'TÜGVA ve TÜRGEV, AKP'nin arka bahçesi'

CHP’Lİ ERBİLGİN, YURT BİNASIYLA İLGİLİ İDDİALARINA DEVAM EDİYOR

'TÜGVA ve TÜRGEV, AKP'nin arka bahçesi'
banner72

CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin, Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu'nun geçtiğimiz yaptığı açıklamalara cevap verdi. TV366’da İrfan Salcı’nın sunduğu programda Kuzeykent’te inşa edilecek Millet Bahçesi için ayrılan alanın 240 dönüm değil, 273 dönüm olduğunu iddia eden Erbilgin, Cide Devlet Hastanesi üzerinden de AK Parti'nin kamuoyunu kandırdığını söyledi. Tahsis Babaş döneminde TÜRGEV'e tahsis edilen parseldeki atıl bina hakkında belediyeye teklifte bulunduklarını bir kez daha hatırlatan Erbilgin, talebin olumlu karşılanması durumunda binanın tamamlanmasının ardından ilçelerden şehir merkezine gelen kız çocuklarına yönelik işletilmesini arzuladıklarını belirtti.

“VİDİNLİOĞLU, MECLİS ÜYELERİNİ KONUŞTURMAMAK İÇİN ÖNERGEYİ BİLE KENDİSİ OKUYOR”

CHP İl Başkanı Erbilgin'in konuk olduğu programda yaptığı açıklamaların satır başları şu şekilde; “Belediye meclislerinin çalışma usulleri var. Kanun ve yönetmelikle belirlenir. Belirlenir ki orada başkan kafasına göre bir şey yapmasın. Seçildikleri günden bu yana belediye meclisindeki bütün üyelerin hepsi millet iradesini temsil eder. Dolayısıyla kendileri meclise önerge verdiler. Bilmeme rağmen TDK'dan anlamına baktım, şöyle deniyor; ‘Meclis, kurultay gibi önemli toplantılarda bir konu görüşülürken, herhangi bir öneride bulunmak isteyen üyenin veya üyelerin hazırlayıp başkanlığa verdiği, oya konularak karar verilmesi istenen yazılı kağıt…’ Önergeyi veren önerge üzerine lehte bir konuşma yapar. Neden bu önergeyi veriyorum, ne istiyorum anlatır, ama ortada ikna etmesi gereken meclis üyeleri vardır. Belki ortaya koyduğu teori doğru, meclis üyeleri sahip çıkacak oylanacak. Meclis üyelerinin neye karar verdiğini bilmesi için lehte bir konuşmaya ihtiyaç var. Bizim meclis üyelerimizin verdiği her önergede lehte konuşma hakları var, dolayısıyla ‘ben sana söz vermiyorum, sen sus’ denilmez. Demokrasinin temel kuralıdır. Aleyhte söz alınır. Örneğin, Sibel hanım ve Özgür bey bir öneri verdiğinde İYİ Parti, AK Parti ve MHP'nin meclis üyeleri var, aleyhte söz isteyebilirler. ‘Biz, şu şu nedenlerle karşı çıkıyoruz’ derler ve başkan bu önergeyi oylamaya sunar. Çünkü artık meclis üyeleri önerge üzerinde bilgi sahibidirler. O bilgiyle evet ya da hayır diye oylarını kullanırlar. Dönüp bakalım, Galip bey, o kadar konuşturmamak istiyor ki bu milletin temsilcilerini, önergeyi bile kendisi okuyor. Hiç bir şey yapmıyorsan katip üyene bari okut. O bari görevini yapsın. Hızlı hızlı ne olduğu bile anlaşılmıyor. Tıpkı encümene yetki verdiği parsel gibi. Kastamonu'nun en kıymetli parselini satışa çıkarıyorsun, oldu bittiye getiriyorsun. Demokrasi geleneği olan bu ülkede, meclis üyelerimize söz hakkının verilmesi gerekir. Bu aslında, Galip beyi de rahatlatan bir şey. Verdiğimiz önergeler meclis üyeleri tarafından bile bilinmiyor. Çünkü, meclis üyelerinin önünü kesen bir anlayış var. Bu, doğru bir yaklaşım değil. Bizim milletimiz, halkımız, seçmenimiz bunları not eder. Her birini bir kenara koyar. Galip bey unutmuştur, ben bir kaç veri paylaşayım, 2018 seçimlerine baktım, sonra 2019 seçimlerine baktım. Gördüğüm tablo şu; Galip bey yüzde 49,55 oy almış, yani bu Kastamonu'da yaşayan her partiden, tabanından oy almış. Galip beyin bütün tavrı, Milliyetçi Hareket Partisi tavrı. Artık seçildin, herkesin belediye başkanısın, ona göre doğru bir yerden yaklaşmak lazım.  Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti, Milliyetçi Hareket Partisi seçmenlerini inciten yerden kurtulması gerekiyor, bir belediye başkanı gibi davranması gerekiyor. Galip bey daha çok, bir sınıf başkanı gibi davranıyor.”

“GİDERLERİ YAYINLAMAK, MAHARET DEĞİLDİR”

“Belediye meclisinin başkanısınız, altına imzanızı attığınız rapordan haberiniz yok. Diyor ki; 'bilgiyi kimden aldın, nereden aldın...’ Ayrıca kim nereden aklına getirdi bilmiyorum, bizim hiç özel kalem bütçesi diye bir açıklamamız yok. Hiç bir yerde özel demiyoruz, sürekli ifademiz, 'temsil ve tanıtma giderleri', Yanılmıyorsam, sadece biz yayınlıyoruz diyor, bu yasal bir zorunluluktur. Bütün büyük belediyelerin internet sitelerinde vardır. İnternet sitesi kurmakta zorlanan belediyeler de askı marifetiyle bunları kamuoyuna duyurmak zorundadır. Bu maharet değildir, zorunluluktur, şeffaflık gereğidir. Yıllarını belediyeciliğe vermiş insanların, Galip beyi bilgilendirmesi gerekiyor. 10 milyon 527 bin lira 977,35 kuruş harcanmıştır diye ben söylemiyorum. Ben faaliyet raporlarını kamuoyuna duyuruyorum. Sistem de zaten bunu ayırıyor. Temsil giderleri, ağırlama, tören, fuar organizasyon ve tanıtma giderleri, tören, fuar, organizasyon, aslında ikisi de aynı şey. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi il başkanını milletine yalan söylemez.”

TÜGVA VE TÜRGEV, AK PARTİ'NİN ARKA BAHÇESİ OLARAK KULLANILIYOR”

“Millet bahçesiyle ilgili yapılan açıklamalara Galip Vidinlioğlu cevap veriyor. Halbuki bu proje, TOKİ tarafından yapılacak, merkezi iktidarı ilgilendiren bir olgu. Sayın merkez ilçe başkanımız ‘oranın maliyeti 41 milyon lira, eğer değişmezmişse Kastamonu Belediyesi'nin borcunun yarısı kadar’ diyor. Belediyeyle eleştiriler bu kadar. Eleştiriler merkezi iktidara yönelik. Burada belediyenin rolü yok. Bu durumda dönüp Galip bey cevap veriyor. TÜRGEV ya da TÜGVA'ya tahsis eden kim Kastamonu Belediyesi, devlette devamlılık esastır. Tahsin bey döneminde Kastamonu Belediyesi üç tane parseli tahsis etmiş. Bu parsellerle ilgili gidip kamuoyuna açıklamalar yapıyoruz. Belediyeyle ilgili açıklamaları Doğan Ünlü yapıyor. Eğer TÜRGEV'in binasıyla ilgili bir cevap verilecekse arsa belediyenin, sayın Doğan Ünlü'ye düşmez. Eğer TÜRGEV'in AK Parti'yle bir ilişkisi yoksa, orası bir ideolojik alan değilse Doğan Ünlü neye cevap veriyor? Ben buradan şunu anlıyorum; TÜGVA ve TÜRGEV, AK Parti'nin arka bahçesi olarak kullanılıyor. Doğan bey, bu reflekste cevap veriyor. Emin bey cevap verse anlayacağım, MHP'nin Merkez İlçe Başkanı cevap verse anlayacağım, Galip bey cevap verse anlayacağım. Galip bey, TÜGVA ya da TÜRGEV'e tahsis edilen alanlarla ilgili tek kelime söylemiyor. Üç parselin üçü de belediyeye ait, bina da belediyeye ait.”

“BAŞKANDAN SÖZÜNÜN ARKASINDA DURMASINI İSTİYORUZ”

“TÜGVA ve TÜRGEV’e yönelik tahsisler, ulusal basında da ses getirdi. O yurt binasını inşaat olarak görmek bizi üzmüştü. Arsa belediyenin, bina vakıf tarafından yapılmış. Sayın genel başkanımıza konuyu arz edince, gerekli talimatı verdi. Sayın Vidinlioğlu, 'Hikmet sıvasını yapsın' demişti. Kendisine de aynısını söyledik, sözünün arkasında durmasını istiyoruz. Belediye meclis üyelerimiz, merkez ilçe başkanımız, yerel yönetimlerden sorumlu il ve merkez ilçe başkanımız ve il sekreterimizle birlikte, belediye başkanımızdan bir randevu talep ettik, olumlu karşılandı. Birinci önerimiz; başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere TÜRGEV'le ilgili binada sadece sıvasını yapmak değil, binanın inşaat anlamında tamamlanması, kullanılabilir hale gelmesi, parselin çevre düzenlemesinin yapılması hususunda büyükşehir belediyelerimizden birisiyle iki belediye arasında bir protokol imzalanması ve bu protokole istinaden, o binanın tamamlandıktan sonra yine Kastamonu Belediyesi'ne emanet edilerek, kız yurdu olarak işletilmesini önerdik. Şuanda üniversite içerisinde kız yurdunun güçlendirilmesinin tamamlanmasından sonra kız yurduna ihtiyacın azalacağını beyan edince biz de, 20 ilçemizden taşımalı eğitim marifetiyle Kastamonu'ya gelen kız çocuklarımızın hizmetine verilmesi gerektiğini, yurtların 1980'den bu yana devam eden anlayışla cemaatlerin elinden çıkarılması gerektiğini kendisine önerdik. Bizim evlatlarımızın devletin eline teslim edilmesi gerekiyor. Bizim satılmasın dediğimiz arsayla her türlü öneriye açık olduğumuzu ifade ettik. Türkiye'nin en iyi belediyelerinin, en refah belediyelerinin olduğu nereden yardım istiyorsa; fikri, maddi, proje ortaklığı, biz bunlara katkı sunmaya hazırız. Bu caddede beraber yürüyoruz. Yürürken karşılaşıyoruz. Her gün yan yanayız karşılaşıyoruz.”

“Satılan arsalarla ilgili sayın Vidinlioğlu açıklama yaptı. Sayın Emin Çınar, '2019'dan bu yana herhangi bir işlem yapmadık biz, ilk defa arsa satacağız' dedi. Sayın Vidinlioğlu, bana cevap veriyor gibi Emin Çınar'a cevap verdi; 'Bak Emin Çınar, senin belediyede olup bitenden haberin yok, sen diyorsun ki; belediyede herhangi bir arsa satmadık, ben 17 tane parseli satışa çıkardım, belediye sistemine de koyduk, 17 arsanın bir bölümünü de borca karşı mahsup ettim, 8 milyon liralık arsa sattım. Sayın Çınar, ilk kez satıyoruz diyorsun ama biz bulduğumuz arsayı satıyoruz' diyor.”

“TELEFERİK, KASTAMONU'NUN TURİSTİK BÖLGELERİNE NAKLEDİLSİN”

Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu'nun teleferik hakkındaki kronolojik açıklamalarına yer veren Erbilgin, şöyle konuştu; “Teleferik projesi Kastamonu'da çok konuşuldu. Bu meselede bir tutarlılığa ihtiyaç var.  Kendi yorumumu katmadan söylüyorum.

12 Nisan 2019; sayın Vidinlioğlu, 'Teleferik projesiyle ilgili düşüncelerimi dile getirdim, başlanmış bir iş henüz bitme aşamasında değil, fakat sona gelindi. Bu konuda benim verilmiş bir sözüm var. Halka soracağımı söyledim. Teleferiğe karar vermesi gerekenler şehrimizde yaşayan insanlar.’ Aradan bir yıl 18 gün geçmiş.

30 Nisan 2020: 'Yüklenici firmayla görüştük, kabinler ve halatların şehre gelmesi gerekmektedir. Bu ay içerisinde bu olacaktı, tabi salgın sürecinden dolayı kaldı. Bu seviyeye kadar gelmiş bir proje artık tamamlanacak, süreç devam ediyor.’

20 Mayıs 2020; 20 gün geçmiş; 'Teleferik projesi Kastamonu'nun iki yakasına saplanmış bir hançerdir. Yüzde 80 civarında bitimi gerçekleşmiştir. Geriye bizim ödememiz gereken bir o kadar daha rakam vardır.’

2 Ekim 2020: ‘Teleferiği mecbur olduğumuz için tamamlayacağız, çünkü kamu zararı oluşacak, bu sebeple tamamlamak zorundayız.’

15 Şubat 2021; ‘Bu konunun lastik gibi uzamasından rahatsızım, teleferikle ilgili firma yetkilileriyle görüştüm, ortaya çıkan fark her bir Kastamonulunun parasıdır, beş kuruş fazla vermem, durum bu kadar nettir.’

Kronolojik olarak baktığımızda kendisiyle çelişen bir tavır var. Şehre saplanmış bir hançer olduğu konusunda hemfikirim. Ama bu proje tamamlanacaksa tamamlayacağız, şehre saplanmış hançer ise kaldıracağız. Bir önerimizi de paylaşalım; devletin bakanlıklarıyla görüşsün, Kastamonu'nun turistik bölgelerine nakledilsin, teleferik taşınsın, yeni bir alan bulunsun. Öyle götürülebilir. Yatırımı da feda etmeyiz, hançeri de söktük. Çözüm öneriyoruz size.”

“MİLLET BAHÇESİ’NE ULU CAMİ DE DAHİL EDİLECEKTİ”

“Millet Bahçesiyle ilgili bir düzeltme yapalım; sayın Vidinlioğlu 'ben 60 dönüm aldım' diyor. Kuzeykent Araba Pazarı'yla pazar yeri, Millet Bahçesi'nin içine dahil edildi. Ulu Camii dahil edilecekti edilmedi, Kastamonuspor tesisleri, Millet Bahçesi'nin alanına dahil edildi. Bu alan, 240 dönüm değil, Vidinlioğlu yanlış biliyor. 273 bin 559 metrekare, yaklaşık 274 dönüm. Ada parselini sayın Vidinlioğlu bilmiyor olabilir, 1322 ada 18 parsel, 34 dönüm fazlası var. Vidinlioğlu, arşive baksın. Bakanlık belirli bir büyüklük istiyor. Bu nedenle orayı büyütmek için Ulu Camii'yi, pazar yerini, sahayı içine katmak zorunda kalıyoruz demişti. Cami dışında kalanlar Millet Bahçesinin bir parçası haline dönüştürüldü. Bu konuda da kamuoyuna bir bilgi vermiş olalım.” (Burak Yumukoğlu)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER