banner38

Müzik indir

banner46

banner47

13 Temmuz 2020 Pazartesi

KASTAMONU SİZİNLE GURUR DUYUYOR

29 Haziran 2020, 09:43
KASTAMONU SİZİNLE  GURUR DUYUYOR
Barış KILINÇKIRAN
Bir eseri, tespit edilebilen en özgün haline getirme çalışmasına “Restorasyon” denir. Anıtlar Kurulu tarafından “Tarihi Eser” olarak kabul edilen bir yapıya çivi çakabilmek için dahi, detaylı bir projeye ve “Koruma Bölge Kurulu” iznine ihtiyaç vardır.
Bu tanımlamadan yola çıkarak, İnebolulu hemşehrimiz Hasan Gürsoy’un yönetim kurulu başkanlığını yaptığı Gürsoy Grup Restorasyon tarafından tamamen “bedelsiz” olarak yapılan Nasrullah Kadı Cami'ndeki restorasyon çalışmalarına ilişkin iddiaları ele alacağım.
13 Ağustos 2014'te başlayıp 21 Aralık 2016'da tamamlanan restorasyon çalışmaları, üzerinden yaklaşık dört yıllık bir süre geçmesine rağmen ne oldu da yeniden gündeme getirildi? Bu konuyu gündeme getiren kişi yada kişiler neyi amaçlıyordu? Burada hedef Vakıflar Genel Müdürlüğü müydü? Kastamonu Vakıflar Bölge Müdürlüğü müydü? Yoksa yüklenici firma sahibi olan İnebolulu hemşehrimiz Hasan Gürsoy'un bizzat kendisi miydi?
Yeri ve zamanı geldiğinde bu soruların cevaplarını, bu işi organize eden, bu algı operasyonuna çanak tutan ve bu kirli oyunla düzenlenen linç kampanyasından kazanç elde etmeyi planlayan insan müsveddelerini sizlerle paylaşacağım.
Bir delinin attığı taşın ardından o kuyuya balıklama atlamak yerine, işinin ehli insanlara kulak vermeyi, bu alanda akademik çalışmalar yapmış büyüklerimize danışmayı ve konuya ilişkin resmi bilgi ve belgeleri titizlikle incelemeyi tercih ettim.
Şimdi Nasrullah Kadı Camii ile ilgili kısa bir bilginin ardından o çok tartışılan restorasyon sürecine bir göz atalım...
1506 yılında zamanın kadısı olan Nasrullah Bin Yakup tarafından 6 kubbeli olarak yaptırılan Nasrullah Kadı Camii, 1746’da 1. Mahmud’un Reisülküttaplarından Hacı Mustafa Efendi tarafından ayrıntılı bir onarım görmüş. Bu onarım esnasında camiye mihrap tarafındaki üç kubbesiyle sağdaki mahfeli son cemaat yeri eklenerek cami genişletilmiş. 1875 yılında Kastamonu Valisi Naşid Paşa tarafından halktan toplanan yardımlarla esaslı bir onarım daha geçiren Nasrullah Kadı Camii, sırasıyla 1924, 1960 ve 1990 yıllarında da onarımlar görmüş. Caminin şuan ki mevcut minaresi ise 1924 yılındaki onarımda yapılmış.
Gelelim o çok tartışılan restorasyon sürecine;
1875 dönemine ait kalem işlerinin ihya edildiği restorasyon çalışmaları kapsamında caminin kurşun üst örtüsü tamamen yenilenmiş. Son cemaat bölümünde bulunan çimento sıvalı bölümler raspa edilerek horasan sıva ile kaplanmış. Yine son cemaat bölümündeki sütunlar arası camla kapatılmış. Caminin halıları, ayakkabılıkları, elektrik tesisatı ve ısıtma sistemi de tamamen yenilenmiş. Şadırvan bölümünde sonradan yapılmış olan ve tarihi dokuyla uyuşmayan taş kaplama ve çimento kullanılarak yapılan imalatlar sökülmüş ve özgün taş ile kaplanmış. Yine şadırvanın kurşun örtüsü de tamamen yenilenmiş.
Raspa çalışmaları sırasında birbirinden farklı dönemlere ait kalem işi bezeme örneklerine rastlanıldığı için, çalışmalar hemen durdurulup işinin uzmanı olan ehil kişiler devreye sokulmuş. Bu anlamda, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk ve İslam Sanatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Baha Tanman'dan uzman görüşü alınmış ve bu görüş doğrultusunda hazırlanan tadilat projesi, Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'na sunulmuş. İlgili kurulun kararı doğrultusunda iki dönem olarak tespit edilen kalem işlerinden öncelikli olarak ilk dönem kalem işlerinin ortaya çıkarılması sağlanmış. Yine de ikinci döneme ait kalem işi bezemelerin bir kısmı dönem eki kabul edilerek mihrap önündeki kubbenin tamamında ve diğer bir kubbede dilim şeklinde mevcut hali ile bırakılmış. Tartışma konusu olan caminin duvarlarındaki hat yazılarının tamamı da yine aslına uygun olarak korunmuş, temizlenmiş ve ön plana çıkarılmış.
Restorasyon sırasında cami içinde bulunan ve hepsi birbirinden değerli hat levhalar da tek tek fotoğraflanarak, envanter fişi düzenlenmiş ve tutanaklarla kayıt altına alınarak muhafaza edilmiş. Bu hat levhalarından iki tanesi şu anda Şeyh Şaban-ı Veli Vakıfı Müzesi’nde sergileniyor. Diğerlerinin ise halen kurum deposunda bekletildiğini öğrendim ve inanın çok üzüldüm. Söz konusu bu levhalar neden camiye yeniden asılmadı çok merak ediyorum. Bu konuda Vakıflar Bölge Müdürlüğü yetkililerinden konuya ivedilikle müdahale etmelerini bekliyorum. Eminim gereğini yaparlar. Söz konusu iddialara ilişkin suskunluğunu koruyan Vakıflar Bölge Müdürlüğü yetkililerine de kızmıyorum. Sonuçta onlar devlet memuru ve basın açıklaması yapma yetkileri yok maalesef...

TEŞEKKÜRLER HASAN GÜRSOY
6 Ocak 2017 günü Açıksöz Gazetesi'nde kaleme aldığım köşe yazısında söz konusu restorasyon çalışmalarını anlatmış ve bu güzide eseri devletten tek kuruş para talep etmeden “bu bizim boynumuzun borcudur” diyerek restore eden Hasan Gürsoy ve kardeşlerine teşekkür etmiştim. Şimdi yine aynı sözümdeyim. Yönetim Kurulu Başkanlığını Hasan Gürsoy’un yaptığı Gürsoy Grup Restorasyon A.Ş. Yönetim Kurulu üyelerine, başarılı çalışmaları nedeniyle şahsım ve tüm Kastamonu halkı adına tekrar teşekkür ediyorum.
Önümüzdeki aylarda Şeyh Şa'ban-ı Veli Camii'nde de restorasyon çalışmalarının başlayacağını ve bu işi de yine Hasan Gürsoy ve ekibinin yapacağını öğrendim. İşi ehline veren Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkililerimizi kutluyor, Gürsoy ve ekibine başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.
Son günlerde yaşanan bu tartışmalardan son derece rahatsız olduğunu öğrendiğim ve suskunluğunu koruyarak belki de iddialara en güzel cevabı veren Hasan Gürsoy'a sesleniyorum. Kimin ne dediği, ne düşündüğü yada ne planladığının hiç bir önemi yok. Biz seni biliyoruz Hasan Gürsoy. Sen, her zaman olduğu gibi yine kendi bildiğin yolda asla geri adım atmadan yürümeye devam et. Bunlar birer sinek vızıltısından başka bir şey değil. Bugün seni itibarsızlaştırma çabasına düşmüş bu vicdansızlar, yarın kendi kazdıkları o dipsiz kuyuda boğulacaklar. 
Öncelikle kişiliklerini, vicdanlarını ve şereflerini restore ettirmeleri gereken bu yarım akıllılar, kim yada kimler tarafından kumanda ediliyor bilmiyorum ama; Biz ne Yavuz Yücebıyık’ı, ne Erdal Pınar’ı ne de Hasan Gürsoy ve kardeşlerini bu kumpasa kurban vermeyiz...
Bu memleket ve bizler sizlerden razıyız. 
Kastamonu sizinle gurur duyuyor...

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV