Kürşat ve ötesi

 

Kastamonu, son birkaç gündür ‘maalesef’ Türkiye'nin gündeminden düşmüyor. Söz konusu olayla; Kastamonu Belediyesi eski Kültür ve Sosyal İşler Müdürü ve birkaç güne kadar AK Parti Genel Merkez çalışanı olan Kürşat Ayvatoğlu, ülkenin gündemine sert bir giriş yaptı.

Muhafazakar kesimin temsiliyeti noktasında büyük öneme sahip olan AK Parti'nin söz konusu olayda yer alan uyuşturucu iddialarıyla yan yana isminin anılması, herkesten çok AK Parti'ye gönül vermiş vatandaşları üzmüştür. Özellikle, son yıllarda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun öncülüğünde uyuşturucu madde kullanımı ve satımına yönelik vurulan üst üste darbelerin ardından, böyle bir gelişme, parti içerisinde de ciddi bir şok etkisi yarattı.

KÜRŞAT YALNIZ MIYDI?

Görüntülerin arka planında ise; yine AK Parti'nin iktidar yürüyüşünde üstünde durduğu, sloganlarında bolca yer verdiği 'yolsuzluk' iddialarıdır. AK Parti'nin iktidara gelmesinde en önemli etkenlerden biri olan ve 'şeffaf ve temiz siyaset' anlayışına ters olan olay sonrasında kamuoyu; Kürşat'ın temsiliyeti üzerinden partiye yüklendi. İşin büyük bir bölümünün Kastamonu ayağında gerçekleştiği de aşikar. Fakat; Belediye'ye 'kaynakçı' kadrosundan işe giren, sıradan bir çalışanken yükselen Kürşat'ın nasıl bir ilahi gücü vardı da herkesi ikna etti? Kimse ona karşı çıkmadı, herkes onun yükselmesini istedi ve genç yaşta müdürlük koltuğuna oturttu.

Kürşat, bu işleri yaparken yalnız değildi. Onunla beraber başkaları da varlıklarına varlık kattı. Ortak olduğu iddia edilen, birlikte çalıştığı şirketlerin belediyeyle ticari ilişkileri nasıldı?

Bir diğer önemli nokta da; Kürşat’ın Kastamonu’nun 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edildiği dönemde aktif olarak rol oynamasıdır. O dönem gerçekleşen etkinliklerde, tanıtım noktasında Kastamonu'ya ciddi paralar aktarıldı. Etkinlikler birbiri üstüne geldi, şatafatlı sahneler, ünlü isimler ve daha nicesi...

Onlarca konser, etkinlik, belediye bünyesinde 'promosyon' olarak verilecek helvalar, takvimler, pastırmalar, afişler, reklamlar...

Bu ürünlerin tedariğinde, faturalandırmasında, eğer yasal zorunluluk var ise ihalesinde ne tür işler döndü? Buradan Kürşat'ın bir çıkarı oldu mu, olduysa onunla birlikte buna göz yumanlar ne kazandı ve onlar kim? Ticarette bir alış vardır, bir de veriş. Belediyede Tofaş arabasıyla işe başlayan Kastamonulu Kürşat, bugün Porsche'a binebiliyorsa; belediyenin otoparkında neler döndü?

“BABAŞ” KONUŞMALI…

Geçtiğimiz günlerde dönemin Belediye Başkanı Tahsin Babaş'ı arayarak; konuyla ilgili açıklama yapmak isteyip istemediğini sordum. Kendisi de açıklama yapmak istemediğini beyan etti. Fakat, böyle bir isteğin yetersiz, yersiz olduğunu düşünüyorum. Ülkenin son aylardaki en büyük gündemlerinden birinde en önemli isimlerden olan kişiyi belediyede müdür yapan Babaş, kameraların karşısına geçip, eğer söyleyeceği bir söz var ise söylemeliydi. Bunu şeffaf bir şekilde açıklamalı ve iddialara cevap vermeliydi. Eminim ki; AK Parti Genel Merkezi de; işin Kastamonu tarafını araştırmak için sık bir telefon trafiği gerçekleştirmiştir. Basına açıklama yapamayanlar, genel merkezden gelen telefonlardan umarım terlememiştir.

Onun dışında da yerelde AK Parti cephesinden herhangi bir açıklama yapılmadı. Kafalar kuma gömüldü; 'fırtına geçsin hele' denildi.

BEYTÜL MAL...

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu tür konularda ne kadar hassas olduğunu biliyoruz. Taviz vermeyeceğinden de hiç şüphemiz yok. Buradan Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu'na da çağrımdır. Sayın Başkan, bu mesele 'beka' meselesi değil, 'memleket' meselesidir. Kastamonu'nun ismi, Türkiye'nin gündemine yolsuzlukla oturuyorsa, bunun hesabı Kastamonu ismine değil, bu işlerin altına eli olanlara kesilmelidir.

Seçim öncesinde; üzerinde sık sık durduğunuz ve demeçlerinizde tekrarlamaktan hiç çekinmediğiniz 'Biz devletin malını beytül mal biliriz. Kastamonu’yu bu saatten sonra şehrül emin yönetecek' ifadelerinin hakkını vermenin tam zamanı. İnceleme başlatacağınızı biliyoruz.

Halkın parası çalınmış mıdır?

Yolsuzluklar yapılmış mıdır, yapıldıysa bu süreç nasıl işlemiştir?

Belediye, nasıl bir zarara uğratılmıştır?

İttifakın gölgesi; bu olayın üzerinden kalkmalı, siyasi ayrım gözetmeden varsa yapılan usulsüzlükler, makamın gerçek sahibi halka anlatılmalıdır. Başkan Vidinlioğlu'nun bu konuda göstereceği tavırdan umutluyum, merakla bekliyorum.

PARTİYİ ARKASINA ALMAK İSTEMİŞ

Kürşat Ayvatoğlu, geçtiğimiz gün ailesi aracılığıyla yaptığı yazılı açıklamada; aslında ülkemizin son durumunu özetliyor. “AK Parti Genel Merkez’de bir işim olursa siyasi büyüklere daha yakın olursam daha güçlü olurum düşüncesi ile orada işe girmek için bütün koşulları zorladım. Maddi olarak ihtiyaç duymamama rağmen Partinin gücü için orada olmak istedim” ifadelerini kullanan Kürşat, aslında bir kişiden çok, asalak bir anlayışı temsil ediyor. 

FOTOĞRAF ALGISI

Ayrıca; söz konusu kişinin AK Partili isimlerle çekildiği fotoğraflar üzerinden algı yaratmanın da yanlış olduğunu düşünüyorum. Her biri; kamuoyu tarafından tanınan kişiler olduğundan dolayı, gayet normal karşılamak lazım. Asıl odaklanmamız gereken Kürşat'ın kariyer yolculuğunun paralelinde yaşananlar ve nice Kürşatların varlığını araştırmak.

KÜLTÜR MÜDÜRLÜKLERİ

Ülkemizdeki belediyelerde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, çok önemli bir o kadar da tehlikeli bir makamdır. Sadece Kürşat'ın görev yaptığı dönemde değil, onun öncesinde ve günümüzde de; bu görevi yürüten kişilerin faaliyetlerini çok daha hassas ve dikkatli yapmaları gerekir.

YORUM EKLE