UNESCO’YA BELGE

banner38

banner39

banner29
18 Ağustos 2018 Cumartesi

UNESCO’YA BELGE

Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Küçük, Hiz. Pir Şeyh Şa’ban-ı Veli’nin iki eserini gün ışığına çıkardı.

24 Mayıs 2018 Perşembe 10:24
UNESCO’YA BELGE


    Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Küçük, Hiz. Pir Şeyh Şa’ban-ı Veli’nin iki eserini gün ışığına çıkardı. 
Risâle fî Ma’rifet-i Vaz’i’l-Mukantarât ve Risâle fi’r-Ruhâme’yi Şeyh Şa’ban-ı Kadı’nın İstanbul’da medreselerde eğitim verdiği dönemde beyinleri yetiştirmek için hazırladığını belirten Prof. Küçük, Kastamonu’ya dönüşünde Tokadî dergâhının lahuti iklimini teneffüs eden Hz. Pir’in kalp yetiştirmek üzere mesaisini yoğunlaştırdığını ve bunun neticesinde bilindiği kadarıyla 360 halife yetiştirdiğini ifade etti.
Bir alimin büyük zat kabul edilmesi için yazılı eser bırakmasının şart olmadığını belirten Prof. Küçük’e göre Hz. Pir’in en büyük eseri; tüm insanlığa bıraktığı manevi mirası ve dünyanın dört bir yanına dağılmış olan talebeleri ve halifeleri olduğunu söyledi.
Prof. Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş’a da takdim ettiğini belirttiği kitabın önsözünde şu ifadelere yer Verdi: “Hz. Pir, Kastamonu’nun mütevazi bir köyünde başlayan hayatı boyunca bir çalışma, ilerleme, aydınlatma ve faydalı olma anlayışı ile yaşamış, tahsili boyunca nice zorluklara göğüs germiş bir ilim erbabıdır. İlmî enginliğiyle talebeler yetiştirmiş, fazla eser bırakmasa da özellikle astronomi alanında yaşadığı günün koşullarında önemli tespitlerde bulunmuş, bunları küçük risalelerde toplamıştır. Risale biçiminde hazırladığı eserlerden dördü bugün yazma eser olarak bilinmekte ve araştırmacıların ilgisini beklemektedir. Bu eserlerin konusu, ilmi derinliği, bugün bu seviyenin neresinde olunduğu gibi konular, ayrı inceleme konularıdır. Bu tarafını ilgili bilim insanlarına bırakıyor, bu ilim ve irfan dehasının tespit edilmiş eserini bir şekilde gün yüzüne çıkarmanın mutluluğunu yaşıyorum. Fikirleri ve bir kısım sözleri günümüze kadar ulaşmış, bugün de insanlığa ışık tutmaya, yol göstermeye devam etmektedir.
Anadolu’nun dört temel manevi direğinden biri olarak ledünnî ilhamını Tokadî Dergâhı’ndan almış, ilimle yaktığı kandili irfanla şem’aya çevirmiş, öyle ki; birlik ve aydınlanma öğretisiyle asırları aydınlatmıştır. Günümüzde de manevi tesiri devam etmekte olan bu huzur güneşi, Kastamonu’dan tüm dünyaya sürur, ferahlık ve kardeşlik yaymakta, halâ geleneğini sürdürerek güneşin her doğuşunda misafirlerine ledünni hazlarla birlikte dergâh çorbasını cömertçe sunmaktadır.  
Bu çalışmanın tek amacı; Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin tespit edilen iki eserini gün yüzüne çıkarmaktır. Böylece; asıl olarak insanların kalben ve ruhen eğitilmesini gündemine almış olan bir manevi büyüğümüzün eserini insanlığın önüne koymak, bir müderrisi eseri vardı-yoktu tartışmalarından kurtarmak, eserinin kendi ismiyle raflarda yer bulmasını sağlayarak, manen huzur bulma ve insani olgunluğa erme yönelimi öncesi hakkında bir belge ortaya koymak mümkün olacaktır.
Yazarın burada bunun dışında hiçbir beklentisi yoktur. Eserin yazara maddi bir katkısı olmayacağı gibi, yayın, bilimsellik veya akademik çalışma bakımından da üreteceği bir artı değer sözkonusu değildir. Bu tamamen samimi bir gayrettir, günümüzde insanlar arasında; ‘Yok artık, kalmadı, onlar eskindendi’ düşüncelerine düşülen bir şerhtir.
Satırların yazarı, Hz. Pir’in yazılı bilinen bir eseri olmadığı için tanıtım konusunda eksiklik yaşandığı, UNESCO düzeyinde girişimde bulunulamadığı ile ilgili bir eksikliği görmüş, haberdar olmuş, kendince durumdan vazife çıkarmış, bu doğrultuda uzun soluklu bir çalışma yapmış ve bu eseri ortaya koymuştur. Böylece işin kendisiyle ilgili tarafı sona ermiştir. Bundan böyle, Hz. Pir’in yazılı bir eserinin varlığı üzerinden ilgili birimler gerekli girişimlerde bulunabilir, Zat’ın tanınırlığı konusunda çalışmalar, müracaatlar yapabilirler. Eseri sahiplenip, Hanönü’nden başlayıp İstanbul medreselerine uzanan bir ilim yolcusunu, Tokadî Dergâhı’nda olgunlaşıp Kastamonu’dan asırları huzura ve aydınlığa davet eden bir maneviyat güneşinin tanıtımında kim çaba gösterirse, ona peşinen, ‘gerçek başarının Allah katında olduğu’ Kur’anî beyanı sadedinde, iki cihanda muvaffakiyetler, saadetler niyaz ediyorum. Aynı isimli eserin farklı kişiler tarafından kaleme alındığı, basit tarama motorlarında da görülebilir. Hz. Pir, Şaban Kadı ismiyle yazmış veya eserde isim benzerliği de olabilir. Beraberinde bu bir şerh düşme ameliyesi de sayılabilir. Ne olursa olsun, bugün eğer samimi ihtiyaç varsa ve tek engel Hz. Pir’in bir kitabının bulunmayışı ise, buna cevap olacak bir çalışma bugün vardır ve eldedir. Bunun üzerinden kim bir çalışma yapacak ve onun öğretisine sahip çıkarak katkı sağlayacak ise bunun için artık bir engel kalmamıştır, gerekli çalışmalar yapılabilir. 
Bu iyi niyetli ve samimi yola çıkışta eksiklik veya kusur olmuşsa tamamen bana aittir. Hz. Pir konusunda rol kapma düşüncem olmadığı gibi Hz. Pir’i kendime kalkan da yapmam. Böyle bir zattan ancak becerebildiğim kadarıyla istifade etme niyetimi itiraf etmekten hatta onur duyarım. İnsan bir yola çıkar, yol uzun ve meşakkatlidir. Belki azık da kifayetsizdir. Fakat maksat ulvi olunca hedefe varamama riskini hiç dert etmez. Önemli olan taraftır, esas olan yöndür.
Nereye bakıyorsunuz? Kime hizmet ediyor-sunuz? Neyi asıl maksat tutmuşsunuz? Ne uğurda ömrünüzü tüketmişsiniz? Nefsinizi, malınızı, canınızı, aklınızı ne mukabilinde ve kime satmışsınız? Mühim olan burasıdır.
Bu noktada şiarım;
“Nefis cümleden edna,
Vazife cümleden alâ”
Anlayışıdır.
Cenab-ı Hak niyetimi halis kılsın, bizleri rızasına nail eylesin!
Amin…”
(Haber Merkezi)
Anahtar Kelimeler: UNESCO’YA BELGE

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV