banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
24 Eylül 2018 Pazartesi

MEHMET AKİF'İ 81. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ANIYORUZ

27 Aralık 2017, 11:38
MEHMET AKİF'İ 81. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ANIYORUZ
Mehmet SAYAN


  Mehmet Akif, 1873’de İstanbul’da doğdu. Fatih Merkez Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Mülkiye İdadisi’ne girdi. Babasının ölümü üzerine okulunu değiştirerek Mülkiye Baytar Mektebi’ne kaydoldu. Bu okulu birincilikle bitirerek Baytar Genel Müdürlüğü’nde görev aldı. Ayrıca Halkalı Ziraat Okulu ile Çiftlik Makinist Okulu’nda edebiyat dersleri okuttu. 1908’de İstanbul Üniversitesi’nde profesör oldu. 1. Cihan Savaşı sırasında Millî Savunma Temsilcisi olarak Almanya’ya gitti. Savaşın kaybedilmesi üzerine ülkeye dönerek Anadolu’ya geçti.  Akif’in Anadolu’ya geçişi müjdesini Kastamonu Açıksöz Gazetesi okuyucularına şöyle duyurmuştu: “Sebilürreşed başyazarı büyük İslâm Şairi Mehmet Akif Beyefendi’nin Ankara’ya vasıl olduğu Ankara gazetelerinden okunmuştur. Zulme, hakarete tahammül edemeyerek ailesini, refahını İstanbul’da terk ile Anadolu’ya firar edebilen bu vicdanlı şairin Anadolumuzun ahvalini şiirleriyle terennüm etmesini temenni ederiz.”
Mehmet Akif; Balıkesir, Konya ve Kastamonu camilerinde vaazlar vererek halkı Millî Mücadele’ye katılmaya davet etti. Nasrullah Camisi’ndeki hitabesi çok ünlüdür: “Sakın millî hareket aleyhinde olanların sözlerine kulak asmayınız. Çünkü onlar halkımızı köle haline getirmek istiyorlar. İçimizde yer yer çıkan isyanlar hep mel’un düşmanların parmağıyla olmuştur. Allah rızası için aklımızı başımıza toplayalım. Çünkü böyle düşman hesabına çalışarak elimizde kalan bir avuç toprağı da verecek olursak, çekilip gitmek için arka tarafta bir karış yerimiz yoktur” diyen Akif’in bu hitabesi çoğaltılarak bütün yurda dağıtıldı. Mehmet Akif’in Nasrullah Kürsüsü’nde söylediği bu sözler günümüzde de geçerliliğini korumaktadır.
Akif, 1. TBMM’ne Burdur Milletvekili seçilmesi üzerine Ankara’ya döndü. Ankara’ya geldikten sonra kendisine tahsis edilen Tacettin Dergâhı’na yerleşti. Burada İstiklâl Marşı’nı yazdı. Şiir, 12 Mart 1921’de TBMM’de millî marş olarak kabul edildi. Akif, yarışma için konulan 500 liralık ödülü kabul etmediği gibi “O benim değil, milletimindir” diyerek Safahat’a da almadı.
1926-1936 yılları arasında Mısır’da yaşadı. Bu süre içinde Mısır’da Cami’ül- Mısrıyye Üniversitesi’nde Türk Edebiyatı dersleri okuttu. Bu arada Atatürk’ün kendisinden istediği Kur’an-ı Kerim’in Türkçeye çevrilmesi konusunda çalıştı. Rahatsızlanması üzerine İstanbul’a gelerek Nişantaşı Sağlık Yurdu’na yerleşti. 27 Aralık 1936’da vefat eden Akif, Edirnekapı Şehitliği’ne defnedildi.
Akif’in vefatı üzerine Tahir Gökman, aynı zamanda vefata tarih düşüren şu  mısraları yazmış:
Mum gibi yandı ciğer çünkü vatan türküsünü
Hep geçen kapkara günlerde terennüm etti.
Çıktı kırklar, bir ağızdan dediler tarihin
İçimizden vatanın şairi Akif gitti. 

Vefatının 81. yıldönümünde Mehmet Akif’i rahmetle anıyor ve yazımı O’nun aşağıdaki İstiklâl Marşı’ndan alınan muhteşem mısralarıyla bitiriyorum:

Ruhumun senden İlâhi, şudur ancak emeli
Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV