banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
18 Haziran 2019 Salı

MEHDİ KESKİN – AVUKATLIKTAN ve SİYASETTEN UNUTMADIKLARIM ALİ KÖSE OLAYI

09 Ocak 2019, 10:00
MEHDİ KESKİN – AVUKATLIKTAN ve  SİYASETTEN UNUTMADIKLARIM  ALİ KÖSE OLAYI
Fatih KÖSE

Çok değerli büyüğümüz Avukat Mehdi Keskin’i tanımayan yoktur. Gençlerimiz pek bilmeyebilirler. Biz zaman zaman İlim Yayma Cemiyetinde kendisini gençlerle buluşturur tecrübelerini, hatıralarını gençlere aktarmasını onlara tavsiyelerde bulunmasını rica ederiz. O da sağ olsun bizleri kırmaz programımızı teşrif ederdi. Hedef kitlesi gençlik olan Sivil Toplum Kuruluşlarımız Mehdi Keskin ağabeyimiz ve onun gibi kıymetli büyüklerimizi gençlerle daha çok buluşturmalı. Tecrübe ile gençliği kaynaştırabilmeli, bilgi, kültür, tecrübe, tavsiye aktarımına daha çok eğilmeli.

İl Genel Meclisi- Daimi Encümen Üyeliği, Adalet partisi Kastamonu Milletvekilliği, TBMM Başkanlık Divanı Üyeliği, Kastamonu Baro Başkanlığı gibi önemli görevlerde bulunan Mehdi Bey ilimizin duayen Avukatlarından. Mehdi Bey siyaset yaparken ve meslek hayatında başına gelip te unutmadıklarını kaleme almış ve kitaplaştırmış. Babama ve bana birer kitap imzalayarak hediye etti. Çok memnun oldum. Kitabı bir çırpıda okudum. Bazen kahkahalar attım bazen hayretler içerisinde kaldım.

Mehdi Beyin nasıl mücadeleci ruha sahip olduğunu, bulunduğu makam ve görevin hakkını verdiğini koruduğunu ve anlaşmazlık durumlarında nezaket ve kararlılıkla nasıl bir mücadele yürüttüğünü bu kitaptan öğrenmiş oldum. Özellikle siyaset ile ilgilenenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Kendisinden aldığım müsaade ile kitabından bazı bölümleri zaman zaman köşemde sizlerle paylaşacağım. Babam Ali KÖSE’nin DSİ Başmühendisi olarak atanması olayını ‘ALİ KÖSE OLAYI’ diye kitabını almış. Ben de sizlerle paylaşıyorum:

“Kastamonu Devlet Su İşleri Başmühendisi başka bir ile tayin olmuş, rutin bir işlem. Rahmetli kardeşim Bedri (Yabancı memurlar birkaç sene durup, başladıkları işleri de yarım bırakıp gidiyorlar. Yerli memur olsa kalır, başladığı işi bitirir, hem de kendi memleketim diye daha fazla iş yapar) deyince (Var mı öyle yerli) diye sordum. Orada Ali Köse isminde Kastamonulu bir mühendis olduğunu, dürüst, namuslu, çok iyi bir insan olarak tanıdığını ve bildiğini söyledi.

Ankara’ya gidince milletvekili arkadaşım Sabri Keskin’e başka biri için aracı olup olmadığını sordum. Henüz bir kimseyle ilgili bir görüşmesi olmadığını söyledi. Ben de kardeşimin verdiği Ali Köse diye birisinin adı olduğunu söyleyince, İhsangazi Belediye Başkanı Numan Beyin de aynı ismi verdiğini anlattı. O zaman beraberce Enerji Bakanı Selahaddin Beye gidip bu isteğimizi anlattık. O da telefonu açıp Genel Müdüre Ali Köse emrini verdi. İş bitti.



Aradan bir ay kadar süre geçince kardeşim bu tayinin gelmediğini söyleyince bakana tekrar gittik. Bize bir kinaye etti ki sormayın. Meğer Genel Müdür bu arkadaşın Selamet Partili olduğunu söylemiş! Gereken cevabı verdikten sonra tekrar telefon edip tayinin yapılmasını bildirdi. İş ikinci defa bitti.

Aradan yine 20 gün bir ay geçti, yine tayin gelmeyince yine bakana gittik, sorduk. Meğer Genel Müdür bakana Ali Köse’nin inşaat mühendisi değil, ziraat mühendisi olduğunu söylemiş, tayin onun için yapılmamış. Bakan da bize ( Yâhu, ziraat mühendisi DSİ Başmühendisi olur mu?) diye yine kinaye etti, kalakaldık. Hemen oradan kardeşim Bedri’yi arayıp sorduk: (Ne ziraatı, adam inşaat mühendisi) dedi.

O Genel Müdür koyu bir solcu imiş, inşaat mühendisleri odasının da başkanıymış. Demirel’i inşaat mühendisleri odası üyeliğinden azleden adammış! Sabri Keskin bakana (Sen önce o adamı görevden atsana) cevabını verdi. Yine genel müdüre telefon ve bakan emri. Bitti.

Tayin oldu mu, hayır yine olmadı! Bu olay Kastamonu’da yayıldı, iki milletvekilinin de (bir tayini yaptıramıyorlar) dedikodusu her yerde, özellikle parti teşkilatında ve tabanında konuşulur oldu.

Ali Köseyi tanımıyordum, hiç görmemiştim. Kardeşimin avukatlık bürosunda otururken karşıdan geçiyormuş, kardeşim çağırdı ve beni tanıştırdı. Genel Müdürlükteki bir arkadaşından öğrendiğine göre Genel Müdür bu tayinin asla yapılmayacağını, çünkü Ali Köse’nin laik bir ülkede kamu görevlisi olduğu halde beş vakit namaz kıldığını, camiye gittiğini, bu yüzden gerici olduğunu söylemiş!

Onun yanında Başbakan Süleyman Demirel’i telefonla aradım, Milli Güvenlik Kurulunda toplantıda olduğunu bildirdiler. Şu numarada beklediğimi, mutlaka görüşmem gerektiğini, hangi saatte olursa olsun geldiğinde beni görüştürmelerini özel kaleme söyledim. Ali Köse’yi de yanımda beklettim.

Gece saat 21 civarında beni aradılar ve Başbakanı bağladılar. (Nassın, eyi misin?) den sonra olayı baştan sona anlattım, hiç sözümü kesmeden dinledi.

Sonunda da şunu söyledim, (Efendim, bu tayin yapılmadıkça Ilgaz dağlarını aşıp Ankara’ya gelmem mümkün değildir!)

Bunun üzerine bir kahkaha attı ve (Senin yüzünü şimdi görmek isterim, kim bilir, ne kadar sevimli ve ne kadar sinirlisindir?) dedi. Arkasından seslendi: (Selahaddin, bak Mehdi telefonda, görüş, dediğini hemen yap) emrini verdi.

Birkaç gün içinde Ali Köse Kastamonu Devlet Su İşleri Başmühendisi oldu. İş bitti.

Lâkin yanlış hatırlamıyorsam 1979 da Ecevit Başbakan oldu, bu tayini Süleyman Demirel yaptı, gerekçesiyle olsa gerek, Ali Beyi görevden aldı. Yine bitti!

Daha sonra Kastamonu Belediye Başkanlığına seçildi. Başarılı hizmetler yaptı.”

 

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV