Ya bir gün sonra olsaydı?

Bozkurt ilçesinde meydana gelen sel felaketinin bir gün sonra yaşanmaması, o gün kurulan semt pazarı için yaklaşık 25 köyden gelen yüzlerce vatandaşı etkileyebilecek daha büyük bir felaketin önüne geçti

Ya bir gün sonra olsaydı?

Bozkurt ilçesinde meydana gelen sel felaketinin bir gün sonra yaşanmaması, o gün kurulan semt pazarı için yaklaşık 25 köyden gelen yüzlerce vatandaşı etkileyebilecek daha büyük bir felaketin önüne geçti.  

  Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde bulunan Ezine Çayı’nın taşmasıyla birlikte meydana gelen sel felaketi sonrasında ilçe tamamen sular altında kaldı. Felaketin ardından ise evler, iş yerleri hasar görürken çok sayıda can kaybı yaşandı. Çarşamba günü meydana gelen felaketin yaşandığı ilçede her Perşembe günü semt pazarı kurulduğu, bu pazara yaklaşık 25 civar köyden yüzlerce vatandaşın geldiği ortaya çıktı. Türkiye’yi derin üzüntüye boğan bu afetin, bir gün sonra meydana gelmemesi çok daha büyük bir felaketin önüne geçti.

  “EN AZ 20-25 KÖY İNERDİ BURAYA”

  Sel anında kendisinin de ilçede inşaatta olduğunu ve arabasının sele kapıldığını söyleyen Mehmet Çakar,  “O gün Çarşambaydı, Perşembe günü oraya Pazar kurulacaktı. Bütün buranın köylüleri pazara iniyordu. Allah’tan Çarşamba günü oldu, Perşembe olsa zayiat daha büyük olacaktı, halk kaçamazdı, her şey 10 dakika içinde oldu. Ben çay kenarında çalışıyorum. Aşağıya inene kadar arabamı sel aldı. En az 20-25 köy inerdi buraya. Sel bir gün sonra olsaydı daha başka bir can kaybı olacaktı” dedi.

  

  “SEL TÜM İLÇEYİ YUTTU, BÜYÜK BİR BOŞLUK OLUŞTU”

  Yaklaşık 16 senedir Bozkurt ilçesinde yaşayan Can Tutcan ise, “Kaybımız yine çok ama o gün sel olmuş olsaydı yaklaşık 20-25 tane köy var bunların en az 10-15 tanesi alışverişi, temel ihtiyaçları için buraya geliyor. Şu gördüğünüz yer, komple pazar, burada çocuk eğlence alanı vardı. Hem çok üzgünüz, hem bir yandan da seviniyoruz çünkü bir gün daha sonra sel olmuş olsaydı çok daha acı kayıplarımız olacaktı. Bu yönden biraz seviniyoruz ama tabi ki dediğim gibi acımız büyük kaybolan bir sürü ağabeylerimiz, ablalarımız, kardeşlerimiz var. İlçenin coğrafi yapısı değişti. Görüyorsunuz büyük bir boşluk oluştu, bu kadar büyük bir boşluk yoktu. Yüz yıllardır sel oluyordu tamam ama en fazla büyüklerimizin anlattığı kadar çarşı içinde birkaç dükkanı su basıyordu. Bu seferki öyle bir şey oldu ki tüm ilçeyi yuttu. Su girmeyen ev yok” diye konuştu.

  

  “SEN KAÇIYORSUN, SU PEŞİNDEN KOVALIYOR”

  Sel anında yaşadığı korku dolu anları anlatan Tutcan, “Film gibi geliyor o an. Yani aileni düşünüyorsun, ‘Nereye kaçacağım?’ diye düşünüyorsun.  Sen kaçıyorsun, su peşinden kovalıyor. ‘İnsanlar acaba ne yaptı?’ diyorsun. Kendini yükseklere attığın zaman da eşini dostunu arayarak bilgi almaya çalışıyorsun, ‘İyi misiniz, değil misiniz?’ diye soruyorsun. Büyük bir kaos ortamı var başka hissedebilecek bir şey yok” şeklinde konuştu.  (İha)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER