Müzik indir

21 Ocak 2021 Perşembe

MHP, ittifaka sadık

'Külliyenin etrafının açılması lazım'

Restorasyon çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan eski vakıf başkanı Dr. Muharrem Avcı

13 Ocak 2021 Çarşamba 10:54
'Külliyenin etrafının açılması lazım'
 

2019 Aralık ayında Hz Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı Başkanlığı görevini Mehmet Çiftçi’ye devreden eski Vakıf Başkanı, Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Muharrem Avcı, geçtiğimiz Aralık ayında restorasyon çalışmalarına başlanan Hz Pir Şeyh Şaban-ı Veli Camii hakkında düşüncelerini dile getirdi. Avcı, başlatılan restorasyon çalışmalarından haberdar olduğunu belirterek, çalışmaları üstlenen Gürsoy Grup’un konuya büyük ilgi duyduğunu ekledi. Konuyla ilgili düşüncelerini aktaran Muharrem Avcı, görevini sürdürdüğü dönem, kendileriyle görüştüğünü belirtti. Tarihi eserlerin onarımlarıyla ilgili ciddi bir ekiple çalışıldığını gözlemlediğini söyleyen Avcı, aslına uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

“KÜLLİYE GENİŞLETİLMELİ”

Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi’nin aslına uygun düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Muharrem Avcı; “Ben olsam ne yapardım?’ diye düşünüyorum; birincisi, işin özünü araştırırdım. Nerede ne yapılacağı, nasıl düzenlemelerin gerçekleştirileceğini planlardım. Bunları yapacaklarını düşünüyorum. Nasrullah Camii de gayet güzel olmuş. Bir tek kapı biraz modernize edilmek amaçlı yapılmış ama o olmasaydı daha güzel olabilirdi. Tarihi özelliğini taşıyan bir kapı olsaydı daha güzel olurdu. Şeyh Şaban-ı Veli’yle ilgili olarak toplum nezdinde bir hassasiyet var. Birincisi halvet odaları, onlara dikkat edilmesi gerek. Bizim zamanımızda avize bağış olarak gelmişti, kandiller vardı. Onlar zaten olduğu için dokunmak, değiştirmek istemedik. Avizeler çıkartılabilir, onda bir sakınca yok ancak kandiller caminin kendi mimarisinde bulunduğu için onlara dokunulmaması gerek. Özellikle ibadethanelerimizde kandiller vardır. O yüzden özgünlüğünü yitirmeden bir şeyler yapmalıyız. Açık söylemek gerekirse; Şeyh Şaban-ı Veli Camii, mübarek günler ve Cuma günleri gibi belirli zamanlarda yetmiyor. Ek bir alan da yapılamaz. Ancak orada benim naçizane görüşüm Şeyh Şaban-ı Veli’nin de Ankara’daki Hacı Bayram-ı Veli Külliyesi, Nevşehir’deki Hacı Bektaş-ı Veli Külliyesi, Konya’daki Mevlana gibi düzenlenmesi gerekiyor. Şeyh Şaban-ı Veli zaten Anadolu’nun dört manevi direğinden biri olarak tanınıyor. Külliyenin etrafının açılması lazım. Çok dar, sıkışmış bir alan” dedi.

“ŞEYH ŞABAN-I VELİ CAMİİ’NİN BULUNDUĞU SOKAKTA YAYALAŞTIRMA ÇALIŞMASI YAPILMALI”

Türbenin bulunduğu sokakta daha rahat hareket edebilmek adına araçların giriş-çıkışlarının kapatılıp sadece yayalara açılmasının daha uygun olacağını kaydeden eski Hz Pir Şeyh Şaban-ı Veli Vakfı Başkanı Dr. Muharrem Avcı; “Yayalaştırma da bizim dönemimizde başladı. En son Kültür ve Turizm eski Bakanı Numan Kurtulmuş geldiğinde ‘Huzura Davet’ yürüyüşü yapmıştık. Şelâleli Park’tan Şeyh Şaban-ı Veli’ye kadar yürüdük. Gayemiz orayı yayalaştırmaktı. O sokağa taşıt girmemesi, tamamen yaya sokağı olması lazım. Park yeri oluşturulabilecek birçok yer, alt tarafta var. Ziyaretçiler oraya araçlarını park etsin, türbeye gelip ibadet ve ziyaretlerini gerçekleştirsin ve gitsin. Özellikle mübarek günlerde o sokakta iğne atsanız yere düşmüyor. Bir de araçlar sokağa girince kazalar meydana gelmeye başlıyor, yaralanmalar oluyor. Cami için daha mahalli girişimlere ihtiyaç var. Mesela sokağın alt kısmı sağlıklaştırılmış ama yukarıda hiçbir şey yok. Yaptın mı tümünü yapacaksın. Orayı prestij sokağı hâline getirmek için çok uğraştık. Belediye başkanını yanlış yönlendirdiğimizi söyleyip bize kızanlar oldu. Bizimle inatlaşıp sokakta sağlıklaştırma yapmamıza izin vermeyenler de oldu. O bölgeler şu an metruk yerler gibi görünse de zamanla hepsi hediyelik eşyaların satıldığı yerlere dönecek. Bunlar ileride olacak zaten, ama öncelikle yayalaştırma ve sokak sağlıklaştırılması yapılması lazım. O zaman bir önem atfetmeye başlar. 2014’te müze kayıtlarına bakmıştık, yılda 20 bin ziyaretçi kaydı vardı, sonra 200 bine çıktı. En son benim bıraktığımda 240 bin ziyaretçi kaydı vardı. Bu işler tanıtmakla, duyurmakla oluyor. Biz görev dönemimizde anma haftaları, sohbetler gibi ilgi çekici etkinlikler düzenledik. Salgın hadisesi aradan çıkarsa sayı daha da artar” şeklinde konuştu.

“MİSAFİRHANE VE OTOPARK BÜYÜK İHTİYAÇ”

Kendisinin Turizm Müdürlüğü ve vakıf başkanlığı yaptığı sıralarda yaşanan sorunlara ve bulunan çözüm yollarına da değinen Muharrem Avcı, türbeye gelen ziyaretçilerin yaşadıkları araç park etme ve konaklama sorunları için misafirhane ve otopark ihtiyacının karşılanması gerektiğini söyledi.

Avcı, şu cümlelerle konuşmasını sonlandırdı; “Eskiden ben çok mücadele verdim, 1990-1993 arasında Turizm Müdürlüğü de yaptım. O zamanlar buralar hep ‘tel direk’ dediğimiz direklerle doluydu. Teller geçtiği için düzgün bir fotoğraf çekilemiyordu. Onların hepsi belli bir dönem içerisinde aşağı alınmaya çalışıldı. Yapılan güzel onarım çalışmaları var evet ama Şeyh Şaban-ı Veli külliyesinin alt tarafına yapılan konakta çıkma gibi duran kısım türbenin görüntüsünü bozmuş. Oranın kaldırılması lazım, önünün açılması lazım. Bu durum Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nü o kısım değil,  yalnızca Şeyh Şaban-i Veli Türbesi ilgilendirir. Bu çalışmanın yapılabilmesi için belediye ruhsat vermiştir. Ama Kültür ve Turizm Bakanlığı da müdahale eder. Etmesi lazım da zaten. Anıtlar Yüksek Kurulu’na gitmesi lazım bu işin, Müze’ye gitmesi lazım ve müdahale etmeleri lazım ama etmemişler belli ki. Bence buradaki yapı asıl dokuyu rahatsız ediyor. Orada bir butik otelin olması bence bir ihtiyaç. Vakfa gelenler her seferinde kalacak yer sıkıntısı çekti. Çevre halkını ev pansiyonculuğu için ikna etmeye çok çaba harcadık ama başaramadık. Toplum buna hazır değil maalesef. Duvarların yükseltilmesi hoş değil. Etrafını açmış olsalar çok daha güzel olurdu. Biraz önce de dediğim gibi orası bir ‘prestij sokağı’ ve bunu çok iyi korumak lazım. Sokağın alt tarafına da otopark yapmak gerek çünkü büyük bir eksik. Orada bulunan bir okul var ve fonksiyonunu yitirmiş durumda. Zamanında Tahsin Bey’e de söylemiştim. Bu okulun olduğu yere alt kısmına otopark ve üst kısmına da kongre salonu olan bir çalışma yapılması konuşulmuştu. Yapılacak olan bu binayla birlikte sosyal, kültürel, sanatsal aktivitelerin gerçekleştirileceği bir kongre salonunun yapılmasının ihtiyaçlarımızı karşılayacağını belirtmiştim. Çok da gerekliydi.” (Zehra Beyza Güler)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV