banner38

banner39

banner46

banner47

banner48

23 Şubat 2020 Pazar

Millet malıdır nem kapmasın (HİKÂYE)

15 Ocak 2020, 10:40
Millet malıdır nem kapmasın  (HİKÂYE)
Mehmet SAYAN
Ben Mustafa Necati. Aslen İzmirliyim. 15 Mayıs 1919’da İzmir’in Yunanlılar tarafında işgalinden sonra Balıkesir’deki Kuvay-ı Milliye teşkilâtına katıldım. Millî Mücadele’nin sesi olarak “İzmir’e Doğru” adlı dergiyi çıkardım. 1920’de Saruhan (Manisa) milletvekili seçilerek Ankara’daki Meclis çalışmalarına katıldım. Sakarya Zaferi’nden sonra Kastamonu İstiklâl Mahkemesi Reisi olarak görevlendirildim.

Kastamonu’ya giderken Ilgaz Dağları’nda kağnılarıyla savaş malzemelerini cepheye taşıyan Anadolu kadınlarının gerçekleştirdikleri fedakârlık ve kahramanlık tablolarına şahit oldum. Erkekler cepheye gitmiş, köylerde ihtiyarlar, çocuklar ve kadınlardan başka kimse kalmamıştı. Onlar da İnebolu’dan kağnılarına yükledikleri malzemelerle Küre, Seydiler, Kastamonu, Ilgaz güzergâhında uzun ve meşakkatli bir yolculuğa çıkmışlardı. Kesintisiz, sürekli bir akışla devam eden bu mübarek kafilelere her rast geldiğimde zayıf öküzlerin çektiği cephane yüklü arabalar ve bunların başlarındaki yanık yüzlü, çıplak ayaklı kadınlar, ihtiyarlar ve çocukları hayranlıkla seyreder, kağnı gıcırtılarının çıkardığı ilâhi bir musikîyi dinler gibi olurdum…

Kastamonu günlerim bu şekilde kahramanlık ve fedakârlık tablolarına şahit olarak geçiyordu. Karlı bir kış günü bir gün önce de yağan karların doldurduğu uzun yollardan geçerek Mahkeme’miz müfrezesiyle Çerkeş önlerinde kağnılarla cephane taşıyan bir kadın kafilesine rast geldik. Kafileden sessizliği yırtan bir çocuk feryadı yükseliyordu. Kafileye yaklaştık ve selâmlaştık. Biz kalın kıyafetlerimizle soğuktan titrerken tek yorganını da arabaya örten bir ninenin çıplak ayaklarıyla karları çiğnediğini görünce, içimde takdirle karışık bir merhamet sızladı. Arkasına sardığı peştamalı içinde hıçkıran bir çocuğun üzerine değil de yorganını niçin arabaya örttüğünü sorma ihtiyacını duydum: “Üşümez misin sen nine? Bak çocuk donacak, yorganı ona örtsene!” diye arabanın üstündeki yorganı gösterdim.

Nine, bir süre soruma cevap vermedi. Ama benim cevap beklediğimi anlayınca kağnının üstündeki yorganın kenarlarını düzelterek: “Kar sepeliyor evlâdım, millet malıdır, nem kapmasın!..” dedi. O zaman anladım ki nine cephanelerin ıslanmaması için bu fedakârlığı yapıyordu. Az önceki merhametimden utandım. Gözlerimden yaşlar boşandı…

24 Ağustos 1922’de Amasya İstiklâl Mahkemesi Reisliğine atanmam sebebiyle Kastamonu’da ayrıldım. Ama Kastamonuluların Millî Mücadele’de İstiklâl Yolu’nda yaptıkları fedakârlıkları hiçbir zaman unutmadım…

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV