KASTAMONU TARİHİ 2

Kastamonu tarihini kaleme aldığım ikinci yazımda beylikler dönemini ele aldım. Kastamonu, çok köklü bir tarihe ev sahipliği yaparken, bilinen en eski medeniyetler arasında bulunan Kaşkalar'dan da eskiye uzanan bir tarihe sahibiz. Halen daha Araç ilçesi Kahintepe'de devam eden kazılar bunun en büyük örneği...

"Tarih tekerrür eder" denir, o nedenle tarihimizi bilmek geleceğimize de ışık tutacaktır. Bu yazımda Anadolu'da onlarca beyliğin bulunduğu bir döneme ışık tutacağım. Kastamonu'da beylikler dönemi, Çobanoğulları Beyliği ile başlıyor.

ÇOBANOĞULLARI BEYLİĞİ

13. yüzyıla kadar Bizans yönetiminde kalan Kastamonu, 1227-1309 yılları arasında Hüsamettin Çoban'ın yöredeki Türkmen topluluklarını toplayarak kurduğu Çobanoğulları Beyliğinin yönetimi altına girmiştir. Hüsamettin Çoban'dan sonra yerine oğlu Alp Yörük ve daha sonra da torunu Yavlak Arslan geçmiştir. Yavlak Arslan biliyorsunuz ki; bir ara yoğun bir şekilde Kastamonu gündemini meşgul etmişti. Çobanoğlu Yavlak Arslan, Anadolu Selçukluların taht kavgasına karıştığı için 1292 yılında öldürülürken, yerine oğlu Mahmut Bey geçmiştir. O sıralarda Anadolu'da hüküm süren Anadolu Selçuklu Devleti, İlhanlılar ile savaşmaktaydı. Moğollara esir düşen Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Mesud candarlarından komutan Temür Yaman Candar tarafından kurtarıldı. Bunun üzerine sultan Temür Yaman Candar'a Kastamonu yöresini hediye etti. Ancak bölge o zamanlar hâlen Çobanoğulları'nın elindeydi.

CANDAROĞULLARI BEYLİĞİ

Temür'ün ölümünden sonra yerine geçen oğlu Candaroğlu Süleyman Paşa, 1309 yılında Kastamonu şehrini ele geçirerek Çobanoğlu Beyliğine son verdi. İlhanlıların denetimi altında yaşayan Selçuklu Sultanı II. Mesud 1308 yılında ölünce Süleyman Paşa bölgeyi bir süre İlhanlılara bağlı olarak idare etti. İlhanlı hükümdarı Ebu Said Bahadır 1335 yılında öldüğünde İlhanlı denetiminden çıktı. Candaroğlu Süleyman Paşa, Safranbolu ve Sinop'u ele geçirmişti. Candaroğulları denizciliğe önem vermekteydi, Sinop'a bir tersane kurmuşlardı. Süleyman Paşa Sinop'un yönetimini oğlu I.İbrahim'e Safranbolu'yu da küçük oğlu Ali'ye verdi. Süleyman Paşa'nın ölümünden sonra oğulları Candaroğlu Beyliği'nin yönetimi için savaştılar. İbrahim 1339'da galip gelerek Kastamonu'nun yönetimini ele geçirdi. İbrahim Bey 1346 yılında öldüğünde yerine kuzeni Adil geçti. Adil bey 1361 yılında ölünce yerine oğlu Kötürüm Bayezid geçti. Bayezid Sivas bölgesini yöneten Kadı Burhaneddin ile iki kez savaştı. Bayezid 1383 yılında Osmanlı Sultanı I. Murat'dan destek alan oğlu II. Süleyman ile yaptığı savaşta Kastamonu'yu kaybetti. Bayezid Kastamonu'yu terkedip Sinop'a yerleşti ve böylelikle Candaroğulları Beyliği ikiye bölünmüş oldu. Kötürüm Bayezid 1385 yılında öldü ve yerine oğlu İsfendiyar Bey geçti. Kastamonu'yu yöneten Candaroğlu II. Süleyman beyliği sırasında Osmanlı Sultanı II. Murat'a bağlı kaldı. Osmanlı'nın 1386 ve 1389 yaptığı Avrupa seferlerine askerleri ile katıldı. Sultan Murat'ın yerine geçen I. Bayezid babası kadar barışçı olmadı 1391 yılında Kastamonu'ya bir sefer düzenledi. Candaroğlu II. Süleyman öldürüldü ve Kastamonu'daki Candaroğlu hükmü sona erdi. Bu arada Sinop'ta hüküm süren Candaroğlu İsfendiyar Osmanlılarla bir çatışmadan çekinerek Sinop'un kendisine bırakılması koşuluyla Osmanlılara bağlılığını bildirdi. Böylece Candaroğulları Beyliği, Sinop'ta İsfendiyar Bey kolundan devam etti.

İsfendiyar Bey Ankara Savaşı (1402) öncesinde Timur İmparatorluğu'nun kurucusu Timur'la görüşerek ona bağlandı, Timur adına para bastırdı. Kastamonu, Kalecik, Tosya, Çankırı Samsun ve Bafra'yı da alarak beyliği en geniş sınırlarına ulaştırdı. Yıldırım Bayezid'in Ankara Savaşı'nda Timur'a yenilip esir düşünce Yıldırım Bayezid'in oğulları Emir Süleyman, İsa Çelebi, Musa Çelebi ve Çelebi Mehmet arasında taht kavgası başladı. İsfendiyar Bey bu süreç boyunca kavgadan faydalanmaya çalıştı. Dağılan Osmanlı birliği, 1413 yılında, I. Mehmet Han (Çelebi Mehmet) tarafından yeniden sağlandı. Bu mücadeleden galip çıkan I. Mehmed ile iyi ilişkiler kurdu. 1417'de onun Karaman (1415-16) ve Eflak (1416-17) seferlerine oğlu Kasım Bey komutasında yardımcı kuvvetler gönderdi. Bu sefer sonrasında Kasım Bey, beyliği öbür oğlu Hızır Bey'e bırakmak isteyen babasına karşı ayaklanarak Osmanlılara sığındı.

I. Mehmed'in desteğini alan oğlu Kasım Bey'e Tosya, Çankırı ve Kalecik'i vermek zorunda kalan İsfendiyar Bey, I. Mehmed'in ölümünden (1421) sonra II. Murad ile şehzadeler arasında başlayan taht kavgalarından yararlanarak bu yerleri geri aldı. Aynı yılın sonbaharında II. Murad'ın üzerine kuvvet göndermesi karşısında Sinop'a kaçtı ve barış istedi. Osmanlı iç kavgaları yeniden yoğunlaşınca, bunu fırsat bilerek Taraklı Borlu'ya (bugün Safranbolu) değin ilerledi. Ama 1423'te yönetimi kesin olarak ele geçiren II. Murad'a Taraklı Borlu'da yenildi ve barış istedi. Osmanlılara her yıl asker gönderme ve vergi verme koşuluyla Kastamonu ve Küre-i Nuhas'ın (bugün Küre) yönetimi kendisine bırakıldı. 1425'te torunu Hatice (Halime) Hatun'u II. Murad'a vererek Osmanlılarla arasındaki anlaşmazlığa evlilik yoluyla gidermeye çalıştı. Sonraki yıllarda, antlaşmaya bağlı kalarak bütün koşulları yerine getirdi. İsfendiyar Bey 1439'da öldü ve yerine oğlu Candaroğlu II. İbrahim Bey geçti. İbrahim Bey'in 1443 yılındaki ölümünden sonra yerine oğlu İsmail Bey geçti. İbrahim Bey'in diğer oğlu Candaroğlu (Kızıl) Ahmed Bey babasının ölümünün ardından beyliğin başına geçen büyük kardeşi İsmail Bey’e karşı geldi, fakat başarılı olamayınca Osmanlılar’a sığındı.

Karadeniz'in en köklü yerleşim yerlerinden olan Kastamonu, artık Osmanlı idaresine doğru ilerliyordu... Kastamonu için Osmanlı'nın 7'nci padişahı Fatih Sultan Mehmet'in yeri gerçekten çok ayrıdır. Bir sonraki yazımda ise ilimizin Osmanlı idaresine girişi ve Cumhuriyet dönemini ele alacağım.

Sağlıcakla kalın.

YORUM EKLE