banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
19 Eylül 2019 Perşembe

Kastamonulu İş Adamı Mehmet Reis'ten çağrı Hadi gelin köyümüze geri dönelim

Raflarda ithal bakliyatın yeri artarken; Kastamonu iş adamı ve Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, çözümün kentten köye göçte olduğuna işaret ediyor: Nüfusun sadece yüzde 22’si kırsal kesimde. Köylerde 20 kiloluk çuvalı taşıyacak genç insan bile kalmadı.

27 Ağustos 2019 Salı 10:16
 Kastamonulu İş Adamı Mehmet Reis'ten çağrı  Hadi gelin köyümüze geri dönelim
 

Raflarda ithal bakliyatın yeri artarken; Kastamonu iş adamı ve Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, çözümün kentten köye göçte olduğuna işaret ediyor: Nüfusun sadece yüzde 22’si kırsal kesimde. Köylerde 20 kiloluk çuvalı taşıyacak genç insan bile kalmadı.

Son dönemde, market raflarındaki bakliyat ürünleri arasında sık sık Kanada, Amerika menşeli ürünlere rastlıyoruz. Kuru fasülyenin, nohutun, mercimeğin yerlisini yemek için artık etiketleri dikkatle okumak gerekiyor. Fiyatlar ise artış trendinde. Peki bakliyatta ithal ürüne mahkum kalmamızın sebebi ne, fiyatların tekrar geri gelme ihtimali var mı? Sektörün en eski oyuncularından Kastamonulu iş adamı ve Reis Gıda’nın Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis konu ile ilgili olarak Akşam Gazetesi’nden Şenay Büyükköşdere’nin sorularını yanıtladı..

Nohut, mercimek paketinde ‘menşei Kanada’ yazısıyla karşılaşır olduk. Bakliyatı niye yurtdışından alıyoruz? 

Akdeniz Bölgesi’nde olduğumuz için, küresel iklim değişikliğinden etkilenen ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. Ve bunun etkileri giderek artacak. Tabii bu konuda gerekli önlemleri alarak mücadele edebiliriz. Bir diğer sebep de malesef bizim ülkemizde kırsaldan kente göç var. Ben 1995 yılında yaklaşan tehlikeye dikkat çekmek için dönemin başbakanının, ana muhalefet parti liderinin, o dönemin belediye başkanı, bugünkü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldğı ‘göç’ konulu bir panel yapmıştım. 

O dönemlerde nasıldı köyde yaşayanların oranı, şimdi durum ne?

O zaman nüfusun yüzde 56’sı kırsalda yaşıyordu. Bugün ise bu oran yüzde 22. Köylerde nüfus yaşlandı, gençler şehre göçüyor. Artık kırsalda 20 kiloluk çuvalı kaldıracak insan bile bulunmuyor. Üretim yapacak insan sayısı azalıyor. Bakın dünyada köyde ve kentte yaşayan insanların oranı yüzde 50-50’dir. Ben bunu 25 sene önce de söylemiştim, şimdi de söylüyorum. Acilen kentten köye bir göç dalgası başlamalı. ‘Hadi gelin köyümüze geri dönelim’ diyorum. Tabii insanların köylerine dönmesi için çifçi tekrar itibarlaştırılmalı.

TEKNOLOJİYLE VERİM ARTTI 

‘Devlet bunun için çiftçiye destek vermeli mi’ diyorsunuz?

1994’te bakliyat ürünlerinin desteklemeleri kaldırıldı. Toprak Mahsülleri Ofisi’nin destekleri durduruldu. Çiftçi de bu ürünleri ekmekten vazgeçti. O zamandan bu yana da geçen yıla kadar TMO bakliyat alımı yapmadı. Geçen yıl bu uygulama tekrar başladı. 2016-2017 yıllarında Türkiye iç tüketimini karşılayamadı ve dışarıdan nohut alımı yaptı. TMO alımlarıyla nohut bu yıl iyi durumda. Bu sevindirici bir durum. Tabii 1990’da yaptığımız 860 bin tonluk rekor nohut üretiminin hâlâ gerisindeyiz. Geçen yılki rakam 725 bin ton. Destekler var ama üretim artışı yok. 

Peki üretim nasıl artacak?

En güzel örnek pirinç. Sktöre girdiğimde 1981’de Türkiye, pirinç ihtiyacının 5’te 3’ünü ithal ediyordu. Şimdi bu oran 1.5’a düştü. Yaklaşık 1 milyon ton çeltik üretiyoruz. Teknolojiyi kullandık, verimliliğimiz arttı. 

YILDA 3 MİLYON TON ÜRETİM YAPABİLİRİZ

Türkiye’nin potansiyeli nasıl?

Eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissenger’in bir lafı var, “Petrolü kontrol ederseniz ulusları kontrol edersiniz, gıdayı kontrol ederseniz insanları kontrol edersiniz.” Biz 90’larda 2.2 milyon ton bakliyat üretimi yapmış, hiç dışarıdan ürün almadan ihtiyacını karşılamış ve 750 bin ton civarında dışarıya ürün satmış bir ülkeyiz. Niye şimdi 3 milyon üretemiyoruz. Bunu yapabilecek potansiyelimiz var. Altını çiziyorum çünkü ihracat bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacı. O yıllarda dünyanın en fazla bakliyat ihracatı yapan ülkesiymişiz.

Türkiye’nin potansiyeli nasıl?

Eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissenger’in bir lafı var, “Petrolü kontrol ederseniz ulusları kontrol edersiniz, gıdayı kontrol ederseniz insanları kontrol edersiniz.” Biz 90’larda 2.2 milyon ton bakliyat üretimi yapmış, hiç dışarıdan ürün almadan ihtiyacını karşılamış ve 750 bin ton civarında dışarıya ürün satmış bir ülkeyiz. Niye şimdi 3 milyon üretemiyoruz. Bunu yapabilecek potansiyelimiz var. Altını çiziyorum çünkü ihracat bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacı. O yıllarda dünyanın en fazla bakliyat ihracatı yapan ülkesiymişiz.

Şenay Büyükköşdere  (Akşam Gazetesi)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV