‘Sel felaketi sonrası büyük bir iş başarıldı’

Vali Avni Çakır, İnebolu Belediyesi’nin Facebook sayfasından canlı olarak yayınlanan “İftar Vakti” programına konuk oldu.

‘Sel felaketi sonrası büyük bir iş başarıldı’
banner72

Valilik makamından yapılan yayında Türk Sanat Müziği sanatçısı İnebolulu hemşehrimiz Ufuk Uğuriş’in sorularını cevaplandıran Vali Çakır, önemli açıklamalarda bulundu.

Valilik görevinden önce 15 sene mülkiye müfettişliği yaptığını belirten Vali Çakır, “Kastamonu’ya bir türlü yolumuz düşmedi. Sadece Cide’ye gelmişliğim var. Kastamonu’yu görmeden Cide’yi görmüştüm. Nasip Valiliğeymiş. Valiliğim öncesinde Kastamonu’da bir gece kalmışlığım yok. Dolayısıyla çok bildiğim bir coğrafya değildi” dedi.

Kastamonu’nun tarihi, kültürel ve turistik potansiyeline dikkat çeken Vali Çakır; “Burayı tanıyıp da burayı sevmeyen insan ben görmedim. Muhteşem bir yer. Tarih deseniz tarih, kültür deseniz kültür, orman deseniz orman, deniz deseniz deniz, kanyon deseniz kanyon. Bir de Osmanlı ecdadımız burayı boydan boya muhteşem eserlerle süslemiş. Şehre geldiğinizde zaten o ruhu hissediyorsunuz. Bu İnebolu için de geçerli. Şehre geldiğinizde, ben bir ilçeye geldim dedirtiyor size. Binalar sadece bir şehri şehir yapmaz. O ruhu hissetmeniz lazım. Dolayısıyla Kastamonu’ya gelen herkes ben bir şehre geldim hissiyatına kapılıyor. Burada görev yapmaktan büyük bir onur ve gurur duyuyoruz” diye konuştu.

“İNEBOLU, MİLLETİMİZİN GÖNLÜNDE MÜSTESNA BİR İLÇE”

İnebolu’nun çok kadim bir ilçe olduğunu dile getiren Çakır; “İstiklal Yolundaki mücadelesi, evveliyatında ticaret merkezi olması, günümüzdeki o yapıların tarihi mekanların korunuyor olması şehre gerçekten bir karizma vermiş. Her gittiğimde, her gördüğümde sevgim çok daha fazla artıyor. İnebolu bir de bizim İstiklal Yolu deyince, Milli Mücadele deyince Türk Milletinde çok farklı yeri olan bir ilçe. Zaten kadim ruhu da buradan kaynaklanıyor. İnebolu bulunduğu fiziki halin çok ötesinde bir ilçe. Tüm Türk Milletinin tüm insanlarının, milletimizin gönlünde müstesna bir ilçe. Benim İnebolu’da tespit ettiğim özelliklerden bir tanesi de gurbetçi olan hemşehrilerimiz memleketle bağını hiçbir zaman kesmemişler. Çünkü coğrafya öyle güzel ki. Oradaki köylerin bazıları, Türkiye’de öyle köy yok. Evrenye mesela. Karadeniz hattında öyle bir yer yok” ifadelerini kullandı.

“ONBİNLERCE İNSAN İSTİKLAL YOLU’NU YÜRÜMEK İÇİN GELECEK”

Vali Çakır sözlerinin devamında şunları söyledi; “Turizmde hak ettiğimiz payın çok gerisindeyiz. O konuda yapmamız gereken çok şey var. İstiklal Yolu’nu çok daha güçlü hale getirmemiz lazım. Bu konuda geçen sene Gençlik ve Spor Bakanlığımız himayesinde üst segment bir planlamaya geçtik ama bu yetersiz. İnşallah bu sene biraz daha coşkulu yapacağız. Bir kere yılda, ben bunu söylüyorum on binlerce insan İstiklal Yolu’nu yürümek için gelecek. Bunun yanı sıra deniz turizmi anlamında da çok harika koylarımız, harika plajlarımız var. Bu konudaki alt yapı konaklama ihtiyaçlarımızın da giderilmesiyle bu anlamda da bir canlanma başlayacak. Bir de ben şehir merkezinde bu tarihi dokunun biraz daha ortaya çıkmasını istiyorum. Biraz daha makyaj sanki şehir merkezine giriyor gibi. Ben İnebolu’nun 1920’lerdeki fotoğrafına baktım, her taraf konak. Muhteşem bir yer, muhteşem bir zenginlik. Bunları biraz daha göstermemiz lazım. Aşı boyasıyla İnebolu konağı muhteşem. İnebolu fotoğraflarını gördüğüm zaman dakikalarca bakıyorum. Şehir merkezindeki o havanın o ruhun tekrar ayağa kaldırılması, biraz makyaja ihtiyacımız var. Şehir merkezimiz çok dar. Bununla alakalı da güzel çalışmalar da planlıyor arkadaşlarımız. Geleceği çok güzel ve parlak olacak başta turizm olmak üzere. Zaten bizim sahil bandında sanayi olarak bir şeyimiz yok. Turizm ya da mevcut halini korumak bile en büyük yatırımlardan  bir tanesi. Neticede Milli Mücadelemizin en önemli merkezlerinden bir tanesi, İstiklal Yolumuzun başlangıç noktası. Bizim gururla Kastamonu’ya anlattığımız olayların en başında geliyor. İnebolu neticede Kastamonu’nun en marka, en karizmatik ilçelerinden bir tanesi. Biz de çok seviyoruz. İnebolulu hemşehrilerimize de buradan sevgilerimizi gönderiyoruz.”

“SEL FELAKETİ SONRASI BÜYÜK BİR İŞ BAŞARILDI”

Bozkurt merkezli 11 Ağustos sel felaketi ile ilgili değerlendirmede bulunan Vali Çakır şöyle konuştu;

“2021 yılının 11 Ağustos’u sadece Kastamonu, Bozkurt, İnebolu tarihinde değil, Türkiye tarihindeki afet algısını bence en üst zirveye taşıdı. Özellikle sel afetinde en üst seviyeye taşıdı. O gün aslında benim Bozkurt’ta tüm güne yayılan programım vardı. Sabah saat 7 gibi Azdavay Belediye Başkanımız aradı, ‘Sayın Valim su çok yükseldi çok kötüyüz biz’ dedi. ‘Şehri vurmaya başlıyor acil destek bekliyoruz’ dedi. Hemen AFAD, jandarma ve ilgili birimlerimizi aradım. Yarım saat olmadan yola koyulduk. Ağlı’yı geçtik, Ağlı’dan sonra baktık ki her taraftan sular geliyor. İlçeye 3-4 kilometre kala büyük bir yol göçüğü olunca orada mahsur kaldık. Geri döndük, Daday üzerinden gitmeye çalıştık. Bozkurt o an hiç aklımızda yok. Döndük Daday üzerinden gideceğiz bu sefer Muammer başkan aradı. ‘Sayın Valim biz çok kötüyüz. Facia, koptu geliyor’ dedi. O sırada kuvvetimizi böldük. Hemen İçişleri Bakanımızı bilgilendirdim. Hemen Bozkurt’a hareket ettik. Devrekani’yi geçtikten sonra her taraftan heyelanlar geliyor. Arada sıkışıyoruz, geliyorlar kepçeyle bizi çıkartıyorlar. O sırada Süleyman Soylu Bakanımız da Muğla’daydı. Yolu aça aça 11.30-12.00 gibi çıktık, 5’e 10 kala Bozkurt’a vardık. 15 dakika sonra Bakan bey geldi. Ama tarifsiz bir manzara. Arabalar birinci katlara, ikinci katlara çıkmış. Çarşının ortasından bir dere oluşmuş, normal dere yatağından taşmış. Bina göçme hadiseleri ondan sonra oluştu. Müthiş bir hava, helikopterler geri dönüyor. Aşırı yağış, aşırı hava kapalı. Bir helikopter geldi biraz kurtarma yaptı. Ertesi günle beraber sayın Bakanımızla bir kriz merkezi birlikte oluşturduk. İnsanların hemen araçlarımızla tahliyelerini gerçekleştirdik. En üst seviyede ülke alarm durumuna geçti. Her yerden takviye kuvvetler geldi. Ertesi gün ağarmasıyla beraber suyun da nispeten bel hizasına inmesi, araçların çalışır vaziyete gelmesiyle müthiş bir kurtarma havada karada iki gün kurtarma harekatlarımız devam etti. Cenazelerimizi bulup defnettik. Ondan sonra da onbinlerce insan, STK’sı, kamusu araç-gereç bunların hepsinin planlanması, yerleşimi, beslenmesi, barınması, şu an şöyle dönüp bakıyorum gerçekten de büyük bir iş başarıldı. Tabi tüm Türkiye’nin imkanları aktı. Sayın Cumhurbaşkanımız geldi, Bakanlarımız orada. Süleyman Soylu bakanımız zaten ilk günden son güne kadar sürekli oradaydı. Sonuç olarak devlet millet olarak, STK’lar olarak, hayırseverlerimiz olarak muazzam bir iş başardık. Kim bakan, kim vali, kim genel müdür, işçi memur, herkes müthiş bir özveriyle çalıştı. Gece-gündüz orada çalışma sergiledik. Türkiye büyük bir kenetlenme gösterdi. O anlamda bizim burada komandolarımız, özellikle jandarmamız onların fiziki katkısı, eşya taşımasından tutun binaların temizliğine kadar. O binaların temizliği öyle basit gözüküyor da, normalde biz onu piyasaya yaptırmış olsaydık biz hala orada çamur temizliyor olurduk. Çünkü taşlaşmış betonlaşmış hayatınızda görmediğiniz iş makinaları, binlerce iş makinesi, binlerce şoför, binlerce araç gereç, bunların trafik düzeni, daracık bir alanda çalışıyorsunuz, Allah’a şükür 23-24 günde bütün çamuru temizledik. Yıkımlara başladık. Neticede biz aşağı yukarı bütün vatandaşlarımızın işyeri, konut eşya hasarlarının tamamını ödedik. Araç hasarlarının tamamını ödedik. Vatandaşlarımızın hiçbirini mağdur etmedik. Şu anda şantiye gibi orası. Belli aralıklarla tüm yatırımcı kuruluş temsilcileriyle biz koordinasyon toplantıları yapıyoruz. Özetleyecek olursak Abana ve Bozkurt Sanayi Sitelerimiz 2-3 haftalık işi kaldı. İnşallah Mayıs sonuna kadar vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Hükümet Konağı zemin katı çıktı. İhata duvarları şehir geçişi hemen hemen tamamı bitti. Köprüyü de Mayıs sonu olmadan açıyoruz. İki tane daha köprü devam ediyor. Orada bir de çok güzel bir meydan yapıyoruz. Çalışmaları devam ediyor. Toplu konutların çalışmaları başladı. Okullarımızın ve yurdumuzun ihalesi yapıldı. Spor sahalarımızın yapım çalışmaları başladı. Burada bizi en büyük sıkıntıya sokan, bizi geciktiren son yılların en yoğun kışını yaşadık. Sahada yarım metre kar olduğu çok zaman oldu biraz bunlar çalışmaları geciktirdi. Şu an bütün şartlar müsait. Allah’ın izniyle biz Ağustos, Eylül gibi bu başlamış olduğumuz işlerin büyük bir kısmını bitirmek istiyoruz ama bir kısmı da yıl sonuna sarkabilir. İnebolu da gerçekten bu afetten etkilendi. Özellikle Özlüce’deki o manzara çok dehşet vericiydi. Burayla alakalı da aynı çalışmalarımız devam ediyor. İnebolu Özlüce hızlı toparlandı. Aynı tehlike İnebolu’da da vardı. Sadece köprülerimizde bir sıkıntı var. O da müteahhitler aşırı fiyat artışlarından dolayı şimdi onların tasfiyesiyle alakalı da bir düzenleme çıktı. Muhtemelen tamamının tasfiyesini gerçekleştirip yeniden ihale yapacağız. Bu sene yetiştirmeye çalışacağız inşallah köprüleri. Mevsimsel şartlar, sizin dışında olan şeyler bir de fiyatlardaki dengesizlikler müteahhitlerin biraz yavaşlamasına sebep olabiliyor. Ama neticede çok ciddi bir sapma yok.”

“DEVLETİN EN ÜST SEVİYESİNDE BÖLGEYE VERİLEN BİR SÖZ VAR”

“Cumhurbaşkanımız daha üçüncü gün geldiğinde o sözü vermişti, herkese de talimatını verdi, dolayısıyla devletin en üst seviyesinde verilen bölgeye bir söz var. Allah’ın izniyle o bu sene içinde gerçekleşmesi lazım. Yani tamamına yakını diyelim, mutlaka sarkanlar da olacaktır ama sarkanın da makul bir izahı olacaktır. Bir daha Allah yaşatmasın, konuşurken dahi böyle o günlere gittim. Gerçekten de çok zorlu günlerdi ama müthiş bir tecrübe kazandırdı. Türkiye’nin afet müdahalesi ve yönetimi anlamında da ülke olarak da müthiş bir tecrübe kazandırdı. Çok ciddi bir zarar gördük, çok ciddi bir şok, travma yaşadık, afet yaşadık ama neticede bu afetin üzerinde devlet olarak başarıyla çıktığımızı ben düşünüyorum. Bu konuda devlet bütün samimiyetiyle, tüm kurumlarıyla sahada güçlü bir şekilde çalıştı ve bundan sonraki afetlere müdahale kabiliyetinde de bir üst seviyeye çıktı diye ben şahsen düşünüyorum.”

“139 NOKTADA HEYELAN MEYDANA GELDİ”

Bölgemizdeki yoğun kar yağışının olumsuz etkilerini de gündeme getiren Vali Çakır, “Malum bölgemizde yoğun bir yağışı vardı. İnebolu’nun, Küre’nin yüksek köylerinde 3-3,5 metreye ulaşan kar kalınlıkları oldu. Bu karların erimesi ve akabindeki yağışlarla beraber geçen haftaki rakamımız 139 idi, 139 noktada heyelan, çökme oldu. Bu rakamı daha vurucu söyleyeyim. Bu normalde Anadolu’da 10-15 vilayette bir yılda olacak, belki de olmayacak nadiren karşılaşılır. Biz özellikle Ağustos süreciyle organizasyon kabiliyetimizi üst seviyeye taşıdığımız için ya da öyle büyük bir afeti yönettiğimiz için şimdi bunları da stres yapmadan Allah’a şükür bayram itibariyle hemen hemen hepsini bitirmiş olacağız. Yüzde 95’ini bitirdik zaten ulaşılamayan bölgemiz yok. Dolayısıyla bizim afet yönetimi ve müdahalesi anlamında da tüm kurum ve kuruluşlarımızı da bir üst lige çıkardı. Bize de böyle dolaylı faydası oldu, keşke olmasaydı böyle bir şey ama olduktan sonra böyle bir faydaları da oldu” şeklinde konuştu.

“TURİZM PROJELERİNİ EN BAŞA ALDIM”

Kastamonu ile ilgili hedeflerini anlatan Vali Çakır sözlerini şöyle sürdürdü: “Neticede mülki idare amirlerini bir ile atandıklarında genel güvenlik asayiş devletin temsili şüphesiz bunlar asli görevleri ama vatandaşların bizlerden beklentileri var. Burada bir kere turizm projelerin en başına alınması gereken sektörlerin başında geliyor. Ben de şahsen bunu en başa aldım. Sanayi zaten burada ahşap üzerine konuşlanmış. Zaten hammaddemiz, imkanlarımız üreticiyi çekiyor. Sizin ekstra bir şey yapmanıza gerek yok. Siz sadece alan hazırlayın. Madenlerimiz de mermer ocağı vesaire siz çağırmasanız da insanlar geliyor buluyor. Biz açıkçası OSB ile alakalı yerimiz kalmadığı için ikinci OSB çalışmalarına başladık. İnşallah bu sene sonuna yeni parsellerimizi hazır hale getirmeye çalışacağız. Mevcut OSB’nin karşısı orada 300-400 dönüm bir yerimiz var. Sanayi için arsa temin çalışmalarımız devam ediyor. Seydiler’de tahsislerimiz bitti, Taşköprü’de çok az kaldı. Yeni turizm tesislerinin yapımı noktasında yatırımcı arayışımız ve mevcut yatırımcıların işlerini kolaylaştırıcı çalışmalarımız var. Bununla alakalı inşallah Kastamonu merkezde yakında lansmanı yapılır çok büyük bir yatırım doğa turizmi konseptinde, bu bizim jandarma komandonun hemen üst taraflarında müthiş bir doğa turizmi ahşap konaklama, lüks konsept içerisinde tarımın, seranın, at binmenin olacağı, tamamen lüks konsept olarak hitap edecek. Yine merkezde doğaya uyumlu turizm yatırımcı arkadaşlarımızın çabaları var. Biz de ilimizin turizm potansiyelini geliştirme anlamında tanıtıcı faaliyetlere ağırlık verdik. Bu konuda fuarların tamamına katılıyoruz. 2022 yılında da 12 aya yayılan eylem planı yaptık. Bunun bir kısmını uyguladık. Her ay bir eylemimiz var. Gastronomisinden, doğa turizminden, karavanından, kanyon turizmine kadar turizmin çok farklı bileşenlerinin en üst segmentlerini buraya davet ediyoruz, ilimizi tanıtıyoruz. Yeni konaklama imkanlarımızı, altyapılarımızı gösteriyoruz. Bunun yanı sıra bu tür turizm tesislerimizin altyapılarını iyileştirmeye çalışıyoruz.” (Kadir Yıldırım)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER