banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
19 Eylül 2019 Perşembe

Ziraat Odası seçimleri tamamlandı MEHMET BUTUR GÜVEN TAZELEDİ

Kastamonu Ziraat Odası, 8. Olağan Genel Kurulu Cumartesi günü gerçekleştirildi. Mevcut başkan Mehmet Butur ve Nahit İğdirli'nin yarıştığı genel kurulda, Mehmet Butur 97 oy alarak yeniden Kastamonu Ziraat Odasının başkanı seçildi. 2015 yılının Şubat ayında Ziraat Odası başkanlığına getirilen Mehmet Butur 177 delegenin oy kullandığı genel kurulda 97, Nahit İğdirli 71 oy alırken 9 oy ise geçersiz sayıldı.

11 Şubat 2019 Pazartesi 11:05
Ziraat Odası seçimleri tamamlandı  MEHMET BUTUR GÜVEN TAZELEDİ
 

Kastamonu Ziraat Odası, 8. Olağan Genel Kurulu Cumartesi günü gerçekleştirildi. Mevcut başkan Mehmet Butur ve Nahit İğdirli'nin yarıştığı genel kurulda, Mehmet Butur 97 oy alarak yeniden Kastamonu Ziraat Odasının başkanı seçildi. 2015 yılının Şubat ayında Ziraat Odası başkanlığına getirilen Mehmet Butur 177 delegenin oy kullandığı genel kurulda 97, Nahit İğdirli 71 oy alırken 9 oy ise geçersiz sayıldı.

BABAŞ: TARIMDA ÜRETİM ARTMALI

Genel kurulda konuşan Belediye Başkanı Tahsin Babaş, “Kastamonu tarımıyla, hayvancılığıyla, ormancılığı ile ünlü bölgede. O nedenle bu konuda kurulan hem kurumlar hem odalarım birlik ve beraberlik içerisinde çalışarak üretken bir tarımın oluşmasını sağlaması gerekmektedir. Bugüne kadar da böyle olmuştur. Çok geniş bir coğrafyaya sahip olan Kastamonu gerçekten tarım ve hayvancılıkta her bölgede kendini göstermelidir. Yani üretim gittikçe arttırılmalıdır. Bu konuda da özellikle ziraat odalarımıza çok işler düşüyor. Çiftçilerin dertlerini, sorunlarını beraber bir takım kurumsal çalışmaları yapan bir kuruluş halinde ziraat odamız görevini başarıyla yürütüyor. Bunun yanında yerelde ve merkezi hükumette bu konu ile ilgili çalışmalarda biz hep bu işin içinde olduk. 2014 yılında ki seçimlerden sonra belediye başkanlığımın ilk zamanlarında en çok uğraştığım konu Kırık Barajıydı. Şu anda iyi bir şekilde devam eden bir projemiz var. Hem Kastamonu'nun en az 50 yıllık içme suyunu karşılayacak hem de 92 dekar alan üzerinde tarımsal sulama yapabilen bir baraj. Şu anda ihale sürecine uygun bir şekilde devam ediyor. Kırık Barajı Kastamonu için çok önemli bir projedir. Yani sadece belediyecilik değil yerel misyonuyla da genel çalışmaların içine sokmaya da gayret gösterdim. Bölgede de kenevir üretiminin alt yapısı olan bölgelerden birisiyiz. Onu da iyi şekilde değerlendireceğimize inanıyorum” diye konuştu.

BALTACI: EKONOMİK KRİZİN EN ÇOK VURDUĞU KESİM ÜRETİCİ KÖYLÜLER

CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı ise; "Sizler üreticilerin meslek odası olarak birlikteliği sağlamak istiyorsanız, birilerini yok saymamalısınız. Bizimle aynı fikirde olmayabilirsiniz. Bizimle siyaseten aynı yerde olmayabilirsiniz. Yaşanan bir dolu felaketi yaşadığında, buna sahip çıkan bir milletvekili varsa, görüşü ne olursa olsun bu konunun takipçisi olmuşsa, onu yok saymak Kastamonu'ya haksızlık olur diye düşünüyorum. Ülke olarak zor günlerden geçiyoruz. Sebebi ne olursa olsun bir ekonomik krizin içinden çıkmaya çalışıyoruz. Bu ekonomik krizin en çok vurduğu kesim üretici köylülerdir. Girdi maliyetlerimiz sürekli yükseliyor. Gübre, mazot, ilaç, işçilik maliyetleri, tohum maliyeti sürekli artıyor. Ben geçenlerde mazot fiyatının benzin fiyatını geçtiğini gördüm. Evinden işine giden bir memur için bu çok etkili olmayabilir ama çiftçi için bunun önemi çok büyüktür.

“TÜRKİYE ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA SAĞLIKLI GIDA KRİZİ İLE KARŞI KARŞIYA GELEBİLİR”

Bu maliyetlerin yükselmesi ile köylü üretime küsmüş. Motivasyonu düşmüş. Ekim alanlarımız gittikçe daralıyor. Önümüzde ki dönemde bu krizi aşamaz ve üreticiye gerekli desteği veremezsek, Türkiye önümüzde ki yıllarda sağlıklı gıda krizi ile karşı karşıya gelebilir. Hepimiz şapkamızı önümüze koyacağız. İyi olanı alkışlayacağız ama nerede sıkıntı yaşıyorsak onu da dile getirmeye çalışacağız. Meslek odaları, sivil toplum kuruluşları siyaset yapar mı? Bence siyaset yapmalı. Ziraat Odası ne zaman siyaset yapar. Mesela Şeker Fabrikası kapatılacağı zaman siyaset yapmalıdır. Herhangi bir siyasi partinin yanında saf tutmalı demiyorum. Şeker Fabrikası'nın yanında saf tutmalı. Ben o günlerde Ziraat Odası'nı kusura bakmayın üretici köylünün ve Şeker Fabrikası'nın yanında görmedim. Başkan olabilirsiniz, yönetici olabilirsiniz. Ziraat Odası'nın yönetimi içerisinde benim yönetimimde olan arkadaşlarımız da var. Bir siyasi partiye üye olabilir, o partiden aday olabilirsiniz ama gerçek siyaseti fabrikanın önünde olmalıydınız. Bu odalar görüşleri ile siyasete yön vermeli."

ÇELİK; TARIMDA EN ÖNEMLİ ŞEY SULAMADIR

AK Parti Milletvekili Metin Çelik ise şöyle konuştu: “Tarım için en önemli şey sulamadır. En ucuz maliyetle su alamıyorsanız, yeterli verimi alma imkanınız yok. Kastamonu'da ki tarım arazileri belirli bir bölgede toplanmıştır. Tarımsal alanı bizim sulama sistemleri ile köylümüzün hizmetine sunmamız gerekiyor. Son iki yıldır yapılan yatırımlarla Devrekani'de ki üretim ciddi anlamda artmıştır. Mısırda, şeker pancarında, patateste artış oldu. Ben Obrucak Barajı'nın sürekli yatırım programına alındığını bilirdim. En son 2000 yılında yatırım programından bir TL iz bedelle yatırım programında tutulan baraj yatırım programından çıkartıldı. Obrucak Barajı'nın ne kadar önemli olduğunu anlattık. İnşallah bu yıl sonunda bu barajı hizmete açmış olacağız. Odamıza ve tarımla ilgilenen diğer kurumlara büyük görev düşüyor. Elimizden ne geliyorsa yapıyoruz. Emin olun.

“KASTAMONU'DA ÇİFTÇİMİZE 100 MİLYON TL DESTEK SAĞLADIK”

Türkiye'de şuanda 2019 yılı için tarımsal desteklere ayrılan rakam yaklaşık 26 milyar TL'dir. Bu önemli bir rakam. Bu yıl Kastamonumuz da ise çiftçimize 100 milyon TL destek sağladık. Önümüzde ki dönemde bu daha da artacaktır. Genç Çiftçi Projesi ile Kastamonu'da 3 yılda 807 çiftçimize 25 milyon TL hibe ödemesi gerçekleştirildi. Uzun süredir takibini yaptığımız IFAD Projesi inşallah Mart ayında Ankara'da yapılacak toplantı ile başlıyor. Buda ilk planda 38 milyon Euro devamında yaklaşık 100 milyon Euro, Türkiye'de 6 ilde uygulanacak illere ödenecek. Peki burada ne yapmamız lazım. Bu projede en fazla desteği projesi en fazla kabul olan iller alacak. Biz gerekli alt yapıyı, yönlendirmeleri yaptık bugüne kadar. Bu konuda Ziraat Odamıza ciddi işler düşüyor. Türkiye'de Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Kalkındırma Kurumu var. 6 yılda ilimizde çiftçimize 70 milyon TL destek sağlandı. Yeni başvurular şuanda yapılıyor. Ne kadar fazla proje o kadar fazla destek.

“ÇİFTÇİNİN BATMASI GİBİ BİR DURUM SÖZ KONUSU DEĞİL”

Çiftçilik, hayvancılık ve tarım iyiye mi gitti, yoksa kötüye mi gitti. Muhalefet diyor ki çiftçi battı. Biz diyoruz ki çiftçinin batması gibi bir durum söz konusu değil. Türkiye'de tarımsal destekler 8 katına çıktı. 2002 yılında 7 bin traktör satılıyordu. 2017 yılında 70 bin traktör satıldı. Hayvancılıkta ciddi işletmeler kuruldu. Köylerimizdeki işletmelerimiz gelişti. İlimizden ciddi firmalar süt alıyorlar. Kaliteli süt üretmek çok önemli. Bu konuya bizim eğilmemiz gerekiyor. Ne kadar fazla destek alacağımız bizim yapacağımız çalışmalara bağlı. Şeker Fabrikası kapatılacak mı? Hayır. Hükümetimizin şeker fabrikasını kapatmak gibi bir tasarrufu yoktur. Özelleştirmeden dolayı kapatılan bir tane şeker fabrikası gösterin diyorum. Gösterilemiyor. Tabi bazı şeker fabrikaları özelleştirme ile gelişti, büyüdü. 10 binlerce kişiye istihdam sağlayan işletmeler haline geldi. Torku ve Kayseri Şeker bunlara örnektir. Bakın burada biz o süreci en iyi şekilde takip ettik. Birileri bunu seçim dönemine denk geldiği için siyasi olarak çıkar elde etmek istediler. Biz olaya şeker fabrikasından çiftçimizin en iyi şekilde yararlanması için çalıştık. Bizim şeker fabrikamızı kapatmak gibi bir amacımız yok. NBŞ kotası yüzde 2 buçuğa düşürüldü.

“BİZİM REKLAMLA İŞİMİZ OLMAZ”

1990'lı yılların sonuna doğru kendirin hammadde olarak kullanıldığı alanlarda daha ucuz hammaddelerin kullanılması ile kendir bitme noktasına gelmişti. Bu AK Parti döneminde şöyle oldu, böyle oldu denilecek bir mesele değil. Dünyada bir süreç yaşandı. Bu süreç şuanda tersine dönüyor. Çevre bilincinin yeniden gelişmesi ile birlikte sayın cumhurbaşkanımızda özellikle naylondan ve doğal ortamda yok olması çok uzun yıllara ulaşan naylondan kurtulmamız gerektiğini toplumsal yaşamda ne kadar az kullanılırsa o kadar iyi olacağını söyledi. Bunun ardından kendiri hiç bilmeyen arkadaşlar yorum yapamaya başladı. Ben kendiri çok iyi bilirim. Bunu Kastamonuludan Germeçliden Taşköprülüden, Hanönüden en iyi kimse bilmez. Bu kelimeleri sarf ederek insanların duygularına hitap ederek gerçekten uzak politika yapmak doğru değildir. Bizim reklamla işimiz olmaz. İlimize ne kazandırabiliriz onun derdindeyiz. Sanayi Bakanımıza gittik. Bu konuda bir dosya hazırladık. Kastamonu'nun kendir ile ilgili alt yapısını hazırladık. Bakanımızda bu konuda bir çalışma yapıp sonucunu bize bildireceğini söyledi. Vezirköprü'nün isminin zikredilmesinin sebebi şudur. Hala kendir üretimini devam ettiren bölge orasıdır. Türkiye'de ki tohumun tek bulunduğu yer Vezirköprü'dür. Bunun için söyledi. Yoksa orta Karadeniz Bölgesi'nde kendir yoğun bir şekilde üretilirdi. Bu söz sadece kendir üretiminin Vezirköprü'de yapılacağı anlamına gelmiyor. Seçim var diye böyle bir algı oluşturmaya çalışıyorsun değil mi? AK Parti hiçbir zaman seçim olduğu için çalışma yapmamıştır. Bunu bize söylemek yapılabilecek herhalde son şey olmalıdır."

BUTUR: DÖVİZDEKİ ARTIŞTAN TARIM SEKTÖRÜ DE ETKİLENDİ

Genel Kurulda güven tazeleyen Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur ise şöyle konuştu: "2018 yılında yaşanan döviz kurlarındaki artıştan, tüm sektörler gibi tarım sektörü de etkilenmiştir. Bu artışlar nedeniyle, tarımsal maliyetler yaklaşık yüzde 80 oranında artmıştır. Günümüzde döviz fiyatları gerilemesine rağmen, tarımsal girdi maliyetleri aynı oranda azalmamıştır. Tarımsal ürün fiyatlarının, maliyet fiyatlarına denk artış göstermemesi nedeniyle, çiftçimiz zor günler yaşamaktadır. Tarım Bakanlığımızca, önemli destekler yapılmış olmasına rağmen, halen üretim maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle, tarımsal gelirlerin istenilen seviyelere ulaşmadığı görülmektedir.

“ÜRETİCİDEN ÇOK ARACI KAZANIYOR”

Ülkemizde son zamanlarda üretici fiyatlarıyla tüketici fiyatları arasındaki farkın önemli ölçüde arttığı, üreticiden çok aracıların kazandığı görülmektedir. Örneğin, siyez buğdayı çiftçi satış fiyatı 2 liradan az olmasına rağmen, pazarda siyez buğdayı ve unu 10 liradan satılmaktadır. Hayvancılık bölgesi olmamız nedeniyle, aynı tür sıkıntıları; hayvan yetiştiricileri de yaşamaktadır. Kafkas etin fiyatı 33 liradan 29 liraya gerilemiş olmasına rağmen, bu fiyat düşüşü tüketici fiyatlarına yansımamıştır. Çiftçimizin, sorun ve taleplerini bölgemiz milletvekilleri, tarım bakanlığı yetkilileri ve Türkiye Ziraat Odaları Birliğiyle zaman zaman görüşüyoruz. Tarımsal maliyetlerin düşürülmesi konusunda bugüne kadar verdiğimiz mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Başta ziraat odamıza ait olan satış mağazamızı daha aktif bir hale getirmek; tarım danışmanlarımızdan çiftçilerimizin daha iyi istifade etmelerini sağlamak ve her yıl ilimize toprak mahsulleri ofisini getirerek, çiftçilerimizin ürünlerini daha yüksek fiyata satmak için faaliyetlerde bulunduk.

“TÜRLÜ İFTİRALARA MARUZ KALDIK”

Yerinde ve doğru eleştiriler en doğru sonuca ulaştırır. Bu anlayışla biz her daim yapıcı ve geliştirici eleştirilere açık olduk. İyi niyet ve samimiyetle elimizi taşın altına koyarak, gerçekleştirdiğimiz tüm faaliyetleri de gördünüz. Sizlerin de bildiği gibi kurumumuzu yıpratıcı şekilde eleştirildik ve türlü iftiralara maruz kaldık. Şahsımın eleştirilmesinden ziyade, kurumumuzun eleştirilmesi, üyelerimiz ve delegelerimizi rahatsız etmiştir. Ziraat odamıza siyaseti soktuğumuz iddiasıyla bizi itham eden kimseler, farklı siyasi görüşleri de arkalarına alarak, 'Çamur at izi kalsın' zihniyetiyle bu tavırlarına devam ediyorlar. Odamızı, halkın odası haline getirdik. Bazı kesimler bunu yapmamızdan rahatsız oldular. Odamıza koltuk ve makam arabası almamızla ilgili basit söylemlerin basında yer alması kurumumuza büyük zarar verdiği gibi bizleri de derinden üzmüştür. Biz göreve geldiğimizde makam odası ufak bir odaydı. Biz o odayı büyüttük ve oraya koltuklar aldık. Buraya koltuk almaktan doğal ne olabilir? Bizim bir çok ilçemizin makam arabası var, merkez ziraat odasının makam arabası olmasından daha doğal ne olabilir. Asıl problem; kazanana hayırlı olsun diyememe problemidir. 2015 Şubat'ında göreve geldik. Üç adaylı seçimden 6 ay sonra, bu iki aday; seçim sürecinde birbirlerine karşı ithamlarda bulunmasına rağmen, bu ziraat odasında yeniden seçim olsun diye imza kampanyası başlattılar. Bunlar doğru şeyler değil. Birileri; hizmet etmeye giden kişilerin paçasından asılmamalı, ona destek olmalı ve kazanana hayırlı olsun diyebilmeliyiz."

“SOKAĞA ÇIKMAK ESKİ TÜRKİYE'NİN ADETİ”

Milletvekili Baltacı'nın Şeker Fabrikası konusunda Ziraat Odası'nın pasif kaldığına dair söylemelerine de yanıt veren Başkan Butur, ''Biz sorunlarımızı, problemlerimizi; yetkili yerlere ileterek çözüm bulabiliriz. Sokağa çıkmak, eski Türkiye'nin adetleri; şuanda sorunlarımızı iyi anlatabilirsek, bu şekilde çözülebilir."

Serkan Horuz

 

 

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV