Müzik indir

29 Kasım 2020 Pazar

Erdoğan: Tedbir almaya mecburuz ve alacağız

Parti il müdürü ataması

21 Kasım 2020, 12:17
Parti il müdürü ataması
Burak YUMUKOĞLU
 

Partiler, kongrelerini gerçekleştirirken, her konuda genel merkeze danışıyorlar. Adayları, hatta seçilecek başkanı belirleme yetkisini bile genel merkeze veriyorlar.

Genel merkez, benim şehrimde en çok çalışacak insanı nereden biliyor?

Kastamonu halkı, gönül verdiği partide neden söz sahibi olamıyor?

Bu genel merkezde, masa başında il ve ilçe başkanlarına karar verenler, kaç kez Kastamonu sokaklarında yürümüştür?

Eğer bir üniversitem olsaydı ve zevk için o üniversitede bu konuyla ilgili ders anlatacak olsam, öğrencilerime, 'Kodamanların, kodamanlara yanaşması' diye bilimsel olmayan ama bilimsel görünen bu başlık üzerinden giderdim.

Hangi parti olursa olsun, hiç bir önemi yok. Hepsi aynı işi görüyor.

Demokrasi adı altında gerçekleşen il kongreleri, babadan oğula olmasa da; 'eşten dosta' gerçekleştiriliyor.

Delegelere seçme fırsatı bile tanınmıyor ki çoğu zaman da yumuşak baskılar yapılıyor.

Eğer sürpriz bir aday ortaya çıkarsa da ona 'öcü' gibi bakıyorlar. Kendileri çalıp, kendileri oynamak istiyorlar. Başarının kriterini yine kendileri belirliyor.

Partilerinin ismi adı altında kendi işlerini rahatlıkla gören 'memleket sevdalıları, rant gönüllüleri'  toplum içinde yaptıkları konuşmaları, parti binası içinde sertleştiriyor.

Aday olmak isteyen parti sevdalıları ise, acaba dışlanır mıyım korkusuyla bırakın aday olmayı, sesini bile çıkaramıyor. Genel merkez ne derse kafa sallanıyor. Her işte bir hiyerarşi vardı fakat; Kastamonu sokaklarının ruhunu neden Ankara'ya teslim ediyoruz? Masa başında belirlenen adaylar, 'sandık başında' başkan oluyor.

Ne bir mücadele var, ne bir demokrasi şöleni. İl başkanları, parti il müdürleri gibi atanıyor. İl müdürü gibi Ankara'ya göbeğini bağlayarak çalışıyor. Bir gözü Ankara'da bir gözü Kastamonu'da çalışıyor. Kastamonu'nun yararından çok, Ankara'nın memnuniyetini önemsiyorlar.  Neyse; veren memnun uyutulan memnun...

 

GAZETECİ-REHBER MESELESİ

Mesleğe ilk başladığımda, bir gazeteci büyüğüm 'Telefon rehberin ne kadar geniş olursa, o kadar iyi gazeteci olursun' demişti. Ben de bu prensiple herkesi eklemeye, herkesle iletişime geçmeye çalışırken, çok fazla arkadaşım olduğunu fark etmiştim.

Fakat aradan belli bir süre sonra o rehberimdekiler hata yaptılar, bazı haberlerini 'yapmasanız' dediler. Sonra fark ettim ki; bir gazetecinin telefon rehberi ne kadar dar olursa, o kadar iyi gazeteci olur. Kimseye 'eyvallah'ı olmayan gazeteci; her zaman işini yapar. Kimseden telefon beklemez, kimseyle de çıkar ilişkisi olmaz.

Kastamonu'da başkanların, müdürlerin, parti başkanlarının sırtını sıvazlamaya alışmışız. Ortamlarda her daim övülen fakat arkasından demediğini bırakmadığımız insanlara saygı duymuşuz. 'Alıngan abilerimiz' dedikodu yapacak konu ararken; gazetecilik nereye gitmiş farkında olamamışız. İleri götüremesek de bari aynı seviyede tutabilseydik...

Sözün kısası; mandalina yiyin.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV