'Tanıtım sıkıntımız var'

Son zamanlarda “Kastamonu mu, Kayseri mi?” tartışmalarının yeniden başlaması nedeniyle revaçta olan pastırmaya bir gündem sebebi de zamlardan geldi

'Tanıtım sıkıntımız var'



PASTIRMALARINA GÜVENEN KASTAMONULU ÜRETİCİLERDEN ACI TESPİT:

'Tanıtım sıkıntımız var'

Son zamanlarda “Kastamonu mu, Kayseri mi?” tartışmalarının yeniden başlaması nedeniyle revaçta olan pastırmaya bir gündem sebebi de zamlardan geldi. Üreticiler tarafından “artan et fiyatlarının yansıması” olarak görülen zamlar, kimi vatandaşları etkilemezken, kimisi için de pastırmayı bir hayal hâline getirdi. 20 TL zam gelmesi nedeniyle 160 TL’den 180 TL’ye çıkan pastırmanın fiyatı üreticiler için normalken, geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşlar için sofradan bir lezzetin daha eksik olması anlamına geliyor. Bunların yanı sıra Kastamonulu pastırma üreticileri, kendi ürünlerinin Kayseri pastırmaları gibi fabrikasyon ürün olmadığı için daha lezzetli olduğunu, tartışmaların zamları, zamların da satış miktarını etkilemediğini söyleyerek gündemle ilgili konuştu. Ayrıca, pastırma üreticileri; Kastamonu pastırmasının tanıtım noktasında da eksiklikleri olduğunu kaydetti.

KARA: “KENDİ PASTIRMAMIZIN HER ZAMAN ARKASINDAYIZ”

Tarihi Nasrullah Pastırmacısı işletmecisi olan Hülya Kara, tartışmalar ve zamla ilgili şunları söyledi: “Her yörenin kendine ait pastırması vardır, herkesin yapma şekli farklıdır ve herkes kendi pastırmasını över. Biz pastırmamızı hayvanın antrikot, kontrfile, bonfile kısımlarından yapıyoruz. Zaten bunların işlenme süresi, yapılma süresi nereden baksanız 30-35 gün arasında değişiyor. Doğal yöntemlerle kurutuluyor, herhangi bir fabrikasyon işlem görmüyor. Onun için kendi pastırmamız bizim gözümüzde her zaman daha önde. Şu an tartışmaların zam getirdiği gibi bir gündem var ama her şeye geldiği gibi et fiyatlarına da zam geldi. Bunu Kastamonu veya Kayseri pastırması olarak kıyasladığımızda artan bir fiyat değil, zaten normal şartlarda artan fiyat üzerine bu şekilde zamlar geldi. Yaptığımız pastırmalarla ilgili ‘kuru et satılıyor’ gibi bir şey söyleniyor ama ilk aşaması zaten kurutulmuş et. Kayseri pastırması dilimlenerek verilen bir ürün ancak bizim kesimde de farklılığımız var. Biz makine gibi araçlar yerine bıçaklar kullanarak elle küçük parçalar hâlinde kestiğimiz için bu lezzeti tadanlar çemen tadıyla birlikte farkımızı anlıyor. Bizim burada üzerine kullandığımız çemenin içerisindeki sarımsak zaten Taşköprü sarımsağı. O yüzden lezzetine lezzet katıyor ve rağbetimiz artıyor tabii ki. Herkes bir şekilde her yerde emeğini veriyor ama biz burada kendi pastırmamızın her zaman arkasındayız.”

KİRİŞÇİOĞLU: “KASTAMONU’DA EL YAPIMI, KAYSERİ’DE FABRİKASYON”

1937’den beri Nasrullah Meydanı’nda bulunan Ali Zade Pastırma ve sucuk Dükkânı’nda dede mesleğini devam ettiren Ahmet Kirişçioğlu, Kayseri’de günlük üretimle 10-15 ton civarında yapılan pastırmaların fabrikasyon ürünü olduğunu belirterek; “Kastamonu’nun aileden gelen 5 tane pastırmacısı var. Bu 5 pastırmacı günlük taş çatlasın 500 kilo, 1 ton arası pastırma üretiyor. Çünkü bizimkiler el yapımı. Kayseri, fabrika ürünü pastırma sattığını kabul etmek zorunda. Kayseri’de çok büyük şirketlerle üretim olduğu için Kayseri pastırması 80 vilayetin her market rafında var. Vakumlanmış hâlde büyük-küçük tüm zincir marketlerden bakkallara, ilçelerden köylere kadar her yerde bulunabilir olması, Kayseri pastırmasının fabrika ürünü olduğunun en büyük göstergesidir. Pastırmaya gelen zam, tartışmadan önceydi. Et fiyatlarına zam geldi, biz sırt ve bonfile kullanıyoruz. Et fiyatlarının yanı sıra siparişleri gönderirken kullandığımız köpük tabaklardan kargo ücretine kadar her şeye zam gelince biz de mecburen bu fiyatı pastırmaya yansıtmak zorunda kaldık. Tartışmalar satışları etkilemedi, sadece daha çok konuşulmasına sebep oldu” diye konuştu.

KARAOSMANOĞLU: “SATIŞLARIN ÇOK OLMASI KALİTE ANLAMINA GELMEZ”

Kastamonu Canlılar Pastırma ve Sucuk olarak pastırma fiyatındaki artış nedeniyle müşterilerden tepki görmediklerini belirten Tolgahan Karaosmanoğlu, ‘Kayseri pastırması mı, Kastamonu pastırması mı?’ tartışmalarıyla ilgili Cumhurbaşkanı, belediye başkanı ve gurmeler tarafından gereken cevabın verildiğini dile getirerek; “Biz Kayseri’den daha çok satış yaptığımızı söylemiyoruz. Onlar bizden daha çok satış yapıyor ama biz hâlâ eski sistemle doğal ortamda, gün kurusu, açık havada kurutuyoruz, bıçakla doğruyoruz. Üretebildiğimiz kadarıyla kendi müşterimize, katkı maddesi kullanmadığımız için marketlerden değil, kendi dükkânlarımızdan satış yapıyoruz.  Doğal olarak dükkâna gelen müşterilerimize ve şehir dışından siparişlere kargolayarak satış yapıyoruz. Talepler de gayet güzel. Satışların çok olması, kaliteli ürün anlamına gelmez. Kayseri pastırması sadece Kayseri’de satılmıyor. Bütün marketlerde vakumlu paketler hâlinde bulabilirsiniz. Raf ömrü uzun olsun diye mutlaka koruyucu katkı maddeleri kullanarak ve kalın kesimlerle satışa sunuluyor. Bizim pastırmamızda herhangi bir katkı maddesi ve fırınlama işlemi yoktur. O yüzden marketlerde raf ömrü yoktur. Doğrandıktan sonra tazeyken en fazla 10 gün içerisinde tüketilmesi gerek. Kayseri gibi fabrikasyon değil, doğal üretim yapıyoruz. Kayseri pastırması ve Kastamonu pastırması arasında şu an kıyaslama yapılıyor ancak araştırıldığı zaman Kayseri’de farklı fiyatlarda pastırmalar olduğunu görüyoruz çünkü biz hayvanın sırt ve antrikot gibi en yumuşak ve lezzetli kısımlarını kullanırken onlar parça parça tüm kısımlarından üretim yapıyor. Et fiyatları zaten yüksek ve Kayseri’yle fiyatlarımız kıyaslandığında bizim fiyatlarımız zaten düşük, söylenen kadar yüksek değil. Fiyat olarak zamdan önce gerideydik, hâlâ da gerideyiz. Kastamonu’da zam sonrası satışlarda ve müşteri fiyatında herhangi bir eksilme yok” dedi.

KARABIYIKOĞLU: “KASTAMONU PASTIRMASINDA TANITIM EKSİKLİĞİ VAR”

Âlâ Pastırma işletmecisi olarak konu hakkında yorum yapan Ömer Faruk Karabıyıkoğlu ise şöyle konuştu: “Biz ürünümüzden o kadar eminiz ki tartışmaya girmiyoruz. Kayseri üretim olarak bizim çok üstümüzde ama biz lezzet olarak onların çok çok üzerindeyiz. Biz lezzetimizi konuşturuyoruz ama bizim lezzetimiz daha Türkiye’ye yayılmadığı için tadanlar bunu şaşkınlıkla karşılıyorlar. Tartışma da bundan kaynaklı zaten. Kastamonu pastırmasında tanıtım eksikliği var. Bu da Kastamonu’nun içine kapanık olmasıyla ilgili. Bizim pastırmamızın lezzetini misafir gelenler, hediye ettiklerimiz ve yakın çevreler biliyor. Bir kere Kastamonu pastırmasını tadanlar da başka bir pastırma yemez oluyor, bir kere girdiği sofradan bir daha eksik olmuyor. Kastamonu’da bu işle uğraşan belli sayıda insan var. Tanıtım işini de halledersek Türkiye’de her isteyen bu lezzete ulaşabilecek. Fiyatların artması dünyadaki ekonomik krizle alakalı aslında. Sonunda et fiyatlarında da artış oldu ve o yüzden fiyatlarda değişiklik yapmak zorunda kaldık. Herkes personel çalıştırıyor ve her şeyin fiyatında artış var. Biz de ister istemez sürekliliğimizi sağlayabilmek için belli bir zam yapmak zorunda kaldık. Bu zam için başta tepki görmüş olsak da yemek isteyen 100 gram da olsa alıp tadıyor. Zaten 100-200 gram civarı pastırma alan müşterimiz çok fazlaydı, onlara da aslında düşük miktarlarda yansıdı zam. Zaten en fazla yarım kilo satış yapıyoruz, 1 kilogram alan çok az. Dolayısıyla direkt 20 TL zam geldi gibi bakmamak lazım.” (Zehra Beyza Güler)


Güncelleme Tarihi: 17 Şubat 2021, 10:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER