banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
17 Kasım 2018 Cumartesi

Paşalar Şehri Kastamonu

07 Kasım 2018, 09:11
Paşalar Şehri Kastamonu
Fatih KÖSE
Ekimin son günlerinde çok değerli misafirlerimizi Kastamonu’da ağırladık. Çok kıymetli Nevrez Kartal, Yasin Taha Kalay kardeşlerimle beraber Kastamonu’yu teşrif eden Araştırmacı Yazar Avukat İsmail Küçükkılınç Beyefendi ile beraber Türk Dünyası Kültür Başkentini gezdik.
Karar Gazetesinde de zaman zaman derinlikli yazılar kaleme alan Yazar İsmail Küçükkılınç Adanalı, İmam Hatip Mezunu ve İstanbul’da yaşayan bir Avukat. Osmanlının son dönemleri ve yakın tarihimiz ile ilgili derin araştırmalara, çalışmalara, mukayeseli okumalara dayalı objektif ve ezberleri bozan çalışmaları var.
Özellikle “Jön Türklük ve Kemalizm kıskacında İttihatçılık” isimli kitabında doğru bilinen yanlışları bir bir ortaya koyuyor.
İttihat ve Terakki Cemiyetinin (İTC)  farklı dünya görüşlerine sahip ama ortak dertlerinin vatan olduğu belli olan subaylardan müteşekkil olduğunu, İttihat ve Terakkiyi oluşturan temiz, pak subayların Osmanlı’yı batırdıkları, Abdülhamit Han’a darbe yaptıkları, mason oldukları gibi şehir efsanelerini bir bir çürüterek Jön Türklerle, İttihat ve Terakkiyi karıştırmamamız gerektiğini söylüyor.
Özellikle Kastamonu’nun İTC’nin en kuvvetli olduğu illerin başında geldiğini, 1908 yılında kurulan Kastamonu İTC’nin Anadolu’da kurulan ilk üç şubesinden biri olduğunu, bu günkü Arkeoloji-Etnografya müzesinin İttihat ve Terakki Cemiyetinin Şube binası olarak inşa edildiğini, Maliye Nazırı Şükrü Bey ve İsmail Mahir Efendi gibi İTC’nin en önemli isimlerinin Kastamonu’dan çıktığını ve yaptıkları çalışmaları, başlarına gelenleri Kastamonu Birlik Vakfında kendisinden dinledik. 
Genç Türkiye’nin ilk silah fabrikasını kuran Kastamonulu Nuri Killigil Paşa’yı, 
Kût’ül-Amâre Zaferinin kumandanı Kastamonulu Halil Kut Paşayı ve 
Medine-i Münevvere’nin yılmaz müdâfî Taşköprülü Hacı Kadızadelerden Fahreddin Paşayı dinledik, hatırladık.
Hele Çanakkale Savaşını sevk ve idare eden ve Mustafa Kemal Paşa’ya rütbesini bizzat takan dönemin Genel Kurmay Başkanı Bozkurtlu hemşehrimiz Enver Paşa hakkında doğru bildiğimiz yanlışları da duyunca hemşehrimiz Enver Paşa’yı yeteri kadar tanımamak bir yana yanlış tanımanın verdiği bir utanca gark olduk.






HOŞ GELİŞLER OLA KAHRAMAN ENVER PAŞA
Bir emir ver orduna, Kafkas Dağı’nı aşa
Askerin, milletin, bayrağınla çok yaşa
Arş arşarş! ileri ileri, dönmez geri, Türk’ün askeri
Sağdan sola, soldan sağa al da bayrağın düşman üstüne
Adına marşlar yazılan Çanakkale Deniz Zaferinin Genel Kurmay Başkanı, Kafkas İslam Orduları Kumandanı Bozkurtlu hemşehrimiz Enver Paşa,
İlk Silah Fabrikamızı açan Nuri Kıllıgil Paşa, 
Kut-ülAmâre savaşının gâlip kumandanı Halil Kut Paşa, 
Medine’yi tarihte az görülür bir bağlılıkla savunan Fahreddin Paşa…
Herhalde Kastamonu artık yalnız Evliyalar ve Şehidler diyârı değil aynı zamanda Paşalar diyarı olarak ta anılmalıdır. “EVLİYALAR, ŞEHİDLER, PAŞALAR ŞEHRİ KASTAMONU” diye anlatırız.
Kastamonu’ya hayran kalan ama iki günde daha merkez ilçenin çok az bir kısmını gezdirebildiğimiz misafirimiz İsmail Küçükkılınç bir konak alıp bu şehre yerleşmeyi bile ciddi olarak düşündü.
Üstâdımızın “Türkiye’de kurtarılması muhtemel iki şehir var. Biri Gaziantep diğeri Kastamonu. Gaziantep esnaflığın da verdiği girişkenlikle bu işi başarıyor. Gastranomi ile şehri bütünleştirip güzel bir şekilde sunarak bu işten kazanıyor. Kazandığı için de şehrin bozulmasına bizzat halk engel oluyor. Bakalım Kastamonu bunu başarabilecek mi?” sözleri de kulağımıza küpe oldu.

MEHMET ÇULHAOĞLU VE FEHMİ KÖKGÖZ İLE KASTAMONU TÜRKÜLERİ
Misafirimiz beş yaşından beri türkü dinlediği ve TRT’nin bütün yörelere ait repertuvarına eşlik edebilecek kadar da işin pîri olunca kendisini Mehmet Çulhaoğlu ile tanıştırmak farz oldu. Kastamonu’muzun özgün türkülerine bir ömür vermiş Mehmet Abi sağ olsun 20 yıldan fazla süredir eline almadığı sazını alıp TEKELİ’ye gittik. Emektâr ufak bir bakım onarımdan geçerken Mehmet abi dükkândaki bir sazı tıngırdatıp söylemeye başladı. TEKELİ merhumun mahdumu telefonu ile kayıt alıp Hüseyin Avni Bey’den bu yana ilk defa Kastamonu Türkülerini orijinal bir şekilde çalan ve söyleyen birisini gördüğünü söyledi.
Kastamonu türkülerinin çalınıp söylendiği, türkülerin hikâyelerinin konuşulduğu, Karayılanın, Ozanoğlu’nun, Âşık Yorgansızın yâd edildiği güzel bir akşam oldu. Zamanın plakçısı, saz virtüözü Hacı Mehmet Abinin arşivine hayran olan İsmail Bey mutlaka bir takımını edinmek istediğini ve yaşayan bu değerlerdeki bilgilerin geleceğe aktarılmasının ne kadar önemli olduğundan bahsetti.
Mehmet Çulhaoğlu’nun arşivinde ve kendisinde bulunan bilgilerin, türkülerin, oyunlarıngençlere aktarılarak geleneğin korunması sağlanmalıdır. Düğünlerimizde gençler Sepetçioğlunu orijinali ile oynamalı, Kastamonu Türküleri çalmalı. Hatta Kastamonu’nun eskiye ve yeniye hâkim olan gitaristi Fehmi Kökgöz ile Mehmet Çulhaoğlu bir araya getirilerek Kastamonu Türküleri aranje edilmeli ve kaliteli stüdyo çekimleri yapılarak paylaşımlar yapılmalıdır.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV