Müzik indir

01 Mart 2021 Pazartesi

'Milletin cebinde para yok'

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal HEDEFİMİZ KASTAMONU’YU SAĞLIK MERKEZİ HALİNE GETİRMEK

Kastamonu Üniversitesi (KÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, 1 yıllık çalışma süresini dün düzenlediği basın toplantı ile anlattı. Rektör Topal, “Sağlık Bakanlığı ve Kastamonu Üniversitesinin işbirliğiyle ilimize yeni hekimler gelip, yeni branşlar kazandırılacak. Bu sayede hasta sevkleri azalacak. Hedefimiz Kastamonu’yu, Sağlık Müdürlüğüyle beraber Batı Karadeniz’de önemli sağlık merkezi haline getirmek. Bu protokolü ilk imzalayan üniversite biziz” ifadelerini kullandı.

09 Haziran 2020 Salı 09:15
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal  HEDEFİMİZ KASTAMONU’YU  SAĞLIK MERKEZİ HALİNE GETİRMEK
 


Kastamonu Üniversitesi (KÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, 1 yıllık çalışma süresini dün düzenlediği basın toplantı ile anlattı. Rektör Topal, “Sağlık Bakanlığı ve Kastamonu Üniversitesinin işbirliğiyle ilimize yeni hekimler gelip, yeni branşlar kazandırılacak. Bu sayede hasta sevkleri azalacak. Hedefimiz Kastamonu’yu, Sağlık Müdürlüğüyle beraber Batı Karadeniz’de önemli sağlık merkezi haline getirmek. Bu protokolü ilk imzalayan üniversite biziz” ifadelerini kullandı.

 

Kastamonu Üniversitesi (KÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, 1 yıllık çalışma süresini dün Mevlüt Beyribey Konukevi’nde düzenlediği basın toplantı ile anlattı. Tıp Fakültesi sürecini, Teknokent’i, yeni açılacak bölümleri ve koronavirüs salgınında yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Topal, “Amacımız öğrencilerimizi Kastamonu’da eğitime başlatabilmek. Bu şartlar yıllar bazında artırıyor. Gerçekçi olarak öğrencileri nasıl alacağımızın muhasebesini yaptık. Önümüzdeki yıl 1’inci sınıfları almak istiyoruz” dedi.

“KASTAMONU’NUN CİDDİ BİR YÜKSEKÖĞRETİM GEÇMİŞİ VAR”

24 Mayıs 2019 yılında göreve atanıp başladığını hatırlatan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanımıza beni bu göreve layık gördüğü için teşekkür ediyorum. 4 yıllık sürenin ilk yılını bir anda bitirdik. Hayatımın hiçbir döneminde zamanın bu kadar hızlı geçtiği dönem olmamıştı. Her gün dolu dolu geçerek, oldukça yoğun günler yaşadık. Daha önce Kastamonu Üniversitesi’nde görev yapmıyordum. Yeni bir üniversite, yeni çalışma arkadaşlarım ve alışma anlamında zaman gerektiren bir meseledir. Yeni olmanın getirdiği avantajlar var. Biz maliyeti en aza indirmeyi amaçlayarak şehrin dinamiklerini tanıma anlamında mesafe kat ettik. Emsallerine göre Kastamonu’ya baktığınızda ciddi bir yükseköğretim geçmişi vardır. Gazi Üniversitesine ve Ankara Üniversitesine bağlı fakülteler vardır. Kastamonu müstesna bir yere sahip. Kastamonu Üniversitesi’nden beklenti yüksek. 2006 yılında üniversitenin resmen kuruluşuyla itibaren beklentilerde arttı. Kuruluşta oluşan fakültelerden sonra toplamda 30 bin öğrencisi var. Anadolu şartlarına baktığınızda ortanın üzerinde büyüklüğe sahip. Fakültelerden sadece Tıp Fakültesi Ankara’da eğitim ve öğretim almakta. Su Ürünleri Fakültesi lisans öğrencisi alamıyor. MYO’lar aktif halde. Kastamonu’da ve ilçelerde faal bir şekilde süren eğitim ve öğretimimiz var. Amacımız mevcut üniversite yapısını, eğitimde kalite, şehir ve üniversite ilişkisini daha üst seviyeye çıkarmaktır.

“KASTAMONU’NUN TEMEL VE EN BAŞTA GELEN SORUNU SAĞLIK”

Geçen yıl geldiğimde; ilk ziyaretimizi Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’ya yaptım. Kastamonu’nun temel ve en başta gelen sorunu sağlık yapılanmasındaki sıkıntılardı. Hem ilimizin sağlık sorunlarının çözümüne katkı sağlamak ve aynı zamanda atıl vaziyetteki Tıp Fakültesi binalarının faal hale getirebilmesi için Sağlık Bakanımızla görüştüğümde;  bu sorunların giderilebilmesi için gereken çabayı göstereceklerini ifade ettiler.

“MEVCUT DURUM İNSANIN CANINI ACITAN TABLOYDU”

Bu süreç 1 yıl içinde tamamlanmış oldu. Hacettepe Üniversitesi geçmişimiz var. 2017 yılında hastanelerin inşaatları bize devir edildi. Öğrencilerimiz Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde yapılan protokol ile orada eğitim görmeye başladılar. Kastamonu Üniversitesi olmanın ötesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak düşündüğümüzde mevcut durum insanın canını acıtan tabloydu.

“YATIRIM MAALESEF ŞU AN METRUK BİR BİNADAN İBARET”

Milyonlarca harcanmış bir yatırım söz konusu. Bu yatırım maalesef şu andan itibaren metruk bir binadan ibaret. Biz geldikten itibaren afiliasyon sürecini başlatmayı amaçladık. Bakanımızın talimatıyla beraber bizim büyük bir arazimiz var. Morfoloji binası başlanmış,  90’lı yılların sonlarına doğru başlanmış 2 tane hastane binasıyla bir bina daha var.

“SAĞLIK KAMPÜSÜ İLİMİZE KAZANDIRILACAK”

Binalar bize devir edilirken, sadece devri gerçekleştirildi. Binaların mevcut durumuna ait tespit yapılmadı. İçinde ne malzemeler olduğu bilinmez bir halde. İçeride hırsızlar ciddi çalışmışlar ve kamu zararı olmuş. Kamu malı korunma altına alınması gerekir. Kendi haline bırakınca bir bina yıkılmaya başlar. 4 güvenlik personeli gerçekleştirdik. 3 hırsızlık olayı yakalandı ve yargılama devam ediyor. Devletin ve milletin emanet ettiği bu malı korumak için gayret ettik. Taşınabilir binaları kampüs içine çektik. Sadece binanın kendisini bıraktık. Mevcut devlet hastanesine entegre edilmesinin daha faydalı olacağına kanaat getirdik. Sağlık İl Müdürüyle beraber devir hususunda anlaştık. 2 binamız, 70 dönümlük araziyle beraber devrini gerçekleştirdik. Sağlık Bakanlığınca değerlendirmek üzere bizden çıktı. Morfoloji binasında ise müteahhit kaynaklı sorunlar çıktı. Hukuki sürece olayı taşıyınca müteahhit tekrar iş başı yaptı. Başlamış olan protokol süremiz vardı, Fizik Tedavi Hastanesinin üniversiteyle kullanılmasıyla ilgili. Geçtiğimiz hafta itibariyle süreç tamamlandı. Kastamonu Devlet Hastanesi ve Fizik Tedavi Hastanelerinde afiliasyon söz konusu olacak. İlimizde 650 yataklı Eğitim, Araştırma Hastanesi faaliyete geçmiş olacak. Sağlık Bakanlığı ve Kastamonu Üniversitesinin işbirliğiyle ilimize yeni hekimler gelip, yeni branşlar kazandırılacak. Bu sayede hasta sevkleri azalacak. Zaruri kaynaklı gidişler kalkmış olacak. Diğer Tıp Fakültesi’nde yapılanlar gerçekleşecek. Devrin gerçekleşmesinin ardından binada deprem analizi yapıldı. Haziran ayının sonunda sonuçlar gelecek. Temmuz ayında binanın tadilatı için proje ihalesine çıkılacak. Binaların tadilat edilmesinin ardından yapım ihalesi gerçekleşecek. Aşamalar tamamladıktan sonra Sağlık Kampüsü ilimize kazandırılacak. 250 yataklı Fizik, Tedavi Hastanesi yapımı olacak. Hedefimiz Kastamonu’yu, Sağlık Müdürlüğüyle beraber Batı Karadeniz’de önemli sağlık merkezi haline getirmek. Bu protokolü ilk imzalayan üniversite biziz. Diğer üniversiteler telefon açıp sürecin nasıl ilerlediğini bizden öğreniyorlar. Milletvekilimiz Hakkı Köylü, Metin Çelik ve Vali Yaşar Karadeniz’in çok büyük desteklerini gördük.”

“TIP FAKÜLTESİ 1. SINIF ÖĞRENCİLERİ EYLÜL’ DE KÜ’DE OKUYACAKLAR”

Tıp Fakültesinin öğrencilerini alabilmesi için YÖK tarafından belirlenmiş şartlar olduğunu söyleyen Topal, “Amacımız öğrencilerimizi Kastamonu’da eğitime başlatabilmek. Bu şartlar yıllar bazında artırıyor. Gerçekçi olarak öğrencilerin nasıl alacağımızın muhasebesini yaptık. Önümüzdeki yıl 1’inci sınıfları almak istiyoruz. Eylül ayından itibaren inşallah Kastamonu’da olacaklar. Temel Bilimler alanında kadro oluşumuna girdik. Mevcuttaki 10-12 hocamız, hastanede görevlendirildi. Toplamda 32 hocamız var. Bir kısmının atama süreci devam ediyor. Diğerlerinin atama süreci bitmiş. Amacımız 70’li, 80’li rakamlara taşımak. Hekimler Öğretim Üyesi geldiklerinde hastanede de görev almak istiyorlar. Yıldırım Beyazıt Üniversitesiyle protokolümüzü devam ettiriyoruz. Laboratuvarları oluşturmak için ihale süreçleri devam ediyor. Tıp Fakültesi olan üniversite ile Tıp Fakültesi olmayan üniversite arasında ciddi bir fark var. Tıp Fakülteleri bulunduğu yere değer katıyor, ancak iş yükü de getiriyor. Her işin zahmeti olacaktır” diye konuştu.

YENİGÜN: STRATEJİK DEĞER TAŞIYAN ŞİRKET

Teknokent hakkında kısa bir bilgi veren Rektör Topal, daha sonra sözü Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Koordinatörü ve Kastamonu Teknokent Yöneticisi Şirketi Kurucusu Prof. Dr. Kasım Yenigün’e bıraktı. Yenigün, şunları belirtti:  “Rektörümüzün dediği gibi Teknokent yapısı aslında bu kadar insanı bir araya getirmek için hukuki bir zorunluluk değil. Sadece üniversite bile arzu ederse yüzde yüzlük bir yapı ile böyle bir şirketi kurabilirdi. Ancak burada verilen bir takım kararlar ve atılan adımlar Kastamonu’nun geleceği ile ilgili… Yani aslında bu şirket, ciddi anlamda stratejik değer taşıyan bir şirket. Ve böyle bir şehrin yapılanmasında, stratejilerinin belirlenmesinde Kastamonu’nun dinamikleri mutlaka olmalıydı. Biz de bu düşünceden hareketle, önümüzde olan o çok kısa süreci de seri bir şekilde değerlendirmek adına hocamız ciddi şekilde önümüzü açtı. Birçok buluşma ve görüşmede bire bir bulundu. Firmalarla, iş adamı birlikleriyle görüştük, İstanbul’da birkaç toplantıya katıldık ve hepsine öncelikle Teknokent nedir, Teknokent ile ilgili beklentilerimiz nedir ve bu beklentilerin sonunda eğer bir şirket kurulursa biz bununla hangi hamleleri başarırız kısmını anlatmaya çalıştık. Sanıyorum sizler de bu toplantıların bir kısmında bulundunuz ve peyderpey sayfalarınıza taşıdınız. Şimdi o gün attığımız adımların doğruluğunu bugün bir kez daha görmüş olduk. Mesela Türkiye’deki bütün teknolojiyi geliştirme bölgelerinin yöneticileri yılda iki kere bir araya geliyor ve bunun 8. geçen hafta pandemi sebebiyle çevrim içi gerçekleşti. Orada gündeme gelen konulardan biri de şuydu: Şu anda sermaye kısıtlaması açısından bakıldığında anonim şirketler 50 bin lira ile kurulabiliyorlar. Fakat 50 bin ya da 100 bin lira ile kurulan bir şirket bir süre sonra kendisini işletme ve geliştirmeyle ilgili sıkıntılar yaşıyor. Mesela bizim öngörümüz başlangıç itibari ile 10 milyon liraydı. O zaman sayın valimiz ve belediye başkanımızın da önerileri ve destekleriyle ortak istişareyle verdiğimiz karar ve biz bu kararı aslında 6 milyon liraya yakın bir rakamla sonuçlandırmış olduk. Geçtiğimiz hafta bu sözü edilen yapı içerisindeki maddelerden biri de şu: ‘Teknokentlerin kuruluş sermayelerinin yüksek tutulması ve bu sayede güçlü olmaları.’ Aslında biz başlangıçta bunu sağlamış olduk. Teknokent’in aslında en önemli kısmı şu; Gölköy kapısı civarında 10 dönümlük bir araziyi teknolojiyi geliştirme bölgesi olarak ilân edilmiş ama 10 bin metrekare alan sadece ana yönetim binası ve kuluçka merkezi binasını içine alabilecek durumda. Şimdi de gidersiniz fiilen başladığına dair bilgileri sizlerle paylaşacağız. Orada belediyemizin ortaklık payına, sermayesine karşılık ayrılmış bir prefabrik binayı göreceksiniz ama aslında Teknokent’in yayılması lazım hatta Kastamonu merkezin dışında, ilçelerde veya olumlu gördüğümüz, ortak karar verdiğimiz bir takım yerlerde teknoloji geliştirme bölgeleri ilân ettirmek için alan genişletme çalışmalarına karar vereceğiz. Aslında bu yapıyı güçlü tutmamızın altında biraz da paydaşların bu konudaki öneri ve fikirlerini almak var.

“ANA BİNA SON DERECE ÖNEMLİ”

Kastamonu’nun esas dinamiği olan ve ihtisaslaşma konusunda hocaların özellikle üzerinde durduğu ormancılık-odun dışı diğer ürünler, turizmle ile ilgili belli alanlarında teknolojiyi geliştirme merkezi bölgesi olarak mutlaka ilân edilmesi oradaki teşviklerden yararlanması gerekiyor. Bu konuda üniversite inisiyatif alabilir, karar verebilir ama böyle bir kararda Kastamonu’nun tamamını ilgilendirdiği için üniversite tek başına karar alanı olmak durumunda değil. Hatta bir adım sonrasında Batı Karadeniz Bölgesini ilgilendiren oluşumlara, girişimlere hedefleniyoruz. Bunlarda da doğrusunu isterseniz Kastamonu’yu ön planda tutmak istiyoruz. Kastamonu’nun birikimini, bilgisini ve tecrübesini ön plana taşımak istiyoruz. Bunun içinde bu dinamiklerle beraber hareket etmek istiyoruz. Bu çerçevede ana bina son derece önemliydi. Sanayi ve Ticaret Bakanlığımızla görüştük, hocamız sağ olsun çok ciddi temaslarda bulundu. Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü -ki bu genel müdürlük Teknokentlerin bağlı olduğu genel müdürlük- ile görüşerek bütün imar çalışmalarımızı, binamızla ilgili bütün projelerimizi gösterip, bir yandan şirketi kurmaya çalışırken onları hazırladık, bütün maliyet analizlerimizi yaptık ve bugünlerde eli kulağında bu afiliasyon süreci gibi bir sürpriz daha bekliyoruz. Ruhsatımız çıktığı gibi hedefimiz 2020 yılı içerisinde, bakanlığımızın yine Kastamonu’ya artı bir para olarak göndereceği bir miktar ile bu binayı yapacağız ve bir aksaklık çıkmazsa 2021 yılı içerisinde yine bugünlere denk gelen bir toplantıda daha bu seferde Teknokent’in yeni binası için duyuru yapacağız” şeklinde konuştu. 

PSİKOLOJİ VE SOSYOLOJİ BÖLÜMLERİ AÇILIYOR

28 bin 693 öğrencinin bulunduğunu ve öğrencilerin 3 bin 601’inin ise yabancı uyruklu olduğunu söyleyen Rektör Topal, “Fen Edebiyat Fakültesi bünyesinde bu yıl Psikoloji Bölümünü açacağız ve kadrosunu oluşturmaya başlıyoruz. Yine Tıp Fakültesi bünyesinde ilk öğrencilerimizi alacağız. Yine Fen Edebiyat Fakültesi bünyesinde Sosyoloji bölümü ve Eğitim Fakültesi bünyesinde Özel Eğitim Öğretmenliği bölümlerini açacağız. Açılsın mantığı ile bölüm açmayacağız. Her bölümün bir karşılığının olmasına özen gösteriyoruz. Bu açacağımız bölümlerin Kastamonu’ya katkısının olacağına inanıyoruz. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde 13 Meslek Yüksek Okulu var. Açık söylemek gerekirse bu okullarımız iyi yapılandırılmamış. Biz buraları Türkiye’deki ara meslek sınıfı ihtiyacını gözeterek yeniden yapılandırmak istiyoruz. Bir çalışma içerisindeyiz. Temel MYO yapılanmasına geçmeyi arzu ediyoruz. Bu kapsamda sağlık bilimleri, sosyal bilimler ve teknik bilimler alanlarında müstakil MYO’lar oluşturmak istiyoruz. Mevcut yapıyı bu yöne çevireceğiz. Öğrenci akışının olmadığı, pasif olan alanları günümüzün ihtiyaçlarıyla değiştirmeyi hedefliyoruz. MYO’ları sağlıklı bir şekilde rehabilite etmek bir zorunluluk. Bazı meslek grupları değişen teknoloji ile ortadan kalkarken bazı meslek grupları ise yeni ortaya çıkıyor. Bu değişen ve dönüşen yapıdan bağımsız hareket etmemiz mümkün değil” ifadelerini kullandı.

PCR CİHAZIYLA 5 BİN 809 TEST GERÇEKLEŞTİ

Covid-19 salgınında Kastamonu Üniversitesi tarafından Devlet Hastanesi’ne verilen PCR cihazı sayesinde bugüne kadar 5 bin 809 test yapıldığını paylaşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ahmet Hamdi Topal, “PCR covid salgınında testlerin yapıldığı cihaz olarak bilinmekte. Bu salgın öncesinde bizim üniversitemizin laboratuvarında bu cihaz vardı. Sağlık İl Müdürlüğü ile görüşerek bu cihazı hastanemize gönderdik. Üniversitemiz hocalarından Mikrobiyolog Prof.Dr.Nilay Çöplü’yü bu cihazın kullanımından sorumlu kıldık. Bu cihazla beraber Kastamonu’daki vakaların erken teşhis edilmesi sağlandı. Sağlık Müdürlüğü’nün yaptığı afilyasyon çalışmasında erken teşhis çok önemliydi. Bu cihazdan önce tahlil sonuçları iki günde ilimize ulaşıyordu. Cihazla birlikte birkaç saat içerisinde sonuçlar ortaya çıktı.  4 Haziran itibariyle de bu cihazımız vasıtasıyla 5 bin 809 test gerçekleştirildi” açıklamasında bulundu.

Tuğçe Yerdelen

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV