banner38

banner39

banner46

banner47

02 Nisan 2020 Perşembe

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç Türkiye acilen su kanununa kavuşmalı

TEMA Vakfı, Avrupa Birliği Su Çerçeve Direktifi ile uyumlu su yönetimi ve su koruma politikalarının hayata geçirilmesini teşvik etmek ve Türkiye’de su varlıklarının korunmasında katılımcılığın artmasını sağlamak amacıyla ‘Katılımcı Nehir Havza Yönetim Projesi’ni hayata geçirdi.

27 Şubat 2020 Perşembe 10:52
 TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç  Türkiye acilen su  kanununa kavuşmalı
 

TEMA Vakfı, Avrupa Birliği Su Çerçeve Direktifi ile uyumlu su yönetimi ve su koruma politikalarının hayata geçirilmesini teşvik etmek ve Türkiye’de su varlıklarının korunmasında katılımcılığın artmasını sağlamak amacıyla ‘Katılımcı Nehir Havza Yönetim Projesi’ni hayata geçirdi.

Bu kapsamda yürütülen çalışmalar doğrultusunda TEMA Vakfı ve proje ortakları Avrupa Çevre Bürosu ve Dünyanın Dostları Hırvatistan tarafından 21 Şubat Cuma günü Ankara’da Su Diyaloğu Toplantısı gerçekleştirildi. Su varlıkları, katılımcı nehir havza yönetimi ve Su Çerçeve Direktifinin iyi uygulama örneklerinin anlatıldığı toplantıya, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ev sahipliği yaptı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Deniz Ataç projeyi şu sözlerle anlattı: “Yaşamın olmazsa olmaz doğal varlıklarından biri de şüphesiz su. Ve tüm doğal varlıklarda olduğu gibi suyu da bütüncül bir yaklaşımla korumak ve kullanmak zorundayız. Su sıkıntısı olan bir ülke olarak kabul edilen Türkiye’nin su varlıklarının su politikalarıyla iyi bir biçimde korunmasını sağlamak artık bir zorunluluk. Bugün, Nehir Havza Yönetim Planları çerçevesinde Türkiye’de 25 nehir havza bölgesi belirlenmiş durumda; ancak ne yazık ki birçok kişi hangi havzada yaşadığını bilmediği gibi, havzasındaki su varlıklarının durumu konusunda da bilgi sahibi değil. Biz de TEMA Vakfı olarak hayata geçirdiğimiz “Katılımcı Nehir Havza Yönetimi Projesi” sayesinde Havza Yönetim Heyetleri ve su konusunda çalışmalar yürüten STK temsilcileri ile Havza Yönetimi ve Katılımcılık konusunda bilgilerimizi paylaşıyoruz. Ülkemizin hayat damarları olan 25 nehir havzasının yönetimine sivil toplumun ve halkın katılımını güçlendirmek ve farkındalık yaratmak amacıyla çalışıyoruz. Bu kapsamda Havza Yönetim Heyetleri içerisinde ve tüm su yönetimi süreçlerinde katılımcılığın artmasını arzu ediyoruz” dedi.

“HAREKETE GEÇMEMİZ GEREKİYOR”

Ataç, konuşmasına şöyle devam etti: “Nehir Havza Yönetim Planları doğrultusunda çalışmalara başlanan 5 havzanın yalnızca yüzde 17’sinde su varlıkları iyi durumunda. Dolayısıyla su varlıklarımızın durumu hakkında acil harekete geçmemiz gerekiyor. Bu, havzada yaşayan her vatandaş; havzada suyu kullanan her sektör ve suyun yönetiminden sorumlu her kurum için bir sorumluluk. Bu sorumluluk ancak etkin ve her düzeyde katılımcılıkla gerçekleştirilebilir. Bu anlamda havza yönetiminde katılımcılık olmazsa olmaz bir zorunluluk olarak öne çıkıyor. Mevzuatımızda su konusunda, SÇD’ye uygun olarak birçok uyumlaştırma çalışması yapılsa da hala bu mevzuata çatı oluşturacak bir Su Kanunu’na kavuşmuş değiliz. Umudumuz, Türkiye’nin acilen su kanununa kavuşmasıdır.”

SU VARLIKLARIMIZ ‘İYİ SU’ DURUMUNDAN UZAK

Su konusunda çalışmalar yürüten STK’ların da katıldıkları toplantıda,  su varlıklarımızın miktar, kimyasal ve ekolojik açılardan büyük oranda bozulduğuna dikkat çekildi. Toplantıda Türkiye’de şimdiye kadar Büyük Menderes, Meriç-Ergene, Konya Kapalı, Susurluk ve Gediz Nehir Havza Yönetim Planlarının hazırlandığı ve bu planlara göre 5 havzada durum tespiti yapılan 698 yer altı ve yer üstü suyu kütlesinden yalnızca 119’un iyi su durumunda olduğunun altı çizildi.
(Haber Merkezi)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV