‘Önceliğim; kaliteli, yenilikçi ve sürdürebilir olmak’

2012 YILINDAN BERİ KASTAMONU’DA PEYZAJ MİMARLIĞI YAPAN MERYEM KOCAOĞLU;

‘Önceliğim; kaliteli, yenilikçi ve sürdürebilir olmak’

Kastamonu’ya peyzaj alanında yeni bir boyut kazandıran Peyzaj Yüksek Mimarı Meryem Kocaoğlu, çalışmalarıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. Kastamonu’da 2016 yılında büro açan ve o zamana kadar da pek çok yerde peyzaj alanında çalışmalara imza atan Kocaoğlu, Kastamonu’nun peyzaja bakış açısını değerlendirdi.

Peyzaj Mimarlığı mesleğinin inceliklerini anlatan Kocaoğlu, Kastamonu’da ilk zamanlarda peyzaj anlamının çok yaygın olmadığını ancak şimdilerde bakış açısının olumlu anlamda değiştiğini ifade ediyor. Pandemi süreci ile birlikte de insanların doğaya olan gereksinimlerinin arttığını belirten Kocaoğlu, insanların peyzajı artık hayatlarına dâhil ettiğini kaydetti.

“PEYZAJ MİMARLIĞI BÜTÜNSEL BİR MESLEK GRUBUDUR”

Gerek İstanbul’da gerekse Kastamonu’da pek çok projede yer alan Peyzaj Yüksek Mimarı Meryem Kocaoğlu, “Peyzaj, genel anlamıyla manzara olarak tanımlayabiliriz. Baktığımızda çevre ve insan ilişkisi arasında kalan her şey peyzajın tanımlamasıdır. Doğal ve kültürel değerleri göz önünde bulundurarak geçmiş ile gelecek arasında bir köprü vazifesi görmeyi amaçlıyoruz. Peyzaj mimarlığı tek başına bir meslek değildir, bütünsel bir meslektir. Yani içinde sanata da yatkınlığınız olması gerekiyor. Matematik de, bilim de, mimarlık da bilmemiz gerekiyor. Hepsi birbiriyle bir bütün. Peyzaj mimarlığı, ülkemizde kentleşme ama kentleşirken de doğaya duyulan özlem ve ihtiyaçlar peyzaj mimarlarıyla ortak çalışmayı gerekli kılmaktadır. Bu ihtiyaçların farkına varılması, ülkemizde de kentsel çalışmalarda birçok meslek disiplini ile peyzaj mimarlarının da gündeme gelmesine neden olmuştur. Henüz çok yeni olan ve statüsünü yeterince kazanamamış peyzaj mimarlığı mesleği çoğu zaman göz ardı ediliyor olmasına rağmen pek çok alan ile birlikte kentsel çalışmalarda da yerini almaya başlamıştır. Aslında peyzaj genel anlamda bizim düşüncelerimize biraz daha sıkıştırılmış. Bizim çalışma alanlarımız dahi tam olarak bilinmiyor. Nerelerde hangi alanlarda çalıştığımız. Bizlerrekreasyon alanları, parklar, oyun alanları, konut ve toplu konut alanları, kentsel ve kırsal yerleşim alanları, kültürel alanlar, ticari endüstriyel alanlar, tarımsal alanlarda yapılan bir mimarlık türü değil, yarı açık yarı kapalı alanlarda kış bahçeleri, çatı ve teras bahçeleri gibi insanlar için son derece önemli bir takım ihtiyaçlara da cevap vermekte olan proje alanlarında çalışıyoruz. Karayollarında görmüş olduğunuz bitkilendirme bile aslında yol peyzajı olarak bizim disiplinimize bağlı. Çok farklı nitelikte ki çok geniş alanlarda çalışmalarımız mevcut. Mesleğin alt başlığı olarak çok fazla unsur bulunuyor. Peyzaj planlama ve tasarımını yapabilmemiz için peyzaja dair birçok unsura aynı anda hâkim olmanız gerekiyor. Yani sadece bitki demek değil. Taş demek, bitki demek, ahşap alanlar demek, çim yüzeyler demek, aydınlatma öğeleri demek; yani kendi için çok alt başlığı olan bir meslek grubuyuz biz. Yapılan çalışmaların da hepsi birlikte kontak olması gerekiyor. Yani birinin eksik kalması demek o alanda yaratmak istediğiniz etkinin eksikliği anlamına gelir" dedi.

“İNSANLARIN ZAMANLA PEYZAJA BAKIŞ AÇISI DEĞİŞTİ”

Kastamonu’da peyzaja nasıl bakıldığını da yorumlayan Meryem Kocaoğlu; “Kastamonu’ya geldiğimde insanlarda, peyzajın kelime anlamı çok yoktu. Peyzaj Kastamonu’da ne durumda dersek, benim ilk geldiğim zamanlarda peyzaja dair hiçbir tanımlamamız yokken, artık peyzaja bakış açısı değişti. İnsanların peyzajdan bir beklentisi var. Hayatlarına dâhil etmek istiyorlar. Ayrıca yaşadığımız son 2 yıldaki pandemi sürecinde aslında hepimizi sıkılmışlık ve bunalmışlık duygusu dolayısıyla doğaya özlem ve doğaya geri dönüş başladı. Hepimiz bahçeli bir ev, kendi özel alanlarımızı kullanmaya yöneldik. Yada daha çok toplu yaşam alanlarında yeşil alanlarda buluşma gereksinimi duymaya başladık. Şehrimize genel anlamıyla baktığımızda güzel ama hala şehrimiz açısından yeterli düzeyde miyiz değiliz. Bunun biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

“İNSANLAR ARTIK PEYZAJI HAYATLARINA DAHİL ETMEK İSTİYORLAR”

Kastamonu’yu peyzaj anlamında ileri taşımak için neler yapılacağı noktasında düşüncelerini de ifade eden Peyzaj Yüksek Mimarı Kocaoğlu, şunları söyledi; “Günümüzde belediyede inşaat projelerinde ruhsat aşamasında peyzaj projesi isteniyor. Bu çok güzel ve bunun olmasında çokça mücadele etmiş birisiyim. Kastamonu şehir genelinde ve ilçelerde. Bunu sağlayan başkanlarımız, müdürlerimiz sağ olsunlar ama bu ruhsat projelerinde iskândada keşke kontrolleri yapılabilse. Bu artık bizim için bir zorunluluk olsa. Yaptık bitti diye değil, şehrin genel kimliği için de bu bizim için genel anlamda önemli. Kastamonu’da yaşayanlar olarak evet doğa noktasında çok şanslıyız. Muhteşem bir doğanın içindeyiz. İlk başta ben Kastamonu’ya geldiğimde insanlar bana zaten her yer yeşil, ne gerek var mantığında yaklaşıyordu. Ama artık değiller. İnsanlar bitkileri araştırıyor. Bitiklerin farklılıklarını fark eder durumdalar. Bunlar çok güzel geçişler. Zamanla insanlar peyzaj noktasında arayış içerisindeler ve ilerleme mevcut. İnsanlar dediğimiz gibi peyzajı hayatlarına dahil etmek istiyorlar. Genel olarak baktığımızda şehirleri sunan siluetleridir. Siluet de aslında yapı ile bitkinin yani, yeşil alanların bağdaşık olarak çalışması önemli. Şehrin silueti açısından da peyzaj çok önemli.”

“ÖNCELİĞİM; KALİTELİ, YENİLİKÇİ VE SÜRDÜREBİLİR OLMAK”

Kastamonu’da pek çok projeye imza atan Meryem Kocaoğlu, çalışma anlayışını şöyle dile getirdi: “İşe başlarken hedeflerim arasında hiçbir zaman öncelik olarak para kazanmak yoktu. Asıl amacım olmayan bir sektörün içinde adımı duyurmaktı. İlk amacım para kazanmak hiçbir zaman olmadı. Her zaman ismimi markalaştırmak ve yaptığım işle ön plana çıkmak istedim. Çok şükür bunu da belli bir aşamaya getirdiğimi düşünüyorum. 2018 yılında Kastamonu ve Bartın Üniversiteleri'nde Yüksek Lisans eğitimini tamamladım. Kastamonu’da, Sinop’ta merkez ve belediyelerde, özel proje alanlarında çok farklı alanlarda, değişken iş, kişi ve proje başlıklarında çalışma fırsatı buldum. Şehrimiz açısından insanların daha göz önünde olacağı, daha çok görüp yaşayacağı, farkındalığı daha çok hissettiği alanların oluşturulmasında ben de yer almayı çok isterim. İşimde önceliğim olarak her zaman müşterimin benden istediği şeyi ona vermek oldu. Benimle çalışanların benden memnun olmasını sağlamalıyım diye düşünüyorum. Evet, mesleki olarak öngördüğümüz, tasarımsal ve plansal anlamda sunduğumuz birçok şeyler var. Ama benim ne vermek istediğim kadar karşı tarafın da benden ne istediği çok önemli. Yaptım oldu demem, benim için her zaman çalışmam karşımdaki tamam deyinceye kadar devam eder. Çünkü o alanı ben yapabilirim ama kullanacak olan karşı taraftır. Kastamonu’da çok fazla proje alanında farklı kişilerle, farklı alanlarda çalışma olanağı bulduğum için, bölge açısından önemli proje portföyüm oluştuğu için ve onun dışında aslında benimle çalışmak isteyen kişilerin ne istediğini ön görebildiğim ve talepleri planlama, tasarım, danışmanlık ve uygulama anlamındakaliteli, yenilikçi ve sürdürülebilir bir hizmet sunduğum içinbenimle çalışmalarını isterim.” (CNGHaber.com)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER