‘Üretimi kovan başı 16 kiloya çıkarmalıyız’

KESTANE BALI ÜRETİMİ EĞİTİMİ’NDE KONUŞAN REKTÖR YARDIMCISI PROF. DR. ÖMER KÜÇÜK:

‘Üretimi kovan başı 16 kiloya çıkarmalıyız’

KASTAMONU Üniversitesi (KÜ) Bilgehan Bilgili Kütüphanesi Konferans Salonu’nda KÜ Ormancılık ve Tabiat Turizm İhtisaslaşma Koordinatörlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü ve Arı Yetiştiricileri Birliği işbirliğiyle Kestane Balı Üretimi Eğitimi düzenlendi. Eğitim programının açılışına Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Bölge Müdürü Fahri Sönmezoğlu, Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Erden ve çok sayıda üretici katıldı.

SÖNMEZOĞLU: “HER TÜRLÜ DESTEĞE HAZIRIZ”

Eğitim programın açılışında konuşan Orman Bölge Müdürü Fahri Sönmezoğlu, üreticilere hitap ederek; “Orman teşkilatları olarak arıcılığa ev sahipliği gibi bir konumumuz var. Kurum olarak sizleri ne kadar desteklesek az diye düşünüyorum. Bu konuda emin olun şu ana kadar yaptıklarımızdan daha fazlasını yapmak istiyoruz. Yapmamız gerektiğinin bilincindeyiz, farkındayız. Bu konuda tüm arkadaşlarımızı sizlerin daha iyi ortamlarda, daha fazla bal üretimi yapacak şekilde, ormanlarımızın yönetilmesi konusunda tüm ekibimizi bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Bu konuda sizlerle her türlü işbirliğini çok önemsiyoruz. Pandemi şartları bizleri daha fazla şeyler yapmamızı kısıtladı. Ancak yaklaşık 200 tane yeni orman mühendisi, yine yaklaşık 600 tane orman muhafaza memuru takriben bir buçuk yıl önce kadromuza katıldı. Onlara şunu öğrettiğimizi düşünüyorum; Bir yerde çiçekli orman bitkisi, ağaç, ağaççık, çalı veya diğer otsu bitkiler mevcutsa bunun korunması ve geliştirilmesi her şeyden daha önemli. Biz ormancıların geçmişten günümüze asli orman türlerini korumak, geliştirmek konusunda çok büyük hassasiyeti vardır. Şu anda bu hassasiyetin önüne çiçek ve meyve veren ağaçların ve ağaççıkların geliştirilerek korunması noktasından mesai arkadaşlarımı bilinçlendirmeye çok özen gösteriyorum. Bunu yapmaları gereken en önemli görev olduğunu tekrar tekrar hatırlatıyorum. Bu konuda siz kıymetli üreticilerimizin bize sunacağı her türlü projeyi, her türlü öneriyi ciddiyetle ve önemle dikkate alacağımızı, sizlerin yaptığınız mesleği daha da geliştirebilmeniz konusunda her türlü desteğe hazırız” dedi.

“İNŞALLAH ARICILIĞI, BAL ÜRETİMİNİ DAHA DA GELİŞTİRECEĞİZ”

Kastamonu’nun en fazla kestane ormanlarına sahip olan bir il olduğunu vurgulayan Sönmezoğlu; “Takriben 17 bin hektar civarında kestane ormanlarımız var. Bu ormanlar hem kestane meyvesinin üretimi hem de kestane balı üretimi konusunda çok daha etkin ve çok daha geniş üretim kapasitesine erişebilir. Bu konuda sizler farklı farklı yerlerde kendi imkanlarınızla bu faaliyeti sürdürüyorsunuz. Başta Kastamonu Üniversitemiz, Sayın Rektörümüz ve kıymetli hocam Ömer bey çok önemsiyorlar bu çalışmaları. Ormanların korunması, geliştirilmesi, ormanların doğa turizmine yönelik hizmetlerinin artırılması ve geliştirilmesi, odun dışı orman ürünlerinin üretimi konusunda daha yeni yaklaşımlar, daha güzel uygulamalar yapılabilmesi, sizlerin ve bizlerin bilgilendirilmesi, daha bilinçli bir şekilde bu işlerin ve hizmetlerin yapılabilmesi noktasında çok büyük gayretleri var. Cumhurbaşkanlığımızın da bu konuda üniversitemizi ve bizi görevlendirdiğini, bu konuda bizi desteklediğini bilmenizi istiyorum. Bu konuda inşallah önümüzdeki süreçte, pandemi şartlarının daha normalleşmesiyle birlikte sahada daha fazla işbirliği yaparak, sizlerin beklentilerini azami ölçüde karşılayarak; inşallah arıcılığı, bal üretimini daha da geliştirmek, Türkiye’de daha saygın ve önemli bir yer elde etme konusunda hep birlikte daha güzel işler yapabiliriz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“KASTAMONU ORMANCILIKTA UZAK ARA ŞAMPİYON”

Fahri Sönmezoğlu, hali hazırda bölgede tescillenmiş 8 tane Bal Ormanı olduğunu söyleyerek; “Takriben bin hektarlık bir orman alanını bu iş ve hizmetler için ayırdık. Bu konuda sınır yok. Potansiyeli olan, insanların ben burada değer üretebilirim dedikleri, bize müracaat edeceği, bizim tespit edeceğimiz her yeri bu maksatlar için sizlerin hizmetinize sunma noktasında hiçbir kısıtlılığımızın olmadığını, bu konuda her türlü sorunu ben bizzat Orman Bölge Müdürü olarak yakından ilgileneceğimi bilmenizi istiyorum. Bölgemizde kestane en önemli türü olmakla birlikte yine bal üretimi konusunda yüksek kıymeti olan birçok ağaç, ağaççık ve bitki türlerine ev sahipliğine yapan ormanlar mevcut. Bunların geliştirilmesi noktasında önümüzdeki süreçte hep birlikte daha fazla faaliyet yürütmeği hedefliyoruz. Kastamonu ormancılıkta uzak ara şampiyon. Bu yeni bir durum değil. Geçmişten günümüze kadar bu böyleyiz. En kaliteli ormanlara sahip bir iliz. Belki alansal olarak değildir ama ürettiği değer, sahip olduğu ekolojik değerler açısından Kastamonu çok öndedir. Literatürü tararken bakıyoruz; 1’inci Muğla, 2’nci Ordu; emin olun benim şahsen hoşuma gitmeyen bir durum. Biz 5’inci bile değiliz herhalde. Bu konuda hep birlikte daha güzel çalışmalar yaparak, Kastamonu’yu bal üretim merkezi yapmalıyız. Türkiye’nin en kaliteli balını üretildiği bir yer olabiliriz. Geniş ve sarı ormanlarımızı çok daha fazla bal üretebiliriz. Benim en büyük hedefim ve amacım Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük bal üretim ormanını bu topraklarda kurmak. Bu başarabilirsek, ben görevimi yapmanın mutluluğunu yaşayacağım. Uygun olan noktalar için önerilere açık olduğumuzu, bu konuda da sürekli araştırma yaptığımızı bilmenizi istiyorum. Sizler sahada olan insanlar olarak gördüğünüz kıymetli yerleri lütfen bizimle paylaşın. İnşallah en güzel projeleri yaparak, ülkemizin ve Kastamonu’muzun daha iyi noktalara gelmesini, Kastamonu’nun bal üretiminde Türkiye’de hak ettiği yere gelmesi ve üreticilerimizin gelirlerini daha yükseklere çıkartılmasına vesile olabiliriz” şeklinde konuştu.

KÜÇÜK: “KASTAMONU’DA BAL ÜRETİMİ ÇOK DÜŞÜK

KÜ Rektör Yardımcısı ve Ormancılık ve Tabiat Turizm İhtisaslaşma Koordinatörü Prof. Dr. Ömer Küçük; arıcılığın dünyada en yaygın yapılan tarımsal faaliyetlerden biri olduğunu söyleyerek; “Bu işi bulunduğumuz noktadan çok daha ileriye hep birlikte taşıyacağız. Dünyada en çok bal üreten ve kolonilere sahip ülkelere baktığımızda ilk sırada karşımıza Çin çıkıyor. Orman Genel Müdürlüğü verilerine bağlı olarak baktığımız literatürde 59 milyon arı kovanının var olduğu ifade ediliyor ve yıllık bir milyon 250 bin ton bal üretiminin gerçekleştirildiğini biliyoruz. Bu miktarda en fazla 398 bin ton ile Çin ilk sırada yer alıyor. Çin’den sonra sırasıyla Türkiye, Rusya ve Etiyopya koloni açısından en fazla koloniye sahip ülkeler olarak karşımıza çıkıyor. Bal üretimi noktasında bakıldığında dünyada kovan başı bal miktarı ortalama 20 kg’dır. İlimizde maalesef bu oran oldukça düşük. Yıllar itibariyle değişmekle birlikte 8-9-10-11 kg. civarında değişiyor. Ülkemiz ortalaması 16 kg’dır. Burada ilk önce bir hedef belirlememiz gerekiyor. Sayın Orman Bölge Müdürümüz; ‘Değil Türkiye’nin, dünyanın en büyük, en kaliteli, en nitelikli Bal Ormanı’nı gelin beraber kuralım’ diye ifade ettiler. Üniversite olarak zaten bu konuda çalışma içerisindeler. Bal ormanımızın niteliği, çeşitliliği, kalitesi, sahip olduğu otsu, odunsu bitkilerin varlığı, çiçeklenme döneminin uzunluğu bize üretilecek bal miktarının yanı sıra bal kalitesinin de artacağını işaret ediyor. Dolasıyla bizim ilk hedefimiz kovan başı üretilecek bal miktarının en az Türkiye ortalaması olan 16 kg’a çıkması olmalıdır. Ardından 2’nci hedefimiz Türkiye ortalaması üzerinde bir il olarak bal üretimini gerçekleştirmeyi hedeflememiz gerekiyor. 2’nci olarak sadece bal değil, diğer yan arı ürünlerini de çok önemsiyoruz. Propolisinden tutun arı sütüne kadar hepsini önemsiyoruz. Bunlar aynı zamanda ürün çeşitliliği demek, nitelikli ürün demek, katma değer ürün demek ve sizin bal üretiminde karşılaştığınız işletme maliyetinin düşmesi, karlılığınızın artması demek, piyasada rekabet edebilirliğinizin artması demek. Üniversite olarak sizlerin yanındayız” diye konuştu.

“KESTANE BALINDA PATENT ALMALIYIZ”

Akredite olan tek araştırma laboratuvarına sahip olduklarını söyleyen Prof. Dr. Küçük; “Burada yapılan her türlü analiz ve testler sertifikalandırılıyor ve değil Türkiye’de, uluslararası alanda geçerliliğe sahip olup, her türlü şartlarda her türlü ortamda satışa sunabileceğinin belgesidir. Civar illerin hiçbirinde bu yok. Lütfen bunu değerlendirelim. Çevre illerden bal analizi için numuneler gönderiliyor. Halihazırda ürettiğimiz balın kalitesi nedir, öncelikle bunu net olarak bunu ortaya koyabileceğiz. 2’ncisi bu standardı daha yukarıya nasıl taşıyabiliriz, piyasa ile nasıl rekabet edebiliriz, markalaşarak. Ben şuna inanıyorum; hakikaten çok kaliteli ormanlarımız var. Burada sahip olduğumuz ekosistemle biz ürettiğimizin çok daha fazlasını üreteceğimize inanıyoruz. Mevcut kaliteden çok daha kalitelisini üreteceğimize biz inanıyoruz. Sonuna kadar sizlerle beraberiz. Bu konuda üniversitemiz bünyesinde halihazırda 3 tane şirket kurulmuş. Ormancılık ve tabiat turizmi ile ilgili. Bir tanesi de bal üretimiyle ilgili şirketimiz var ve TÜBİTAK destekleriyle kurulmuş. Devletimiz bu işleri çok önemsiyor. Hem Yüksek Öğretim Kurumumuz, hem Tarım ve Orman Bakanlığımız, hem de Cumhurbaşkanlığımız burada yapılan işleri yakından takip ediyorlar. Yakın zamanda Cumhurbaşkanlığımızdan bir heyet bizzat buraya ziyarete gelecekler. Daha fazlasını yapabilme potansiyelimiz var. Pandemi şartlarında bile çok ciddi eğitimler gerçekleştirdik. Kapılarımız her daim sizler için açık. Markalaşmada bir adım öte özellikle bizim Kestane Balı’nda patent almalıyız. Vakti geldi de geçti. Kestane ormanlarının yayılışı ve kalitesi bakımından Kastamonu Türkiye’de ilk üçte, dörtte. Fakat biz bunu değerlendirebiliyor muyuz? Bugünkü eğitimimizin de amacı bu. Kestane balı birçok ülkede ilaç niteliği taşıyor. Artık hem patent hem markalaşma konusunda adım atmalıyız. Marketlerde Kastamonu markalı olarak sadece bal değil, arı ürünlerinde yer almasını istiyoruz. Üniversite olarak bu noktada mevcut eğitimlerimizi de devam ettirme arzusundadır” dedi. (Haber Merkezi)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER