Sadık Düzgün güven tazeledi

banner38

banner39

banner29
17 Ağustos 2018 Cuma

Sadık Düzgün güven tazeledi

Türkiye Yol-İş Sendikası Kastamonu 2 Nolu Şube Başkanlığı 10. Olağan Kongresi Şerife Bacı Öğretmenevi Salonu'nda yapıldı.

15 Mayıs 2018 Salı 10:15
Sadık Düzgün güven tazeledi
 

Türkiye Yol-İş Sendikası Kastamonu 2 Nolu Şube Başkanlığı 10. Olağan Kongresi Şerife Bacı Öğretmenevi Salonu'nda yapıldı.

Divan Başkanlığını Mehmet Yolasığmazoğlu, Yardımcılığını Mehmet Çelik ve Zafer Güngör, Divan Katip üyeliğini de Bülent Zemur ve Ömer Selin Haberal'ın yaptığı kongreye AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, Belediye Başkanı Tahsin Babaş, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri T. Zafer Karahasan, Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar, Yardımcıları İsmet Tan ve Bekir Avcı, Genel Sekreter Tevfik Özçelik, Genel Mali Sekreter Yusuf Doğan, Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Mehmet Yolasığmazoğlu, Genel Eğitim Sekreteri Ahmet Kılıç, Genel Mevzuat Sekreteri Recep Karakışlı, TAŞIKO Başkanı Ahmet Sarıahmetoğlu başta olmak üzere çok sayıda Ankara'dan gelen konuklar, partililer, STK temsilcileri, davetliler ve Sendika Üyeleri katıldı. Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanlığı görevlileri tam kadro olarak Kastamonu'ya geldi.

Sadık Düzgün Başkanlığında Şube Genel Sekreterliğine Ahmet Savaş Dırbalı, Şube Mali Sekreterliğine Süleyman Tan, Şube Teşkilat Sekreterliğine Muhittin Ongan, Şube Eğitim Sekreterliğine Said Erçin, Disiplin Kurulu Asil Üyeliğine de Fatih Yılık, Uğur Kethüda, Ziyattin Soylu, Ekrem Bilgin ve Salih Kapucu. Denetleme Asil Üyeliğine Cahit çerkezoğlu, Erdoğan Murat ve Turgut Halebi seçildi.

Tek liste halinde seçime gidilen kongrede Yol-İş Sendikası 2 Nolu Şube Başkanı Sadık Düzgün, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri T. Zafer Karahasan, Belediye Başkanı Tahsin Babaş, AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet Ağar birer konuşma yaptı. Genel Kurulda gündem maddeleri görüşüldü ve oy birliğiyle kabul edildi.

DÜZGÜN: SENDİKAL ÖRGÜTLENME TEŞVİK EDİLMELİ

Genel kurulda yeniden başkanlığa seçilen Sadık Düzgün şu konuşmayı yaptı: “Genel Kurulumuz ülkemizde 24 Haziran 2018 Genel Seçimlerinin de açıklandığı bir zaman dilimine denk geldi. Demokrasinin vazgeçilmezi olan bütün siyasi partilerimize başarılar dileriz. Komşumuz Orta Doğu'da tam bir kaos yaşanmakta, bazı ülkelerde insanlar göz göre göre katledilmekte, sürgün hayatına mahkum edilemkte ve dünya devletlerinin önemli bir bölümü buna seyirci kalırken komşumuz Suriye'deki bataklığı kurutmak için ordumuzun Afrin'e yürümesini ve Zeytindalı harekatını da destekliyoruz. Cenabı Allah ordumuzu ve ülkemizi her türlü kötülükten korusun.

Komşu ülkelerde yaşanan bu karışıklığa bağlı olarak ülkemize sığınan mülteciler- ülkemizdeki çalışma hayatının dengelerini de değiştirmiştir. İşsizlik oranlarını yükseltmiş, kayıt dışı çalışma mülteci sayısındaki artış ve kaçak olarak çalışmak için ülkemize gelen yabancılara bağlı olarak işsizlik büyümüştür. Sanayi sektöründe iş gücü istihdamı artırılmadığı gibi tarım sektöründe iş gücü  istihdamı artırılmadığı gibi tarım sektöründe de küçülerek tarımda çalışan nüfusun tarım dışı alanlara kayması yeterli istihdam alanları olmayan kentlerde işsizlik oranlarını yükseltmiştir.

İşsizliği önlemek ve kayıt dışı istihdamın azalması için sendikal örgütlenmenin önü açılması gerekmektedir. Sendikal örgütlenmelerin teşvik edilmesi, çalışanların üyesi, olacağı sendikayı serbestçe belirleme koşuluyla sendikal üyeliğin önü açılmalıdır.

Ülkemizde Türk-İş Konfederasyonumuz ve Yol-İş Sendikamız hak hukuk ve demokrasi mücadelesinde özelleştirmelerle işten çıkarılan işçi sınıfının yanında olmuş ve ülkemizin lehine olacak her türlü olayda ön sırada yer almış ve gerekli mücadeleyi de vermiştir.”

ÇELİK: İNSANLIK SORUNU VE VAHŞET

AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik ise yaptığı konuşmada, “Ülke olarak bir araya gelme noktasında irademizi her zaman ortaya koymuş bir miletiz. Afrin Operasyonu, Fırat Kalkanı Operasyonu milletimizin büyük desteği ile yapılmaktadır. Bugün sokağa çıkıp kime sorsanız diyor ki Türkiye bu operasyonda haklıdır. Niye haklıdır yanı başımızda olan biten hadiseler gerçekten bir insanlık sorunudur bir vahşettir. Bu vahşete kulak tıkayan kendini büyük adleten ülkeler seyirci kalmakta fakat Türkiye dünyanın neresinde bir mağdur varsa onun yanında olduğu gibi yanı başımızdaki bu vahşete de seyirci kalmamıştır. Türkiye de bu konunda üzerine düşeni yapmaktadır.

Bizim bu operasyonları yapıyor olmamız aslında bir taraftan kendi topraklarımıza o bölgeden gelen tehdidi ortadan kaldırmak, orada güvenli bir bölge oluşturmak, bir taraftan da şu anda ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyeli mültecileri işgal altındaki kendi topraklarına geri göndermenin de yolunu açmaktır. Bunun özeti de budur. Türkiye milli gelirine oranla dünyada en büyük insani yardımı yapan bir ülkedir. Buda Türkiye'nin gücüne güç katıyor. Türkiye'nin iş hayatında devrim niteliğinde sayılabilecek hükümetimizin taşeronlarla ilgili hizmet alımı sözleşmelere dayalı olarak çalışan işçi kardeşlerimize sürekli işçi kadrosu verilmesine ilişkin düzenlemelerin de hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum. Belediyelerde ve özel idarelerde çalışan işçi kardeşlerimizin dışında diğer devlet kurumlarında çalışıyor olan 100 bin kardeşimize ilaveten bugün 400 binin üzerinde işçi kardeşimiz de sürekli işçi kadrosuna alndı. Buna belediyeler ve özel idarelerde çalışan 450 bin civarındaki işçi kardeşimizi 4/C'lileri ve yine çalışan mevsimlik işçilerimizin çalışma sürelerinin 10 aya çıkarılmasına yönelik düzenlemeye de baktığımızda çalışma hayatımıza dönük olarak çok önemli bir düzenlemenin yapıldığını da hepimiz biliyoruz. 

İktidarımız döneminde birçok alanda iyilikler ve yenilikler de getirildi. Bugün ülkemiz iktidarımız döneminde ekonomide çok daha dirençli hale gelmiştir, güçlü hale gelmiştir. Baktığımızda Türkiye ekonomisi 15 yılda 3,5 kat reel anlamda büyümüştür. Bizim refahımızın arttığını her alanda da görebiliyoruz. Biz hiç bir zaman hedeflerimziden sapmayacağız. 2023 de Türkiye dünyanın en büyük 10 ekonomisinde, biri haline de gelecektir" diye konuştu.

AĞAR: BÜYÜKŞEHİR YASALARI BİZİ PERİŞAN EDİYOR

Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar’da şu konuşmayı yaptıü: “Burada çalışma hayatı ile ilgili birşeyler söyleyeceğiz. Çalışma hayatımızda sıkıntılarımızı elbette söyleyerek sıkıntılara çare bulmak için bu genel kurullarda bu sunumları yapıyoruz. Bugün burada bu salonda birlikte isek geriden gelerek mücadele yaptığımzdan dolayı bu salondayız. Bugün özel idare teşkilatımız Türkiye de en iyi hizmet yapan teşkilatların bir tanesidir. Köylü ile iç içe olan, köylüye hizmet götüren, gecesini gündüzüne katan bir teşkilatız. Bu teşkilatımıza maalesef iyi gözle bakılmaz. Burada geçmişten beri bu teşkilata hem işçi aldılar hem de dedikodusunu yaptılar. Bu Anavatan Partisi döneminde başladı. Bu dönemde bu teşkilata çok işçi alındı. İdareciler o işçilere iş verecek iş çok olduğundan dolayı bulamadılar. Köy Hizmetleri bankamatikci denildi. Bu hem bize hakaret hem de işe aldıranlarca da kendi kendilerine hakaret ediyorlar denildi. Böyle dedikodu yapıla yapıla geldik 2011 yılına, 2011 yılında ne oldu bu teşkilatın milli eğitim müdürlüğüne, taşra teşkilatına gönderilecek diye torba yasası düzenlendi.

O dönemlerde Köy Hizmeleri önemli bir kuruluşu kapatıldı, özel idareye kısa dönemde alıştık, aynı hizmetleri götürmeye devam ediyoruz, hiç bir de sıkınıtımız yok. Ama Büyükşehir yasaları bizi perişan ediyor. Köylülerimizi perişan etti. İnşaalllah bu teşkilatımızı korumaya çalışırız, koruruz, devletin çekirdek kadrosunun olması devletin menfaatinedir. 900 bin taşeron işçisinin kamu işçisi olması da çok önemli. Kamuda çalışan bizim son yaptığımız toplu iş sözleşmesinde 180 bin kişi kalmıştı. 157 bin Türk-İş üyesi 30 bin civarında da Hak-İş ile Disk'in üyesi olan 180 bin işçi kalmıştı. Bundan 8 sene önce 10 sene önce 650 bin kişi adına toplu sözleşme yapıyorduk. Kamu bitmiş, bu 900 bin kişi birden nasıl girmiş bunu tabi konuşan yok. Hatta konuşanlar da biz bu işi hallettik diyenler var. Bu taşeron meselesini önce Allah sayesinde Yol-İş Sendikası’nın 2010 yılında başlatmış olduğu mücadele sonucunda  sonuca bağlanmıştır. Bunu herkese de biliyor. Bizde Sendika olarak bu ve buna benzer çalışmalarımnız da başarılı bir şekilde devam ediyoruz.

Devletin çekirdek kadrosu olması, devletin menfaatinedir. Taşeron konusu çok önemli. Taşeron konusu önce Allah, sonra Yol-İş Sendikası’nın 2010 yılında başlattığı mücadele sonucunda sonuca bağlanmıştır. Bunu herkes biliyor. Siyasi iktidar kim olursa, olsun hiçbir sendikaya destek olmaması lazım. Ülkeyi yönetenlerin görevi milletine sahip çıkmaktır. Devlet olarak biz milletimize sahip çıkmaksak, millet perişan olur. Devlet kim. Devlet biziz. Biz oy verdiklerimize bir şey demeye korkuyoruz. Hem milletvekili seçiyoruz, hem de derdimizi anlatamıyoruz. Bu memlekete huzur gelmesi için, birlik ve beraberliğimizi korumak hepimizin görevi.”

Programda Tahsin Babaş, Zafer Karahasan ve diğer bazı katılımclarda selamlala konuşması yaptı. (Haber Merkezi)


    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV