ilk 1 yıl, 2 yıl hiç ödeme olmaması lazım” şeklinde konuştu.

“ÜLKEMİZİN KALKINMASINI SAĞLAYACAĞIZ”

Kastamonu’nun tarih boyunca en güzide şehirlerden biri olduğuna işaret eden Ali Babacan, bugünlerde ise sahipsiz kaldığını savundu. Genel Başkan Ali Babacan, sözlerine şu şekilde devam etti; “Kastamonu da bu kötü yönetimi iliklerine kadar hissediyor. Tosya pirinci, Taşköprü sarımsağı tüm şanına rağmen yanlış politikalar yüzünden ithal ürünlerle mücadele etmek zorunda kalıyor. Artan maliyetler çiftçimizi eziyor. Üreticilerimiz ve ürünlerimiz korunmuyor. Döviz kuru arttıkça girdi fiyatları artıyor. Çiftçilerimizin maliyetleri artıyor, ama ülkeyi yönetenler destek yerine çiftçilerimizi daha çok borçlandırarak kredi batağına sokuyor. Biz DEVA Partisi olarak, çiftçilerimizin gelirlerini öngörülebilir ve istikrarlı kılmayı hedefliyoruz. Tarımda kendi kendimize yetebilmeyi sağlayıp ihracat yaparak çiftçimizi refaha erdirebileceğimizi biliyoruz. Nitelikli tarım faaliyetleri ve verimli meralarda yapılacak hayvancılık ile hem bölgemizin hem de ülkemizin kalkınmasını sağlayacağız. Biz, öncelikle bu bereketli toprakların endemik bitkilerini, hayvan türlerini, balık türlerini tespit ve ıslah etmeyi hedefleyeceğiz. Çiftçi, sanayici ve üniversitenin iş birliği ile tarım ve hayvancılığı teknoloji ile buluşturacağız. Tarımı, hayvancılığı, sebze ve meyve üretimini koruyacağız, destekleyeceğiz, teşvik edeceğiz.”

“KASTAMONU TURİZM GELİRİ ELDE EDEMİYOR”

Kastamonu’nun sanayi açısından da merkezi hükümetten destek görmediğini söyleyen Babacan; “İnebolu Limanı’nın aktif olarak kullanılamaması nedeniyle mal üretiminde ulaşım sorunu yaşanıyor. Zengin ormanlarına rağmen ormancılıkta da yeterli gelir elde edilemiyor. Orman endüstrisi, tekstil, makine ve metal sanayisinin üretim yapabilmesi ve ürünlerini pazara ulaştırabilmesi için liman önem taşıyor. Yine Kastamonu’nun hem tarihi dokusu hem doğası turizm açısından yeterli seviyede değerlendirilmiyor. İnanç turizmi, deniz turizmi, yayla, kış, kültür turizmi gibi her alanda imkân varken maalesef yeterli destek sağlanmadığından, tanıtım yapılmadığından Kastamonu turizm geliri elde edemiyor. Yine ülkemizin her köşesinde olduğu gibi, maalesef Kastamonu’daki gençlerimiz de umutsuzluk içerisinde. Gençler iş bulamıyor ve bu nedenle şehirlerinden göç ediyor. Biz öncelikle yereli güçlendirmeyi hedefliyoruz. Şehirlerimizde yeni istihdam alanları oluşturarak, gençlerimizin bulundukları yerde gelir elde etmesini, gelişmesini ve ülkemizi kalkındırmasını hedefliyoruz. Bu nedenle sanayi yatırımlarını arttırmak, organik tarım faaliyetlerini desteklemek, tarım liseleri açmak, turizm alanında teşvikler sağlamak, gelişen dijital dünyaya uygun internet altyapısı sağlamak Kastamonu’daki gençlerimize iş imkanı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

“KASTAMONU’NUN DEVA’YA İHTİYACI VAR”

Kastamonu’nun derdinin çok olduğunu ifade eden DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sözlerini şu şekilde sonlandırdı; “Kastamonu’nun derdi çok. Biliyoruz, dinliyoruz. Kastamonu’nun demokrasiye ihtiyacı var, atılıma ihtiyacı var. Kastamonu’nun DEVA’ya ihtiyacı var. Biz Kastamonu için hazırız. Deva partisi, kadınlarla gençlerle, çiftçilerle, emeklilerle, öğretmenlerle işçilerle, esnafla Eşitlik için, adalet için, özgürlük için yola çıktı. Çözüm haritamız belli. Çözümün sözcüsü bizler olacağız. Ayrışmayacağız, ayrıştırmayacağız. Toplumu kutuplara ayırmayacağız. Hep beraber Türkiye’nin yaralarını saracağız. Biz Türkiye’nin haysiyetli insanları için buradayız. Artık Türkiye’nin DEVA’sı var, Kastamonu‘nun DEVA’sı var ve biz hazırız.”

DEVA PARTİSİ İL YÖNETİMİ BELİRLENDİ

DEVA Partisi İl Yönetim Kurulu Asil Üyeleri; Şakir İşleri, Mustafa Günaydı, Satı Mehmet Kulaoğlu, Mustafa Zengin, Arman Arslan, Fatih Sarenli, Barış Can Kara, Mert Yağız Yılmaz, Sema Arkaç, Engin Yazımcı, Sami Ustaoğlu, Şevket Yılmaz, Abdullah Gün, Serdar Kes, Nedim Bostancı, Sevilay Yazıcı, Semih Köse ve Fatma Kethüdaroğlu olarak belirlendi.  Disiplin Kurulu Asil Üyeleri ise Necati Terziöz, Nazım Duman, Bilal Çelik, Uğur taş, Erdoğan Özipe ile Abdullah Yüce seçildi.  Genel Kurul Kongre Delegeleri’ne de; Hüseyin Canal, Vedat Musaoğlu, Necmettin Baştaş, Şakir İşeri, Mustafa Günaydı ve Satı Mehmet Kulaoğlu seçildi. (Hüseyin Hüsnü Aykaç)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV