banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
14 Kasım 2018 Çarşamba

Maşalacı: Ülkemizin bağımsız bir Veteriner Hekimlik teşkilatına ihtiyacı var

Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı, son günlerde ülke genelinde yaşanan şarbon hastalığıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Ülkemizin güçlü ve hızlı hareket edebilen bağımsız bir Veteriner Hekimlik teşkilatına ihtiyacı vardır” dedi.

04 Eylül 2018 Salı 10:54
Maşalacı: Ülkemizin bağımsız  bir Veteriner Hekimlik  teşkilatına ihtiyacı var
 

 

Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı, son günlerde ülke genelinde yaşanan şarbon hastalığıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Ülkemizin güçlü ve hızlı hareket edebilen bağımsız bir Veteriner Hekimlik teşkilatına ihtiyacı vardır” dedi.

Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı, son zamanlarda gündemde olan önce Ankara’da Brezilya’dan ithal edilen hayvanlarda ve son olarak İstanbul’da da tespit edilen Şarbon hastalığının, Bacillus Anthracis isimli bakterinin sebep olduğu zoonoz karakterli tehlikeli bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, “Çoğunlukla sığır, koyun, keçi ve deve gibi otçul memeli hayvanlarda görülmekle beraber insanlarda, diğer memelilerde ve bazı kuşlarda da görülebilmektedir” dedi.

Hastalığın farklı ülkelerde zaman zaman tespit edildiğini ve alınan önlemlerle söndürüldüğünü ifade eden Maşalacı, “Ülkemizde de benzer bir tablo yaşanmasına rağmen son günlerde daha yoğun olarak görülmüş ve nedenleri konusunda farklı görüşler ortaya atılmıştır. Bu görüşler bilimsel olarak mümkün olmakla beraber son salgının asıl nedeninin kurban bayramında hayvan hareketlerinde yaşanan artış olduğunu düşünmekteyiz. Özellikle kurban bayramı öncesinde yüz binlerce hayvan bölge değiştirmiştir. Bu hayvanlarla birlikte bazı bölgelerde görülen hastalıklar diğer bölgelere de taşınmış olabilir. Diğer taraftan kurban bayramı için yurt dışından getirilen çok sayıdaki hayvanın denetiminin de bu yoğunluk içerisinde aksatılması ve özellikle karantina süresi uygulanmadan hayvanların yurda sokulması da diğer muhtemel etkenler olarak görülmektedir” diye konuştu.

Hastalığın halk sağlığı açısından tehlikeli olmakla birlikte zamanında alınacak önlemler ve Veteriner Hekim denetiminde yapılacak kesimlerle riskin önemli oranda azaltılabileceğini vurgulayan Maşalacı, “Hastalığın çıkmasında ve yayılmasında ihmaller olduğu açık olmakla birlikte, tespit edildikten sonra hızla önlem alınması ve toplum sağlığı açısından oldukça önemli olan bu konuda verilerin bizzat Tarım ve Orman Bakanı tarafından kamuoyuna açıklanması önemlidir. Ancak benzer durumların tekrarlanmaması için tüm tarafların sürekli dile getirdiği önlemlerin derhal alınması artık her zamankinden elzem olmuştur” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin hızlı hareket edebilen, bağımsız bir Veteriner Hekimlik teşkilatına ihtiyacının olduğuna işaret eden Maşalacı, şöyle konuştu: “Veteriner hekimlerin aldıkları eğitim gereği, insan ve hayvan sağlığının korunması konusunda yetki ve sorumlulukları bulunduğunu, bağlı bulunduğumuz kurumlar aracılığı ile zaman zaman mesleki kaygılarımızı dile getiriyoruz. Son olay, bizim zaman zaman gündeme getirdiğimiz eleştirilerde ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor. Sağlıklı gıda zinciri konusunda birinci derecede yetkili ve sorumlu olan veteriner hekimlerin yetkilerinin kısıtlanması, bazı haklarının ellerinden alınması, çalışma koşullarının iyileştirilmemesi ve yetersiz motivasyon, toplum sağlığını tehdit eden bu tür olaylara altyapı hazırlamaktadır. Yaşanan bu tür olaylar tekrar göstermiştir ki, ‘Ülkemizin güçlü, hızlı hareket edebilen, bağımsız bir Veteriner hekimlik teşkilatına ihtiyacı vardır.”

Maşalacı, şöyle devam etti: “Hayvan sağlığı, hayvan varlığı ve gıda stratejik bir alandır. Bu alanda kilit meslek olan Veteriner hekimlikte son zamanlarda yaşatılan dejenerasyon hızla durdurulmalıdır. Hayvan sağlığı hizmeti bir hekimlik hizmetidir, çeşitli adlar altında açılan ve hekimlik yetkilerini kullanan bölümler ile yetersiz öğretim elemanı ve altyapıyla açılan Veteriner fakülteleri derhal kapatılmalıdır.  Bakanlık bünyesinde merkez ve taşra teşkilatlarında bulunan ve yıllardır hayvan ve toplum sağlığı için fedakarca mücadele eden her kademedeki birikimli Veteriner hekimler bu teşkilatın merkezinde olmalıdır. Tek sağlık konseptine uygun olarak sağlık personeli bir bütün olarak çalışmalı, özlük hakları konusunda da ayrımcılığa tabi tutulmamalıdırlar.  Bakanlık koruyucu hekimlik tedbirleri alırken sahada çalışan binlerce serbest Veteriner hekimi yetkilendirmeli, birlikte çalışmanın şartlarını oluşturmalıdır. Hepsinden önemlisi gerek taşıyacağı hastalık riskleri gerekse yerli üretime olumsuz etkileri açısından hayvancılığımızın ölüm fermanı olan canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalatından derhal vazgeçilmelidir. Bu temel düzenlemeler yapıldıktan sonra, önemli bir hayvancılık geçmişi olan bu coğrafyada, bu konudaki üretim alışkanlığımızın da katkısıyla kısa sürede yeterli ve sağlıklı hayvan potansiyeline ulaşacağımıza gönülden inanıyoruz”
(Haber Merkezi)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV