banner38

banner39

banner46

banner47

24 Ocak 2020 Cuma

Su kabağından ne yapılmaz ki? EVLERİ SU KABAĞI SÜSLÜYOR

Türkiye’nin ilk resmi kursu olan Su Kabağı İşlemeciliği kursuyla kursiyerlerine su kabağı süsleme sanatını öğreten Halk Eğitim Su Kabağı İşlemeciliği Öğreticisi Özlem Şenel Akaydın, herkesi kursa davet etti. Ayrıca Akaydın, su kabağından her şeyin yapılabileceğini söyleyerek ilk çağlardan beri su kabağının kullanıldığını ifade etti.

03 Ocak 2020 Cuma 10:35
 Su kabağından ne yapılmaz ki?  EVLERİ SU KABAĞI SÜSLÜYOR
 

Türkiye’nin ilk resmi kursu olan Su Kabağı İşlemeciliği kursuyla kursiyerlerine su kabağı süsleme sanatını öğreten Halk Eğitim Su Kabağı İşlemeciliği Öğreticisi Özlem Şenel Akaydın, herkesi kursa davet etti. Ayrıca Akaydın, su kabağından her şeyin yapılabileceğini söyleyerek ilk çağlardan beri su kabağının kullanıldığını ifade etti.

Su kabağı hakkında bilgi veren Özlem Şenel Akaydın, “8 yıl önce karşılaştığım, tanıdıkça büyülendiğim; kocaman karnında bereket, sabır, şifa, estetik gibi sayısız iyiliği barındıran su kabağını anlatmak istiyorum. Azıcık eskiye dönersek gün boyu küllü ya da duru suları kazanlardan çamaşıra, bulaşığa, yitirdiğimiz canlarımızı paklayıp uğurlamaya ya da köy çeşmelerinden evlerimize çekerken kullandığımız bir yeri yuvarlacık oyulmuş sukabağı tasları, su kaplarını anımsarız. Aslında; ‘sukabağından ne yapılır?’ yerine; ‘sukabağından ne yapılmaz?’ demek daha uygun olur. Gelin çoktandır düşünmediğimiz pek çok işlevini anımsayıp, yenilerini de birlikte keşfedelim;  İnsanlar yüzmeyi ilk önce uzun sukabaklarına tutunarak öğrenmişler, aynı şekilde sukabakları deniz ulaşım araçlarının şamandıraları olmuşlar. İlk çıngırak fikri içindeki çekirdekler tıngır mıngır salınan sukabaklarından doğmuş. Kınalı kuzular Çin malları gelmezden evvel minicik elleriyle sarmaladıkları bu yuvarlacık canları sallayıp çıkan tini mini seslerle dünyayı keşfetmeye çalışmışlar. İlkçağlardan beri su ve yağ kapları –bir süre içine konan çakıl ve deniz suyu ile eğlendikten sonra- sıvı tutmaya hazır hale getirilen sukabaklarından yapılmış. Sıvıların hem saklanmasında hem de taşınmasında yararlanılmış. Sukabağından kabak kemane gibi telli, darbuka ve marakas gibi de vurmalı çalgılar yapılmış, yapılmaktadır.

“SU KABAĞINI BAMBAŞKA ARAÇLARA DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ”

Ülkemizde de sukabağı günlük yaşamda aşağı yukarı bu şekilde kullanılırken 1970’lerde işin içine bir de estetik boyut girmiş; sukabakları abajur, avize mumluk, rüzgâr çanı, gece lambaları, saksı, vazo, nargile, çanta, oyuncak, takı ve heykel gibi sayısız yaratıya dönüşmüş. Kültürümüzdeki yerini tekrar anımsatmak gerekirse; olmaz olası plastik eşyalar bizi bu denli, kangren gibi sarmazdan evvel Anadolu insanı büyük sukabaklarına yoğurt mayalamışlar, bal, zeytinyağı, pekmez ve su taşımışlar. Kızılderililer ve Yeniçeriler su kabaklarını matara olarak kullanan toplulukların en bilinenleridir. Bu sıcacık ve uysal canlılardan ister en katışıksız haliyle yararlanabilir istersek bambaşka araçlara dönüştürebiliriz. Plastikten yapılmış sanayi ürünü araç-gereçlere kendimizden bir şey katamazken su kabağında katabilir, zihnimizin çekmecelerinde saklı binlerce yetiyi keşfedip yeni yaratılar ortaya çıkarabiliriz” dedi.

“MALZEME SIKINTIMIZ VAR, HER TÜRLÜ DESTEĞE AÇIĞIZ”

Modül olmadığı için Halk Eğitim Merkezlerinde Su Kabağı İşlemeciliği kursunun verilmediğini söyleyen Akaydın, “3 sene önce, modülünü yazdığım Su Kabağı İşlemeciliği bakanlığımızca uygun bulundu ve kabul edildi. Türkiye’nin ilk resmi kursunun Kastamonu Halk Eğitim Merkezimizde açılmasından gerçekten gurur duyuyorum. Türkiye de ki bir çok su kabağı sanatçısı ile görüşüp hazırladığım, üretiminden son haline gelinceye kadar ki aşamaları içeren kitapçığı onlarca insana gönderdim. Bunun yanında maalesef, malzeme sıkıntımız var. Kullandığımız matkaplar çok pahalı, her kursiyer matkap alamıyor. Hobi matkapları olduğundan çok çabuk bozuluyor, servisi burada yok, başka şehre gönderiyoruz. Tabii sadece malzeme matkaplarla sınırlı da değil, boyaları, fırçaları, vernik, aparatları biraz pahalıya mal oluyor. Bu konuda her türlü desteğe açığız” diye konuştu.

“SU KABAĞI SAYGI, SABIR, HOŞGÖRÜ, UYUM VE YARATICILIK DEMEKTİR”

Su kabağının yapılışı hakkında bilgi veren Akaydın, “Yapılışı da oldukça basit olan su kabağının ruhunu anladıktan sonra şekil vermek çok kolaydır. Bütün iş onu örselemeden, duyarak ve suyuna giderek çalışmaktadır. Kendisine yumuşak davranılmasını ister yoksa çatlar. Çünkü sukabağı saygı, sabır, hoşgörü, uyum ve yaratıcılık demektir. Daima gelişmek, üretmek, paylaşmak ve ruhsal gönençtir. Üstüne yapmak istediğiniz gerece göre ister doğal yapısına şekiller çizerek ya da boyayarak yeni bir görünüm kazandırabilir ya da lamba yapacaksanız el matkabı ile delip içlerine boncuklar yerleştirebilirsiniz. Yaşamınıza bir şeyler katmak isteyip de bir çıkış yolu arayan kadınlarımız için de kurtarıcıdır. Bu mucize varlıklarla kurulacak yakınlık ve acemi-usta bütün uğraşlar Kızılderililer’in dediği gibi; evrenin hayrınadır. Bir kere bu bağlantı kurulduğu takdirde kısa süre içinde zerreden küreye her boyut ve şekilde sukabağının yaradılış amacını sezip bu uğurda yol almak işten bile değildir. Sadece bayanları değil, beyleri de bu işin inceliklerini öğrenmek için Halk Eğitim Merkezi’mizdeki Su Kabağı İşlemeciliği kursumuza bekliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Tuğçe Yerdelen

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV