Soylu: ‘Türkiye’de terörist sayısı 181’e indi’

Kastamonu Polis Meslek Yüksekokulu’nun 19. Dönem Mezuniyet Töreni, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da katılımıyla Merkez Spor Salonu’nda gerçekleştirildi.

Törende konuşan Bakan Soylu; “Türkiye’de 2 bin 429 kahraman evladımız mezun oluyor. Bizler de 578’inin burada şahidiyiz. Allah’a hamdolsun. Bu muazzam tablo, dosta güven, düşmana korku salmaktadır. Çok değil, 15 gün öncesine kadar Kastamonu’da bir sel afetinin bir felaketini konuşuyorduk. Çok şükür afet olduğundan itibaren hayatın hemen hemen normale döndüğü, vatandaşımızın acil ihtiyaçlarının karşılandığı, yeniden planlama çalışmalarının da devam ettiğine hep beraber şahit olduk. Eskiden bu ülkenin güvenlik günlerini, PKK’nın köy baskınlarını, karakol baskınlarını, haraç toplaması, nerede çıktığı belli olmayan bir takım olaylar, Gazi Mahallesi olayları, memleketimizin huzurunu ve güvenini parçalayan olaylar oluyordu. Bugün 6 Ekim ve 6-7-8 Ekim’de yine bu ülkenin huzurunu kaçırmaya çalışan, orada bu ülkenin geleceğini bölmeye çalışanlar, bir siyasi partinin üzerinden sözde terör örgütüyle eş anlamla aynı zamanda hareket edenler, talimat verenler ve bir takım olaylara teslim olacağını zannederler her daim yanılmışlardır. Bu devletin büyüklüğünün, bu milletin asaletini devletine ve medeniyetine olan sadakatini hep atlamışlardır. Birileriyle işbirliği yapmışladır. Onlar, tarihimizi bilmeyenlerdir. Birbirimize olan sadakatimizi, bağlılığımızı bilmeyendir. Hep birlikte bu ülke için, özgürlük için, bağımsızlığı için, Ezan-ı Muhammedi’nin bu semalarda ebediyen olabilmesi için, şu ay-yıldızlı bayrağın nazlı nazlı dalgalanabilmesi için, şehit olabileceğimizi, şehitlik için can attığımızı hiçbir zaman hesap edememişlerdir. Ne olursa olsun Kastamonu’da bilir, memleketimin bütün taşı toprağı bilir. Bu millet bu oyunları her zaman yenmeyi bilmiştir. Allah’a hamdolsun, hem oyunları yendik, hem oyunları kuranları mağlup ettik, hem televizyonlardan yakın, yıkın diyen talimat verenleri bu millet kodese tıkmayı bilmiştir. Allah’a binlerce kez şükürler olsun. Hakkari’de yıllar önce kış tatili yapalım, kayak yapalım deseydik bize deli nazarıyla bakarlardı. Pülümür yaylasında piknik yapalım deseydik, herhalde bizi Allah’a havale ederlerdi. Karabağ’daki zulme sadece üzülürdük. Denizlerimizde sadece Yunanistan’a haklarımızı koruyabilecek kadar açılabilirdik. Eskiden bu ülkeyi ne IMF’nin memurlarıyla ya da Kıbrıs Barış Harekatındaki meşhur silah ambargosuyla korkuturlardı. Eskiden bu ülkeyi 3-5 tane rütbe sarhoşu, gazete manşetlerinden savurduğu tehditlerle gece yarısı yazdıkları bildirilerle korkuturlardı. Oysa bugün bu ülkenin güvenlik gündemi Suriye’de, Afganistan’da, Irak’ta, istikranın sağlanmasıdır. Libya’da, demokrasisinin yerleşmesidir, Doğa Akdeniz’de haklarımızın savunulmasıdır. Bugün bu ülkenin güvenlik gündemi Avrupa’dan Afganistan’a kadar uyuşturucu hattında neler yaşandığı, terör örgütlerine nasıl finansman sağlandığı, kaçak göçmenlere bulunduğu ülkede nasıl mücadele edildiği, bunlarla başa çıkılabilmesi, bugün bu ülkenin sınır güvenliği evlatlarımızın fedakarlığına, modern entegre sınır güvenlik duvarlarına, termal kameralara, elektroplu kulelere, sınır aydınlatmalarına, güvenlik güçlerine emanet ettik. Bugün bu ülkenin değerleri Akdeniz’de bin 500 kilometre açıkta uyuşturucu operasyonu yapmakta, Karadeniz’de, Akdeniz’de kendi yaptığı gemilerle petrol ya da doğalgaz aramaktadır. Masum bedenler kıyıya vurmasın diye Ege ve Akdeniz’in her noktasında bir insanlık nöbeti tutmaktadır. Bugün Türkiye’nin havada uçan insansız hava araçları için helikopterleri için kimseden izin almaya gerek yoktur. Terör örgütleri mermi attığı için kimseden izin almasına gerek yoktur. Çünkü hepsi buradaki gibi pırıl pırıl evlatlarının işçilerinin, mühendislerinin kendi alın teridir, kendi emeğidir. Milletin kendi malıdır. Bizler bu noktaya kolay gelmedik. Petrol bulmadık, altın madeni bulmadık, eğer biz vesayeti reddetmeseydik bizi, darbelerin tehdidinden korkutacak anlayıştın kendi vicdanımızdan sıyrılmasaydık, eğer milletin gücüne inanmasaydık, eğer biz köklü tarih geçmişimize inanmasaydık, eğer biz 21. Yüzyılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü lidere inanmasaydık, eğer biz bizi yapan değerleri, geleneklerimizi, inancımızın gücünden inanmasıydık, eğer biz insansız hava araçlarımız olmadığı gün İsrail’e, Amerika’ya el açıp, iki elimizi dizimin arasına koyup ne yapacağız diye çaresiz kalsaydık inan ki bugün bu noktada olmazdık. Hala IMF’nin boyunduruğunda, hala küresel silah tüccarlarının ve faiz lobisinin döngülerinin boyunduruğunda, hala terör örgütlerinin bize parmak salladığı canımızı yaktığı, Amerika’dan Avrupa’dan yerinize oturun, haddinizi bilin diye bizi tehdit ettiği, ayağımıza pranga taktıkları bir halde olurduk. Çok şükür bu millet sayesinde, sizlerin sayesinde, şu evlatlarımızın sayesinde bugünler geri kalmıştır. Biz bu törenleri boş yere yapmıyoruz, bu milletin bu devletin gücünü, milletin devletine olan inancını, anne babaların evlatlarının, bu vatan ve bu bayrak için nasıl devletine teslim ettiğini, milletin kendi geleceğine nasıl sahip çıktığını görebilmeleri için bu törenleri düzenliyoruz. 21. Yüzyılda nasıl bir güç biriktirdiğimizi krizlerden sarsılmayan, istikrarından taviz vermeyen, millet iradesinden taviz vermeyen, bir Türkiye’yi nasıl oluşturduğumuzu görmeleri için bu törenleri yapıyoruz. Bize 15 Temmuz’da diz çöktüremeyenler, en azından tökezlettirdiklerini zannettiler, ne 15 Temmuz, ne PKK, ne de başka bir bela bu devlete de bu millete de kıl kadar zarar vermiş değildir. Şehitlerimizin acısı içimizi yaktı, her gün şehidimizin bedelini misli ile ödüyorlar ve ödeyecekler. Bundan taviz vermemiz mümkün değildir” dedi.

“NASIL PKK’NIZA DİZ ÇÖKTÜRDÜYSEK, FETÖ’NÜN BİR ZERRESİNİ DE BU ÜLKEDE BIRAKMAYACAĞIZ”

KYK bahanesi ile terör örgütünü aklamaya çalışanlara Kastamonu’dan bir kez daha seslendiğini belirten Soylu; “Ne kadar Amerika ile Avrupa ile iş tutsanız da, ne kadar Batı’ya tapınak haline getirseniz de, nasıl PKK’nızı diz çöktürdüysek, FETÖ’nün bir zerresini de bu ülkede bırakmayacağız, bıraktırmayacağız. Geleceğimize bir tek izini getirmeyeceğiz, bıraktırmayacağız. Siyaseti kirletmesinler. Siyaseti Batı’nın, Amerika’nın, Avrupa’nın kirli emellerine alet etmesinler. Ama Türkiye yaşadığı onca acıya, sıkıntıya rağmen bugün eskisinden daha güçlüdür. Türkiye, bugün eksisinden daha inançlıdır. Türkiye bugün eskisinden daha kararlıdır, daha kenetlenmiş haldedir. Bugün emniyet teşkilatımızın yüzde 42’si, tam 133 bin 727 personelimiz 15 Temmuz’dan sonra dahil olan arkadaşlarımızdır. Dünya’da bu kadar büyük teşkilatlanma yok. Bu kadar kısa bir zamanda, böyle bir yenilenmeyi ortaya koyabilecek devlette, millette var mıdır bilemiyorum. Aynısını jandarmada da yaptık. Aynısını sahil güvenlik komutanlığında da yaptık. Aynısını Türk silahlı kuvvetlerinde de yaptık” diye konuştu.

TÜRKİYE’DE TERÖRİST SAYISI 181’E İNDİ, BUNLARIN DA YÜZDE 30’UNUN KOLU, BACAĞI, AYAĞI YOK”

FETÖ’nün ve PKK’nın yatırımcılarının 15 Temmuz’dan sonra el ele verdiğine dikkat çeken Süleyman Soylu; “Her türlü fitneyi doğal afetlerde bile ortaya koydular. Yurt dışındaki vakıflarının fonladığı satılık kalemlerle onlar ne talimat vermiş ise onları yazdılar. Utanmıyorlar, yalan üzerine yalan yazıyorlar. Ne olduğu belirsiz adamlarla sabah akşam videolar çekip milletimizin moralini bozmaya çalışıyorlar. Ülkemize, devletimize ve milletimize iftira ortaya koymaya çalışıyorlar. Bu milleti yolundan kıl payı kadar saptıramadılar. İster patlasınlar, ister çatlasınlar bu evlatlarımızdan ülkemize nasıl huzuru getirmişsek Allah şahittir milletimize sözümüzdür. Tarihimize sözümüzdür. Kastamonu’da huzurunda bulunduğumuz ŞEH Şabanı Veliye sözümüzdür. Buradan kahramanlık türküleri okuyan analarımıza sözümüzdür. Sadece Türkiye’ye huzur ve barışı getirmeyeceğiz. Etrafımızdaki coğrafyayı kana bulayanlardan kurtaracağız. Etrafımızdaki coğrafyamızdaki kardeşlerimize huzuru getireceğiz. Kardeşliği de getireceğiz. Barışı da getireceğiz. Dünyada bunu göstereceğiz inşallah. Orman yangınlarında fitne, sel afetinde fitne, her türlü afette fitne, vatandaş bir birine yardım edecek ona da fitne. Polisimiz jandarmamız uyuşturucu satıcısının baronların, organize suç çetelerinin peşinde koşacak ona da fitne. Ama cenabı hak yüce kitabında kuranı keriminde şeytanın hilesi zayıftır diye buyuruyor. Sel ve orman yangınları afetlerinde yardı çağırısı yaptık. Allah bu milletten razı olsun. Tam 966 milyon TL, yani 1 milyar eski parayla 1 katrilyon yardım geldi. 1400 kamyon Kastamonu, Sinop ve Bartın’ın dağı taşı şahittir, ülkemizin her yerinden yardım gönderildi. Polis alacağımız zaman, jandarma alacağımız zaman talepler başvurular salonlara sığmıyor. 1 kişi alacağımız yere katlarca müracaat oluyor. Bugün birilerinin medet umduğu PKK’nın yurt içindeki bütün silahlı eleman sayısı yeni bir rakam veriyorum 181’e inmiştir. Kandilden batıya yaptıkları imdat çağırılarını görmüyor değiliz. Suriye’de at koşturmaları kimseyi endişelendirmesin. PKK bugün batının parasını yemektedir. Elebaşı kadroları bal gibi biliyor ki PKK bugün bitik bir örgüttür. Hiçbir takati yoktur. Batıya verecekleri hiçbir faydası yok. Türkiye’nin önüne koyabileceği hiçbir engeli yoktur. 12 Ekim’de jandarma genel komutanımız ve bakan yardımcımız gittiler ilkbahar yaz operasyonlarını tamamladık, Allah’ın izni ile son bahar kış operasyonlarına başladık. Bahar bize ilkbahardı PKK ya değil. 287 sığınak ve barınak aynı zamanda barınma alanına yönelik 9630 operasyon planlamıştık. Bizim çocuklar hızını alamadı 10850operasyonla ilkbahar yaz dönemini kapattılar. Sadece ilkbahar yaz operasyonlarında toplam 127 teröristi sarı torbalara koydular. Bunların 4 tanesi kırmızı, 1 mavi, 2 yeşil, 10 tane turuncu, 17 gri ve 5 tanesi liste dışı olan üst düzey 39 terörist. Bizimkiler hepsini tek renge boyadı ve etkisiz hale getirdi. Dikkat edin 402 tane sığınak barınaklarını mağaralarını imha ettik. Teröristler barınacak in bırakmıyoruz. Mağara bırakmıyoruz. Birkaç kalleşliğin dışında hareket edemiyorlar oda sivillere. Eylem yapacak takatleri kalmadı. Sayılarını sürekli olarak kamuoyuyla paylaşıyoruz. Biraz önce söyledim 181 bu 181 içinde de biraz ayrıntı vermek isterim. 181 kişinin yüzde 30’u yani 50ye yakın kısmı iş göremez olduğunu söyleyeyim. Kimisinin bacağı yok, kimisinin kolu yok kimisi yürüyemez durumda. Bir mağaranın köşesinde sıkışmış kalmış durumdadır.  Terör örgütü mensuplarına buradan sesleniyorum. Annelerinin seslendiği gibi anne lafı dinlesinler. Diyarbakır annelerinin, Şırnak annelerinin, Van ve Hakkâri annelerinin laflarını dinlesinler. Gelsinler ve devlete teslim olsunlar. Arkasında ki olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti bu terör örgütünü bitirmeye ve bu terör örgütünü tarihten silmeye kararlıdır. Biz sadece terör örgütünü yenmiyoruz. Onların demokrasiye, hukuka insan haklarına inanmayan dünyayı ve bölgeyi kaos cenderesine sokmak isteyen batılı müttefiklerini de yeniyoruz. Amerika’nın bölgedeki tutarsızlığını ve başarısızlığını nen son Afganistan tecrübesinde bir kez daha gördük. Terör örgütlerini muhatap alıp resmi olarak kabul edenler. İnsanlık tarihine kara bir leke sürmüşleridir. Bu müttefiklik ruhuna da, ciddi bir devlet aklına da uymaz. Bir tercih yapmalıydı, ya terör örgütüyle ve teröristlerle müttefik olmalı. Ya da demokrasi ve hukukun koruyucusu, insan haklarının koruyucusu Türkiye Cumhuriyeti devletiyle müttefik olunmalıdır. Bu terör örgütünü davet edenler, Amerika’da kendi resmi ofislerinde bunları kamu ettiler. Bunu görmediğimizi zannediyorlar. Binlerce tür silah yardımı yaptılar. Bunları görmediğimizi zannediyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar. Polis akademisi mezunu evlatlarımız yemin edecekler. Ay yıldızlı bayrağa yemin edecekler. Allaha yemin edecekler. Kurana yemin edecekler. Ne yaparlarsa yapsınlar, vallahide billahi de sadece biz terör örgütlerini mağlup etmiyoruz. Sadece DEAŞ, PKK’yı mağlup etmiyoruz. Onların ağa babalarının canını çıkarıyoruz. Küçük çocukların eline Kaleşnikof verenler demokrasiyi de hukuku da medeniyete ait bütün değerleri de istismar ediyorlar. Bütün bunları görüp de batının eteklerinde iktidar arayanlar, batıyı tapınak olarak görenler, sadece aciz değillerdir. Aynı zamanda müptezellerdir. Hiçbir sorunun çözüm adresi terör örgütleri değillerdir. Onların siyasi uzantıları değillerdir. Onların aciz ve bitik elebaşları değillerdir. PKK’nın dahil olduğu etki ettiği akıl verdiği hiçbir yapı meşru değildir. Bunları meşru kabul etmek demokrasi fikrine ihanettir. Şimdi Türkiye’de zayıfladılar, PKK da olsun şimdi onların meclisteki siyasi kolları müptezellerde olsun. Her zayıfladıklarında demokrasiyi kendilerine tulum alt olarak gördüler. Geçti o iş o günler geçti. Artık bu devlette millette bu oyunlar tuzaklara da elbette ki düşmeyecektir. Bunları istismar meselesi sayanlarda bilmediler ki terörü de uzantıları da tasfiye etmiştir etmeye devam edecektir. FETÖ bugün birilerinin iktidar derdine merhem olabilecek değildir. Ne satılık kalemleri ne ucuz videoları nede bir takım siyasi pazarlıklar yurt dışından bize parmak sallayan FETÖ’cüleri bu ülkeye kapısını açacak değildir. Bu ülkenin sınırlarından içeri ancak 2 elleri kelepçeli girecekleridir. Başka türlüsü mümkün değildir. Kıymetli kardeşlerim kim kiminle yol arkadaşlığı yaparsa yapsın. Biz sıratı müstakilde yürüdüğümüz mesafeye bakıyoruz. Doğu ve güney doğuda hayatı nasıl değiştirdiğimize bakıyoruz. Sürekli olarak kendimizi yeniliyoruz” şeklinde konuştu.

“PKK ADINA SOKAĞA ÇIKMA TALİMATI VEREN HİÇBİR YAPI MEŞRU DEĞİLDİR”

PKK adına sokağa çıkma talimatı veren hiçbir yapının meşru olmadığını söyleyen İçişleri Bakanı Soylu; “Batıyı tapınak olarak görenler sadece aciz değillerdir, aynı zamanda müptezeldirler, zelildirler. Varsın birileri adres göstersin. Buradan söylüyorum. Onlar pek ala biliyorlar. Hiçbir sorunun çözüm adresi terör örgütleri değildir. Onların siyasi uzantıları değildir. Onun aciz ve bitik elebaşları değildir. PKK’nın dahil olduğu, etki ettiği, baskıladığı, akıl verdiği hiçbir yapı, 6-8 Ekim’de PKK adına sokağa çıkma talimatı veren hiçbir yapı meşru değildir. Bunu meşru kabul etmek demokrasi fikrine ihanettir. Şimdi Türkiye’de zayıfladılar; PKK’da olsun, orada onların siyasi kolu meclisteki o müptezelleri de olsun. 2’si de olsun, zayıfladılar. Her zayıfladıklarında demokrasiyi kendilerine algı olarak gördüler. Geçti o günler. O günler geçti ve bir daha bu millet bu oyunlara, bu tuzaklara elbette düşmeyecektir. Bunları istismar vesilesi sayanlarda bilmelidir ki, Türkiye terörü de, terörün uzantılarını da tasfiye etmiştir, etmeye kararlıdır. Varsın birileri oy bezirganlığıyla, siyasi hesaplarla KYK’lar üzerinden FETÖ’ye umut versin. FETÖ bugün birilerinin iktidar derdine merhem olabilecek değil. Ne satılık kalemlerin, ne ucuz videoların, ne de bir takım siyasi pazarlıklar yurtdışından bize parmak sallayan FETÖ’cülere tekrar bu ülkenin kapılarını açacak değildir. Bu ülkenin sınırlarından içeriye ancak iki elleri kelepçeli olarak gireceklerdir. Başka türlüsü mümkün değildir. Kim kiminle yol arkadaşlığı yaparsa, yapsın biz sırat-ı müstakimde yürüdüğümüz mesafeye bakıyoruz. Doğu ve Güneydoğu’da hayatı nasıl değiştirdiklerimize bakıyoruz ve sürekli olarak kendimizi yeniliyoruz” dedi.

“SON 5 YILDA 5 MİLYON 100 BİN POLİSİMİZİ EĞİTTİK”

Polis Akademisi Başkanlığı’nın hizmet içi eğitim verdiği kursiyerlerin sayısının 15 Temmuz’dan önceki 5 yıla göre yüzde 204 oranında arttığını belirten Bakan Soylu; “Sadece mezuniyette eğitmiyoruz. Göreve geldikten sonrada bu eğitime aynı şekilde devam ediyoruz. Son 5 yılda 5 milyon 100 bin polisimizi eğittik. Eğitimde verdiğimiz bütün emekler sahada karşılığını bulmaktadır. Uyuşturucu olaylarıyla ilgili olarak gözaltına aldığımız şüpheli sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artmış, 157 binden 204 bine çıkmıştır. Size bir rakam veriyim. Hani bana kızmışlardı. Uyuşturucu ile ilgili bir laf söyledim ya. Söylediğim gün uyuşturucudan hapishanede bulunan torbacıların sayısı 35-36 bin civarındaydı. Bugün uyuşturucudan hapishanede bulunanların sayısı 96 bin. Yani biz kimseye aman vermiyoruz ve evlatlarımıza uyuşturucu satmaya çalışanlara fırsat vermiyoruz. Onlara hukukun gereğini yerine getiriyoruz. Buradan ailelerimizi de bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Bu tehlike her an her evin kapısındadır. Benim çocuğum yapmaz, bizim evde olmaz demeyin. Biz bu mücadeleyi sadece polisle, jandarmayla veriyor değiliz. Annelerle, babalarla verdiğimiz bir mücadeledir. Sizlerden dikkatinizi, ilgi ve alakanızı istirham ediyoruz. Tüm annelere de anlatmanızı istirham ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“YEMİNİNİZİ HİÇ UNUTMAYIN”

Yemin eden polislere de seslenen Bakan Soylu, şöyle konuştu: “Bugün bir yola çıkıyorsunuz. Meşakkat dolu, fedakarlık dolu, uykusuz geceler dolu ama şeref ve gurur dolu bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Vicdanınızı, hukuku, burada öğrendiklerinizi, anne babalarınızdan öğrendiklerinizi, inancımızın bize öğrettiklerini rehber edinirseniz, Allah’ın izniyle yolunuzu kaybetmezsiniz. Bu saydıklarımın içerisinde olmayan hiçbir işe dahil olmayın. İçinde hak hukuk olmayan, içinde haram olan, içinde suç olan, yanlış olan hiçbir işin içinde olmayın. Birazdan doğru yolda yürüyeceğinize, sırat-ı müstakimde olacağınıza dair bir yemin edeceksiniz. Bu yeminizi hiç unutmayın. Bizim mesleğimiz disiplin mesleğidir, bizim mesleğimiz milletimize kendini emin hissettirme mesleğidir. Bizim mesleğimiz 2 şeyi kendisine düşman ve rakip olarak görür. Biri rutin, biri de rehavet. Bu ikisine sakın düşmeyin. Rehavet içerisinde olmayın. Kendinizi sürekli yenileyin. Rutin içinde olmayın, kendinizi sürekli geliştirin ve kendinizi geliştirecek büyüklerinizin, sizden tecrübeli olanların sözlerine itimat edin. Ben her şeyi iyi biliyorum, bir anlayış içerisinde sakın olmayın. Sürekli tetikte olun. Çünkü milletinin emini sizsiniz. Birbirinize iyi davranın, birbirinizin mesai arkadaşı olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın. Birbirinize sırtınızı verin. Birbirinizin yoldaşı olun. Evinizden çıkarken, Ayet-el Kürsi’siz çıkmayın. O sizlerin Allah’ın zırhıdır. Büyüklerinize saygıyla, sevgiyle davranın.”

Bakan Süleyman Soylu’nun konuşmasının ardından PMYO Dönem Birincisi Serhan Tesbih tarafından yaş kütüğüne plaket çakıldı. Vali Avni Çakır, AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, Belediye Başkanı R. Galip Vidinlioğlu, eski İçişleri ve Devlet Bakanlarından Murat Başesgioğlu ve polis ailelerinin katıldığı törende mezun olan 578 polis yemin ederek and içti. Törende mezun olan polisler hep birlikte kep attı. Kep atma töreninden sonra genç polisler, aileleri ile buluştu. (CNGHaber.com)

Güncelleme Tarihi: 06 Ekim 2021, 14:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER