banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
19 Eylül 2019 Perşembe

OKULLAR AÇILIRKEN

09 Eylül 2019, 11:23
OKULLAR AÇILIRKEN
Mehmet SAYAN
Bugün ülke genelinde 18 milyon, ilimizde 55 bin öğrenci öğretmenleriyle, okullarıyla buluşuyor. Bir haftadır adaptasyon eğitimine alınan bu yıl ilk defa okula başlayan öğrenciler ve bu velilerde ayrı bir heyecan var.
Ekonomideki olumsuz şartlara rağmen çocukları için hiçbir fedakârlıktan çekinmeyen veliler, yavrularının geleceği için büyük sıkıntılara katlanmak zorunda kalabiliyorlar. Zorunlu okul ihtiyaçlarında yüzde 15-30 oranlarında artış var. 
Depreme dayanıksız bulunduğu için yıkılan okulların yeni inşaatlarının bir kısmı tamamlandı. Bir kısmının ise inşaatları devam ediyor. İnşaatları henüz tamamlanamayan okulların öğrencileri geçici olarak eğitim-öğretim gördükleri okullardaki misafirliklerine devam edecekler. Umarız ki bu yeni yapılan okulların ömrü uzun olur. Ecdadımızın 500 yıl önce yaptığı külliyeler, camiler dimdik ayakta dururken günümüzün modern teknolojisiyle yapılan bugünkü yapıların ömrünün bu kadar kısa olması insanları üzmektedir.
Eski yıllarda ortaokuldan sonra her ilde sınavla girilen birkaç lise bulunur, sınavını kazananlar bu okullara kayıt olur, sınavı kazanamayan öğrenciler ise düz lise ve meslek lisesi tabir edilen okullardan istediklerine kayıt yaptırarak eğitim öğretime devam ederlerdi. Günümüzde ise tercih edilen okullara ya sınavla giriliyor veya sınavsız girilen okullara öğrenciler adrese göre yerleştiriliyor. Sınavı kazanamayan, sınavsız girilen okulları da istemeyen öğrencilere alternatif olarak sayıları her geçen gün artan özel okullar öneriliyor. Çaresiz bir özel okula çocuğunu kayıt yaptıran veliler, büyük bir ekonomik yükün altına girmiş oluyorlar. İlimizdeki özel okul fiyatları 10 bin lira ile 20 bin lira arasında değişiyor. Bu parayı ödeyemeyecek durumda olanlar da çaresizlik içinde açık öğretim seçeneğini tercih ediyorlar. Açık öğretime giden öğrenci sayısı ülke genelinde 1,5 milyona ulaştı.
Gelecekte ülkeyi yönetecek çocuklarımızı emanet edeceğimiz öğretmenlerimizin ülke genelinde sayıları bir milyon, ilimizde ise 4.300 civarında. Öğretmenlerimizin birçok problemi var. Hayat pahalılığı ve ekonomik sıkıntılar onları etkiliyor. EYT konusu öğretmenlerimizin de bir bölümünü ilgilendiriliyor. Öğretmen odalarına aynı işi yaptıkları halde farklı maaş alan kadrolu, sözleşmeli, ücretli öğretmenler var. Asgari ücretin altında çalışan ücretli öğretmen sayısının 92 bine ulaştığı ifade ediliyor. Okullarını bitirdikleri halde atamaları yapılamayan “atanamayan öğretmenler” diye sayıları 700 bini bulan yeni bir işsizler ordusu doğdu. Evli oldukları halde ayrı ayrı yerlerde çalışmak zorunda kalan, aile birliği sağlanamayan öğretmenler var. Öğretmenlere seçim öncesi vaat edilen 3600 ek gösterge ise lafta kaldı.
Okullara yapılan idareci atamaları öğretmenler ve idareciler arasında hoşnutsuzluklara ve adaletsizliklere sebep olabiliyor. Bu atamalarda ideoloji ve sendika etkisi değil de liyakat dikkate alınırsa hem verim artar, hem de öğretmenler arası barış sağlanmış olur.
1985 yılında il genelinde 1550 okulumuz vardı. Okul sayısında Türkiye birincisiydik. Fakat bu okulların büyük bir kısmı elverişsiz geçici binalardı. Millî Eğitim Bakanlığı'nın emriyle devlet- halk işbirliğiyle büyük bir yapılaşma hareketi başlatıldı. Geçici binalar yeni binalara dönüştürüldü. Ama aradan çok uzun yıllar geçmeden aynı Milli Eğitim Bakanlığı bir veya iki öğretmeni olan birleştirilmiş sınıf eğitimi yapılan bu okulları kapatarak bunların yerine büyük yatılı bölge okulları veya merkezi yerlere ilköğretim okulları yapın dedi. Böylece kapatılan köy okulları kaderlerine terk edildi. O yapılan büyük yatılı bölge okullarına da günümüzde öğrenci bulmakta zorluk çekiliyor. Bu sebeple bu okullar bazı ilçelerde başka amaçlarla kullanılmaya başlandı bile. Şu an itibariyle Mili Eğitim Müdürlüğü kayıtlarına göre ilimizdeki okul ve kurum sayısı 451'dir. 
Her ilde mutlaka devlet, yeteri kadar kapasitede yurt açmalıdır. Çocuklarımızı kim oldukları belli olmayan kişilere, cemaat, dernek ve vakıflara teslim edemeyiz. Edersek sonucun ne olduğunu, zamanla o çocukların o grupların nasıl askerleri haline geldiklerini 15 Temmuz'da gördük. Bundan ders çıkartıp gerekli tedbirleri almazsak gelecekte de aynı sıkıntılar yaşanabilir.
Bir bakanlığın adı önünde “millî” kelimesi varsa bunun sebebi o bakanlığın politikalarının sürekli olması, partiler ve hükümetler değişse bile icraatların değişmemesi için konulmuştur. Ama maalesef bizde bunun tersi oluyor. Bırakın partilerinin değişmesiyle yeni bir bakanın atanmasını, aynı partinin bakan değiştirmesiyle bile eğitim politikaları sil baştan değişebiliyor. Bu durum da istikrarsızlıklara ve kaynak israfına sebep olabiliyor.
Yeni eğitim- öğretim yılı başlarken umutsuz değiliz. Millî eğitimin başında Prof. Dr. Ziya Selçuk ve bizden birisi olan Prof. Dr. Mustafa Safran gibi eğitimin içinden gelmiş, güven veren isimler var. İnanıyoruz ki bu isimler zorlukların üstesinden gelecek ve eğitimimizi düzlüğe çıkartacaklardır.
2019- 2020 Eğitim Öğretim Yılı'nın Yüce Türk Milletine,  öğretmenlerimize, idarecilere ve bütün millî eğitim camiasına, öğrencilerimize, velilere, eğitimin taşıma sektöründe görev yapan arkadaşlara hayırlı olmasını, kazasız- belâsız bir yıl olmasını diliyor ve sözlerimi Başöğretmen Atatürk'ün aşağıdaki vecizesi ile bitiriyorum:
“En mühim ve feyizli vazifelerimiz millî eğitim işleridir. Millî Eğitim işlerinde mutlaka başarılı olmak lâzımdır. Bir milletin hakiki kurtuluşu ancak bu suretle olur.”

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV