Virüsün peşinde

Her ne kadar normalleşme süreci kapsamında biraz daha rahatlasak da; Sağlık Müdürlüğü personelleri virüs avına devam ediyor

Her ne kadar normalleşme süreci kapsamında biraz daha rahatlasak da; Sağlık Müdürlüğü personelleri virüs avına devam ediyor. Zorlu bir filyasyon mücadelesi içerisinde olan sağlıkçılar, virüsün tespit edildiği andan itibaren izini sürüyor. Ev ev gezen ve virüsün yayılmasını engellemek isteyen filyasyon ekiplerinin mücadelesini  Kastamonu Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) Başkanı Muhammed Enes Güneş anlattı.

Dr. Güneş, 1,5 yıldır içinde olunan pandemi sürecinin yaklaşık son 6 aylık zaman zarfında sistemi çok daha düzenli hale getirdiklerini belirtti. Şu anki sistemle vaka ve temaslılara çok daha hızlı ve etkili ulaştıklarını kaydeden Dr. Güneş, vakanın sisteme düşüşünden itibaren nasıl bir süreç izlendiğini anlattı.

TSM Başkanı Dr. M. Enes Güneş, 2019 Eylül ayında Daday’a gelişinin Kastamonu’ya ilk adım atışı olduğunu ve Eylül ayında vakaların artmasıyla beraber birkaç arkadaş Kastamonu Merkez’e çekildiklerini belirtti.  Bu süreçte TSM Başkanı’nın Kovid olması nedeniyle İhsangazi’ye geri döndüğünü, sonrasında şu an aile hekimliği yapan Hatice Keleşmehmet 1 ay başkanlık yaptıktan sonra görevikendisinden devraldığını söyleyen Dr. Güneş, 1 Şubat’tan beri TSM Başkanlığı yapıyor.

GÜNEŞ: “SİSTEM SAYESİNDE EKİPLERİMİZİ DENETLİYORUZ”

Kurulan sistemlerdeki kayıtlar sayesinde hem hastaların hem de filyasyon ekiplerinin kendileri, müdürlükler ve bakanlık tarafından rahatça takip edildiğini ifade eden Dr. Güneş, şunları söyledi: “Vatandaş, hastane veya PCR aracına giderek test veriyor. Halk Sağlığı Yönetim Sistemi (HSYS) adını verdiğimiz bir sistemimiz var. Eğer vatandaş pozitif ise sonucu açıklanır açıklanmaz bu sisteme düşüyor. TSM binamızda arama ekibimiz var. Hastamıza bu ekibimiz ulaşıyor. Bilgilendirme, temaslı sorgusu ve adres teyidi yapıyorlar. Sonrasında bazı bilgiler için hazırlanan kâğıtlarımız var. Vatandaşın bilgileri, varsa kronik hastalığı, kullandığı ilaç bilgileri gibi hastanın öyküsünü alacağımız bu kâğıtları ekiplerimiz hastanın cevapları doğrultusunda dolduruyorlar. Filyasyon ekiplerimiz en son bu kâğıdı alıyorlar. Eğer kişi evde tedaviye uygunsa, ekiplerimiz bu kâğıdı alarak evlere gidiyorlar. Halk Sağlığı Yönetim Sistemi’nin mobil versiyonu olan Filyasyon ve İzolasyon Takip Sistemi (FİTAS) var. Ekiplerimiz buradan kişinin adresine ve bilgilerine de ulaşabiliyor. Vatandaşın kapısına geldiklerinde bir onay kodu alıyorlar. Yeni açıklamalara göre karantina süresi 14 güne çıkarıldı. Vatandaştan 14 gün boyunca evden çıkmaması adına taahhüt alıyorlar. Çünkü bunun yaptırımı oluyor, yurtlara götürülüp para cezası uygulanıyor. Filyasyon ekibimiz verdikleri tedaviyi FİTAS’a yazıyorlar, temaslıları ekleyip temaslılara ‘Hastalık belirtisi var mı?’ gibi bir takım sorular soruyorlar. Akabinde bu bilgileri de ekledikten sonra filyasyonu kapatıyorlar. Bu filyasyonları hem biz, hem müdürlükler, hem de bakanlık sistem üzerinden izleyebiliyor. Hangi ekip şu anda nerede? Kişinin filyasyonu doğru mu yapılmış, yoksa uzaktan oturduğu yerden mi yapılmış? Bunların her biri sistemden görülebiliyor. Dolayısıyla ekipleri de denetleme şansımız oluyor. Diğer illerin yapmadığı, sadece Kastamonu’da olan bir çalışmamız daha var. İşyeri takip formlarımız var. Bu formlarla vakaların yoğun olduğu iş yerlerini görüyoruz. Bu listeyi tutan arkadaşlarımızla vakaların arttığı, yoğunluğun yaşandığı iş yerlerini kapatma şansımız oluyor. Köy ve okullar da dâhil. Yani kapatılabilecek, karantinaya alınabilecek nereler varsa bunları takip ediyoruz.  Ayrıca ekiplerin nereye gittiklerini de muhakkak kayıt altına alıyoruz. Örneğin vatandaşın arayıp ilacım verilmedi, filyasyon ekibi benimle konuşmadı demesi gibi vs. olumsuz bir durumla karşılaşıldığında hangi ekibin gittiğini görebiliyoruz. Bu sayede sürekli bir denetim halindeyiz.  Vatandaş pozitif çıktığı zaman filyasyon ekiplerimizin en çok zorlandığı durum, hastadan temaslı ismi almak. En büyük zorluk o noktada yaşanıyor. Temaslısını söylemez, şehir dışına gidecekse ve eğer ki pozitifse eve gelip onay kodu alacağımızı bildiğinden telefonları açmaz. Bu tarz sıkıntıları çok daha fazla yaşıyoruz.”

GÜNEŞ: “KOVİD ACİL BİR HASTALIK DEĞİL”

Kovid’in kalp krizi gibi ani ve acil bir hastalık olmadığını, bu yüzden belli bir saatten sonra test verilmediğini söyleyen Güneş; “Aslında ‘Rahatça gezeyim, Kovid yokmuş gibi davranayım’ düşüncesi devletin hakkına girmek oluyor. Çok ciddi bir maliyet var çünkü. Kovid acil bir hastalık değil, bu yüzden 24 saat esasına göre test alınmıyor. Kovid, kimseyi kalp krizi gibi aniden öldürmez o yüzden 24 saat test alınmasına gerek yok. Türkiye’nin hemen hemen hiçbir yerinde gece 3’te test veremezsiniz, belirli saatleri var bunların. Bu durum en başından beri öyle. Testlerin toplandığı materyalin her birinde 94 tane var ve bu sayı tamamlanmadan testlere bakılamaz. Gece 10’da verilen testin sabah sonuçlanması da bu yüzden. Dolayısıyla yoğunluğa göre de test sonucu çıkma süresi değişim gösteriyor. Pandemi başlarında, az vakaların olduğu zamanlar nereden bulaştığı veya kimin temaslı olduğu daha rahat tespit edilebiliyordu. Ama şimdi, kimse temaslı olanların adını vermiyor. Genelde görüştükleri kişilerden ziyade hane halkı veya iş arkadaşlarının isimlerini veriyorlar. Çok küçük bir oranda da bilinçli bir vatandaşsa kiminle yemek yediğini, ziyaretlerde bulunulduğunu söylüyor. Virüs ilk bulaştığında 1 hafta geçene kadar kişide belirti göstermiyor ve belirti başlangıcından 2 gün önce virüs yayılmaya başlıyor. Bu durum sadece Korona’da değil, birçok bulaşıcı hastalıkta böyle. Dolayısıyla, hastalığın yayılımını önlemek için temaslıları karantinada tutmak tek çare” diye konuştu.

HASDEMİR: “HASTALIK DAHA FAZLA YAYILMASIN GAYRETİNDEYİZ”

Toplum Sağlığı Merkezi’nde istatiksel veriler sorumlusu hemşire Melisa Kübra Hasdemir, yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Köy, okul ve işyerlerini takip ettiğini belirten Hasdemir; “Burada daha çok istatistiksel çalışmalar yapılıyor. Okul, köy ve işyerlerini buradan takip ediyoruz.  Daha öncesinde ilaç götürüp bitiriliyordu ancak Enes Hocamız sayesinde istatistiksel çalışmalar yapmaya başladık. Daha sağlam tespitlerle önlemini daha iyi alalım ki hastalık daha fazla yayılmasın, gayreti içerisindeyiz.  Okullarda ikinci vaka durumunda sınıfları karantina altına alıyoruz. Köylerde vaka sayısı çok fazlaysa araştırıyoruz, muhtıralarla görüşüyoruz ve duruma göre köy karantinası uyguluyoruz. Aynı zamanda işyerlerini araştırarak yoğunluk olması durumunda belli bir süre için kapatıyoruz” ifadelerine yer verdi.

SEZER: “FARKLI BİR ALANDA İHTİYAÇ OLURSA DA BURADAYIZ”

Candaroğulları Mahallesi Mehmet Fevzi Efendi Camii Müezzini Fatih Sezer, 6 aydır şehir merkezindeki filyasyon ekibinde görev yaptığını belirterek din görevlilerinin sadece camilerde değil, her alanda göreve hazır olduklarını dile getirdi. Müezzin Sezer, şöyle konuştu: “Bu salgının en fazla olduğu dönemlerde ihtiyaç hâsıl oldu. Vakalara sağlık çalışanları yetişemedi. Bizler de gönüllü olarak görevlendirildik ve yaklaşık 6 aydır sağlık çalışanlarına destek veriyoruz. Vakalara gidiyoruz, ilaç bırakıyoruz, sağlık personelimiz PCR testi alırken kendilerine refakat ediyoruz. Sisteme giriş çıkışlarda yardım ediyoruz. Müftülük personelinden toplamda 10 kişiyle başladık. Şu anda 5 kişi kaldık. 6 aydır devam ediyoruz.  Vakaların arttığı durumlarda bizler de zorlanıyoruz. Adreslere yetişemiyoruz, çok fazla oluyor ama biz istekliyiz. Din görevlisi sadece camilerde değil, her alanda hizmete hazır. Bunu da ispatlamış olduk. Sağlık değil farklı bir alan da olsa biz yine buradayız. Farklı kesimlere hitap etme imkânımız oldu. Dini anlamda da onlara örnek olabildiysek, bir şeyler verebildiysek ne mutlu. Din görevlisi olarak hiçbir karşılık beklemeksizin elimizden gelen tüm gayreti gösterdik, göstermeye de devam edeceğiz. Sağlık personelinden de memnuniyet gördük. Bildiğim kadarıyla en uzun süre çalışan ve destek veren kurum bizim kurumumuz oldu.”

TSM doktorlarından Furkan Bıyık ise; “Bugün aramalardan sorumlu doktor benim. Doktorsuz ekiplerin hastaları bize danışıyor, buna göre ilaç veriyorlar. Test aldığımız bazen zaman ilaç bırakmış olabiliyoruz. Bu durumda hastayı arayıp ilaçlara başlamasını söylüyoruz. Bunun dışında onay kodlarını alıyoruz. Ekstra bir problem olursa da durumunu değerlendiriyor ya da hastaneye çektiriyoruz” dedi.  (Zehra Beyza Güler)

Güncelleme Tarihi: 07 Haziran 2021, 11:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER