Türk Ocağı’nda, Türkler, bilim ve felsefe konuşuldu

Kastamonu Türk Ocağı Şubesi, kendi binasında geçtiğimiz akşam “Türkler, Bilim ve Felsefe” hakkında konferans düzenlendi. Kastamonu Üniversitesi (KÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yavuz Unat’ın konuşmacı olduğu programda bilimin ve felsefenin İslam uygarlığındaki yeri aktarılırken, asıl bilimsel çalışmaların 9. yüzyılda ortaya çıktığı ifade edildi. “Türkler, Bilim ve Felsefe” hakkında konferansa geçilmeden önce kısa bir konuşma yapan Kastamonu Türk Ocağı Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz, tüm katılımcıları selamladı.

Türk Ocağı’nda, Türkler,  bilim ve felsefe konuşuldu

 

Kastamonu Türk Ocağı Şubesi, kendi binasında geçtiğimiz akşam “Türkler, Bilim ve Felsefe” hakkında konferans düzenlendi. Kastamonu Üniversitesi (KÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yavuz Unat’ın konuşmacı olduğu programda bilimin ve felsefenin İslam uygarlığındaki yeri aktarılırken, asıl bilimsel çalışmaların 9. yüzyılda ortaya çıktığı ifade edildi.  “Türkler, Bilim ve Felsefe” hakkında konferansa geçilmeden önce kısa bir konuşma yapan Kastamonu Türk Ocağı Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz, tüm katılımcıları selamladı.

“BİLİMİN İLK BAŞLADIĞI DÖNEMDE NEDENSEL ÇALIŞMALAR YOK”

Prof. Dr. Yavuz Unat, uygarlıklarda kurum ve kurumsallaşma ile bilimsel çalışmaların var olduğunu ifade ederek konuşmasına başladı. Unat, “Kurumsal anlamada çalışmalar yapılıyorsa, bilime katkı var demektir. Bilimin genel olarak gelişmelere bakıp Türk bilimini inceliyoruz. İlk bilimsel etkinlikler M.Ö 3 bin 500’lü yıllarda başlıyor. Mısır, Mezopotamya, Çin uygarlıklarında bilimsel çalışmalar başlıyor. Tarımla birlikte ihtiyaçlar değişiyor. Bu ihtiyaçlar içinde matematik, geometri, astronomi, coğrafya bilgisi ön plana çıkıyor. Bilimin ilk başladığı dönemlerde nedensel açıklamalar henüz yok, sadece sınıflama düşüncesi var. Bilimin temelinde ise sınıflama düşüncesi önemli bir yer tutuyor. Diğer önemli gelişme ise Antik Yunan’da karşımıza çıkıyor. Antik Yunan kentlerinin ortaya çıkmasıyla, felsefeyle birlikte bilimsel gelişme canlanıyor. Akılcı sistemler karşımıza çıkıyor ve bilimde kuramsal çalışmalar başlıyor. Bilim de diğer önemli gelişme ise Ortaçağ’da yaşanmıştır” dedi. 

İSLAM DÜNYASI BİLİM VE KÜLTÜRE AĞIRLIK VERİYOR

Prof. Dr. Yavuz Unat, konuşmasını şöyle sürdürdü: “M.S 4. Yüzyıl ile Rönesans’a kadar geçen süre içinde İslam uygarlığı döneminde önemli çalışmalar ortaya çıkıyor. Karanlık Çağ’da bilimsel çalışmalar yapılmıyorsa da İslam dünyası bilimsel mirası devir alacak ve yoğun bilimsel çalışmalar gerçekleşecektir. Bilimin gelişimde diğer önemli dönem ise Rönesans dönemidir. 8. yüzyıl da İslam’da bilimsel çalışmalar başlıyor. Bir uygarlığın temellerin ortaya çıkması bilim ve kültür ile önem kazanır. İslam uygarlığı durumu fark ederek bilim ve kültüre ağırlık veriyor. 8. yüzyılda çeviriler dönemi başlıyor ve 9 yüzyılı kapsayan bir dönem. Ardından Müslüman topraklarına bilimsel çalışmalar geliyor. Bilim gözlem ve deney ile ortaya çıkan bir bilgi türüdür. Bilimde var olan bilginin üzerine çıkmak gerekir. İslam uygarlığı ise önce var olan bilgiyi elde etmiş, ardından bu bilginin üzerine çıkmayı başarmıştır. Asıl bilimsel çalışmalar ise 9. Yüzyılda başlayacaktır.”
Tuğçe Yerdelen
Güncelleme Tarihi: 23 Kasım 2017, 10:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER