Maşalacı’dan Özel’e, sert eleştiri

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kastamonu İl Başkanı İbrahim Maşalacı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel’in partisinin Kastamonu 36. Olağan İl Kongresi’nde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP hakkında yaptığı açıklamaları sert bir dille eleştirdi.

Maşalacı’dan Özel’e, sert eleştiri


 Cumhuriyet Halk Partisi Başkanvekili Özgür Özel’in partisinin Kastamonu 36. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı, ‘Bizim inancımız karşısında eskilerin baraj savunucuları, 'Barajı düşürelim' diyor. Kamuoyu araştırmalarında oyları yüzde 8 çıkınca '7 olsun', 6 çıkınca 'baraj 5 olsun' diyorlar ama barajı düşüremezler. MHP'nin oyları 80'den 40'a, 40'tan 33'e düştü. Devlet Bahçeli oy oranını korumak için formüller arıyor. ‘Oraya da basacaksın, buraya da basacaksın, bir şekilde bana da basmış olacaksın' diyor. Bunun adına da 'cumhur ittifakı diyeceğiz' diyor. Cumhur ittifakı dediğin şey Cumhuriyet'e sahip çıkmaksa biz onu 16 Nisan'da kurduk. Sen sarayla birlikte 'S' ittifakı kurdun zaten. Sarayın yancısısın." Her şey bir yana, tabii o kadar kolay olmayacak. 16 Nisan'daki ruhu yakalamak lazım.’ şeklinde ki açıklamalara Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı İbrahim Maşalacı’dan cevap geldi. 
“Eleştirilerin ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin karalanmasının sebebi, partimizin birçok alanda olduğu gibi seçim barajı konusunda da inisiyatif almasının ve gündem yaratmasının hazmedilememiş olmasıdır” diyen İbrahim Maşalacı şunları söyledi;
“Politikanın doğasına göre, bir partinin siyasi görüş ve kanaatlerine yakın veya uygun projeler başka partilerce kamuoyuna takdim edildiğinde beklenen, bunun takdir edilmesidir. Ama Türkiye’de siyaset ikliminde çekememezlik ve haset havası solunduğu için bunun tam tersi yapılmaktadır. Siyaset oyunu yapıcılık, çözüm üretme ve diyalog üzerine değil; kin, nefret, kutuplaşma ve öç alma üzerine kurulmaktadır. 

UCUZ BİR FIRSATÇILIK VAR

Sayın Devlet Bahçeli’nin son açıklamalarıyla ilgili değerlendirmelerin arkasında ucuz bir fırsatçılık vardır. MHP’nin Türk siyasetini domine eden konumunu çekememek vardır. MHP’nin milli meselelerde gösterdiği hassasiyeti sürekli başka mecralara çekmeye, saptırmaya çalışan politika kısırı zavallıların çaresizliği vardır. MHP’nin politikadaki özgül ağırlığını kaldıramamak vardır. MHP’nin açığını aramak için fırsat kollayan gizli-açık muarızlarımızın kindarlıklarını izhar çabası vardır. Sayın Genel Başkanımızın iyi niyetle kamuoyunda tartışmaya açtığı baraj meselesinin bu kadar eğrilip bükülmesinin, asıl amacından uzaklaştırılmaya çalışılmasının sebepleri bunlardır" Bugüne kadar 'baraj düşsün diyenlerin', konunun MHP tarafından gündeme getirilerek 'tartışılsın' demesiyle birlikte telaşa düşerek partimize saldırması sadece sapkınlıkla izah edilebilir. Görüldüğü gibi bu bağlamda asıl telaşa düşen MHP değil, Atatürk’ün kıymet hükümlerinden tamamen uzaklaşmış olan sözde ana muhalefet partisidir. CHP ve onun sözcüleri; Türkiye’nin meselelerine makul ve mantıklı çözümler üretemeyince çareyi çirkeflik, kavga ve husumet siyasetini Meclise, parti kongrelerine ve meydanlara taşımakta bulmuşlardır. Bu durumun ‘siyasi moronluktan başka bir ifade ile izahı mümkün değildir.”

DENGE VE DENETİM RAHAT SAĞLANMIŞ OLACAK

Bizim ittifak teklifimiz, yeni sistemin doğru yürümesini sağlamak. Yüzde 50+1 ile halkın desteğini almış güçlü bir yürütme karşısında, güçlü bir yasama Meclisini oluşturarak, Türkiye'nin problemlerine çare olacak her kanunu Meclisten geçirebilmektir." "Bizim ittifaktan muradımız ise partilerin kendi tüzel kişiliklerini, kimliklerini muhafaza ederek, ittifak yapabilmeleridir. MHP böyle bir ittifak oluşumunda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni yüzde 50+1 ile değil, çok daha yukarıda bir halk desteğiyle seçim sonuçlarının çıkacağını umut ediyor. Bunu da zaruri görüyor. Çünkü ciddi bir destek elde edilirse gerek cumhurbaşkanlığı seçiminde gerekse Mecliste ittifak eden partilerin o 'cumhur ittifakı' dediğimiz oylarında denge-denetim çok rahat sağlanmış olacak. Kuvvetli bir destekle yeni bir düzene ve bir döneme geçmiş olacağız. Burada umduğumuz fayda milletimizin, devletimizin sağlıklı yönetilmesi ve yeni hükümet sisteminin bu duruma hizmet etmesidir, başka bir şey değil.

CHP’DE YANGIN ÇIKMIŞ 
ALEVLER BACAYI SARMIŞTIR

Milliyetçi Hareket Partisi’ni hedef alan çok ortaklı saldırı ve operasyonun kumanda merkezini olan CHP’de 2019 seçimleri için şimdiden yangın çıkmış, alevler bacayı sarmıştır. Üzerimize doğrultulan namlu ters tepmiş, ayak oyunları, karanlık senaryolar bumerang gibi muhataplarına dönmüştür.”Ana muhalefet partisi, çözüm odaklı bir tavır sergilemeli ve içinden geçtiğimiz badireli süreçte ihtiyaç duyulan “ortak akla” uygun siyaset üretmelidir.
Ayrıca Özgür Özel; yaptığı konuşmada Her şey bir yana, tabii o kadar kolay olmayacak.16 Nisan'daki ruhu yakalamak lazım demiş. Bu ifadesinden de anlaşıldığı gibi CHP 16 Nisan referandumda FETÖ, HDP ve PKK safında hizalandığını gizlemek için MHP'ye hırçınlık yapmaktadır. CHP yapıcı tavır sergilemektense çözüm üreten ilkeli ve tutarlı partimize ve liderimize çamur siyasetiyle saldırmaktadır. Ancak korkunun ecele faydası yoktur. 

CHP, FETÖ’NÜN 
UYDUSU OLMUŞTUR

Ayrıca anlaşılan odur ki CHP, FETÖ'nün uydusu olmuştur. HDP ve PKK'nın sözcüsü konumuna girmiştir. CHP, HDP'nin eş partisidir. CHP FETÖ'cüleri mitinglerinde alkışlatmıştır. Bebek katili Öcalan ile birlikte Atatürk posterini getirmek suretiyle büyük bir densizlik yapmışlardır. Ne çabuk unuttun terörist cenazelerine katılanlar CHP genel başkan yardımcıları ve milletvekillerini? Ne çabuk unuttun hapishanelerden yatan HDP'lileri ziyarete giderek onlara moral veren CHP'li milletvekillerini? Yine PKK'nın taleplerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kanun teklifi olarak veren CHP'nin yöneticileri ve milletvekilleridir. O kanun tekliflerinin altında senin de imzan var mı eyy Özel? Türkiye düşmanı olan Barzani'nin ajansına Türkiye'yi küçük düşürecek şekilde röportajlar veren sen değil miydin sayın Özel? 
Sayın Özgül Özel, şunu iyi bilmelidir ki; MHP , TBMM de Türk Milletinin faydasına olacak kanun tekliflerinde, geçtiğimiz cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve 2010 referandumunda CHP ile aynı düşüncede siyaseti ortaya koymuştur. Şuan senin saray yanaşması olarak nitelendirdiğin hadise, bize göre tehlikeye atılan Türk milletinin geleceğine sahip çıkma hadisesidir. Bizim siyasi anlayışımız önce ülkem milletim sonra partim ve bendir. Hiçbir zaman oy kaygımız olmamıştır, olamaz da. 

MHP İLE UĞRAŞILMASI 
KENDİLERİNİN HAYRINA 
OLMAYACAKTIR

CHP gibi Atatürk'ün ismini kullanarak  Atatürk'ün kaldırdığı kara çarşafı giyen kişilere, parti liderimiz üyelik rozeti takarak Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kemiklerini sızlatmaz ! 15 Temmuz’dan sonra MHP’nin ortaya koyduğu siyaset devlet yapımızı ele geçirmek isteyen PKK ve FETÖ yapılanmasına karşı bunların tamamen temizlenmesi için hükümetin yanında durmaktan öteye gitmemektedir. Gerek ekonomik gerek sosyal hadiseler başta olmak üzere eğitim sağlık tarım ve hayvancılık gibi hususlarda ise vatandaşın vermiş olduğu muhalefet yetkisini millet adına ortaya koymaktayız. CHP, Atatürk'ün kurduğu siyasi parti olması hasabiyle , bizim nezdimizde olan kontenjanını doldurmuştur . Atatürk'ün ilke ve inkılaplarına saygılı olan MHP ile uğraşması, kendilerinin hayrına olmayacaktır . 
Türk milleti MHP’nin göstermiş olduğu duruşu görmüştür ve cevabını önümüzdeki yerel ve genel seçimlerde vererek gösterecektir.”
 (Haber Merkezi)
Güncelleme Tarihi: 09 Ocak 2018, 10:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER