Müzik indir

29 Kasım 2020 Pazar

Erdoğan: Tedbir almaya mecburuz ve alacağız

Ilgaz’ın ardındaki ‘taşra’nın eldeki bulguru

19 Kasım 2020, 10:56
Ilgaz’ın ardındaki ‘taşra’nın eldeki bulguru
Hüseyin Hüsnü Aykaç
 

Yeşiliyle, mavisiyle, beyazıyla her mevsim başka bir güzeldir Kastamonu… 4 mevsimin, en kıyıda köşede kalmış metruk yerlerinde bile yaşandığı bir şehir burası… Doğal güzellikleri saymakla bitmez, bitmez ama hep sayar dururuz.

Kalesi, kulesi, Anadolu’yu ayakta tutan dört mihenk taşından biri olan; Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri’nin şehri, evliyalar, şehitler diyarı Kastamonu… Son yıllarda emeklemeye başlayan turizmiyle tabii olarak övünüyor ve seviniyoruz. Komşu illerimize kıyasla da muazzam bir turizm potansiyelimiz var hiç şüphesiz. Yıllarca ekmek derdinden dönüp bakamamışız, uğramamışız; Horma’ya, Loç’a, Valla’ya, Pınarbaşı’ya…

Son yıllarda yapılan çalışmalar ve uğraşlar neticesinde büyük ilerlemeler kaydedildi. İlimiz merkezindeki tarihi konaklar gün ışığına çıkarıldı. Kalemiz restore edildi, onlarca cami yeni yüzüyle karşılamaya başladı bizleri. Saklı vadiler ayağımızın altına kadar indi. Doğal güzellikleri saymakla bitmeyen Kastamonu’muzun, Karadeniz Bölgesinin uğrak turizm rotalarından biri olma yolundaki emeklemelerini görmekteyiz. Kısacası Kastamonu’nun dümenini tamamen turizme çevirmeliyiz. Tabi bu bir-iki kişinin veya sadece belli bir kitlenin yapacağı bir iş değil. Topyekun bir çaba harcamalıyız, ki elimizde bulunan onca güzellik, gerçek değerine ulaşsın.

***

Türkiye’nin en büyük ormanlık alanına sahip 2’nci iliyiz. Karadeniz’in en uzun sahil şeridine sahip iliyiz. Kış turizmde önde gelen tesislerden olan ‘Ilgaz Dağı’ tesislerine de sahibiz. Yani Yaradan, öyle bir yaratmış ki; hiçbir eksiğimiz yok, fazlamız var. Aslında biz de tam olarak bu nedenle kaybediyoruz. Öyle ki nereye odaklanacağımızı şaşırıyoruz. Her şey var, fakat hiçbir şey de yok gibi. Sahibi olduğumuz hazineleri değerlendiremezsek elimize ne geçer ki?.. Saymakla bitiremediğimiz bunca güzelliğe ‘ulaşma’ konusunda sıkıntı yaşıyorsak, anlatamıyorsak, maalesef çok daha geniş çaplı hedeflere emin adımlarla ilerleyemeyiz. Biz emeklemekle yetiniyoruz. Havalimanımız var ancak etkin bir şekilde değerlendirilmiyor. Sanayi istiyoruz ama farkında değiliz; sanayi neden bu günlere kadar olmamış. Hammadde bol olduğu için sunta ve ağaç sanayisinde başarılıyız. Lakin şunu da unutmamalıyız; “ne kadar yol yaparsan yap fark etmez, Küre Dağları ve Ilgaz Dağı’nın arasındaki bir taşra konumundayız!”

***

800’ün üzerinde ‘bize has lezzet’ ve ‘yöresel ürün’ümüzün olduğunu göğüslerini kabarta kabarta anlatıyor bir kısım kimseler. Tek tek sayın, Kastamonu lehine ne çıkıyorsa ortaya somut bir şekilde dökün kardeşim. Ardından gastronomi alanında da yeni yeni atılımlar yapın, sistemli bir şekilde çalışalım ve ileride akıllara kazınacak bir başarı öyküsü ortaya koyalım. Tıpkı geçen sene yapılan Gastronomi Festivali gibi organizasyonları sık sık görelim. 15 tane coğrafi işaretli ürünümüz var. 2010 yılından bu yana bir nevi, emeklemeler çerçevesinde oluşmuş bir başarıdır bu… Yazdığımız hikayemizi daha iyi bir şekilde noktalayabilmek, yine bizim elimizde!..

Taşköprü dediğimizde zihnimizde sarımsak belirebiliyorsa, Tosya dediğimizde de sadece pirinç demeliyiz ki; eldeki bulgurdan da olmayalım.

Kısacası; haddimizi bilelim, oyunu kuralına göre oynayalım! At gözlüklerini bir kenara bırakalım ve önümüze daha geniş bir açıyla bakalım. Bu düşüncelerle, şuna yürekten inanıyorum ki turizm karnemizdeki ‘pekiyi’leri istersek artırabiliriz.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV