Müzik indir

28 Eylül 2020 Pazartesi

Polaris’te bayramlaşma (Hikâye)

15 Eylül 2020, 16:09
Polaris’te bayramlaşma  (Hikâye)
Mehmet SAYAN

Tatili geçirdiğimiz Bodrum’da Ramazan Bayramı’nı idrak edecektik. Bizi Bodrum günlerinde yalnız bırakmayan çok önceleri Bodrum’a yerleşmiş olan hemşehrilerimiz Figen ve Hasan Karadeniz çifti: “Bu bayramda sizi burada yaşayan Hüseyin Amca adlı bir büyüğümüze bayramlaşmaya götürmek istiyoruz” dediler. Figen, Bodrum’a gelmeden önce Kastamonu’da eczacılık yapmıştı. Aynı zamanda ilkokul öğretmenim olan rahmetli Aliye Hoca’mın torunu idi. Eşi Hasan Bey, gemi mühendisiydi. Kastamonu Nasrullah Camisi’nin köşesindeki Karadeniz Eczanesi’nde önce babası daha sonra da eşi Figen eczacılık yapmışlardı. Bayramın üçüncü günü için randevulaştık. Bize gideceğimiz yeri bildirecekler, orada buluşacaktık…

Buluşma yerimiz Yalıkavak’tı. Hüseyin Amca’yı Yalıkavak Marinası’ndaki “Polaris” adındaki yatında ziyaret edecektik.  Yata ulaştığımızda Karadeniz çiftinin bizden önce geldiklerini gördük. Bodrum’daki yazlıklarında bulunan Taşköprülü hemşerilerimiz Leylâ ve Kamil Kökten çifti ve çocukları ile Rüksan ve İhsan Korkmaz çifti de gelmişlerdi. Böylece Bodrum’da geniş katılımlı bir Taşköprülüler bayramlaşması gerçekleştirilmiş oluyordu. Figen, bizi Hüseyin Amca ve eşiyle tanıştırdı. Yaşları seksenin üzerinde olan Hüseyin Amca ve eşine yatta eşinin akrabaları olan bir hanım eşlik ediyordu. Ayrıca yatta hizmetleri yürüten yardımcıları da vardı.

Hüseyin Amca, rahmetli babamın yaşıtı biriydi. Babamı tanıyordu. Bir süre köyünden geldiği Taşköprü’de Arif Usta adlı çok maharetli bir tamircinin yanında çalışmış. Hüseyin Amca böyle bir ustanın yanında çalışmış olmaktan büyük gurur duyuyor: “Bana her türlü sanatı Arif Usta öğretti. O’nun sayesinde hiç çalışmayan hurdaya çıkmış araçları satın alarak çalışır vaziyete getirdim.” diyor. Daha sonra da çoğu hemşerimizin yaptığı gibi çalışmak üzere İstanbul’a gitmiş. İstanbul, o yıllarda Kastamonuluların Almanya’sıydı. Birçok ilin işsizleri çalışmak üzere Almanya’ya giderken Kastamonulular çalışmak üzere İstanbul’a giderlerdi. Bu sebeple İstanbul’da büyük bir Kastamonulu nüfusu bulunuyordu. Hüseyin Amca, İstanbul’da bir süre belediyede, daha sonra da belediyeden ayrılarak değişik işlerde çalışmış. Topkapı’da bir tamirci dükkânı açmış. Sonunda tamir edip çalışır duruma getirdiği bir kamyonla nakliyecilik işine girmiş ve bir büyük gıda firmasının mallarını çekmeye başlamış. Genellikle İstanbul- Eskişehir arasında çalışıyormuş.

Hüseyin Amca, hayat hikâyesini anlatmaya başladı: “Baktım sadece İstanbul’dan Eskişehir’e mal taşıyarak fazla bir şey kazanamayacağım. Eskişehir’den de İstanbul’a boş gelmemeliyim diye düşündüm. Araştırdım o yıllarda Eskişehir’de çok kaliteli tuğla ve kiremit üretiliyordu. Yine o yıllarda İstanbul’da da özellikle Ataköy, Yeşilköy gibi yerlerde büyük bir yapılaşma hareketi başlamıştı. Bu inşaatları yapanlarla görüşüp İstanbul’a dönüşümde tuğla ve kiremit çekmeye başladım. Ama kamyonum çok eski olduğu için zorlanıyor sık sık yollarda kalıyordu. Bir miktar para biriktirmiştim. Gerisini de borçlanarak yeni bir kamyon aldım. Evlendim, çocuklarım dünyaya geldi, onları büyüttüm. İşimi geliştirip araçları çoğalttım. Emeklilik zamanı gelince de işleri çocuklarıma bırakarak Bodrum’a yerleşmeye karar verdim.”

Hüseyin Amca: “Bodrum’daki emeklilik günlerimde bir yatım olsun istedim. Yatta hem yazları kalır, belirli zamanlarda da yatı yazları çok hareketli olan Bodrum’da gelenlere kiraya veririm diye düşündüm. Cide’de yat yapıldığını duymuştum. Cide’ye giderek bizzat işin başında durarak bu yatı yaptırdım. Şimdi gördüğünüz gibi zamanımın büyük bir kısmını bu yatta geçiriyorum.” dedi. Kastamonu ve Taşköprü’den yetişip bürokraside, siyasette, ticarette belirli bir yere gelen hemşehrileri Bodrum’a geldiklerinde mutlaka Hüseyin Amca’yı bulurlarmış. Hüseyin Amca onları nasıl karşılayıp ağırladığını, yatıyla gezdirdiğini gurur duyarak anlattı…

Nereden nereye diye düşündüm. Taşköprü’de Arif Usta’nın çırağı iken kader seni Bodrum’daki Polaris adlı yatta yaşayan bir insan yapsın… Bodrum’a gelen Taşköprülüler zaman zaman Hüseyin Amca’yı ziyaret ederlermiş. Bu sebeple Hüseyin Amca bizim ziyaretimize de çok sevindi. Sohbetimizden sanki memleket havası teneffüs etmiş gibi mutlu oldu…

Bu arada yat çalışanları bize çay ve tatlı ikram ettiler.

Hüseyin Amca ve eşine veda edip Polaris’ten ayrılırken Hüseyin Amca: “Yine gelin…” diyerek yattan bize el sallıyordu…

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV